enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
00:59 Avrupa Batı Trakya Türk Federasyonu’ndan (ABTTF),Yunanistan’ın Evrensel Periyodik İncelemesi’ne yazılı katkı
00:38 (BTK)’ya iletilen tüketici şikayetlerinde ilk sırada “internet servis sağlayıcılığı” hizmeti yer alıyor
00:23 Kocaeli Ticaret Odası Başkanı Bulut’tan Kadın Yöneticili KOBİ’lere TURWIB Programı çağrısı
00:19 (SETA) Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı’ndan Gündeme Dair Haberler
00:15 Ortadoğu’da Yeni Stratejiler ve Oyuncular
00:10 ABTTF Başkanlık Kurulu 4. olağan toplantısını gerçekleştirdi
00:07 Şehirler arası yük ve yolcu taşıyan ticari araçlarda zorunlu olan kış lastiği uygulaması bugün itibarıyla sona erdi
00:00 Irak’tan gelen aile, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin Gonca Engelsiz Yaşam Merkezi’yle, umuda tutundu
23:10 Kocaeli 1. Amatör Lige Yükselen 5 Takım Belli oldu. Gözler 6. Grup’ta
21:49 Taş Yerinde Ağırdır…Ama Kocaelispor Taşları Yerinden Oynatır!
10:00 ALTERNATİF GÜNDEM: Artemis II Pasifik Okyanusu’na indi
09:41 10 Maddede Bu Hafta
09:04 Uluslararası Ekonomi Zirvesi (UEZ 2026)
00:56 Dışişleri Bakanı Fidan, “Ateşkesi memnuniyetle karşılıyoruz”
00:53 Alman Dış Politikasında Güncel Zorluklar ve İnandırıcılık Sorunu
00:43 Bakan Fidan: Dünya İsrail’in muhtemel sabotaj hamlelerine karşı hazır olmalı
00:42 Türk SİHA’ları ‘KARAT’ ile yeni bir sayfa açacak
00:14 Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Uraloğlu, “Kumar ve müstehcenlikle mücadele liste başında”
00:14 TBMM Başkanı Kurtulmuş’tan ‘ara seçim’ açıklaması
00:03 Savaşa ‘ateşkes’ arası: İstihbarat örgütleri sınıfta mı kaldı?
TÜMÜNÜ GÖSTER →

Savaş Nereye Gidiyor?

Savaş Nereye Gidiyor?
A+
A-

Savaşın küresel maliyetlerinin yükselmesi, Kasım seçimlerinde kaybetme riskinin artması ve Trump’ın kişisel beklentisinin gerçekleşmeyerek karizmasının zarar görme ihtimali savaşın süresini kısaltabilir.

Nebi MİŞ (@nebimis) / X

Doç. Dr. Nebi MİŞ & SETA Genel Koordinatörü ve Siyaset Araştırmaları Direktörü

Trump yönetiminin İsrail tarafından bir tuzağa çekildiği gün geçtikçe daha fazla dillendirilmeye başlandı. İran’ın liderlik halkasının tasfiye edilmesiyle rejimin düşeceği varsayımı gerçekleşmedi. Savaş, ABD yönetiminin öngördüğünden çok farklı şekilde tezahür etti. ABD’nin körfezdeki müttefikleri savaştan çok büyük zarar gördüler. Savaşın küresel maliyeti beklenenden çok yüksek olacak.

Trump’ın savaşın başındaki beklentilerinin tutmaması ya da stratejik beklenti hatasıçıkış stratejisini zorlaştırıyor. Savaşın başında, ABD, aktör ya da rejim değişimi üzerinden İran’ın bir davranış değişikliği ile yeniden konumlanmasına razıydı. Yani çökmüş ve işlevsizleşmiş bir devlet düzeninin kendisine yaramayacağını düşünüyordu.

Ancak, sahadaki gelişmeler farklı şekilde gerçekleşince ve gün geçtikçe ABD, İsrail’in nihai radikal planına yaklaşmak zorunda kalıyor. Çünkü geri adım atmak zor olduğu gibi, savaşı sınırlı tutmak da zorlaşıyor. İsrail, nasıl ABD’yi Ortadoğu’da İran’a karşı adım adım bir savaşa zorladıysa, şimdi de savaş devam ederken, İran’ın geleceği konusunda kendi maksimalist hesaplarına sürüklemeye çalışıyor.

Bir önceki yazıda geniş bir şekilde izah edildiği gibi, İsrail’in amacı belli. İran’da devletin tamamen çökmesi ve işlevsizleşmesi. Bunun için önce liderlik halkası hedef alınarak karar alma merkezi yok edilmeye çalışıldı. Uzun menzilli füze ve SİHA kapasitesinden başlanarak, her türlü askeri üretim merkezlerine varıncaya kadar saldırılar kademelendirildi.
Şimdi İran’ın stratejik altyapısı ve sistemin yaşamsal unsurları hedef alınıyor. Petrol rafinerileri çalışmaz hale getiriliyor. Bundan sonra İsrail- ABD, elektrikten, internet altyapısına, su kaynaklarından, halkın günlük yaşamını devam ettirebilecek her türlü lojistik altyapının yok edilmesine kadar İran’a saldırılarını artıracaktır. Yaşamın giderek zorlaşmasıyla toplumun psikolojik olarak çökertilmesi amacı üzerinden, devletin ve rejimin üzerindeki toplumsal korumayı bitirmeyi hedefleyeceklerdir.

Dolayısıyla İsrail, Trump yönetimini peşine takarak, yakın dönem Irak’takine benzer şekilde, işlevini kaybetmiş, toparlanması uzun sürebilecek bir İran’dan yanadır. Trump’ın son günlerde “bir kez ve sonsuza kadar tehdit olmaktan çıkarma” sözü bu stratejinin zihinsel yansımasıdır.

Her türlü denklemde, ABD’nin kendisini destekleyeceğini varsayan İsrail’in planları tutmayabilir. Öncelikle, İran’a yönelik saldırılar giderek artsa bile, İran sadece bir devlet ve yönetim yapısından müteşekkil değildir. Mevcut sistem, devletin sahipliğini bizzat kendisinde gören, ideolojik bir motivasyona sahip, çok katmanlı bir yapıdan ibarettir. Devletin sahipliği meselesini, ekonomik ve yaşamsal düzen dikkate alındığında, çok basite almamak gerekir.

Devleti çökertip işlevsizleştirmek o kadar kolay olmayabilir. Aynı zamanda İran’ın toplumsal yapısında tarihsel bir direnç hafızası ve toparlanma motivasyonu vardır. 1953 darbesi, İran Devrimi, Irak Savaşı ve uzun süredir devam eden yaptırımlar bu psikolojik ve sosyolojik direnci artırmıştır.

Savaşın küresel maliyetlerinin yükselmesi, Kasım seçimlerinde kaybetme riskinin artması ve Trump’ın kişisel beklentisinin gerçekleşmeyerek karizmasının zarar görme ihtimali savaşın süresini kısaltabilir.

İsrail’in maksimum hedefle hareket etme planına karşı, Trump savaşı önce kademeli olarak İsrail’e devrederek ve yardımı azaltarak ateşkes için şartların olgunlaşmasını hedefleyebilir. Dolayısıyla da İsrail’ maksimalist tutumunu güncellemek zorunda kalabilir.

28 Şubat 2026 ABD/İsrail – İran Savaşı,İran Savaşı,İran,İsrail,ABD

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.