enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
13:08 Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in,
00:56 “Kocaeli Yaya Ulaşımı Eylem Planı”  Çalıştayının İkinci Oturumu Gerçekleştirildi
00:54 Adalet Bakanı Gürlek, “suç örgütleriyle mücadele sürüyor, 7 ilde 113 adrese eş zamanlı operasyon düzenlendi”
00:45 Adalet Bakanı Gürlek, Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Koordinasyon Kurulu 19. Toplantısı’nda konuştu…
00:38 Edirne’de Kürek Fırtınası! Kocaeli Sümerspor 4 Madalya ve 2 Kupayla Döndü
00:31 Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, bugün Bulgaristan’ın başkenti Sofya’da düzenlenecek Güneydoğu Avrupa İşbirliği Süreci’ne katılacak
00:28 İletişim Başkanlığı’nca, Helsinki’de “Ankara Zirvesi Öncesinde Stratejik Belirsizlikleri Yönetmek” başlıklı panel
00:21 Gazeteci Reşat Salihi: “Milli mücadele Türkiye’de zaferle taçlandırılmış olsa da Irak cephesi açısından sona ermedi”
00:12 MHP Genel Başkanı Bahçeli, “‘Terörsüz Türkiye’, bölgesel fırtınalar karşısında milli varlığımızın zırhıdır”.
00:07 Liderliğin Gerçek Gücü: İşi Yapmak Değil, İnsanları Başarmaya Taşımaktır.
13:00 Küresel Gazeteciler Konseyi (KGK) üyesi Türk gazeteciler Ata yurdu Özbekistan’ı keşfetti
12:33 UHA ve TÜHA’dan Gazeteci Veysel Kavrayan, DTİK’nin Kuzey Makedonya Basın Buluşması’na Katılıyor
11:47 CHP grup toplantısına ziyaretçi kabul edilmeyecek
11:19 Tüketici fiyat endeksi (TÜFE) ile indirgendiğinde mayısta en yüksek aylık reel getiri yatırım aracı; Mevduat faizi oldu…
10:56 CHP’de iki ismin de grup toplantısı yapacağının açıklanmasının ardından TBMM’de yoğun güvenlik önlemleri alındı
09:52 Otomotiv endüstrisinin yılın 5 ayındaki ihracatı yüzde 2,6 artarak 17 milyar dolara ulaştı.
09:01 Yandex Türkiye ve ODTÜ’nün ortak yapay zekâ yüksek lisans programı, AIPA tarafından düzenlenen AI Tomorrow Summit’te “Eğitimde Yapay Zekâ” ödülünü kazandı
00:55 Türkiye suyun altında da ‘yeni bir sayfa’ açacak
00:47 Dışişleri Bakanlığı’ndan, Ermenistan’da Pazar günü düzenlenen parlamento seçimleri hakkında açıklama
00:43 Dışişleri Bakanı Fidan, “Orta Koridor, üçlü iş birliğimizin stratejik omurgalarından biri haline gelmiştir” dedi.
TÜMÜNÜ GÖSTER →

Brüksel’den Yükselen Uyarı: Türkiyesiz Güvenlik Olmaz

Brüksel’den Yükselen Uyarı: Türkiyesiz Güvenlik Olmaz
12 Ocak 2026
24
A+
A-

Avrupa Birliği, son yıllarda belki de tarihinin en kırılgan güvenlik döneminden geçiyor. Rusya-Ukrayna savaşıyla birlikte savunma harcamaları artıyor, NATO–AB entegrasyonu hayati bir mesele hâline geliyor ve kıtanın doğu sınırlarından Akdeniz’e kadar uzanan geniş bir coğrafyada istikrar arayışı sürüyor.

 

 

 

 

 

Prof. Dr. Ata ATUN, KKTC

Avrupa Birliği, son yıllarda belki de tarihinin en kırılgan güvenlik döneminden geçiyor. Rusya-Ukrayna savaşıyla birlikte savunma harcamaları artıyor, NATO–AB entegrasyonu hayati bir mesele hâline geliyor ve kıtanın doğu sınırlarından Akdeniz’e kadar uzanan geniş bir coğrafyada istikrar arayışı sürüyor. Tam da böyle bir dönemde, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin AB Konseyi dönem başkanlığına hazırlanırken izlediği çizgi, Brüksel koridorlarında ciddi bir rahatsızlık yaratmış durumda.

Sorunun özü basit ama etkisi derin: Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, Türkiye ile güvenlik iş birliğini siyasi bir pazarlık konusu hâline getirmeye çalışıyor. Kendi ulusal sorunlarını AB’nin kurumsal gündemine taşıyarak, Ankara’nın Avrupa savunma mimarisindeki rolünü sınırlamayı hedefliyor. Ancak Brüksel’de hâkim görüş, bu yaklaşımın Avrupa’nın ortak güvenlik çıkarlarıyla çeliştiği yönünde.

Bugün artık herkesin kabul ettiği bir gerçek var: Türkiye, NATO’nun ikinci en büyük ordusuna sahip, güçlü savunma sanayisi bulunan ve Karadeniz’den Orta Doğu’ya kadar uzanan geniş bir bölgede kilit rol oynayan bir aktör. Böyle bir ülkeyi Avrupa’nın savunma planlarının dışında bırakmak, sadece Ankara’ya değil, doğrudan Avrupa’nın kendisine zarar veriyor. Nitekim NATO ve AB diplomatlarının kulislerde sıkça dile getirdiği “Bu dönemde dışlayıcılığa değil, kapsayıcılığa ihtiyacımız var” sözü, bu rahatsızlığın özeti niteliğinde.

Gerginliğin merkezinde, AB’nin yaklaşık 150 milyar avroluk savunma hamlesi olarak görülen SAFE programı ve AB–NATO entegrasyonunun geleceği bulunuyor. Brüksel’deki birçok yetkiliye göre, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin Yunanistan’la birlikte bu süreçleri tıkama ihtimali, Avrupa savunma kapasitesini zayıflatacak ciddi bir risk. Zira Rusya tehdidinin bu kadar somut olduğu bir dönemde, AB ile NATO arasında pürüzsüz bir koordinasyon artık bir tercih değil, zorunluluk.

Rum Yönetimi lideri Nikos Hristodulidis’in “aşamalı yaklaşım” olarak sunduğu öneriler ise Brüksel’de ikna edici bulunmuyor. Türkiye’nin, Güney Kıbrıs’ın NATO entegrasyonunun ön adımı olarak görülen “Barış için Ortaklık” programına onay vermesi karşılığında, AB–Türkiye iş birliğine yönelik engellerin kaldırılabileceği mesajı, Avrupalı yetkililer tarafından açık bir baskı unsuru olarak değerlendiriliyor. Bu yaklaşım, AB’nin ortak güvenlik anlayışından çok, ikili ihtilafların kurumsal zemine taşınması olarak görülüyor.

Sorun sadece diplomatik bir gerilim de değil. Avrupa savunma mimarisinin geleceği söz konusu. Brüksel’de konuşulan senaryolara göre, Türkiye’nin dışlandığı bir savunma yapısı, AB’yi Rusya karşısında daha kırılgan hâle getirebilir. Nitekim bazı Avrupalı hükümet yetkilileri, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin dönem başkanlığını bir “katalizör” yerine potansiyel bir “engel”e dönüştürmesinden endişe ediyor.

Bu noktada asıl soru şu: Avrupa, güvenliğini ulusal reflekslere ve eski husumetlere mi emanet edecek, yoksa stratejik akılla mı hareket edecek? Brüksel’de giderek daha yüksek sesle dile getirilen “Türkiyesiz güvenlik olmaz” vurgusu, bu soruya verilen net bir cevap gibi duruyor. Türkiye’nin Avrupa savunma projelerinin dışında tutulması, sadece Ankara’yla ilişkileri germekle kalmaz; aynı zamanda AB–NATO dengesini de zedeler.

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin AB Konseyi dönem başkanlığı, teoride ülkenin uluslararası görünürlüğünü artıracak bir fırsat. Ancak pratikte, bu fırsatın Avrupa’yı yeni bir çıkmaza sürükleme riski taşıdığı açıkça görülüyor. Kendi ulusal tezlerini Brüksel’in ortak aklının önüne koyan bir yaklaşım, ne Kıbrıs sorununa çözüm getirir ne de Avrupa’nın güvenliğini güçlendirir.

Sonuç olarak, Avrupa’nın bugün ihtiyacı olan şey daha fazla veto, daha fazla blokaj değil; daha fazla iş birliği ve gerçekçilik. Jeopolitik gerçekler, Türkiye’nin dışlandığı bir güvenlik mimarisinin sürdürülebilir olmadığını defalarca gösterdi.

Brüksel’den yükselen fren sesi de tam olarak bunu söylüyor:

Güvenlik, siyasi hesaplara kurban edilemeyecek kadar hayati bir meseledir. Avrupa bunu ne kadar erken kabul ederse, o kadar az bedel öder.

***

Prof. Dr. (İnş. Müh.), Doç. Dr. (UA. İliş.) Ata ATUN

Akademisyen,

KKTC Cumhuriyet Meclisi 1. Dönem Milletvekili

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.