enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
11:45 A Milli Futbol Takımı, 2026 FIFA Dünya Kupası hazırlıkları kapsamında son hazırlık maçında 7 Haziran Pazar günü, Miami’de Venezuela ile karşılaşacak.
10:31 Sürdürülebilirlik Akademisi ve Ferrero Fındık tarafından düzenlenen Sürdürülebilir Fındık Zirvesi’nde, iyi tarım ve iyi sosyal uygulama örnekleri paylaşıldı
09:52 Kartepe Gastronomi Festivali 7 Haziran’da Gerçekleşecek
00:27 NTO Başkanı Özyurt, “Yeni Hayayeller Girişimci Fikirler” Finalinde Birincilik Ödülünü Takdim Etti
00:17 “1926 Bakü Türkoloji Kurultayı Vizyonu ve Uluslararası Türk Akademisi” Paneli Düzenlendi
00:11 Yunanistan’ın Türk Diplomatlarını Hedef Gösterme Politikası
00:06 Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, 2025-2026 sezonunda 231 Temsilde 86 Bin Seyirciye Ulaştı
14:17 Cuma Hutbesi: “Duyarlılık”
00:57 ABTTF Başkanı’ndan: Köy Kahvesinden Gördüğümüz Batı Trakya Gerçekleri
00:56 Rusya-Türkiye İş Forumu’nda Stratejik Ortaklık Projeleri Öne Çıktı
00:52 Bakan Kurum: 20 bine yakın konutu 64 ilde satışa çıkarıyoruz
00:52 Türk bilim insanı Prof. Dr. Gökhan Hotamışlıgil, ABD Ulusal Bilimler Akademisi’ne seçildi
00:51 Hatay Sörf Merkezi Yeni Dönem Vizyonunu Paylaştı: Hedef, Denizle Güçlenen Nesiller Yetiştirmek 
00:47 ROKETSAN tarafından geliştirilen İHA-230 Süpersonik Balistik Füzesinin ilk kez Türk Kara Kuvvetleri Komutanlığı envanterine alındı
00:45 Altyapı yetersiz kalırken Türkiye’deki kurumların yüzde 65’i siber saldırıya uğruyor
00:45 Bakü–Tiflis–Kars Demiryolunun Modernizasyonu: ‘‘Orta Koridor ve Avrasya Bağlantısında Yeni Bir Stratejik Dönem’’
00:42 Almanya’da ayrımcılık alarmı: Başvurular tarihi zirvede
00:39 ‘Nâzım anıtıyla gurur duyarız’
00:38 “15 Temmuz Milli Hafıza Projesi”ne başvurular devam ediyor
00:29 KOTO Başkanı Bulut’tan müjde: TOBB Nefes Kredisi 8 Haziran’da yeniden başlıyor
TÜMÜNÜ GÖSTER →

Mazlumun Kimliği Sorulmaz

Mazlumun Kimliği Sorulmaz
4 Mart 2026
29
A+
A-

İran bugün haksız bir saldırı altında. İsrail’in ve ABD’nin İran saldırısının haklı hiçbir gerekçesi, hiçbir meşruiyeti yok. Tam anlamıyla keyfi, “ben dilediğimi asar keserim” mantıklı bir saldırı.

Bu anlamda saldırı altındaki bir ülkenin geçmişteki ve günümüzdeki sicilinin kötü olması ona yapılan haksız saldırıyı savunmanın gerekçesi olamaz. Dini ve mezhep mensubiyeti üzerinden de bu saldırı için “iyi oldu, oh olsun!” denemez. Böyle bir tutum mertlik değildir. İran bugün mazlumdur ve bu nedenle de ancak yanında olunur.

Bugün maalesef ülkemizde ve diğer Müslüman ülkelerde bazı kimselerin İran’ın bunu hak ettiğini söyleyip yazmalarına, İsrail ve ABD’yi haklı görmelerine şahit oluyoruz. Bunun adaletle, akıl mantıkla, insaf ve vicdanla açıklaması da yapılamaz.

Bugün İsrail ve onun kuklası durumuna düşmüş ABD hangi ülkeye saldırırsa saldırsın hiçbir şekilde haklılık iddiasında bulunamazlar. İsrail de ABD de açık ettikleri niyetleriyle haksızlıklarına, zorbalıklarına, zalimliklerine dair hiç tereddüt bırakmamışlardır. Tam anlamıyla güçlüyüz, haklıyız noktasındalar. İnsanlığın barışçı ve huzurlu bir dünya yaratmak için yüzyılların çabasıyla ulaştığı “haklı olan güçlüdür” anlayışını, İsrail ve ABD tepe takla etmişler; insanlığı ilkelliğin, zulmün simgesi olan “güçlü olan haklıdır”a yani taş devrine geri götürmüşlerdir.

İsrail ve ABD, insanlığın üzerinde uzlaştığı bir geleneği, bir teamülü daha tepe takla etmişlerdir. Bu, düşman ya da hasım ülkenin liderini, baş komutanını daha savaş başlamadan ortadan kaldırma vandallığıdır. İsrail ve ABD, artık savaşı, savaşacakları ülkenin liderini, başkomutanını, üst düzey devlet adamlarını öldürerek başlatıyorlar. Şahsen bilebildiğim kadarıyla bunun yüzde yüz benzeri tarihte yok. Savaşta da barışta da padişah, kral, imparator, cumhurbaşkanı vb. adlarla ülkelerin başında bulunan kişilere hep zımni, sembolik bir saygı söz konusu olmuştur.

Savaş meydanlarında mağlup düşmüş liderlere, komutanlara bile bu anlayışla davranılmıştır. Alpaslan, Malazgirt Savaşında mağlup ettiği Bizans İmparatoru Romen Diyojen’e sormuş:

–Hayatının da mematının da elimde olduğu şu anda sana nasıl davranacağımı düşünüyorsun?

Diyojen cevap vermiş:

–Bana üç türlü davranabilirsin. 1, öldürebilirsin; 2, esir edebilirsin; 3, serbest bırakabilirsin.

Sultan Alpaslan büyük bir Âlicenaplık göstererek ya öldürülme ya da esaret bekleyen Diyojen’i serbest bırakmıştır. Tarihte bunun başka örnekleri vardır.

İsrail’in ve ABD’nin yaptıkları acaba hangi çağın uygulamalarıdır?

İsrail devleti kuruldu kurulalı, insanlığın tarih boyunca devletler ve toplumlar arası ilişkilerde biriktirip teamül haline getirdiği karşılıklı saygıya dayanan davranış kalıplarını yerle bir etmiştir. Kuralı kendi koymuş, kendi kaldırmıştır. Giriştiği hiçbir savaşta hukuk diye, insan hakları diye bir derdi olmamıştır. Böyle bir devletin varlığı 21. yüzyılın en büyük ayıbı ve zavallılığıdır. Bundan da büyük bir talihsizlik ve zavallılık ise Amerika Birleşik Devletleri’ni utanç verici emellerine alet edebilmesidir.

İki şey bağdaşmaz: Para sevgisi ve dindarlık - DÜŞÜNENLERİN DÜŞÜNCESİ

 

 

 

 

 

 

 

 

İsmail ÖZCAN & Eğitimci Yazar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.