enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
10:37 Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Büyükakın’dan CHP’li Meclis Üyesi’ne Müdahale!
00:25 Türkiye’de vasıflı işçi bulmak hayal oldu; Bütçeler ikiye katlandı ama usta yok
00:03 Belçika heyeti Türkiye’de: Bir ziyaretten çok daha fazlası
00:01 Küresel haydutluğun kanlı tarihi: İşgal, ihanet ve kaos
12:12 Anabilim’den Genç Sanatçılara Büyük Sahne!
11:11 Rasim Ozan Kütahyalı ‘yasa dışı bahis’ operasonunda gözaltına alındı
10:56 ABD-Çin hattında yeni dönem arayışı: Trump ve Xi’den ‘ortaklık’ mesajı
10:06 Batı Trakya Türk heyeti, Viyana’da AGİT Ek İnsani Boyut Toplantısı’na katıldı
00:52 Suriye Dışişleri Bakanı Euronews’e konuştu: ‘Zorla geri dönüş Suriye’de kaosa yol açar’
00:44 Türkiye ve Ermenistan arasında doğrudan ticaret başlıyor: Dışişleri’nden açıklama
00:38 Dışişleri Bakanı Fidan, Belçika Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri, Avrupa İşleri ve Kalkınma İşbirliği Bakanı Maxime Prevot ile Ankara’da bir araya geldi.
00:20 MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin talimatıyla Adana’da Fatih Terim Spor Müzesi inşa edilecek.
00:15 Rusya’dan Svetlana Markova’ya ‘ültimatom’
19:37 Geleceğin Liderleri, Bugünün Liderleriyle 19. t-MBA Zirvesi’nde Buluştu
19:02 Türkiye’nin İlk Yerli AV/EDR Uç Nokta Güvenlik Platformu Milli Savunma Bakanlığı’na Teslim Edildi
18:20 Uluslararası Afyonkarahisar Gastronomi Çalıştayı ve Aşçılık Kampı Tamamlandı
16:04 Haber-Yorum : Sokaklardaki “İyi Niyetli” Tehlike: Hantavirüs ve Bozulan Ekoloji
15:19 Rize’nin Derebaşıspor Takımı Süper Amatör Lig’e yüksel
13:33 Türkiye ve Dünya Gündemi kısa kısa
12:52 UHA / İnternational News Agency: Türkiye ve Belçika arasında Gündem Ulaştırma
TÜMÜNÜ GÖSTER →

Bir Terk Etme Hikayesi

Bir Terk Etme Hikayesi
9 Şubat 2026
18
A+
A-

*Jeopolitikte eskimeyen bir kural vardır: “İki efendiye birden hizmet edemezsiniz.”

Prof. Dr. Ata ATUN, KKTC

Jeopolitikte eskimeyen bir kural vardır: “İki efendiye birden hizmet edemezsiniz.

Türkiye, Soğuk Savaş’tan bu yana tam 72 yıl boyunca bu kurala meydan okudu. NATO’nun güney kanadında, boğazların bekçisi, batı güvenlik mimarisinin vazgeçilmez halkası olarak hem askeri hem siyasi sadakat gösterdi. Ancak bugün gelinen nok-tada tartışmamız gereken soru şudur: Türkiye Batı’dan mı kopuyor, yoksa Batı çok daha önce Türkiye’yi terk mi etti?

Ankara’nın, Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Güney Afrika’nın (BRICS) oluşturduğu birliğe tam üyelik başvurusu, yüzeyde bir ittifak değişimi gibi sunuluyor. Oysa bu hamle, ani bir savrulma değil; yıllara yayılan bir dışlanmışlık hissinin, sistematik güvensizliğin ve stratejik yalnızlığın mantıksal sonucudur. Türkiye’nin yaptığı şey bir “kopuş” değil, gecikmiş bir kabulleniştir. Batı’nın artık kendisini eşit bir ortak olarak görmediğini, yalnızca itaat beklediğini kabul etmesidir.

Bu kırılma noktası bir günde ortaya çıkmadı. Her büyük jeopolitik dönüşüm gibi, birikerek geldi. Türkiye, 2016’daki darbe girişiminden sonra müttefiklerinden beklediği dayanışmayı göremedi. Güvenlik kaygıları, terörle mücadele talepleri ve savunma ihtiyaçları sürekli olarak ya görmezden gelindi ya da yaptırım tehdidiyle karşılandı. Sınırlarını korumaya çalıştığında “istikrar bozucu”, kendi hava savunmasını kurmak istediğinde “yoldan çıkan müttefik” ilan edildi.

Batı’nın Türkiye’ye yaklaşımı giderek daha öğretici, daha cezalandırıcı bir tona büründü. Silah satışları siyasi sadakat testine dönüştürüldü; tarihsel tartışmalar diplomatik baskı aracına çevrildi, insan hakları söylemi seçici bir şekilde devreye sokuldu. Aynı dönemde, çok daha ağır ihlallerle anılan rejimlerin milyarlarca dolarlık silah anlaşmalarıyla ödüllendirilmesi, Ankara açısından kaçınılmaz bir çifte standart duygusu yarattı.

Prof. Dr. Ata Atun yazdı: Bir Terk Etme Hikayesi | Aytürk - Avrupalı Türklerin Haber Sitesi

Oysa Türkiye’nin uzun yıllar boyunca oynadığı rol, Batı için paha biçilmezdi. Doğu ile Batı arasında köprü, Karadeniz ile Akdeniz arasında kilit, Orta Doğu’ya açılan tek NATO kapısı… Bu konum, sadece askeri değil, siyasi ve ekonomik bir denge unsuru anlamına geliyordu. Ancak Washington’un zihninde “köprü” fikri zamanla anlamını yitirdi, yerine “kul-köle” beklentisi geçti. Stratejik özerklik arayışı ise cezalandırılması gereken bir sapma olarak görüldü. Bugün yaşananlar, bu yaklaşımın doğal sonucudur.

Türkiye, tek bir merkeze bağımlı kalmanın maliyetini gördü. Savunmada, finansta ve diplomaside alternatifler aramaya başladı. BRICS’e yönelim bu bağlamda ideolojik bir tercihten çok, risk dağıtma stratejisidir. Çok kutuplu bir dünyada, tek bir güç merkezine yaslanmanın artık sürdürülebilir olmadığı gerçeğinin kabulüdür.

Bu tablo sadece Türkiye’ye özgü değil. Küresel sistem hızla yeniden hizalanıyor. ABD hâlâ güçlü, ancak artık tek başına belirleyici değil. Dünya ekonomisinin ağırlık merkezi kayıyor; alternatif finansal altyapılar, yeni ticaret koridorları ve farklı güvenlik işbirlikleri ortaya çıkıyor. Bu dönüşüm, Amerika çöktüğü için değil, dünyanın geri kalanı büyüdüğü için yaşanıyor.

Türkiye’nin yaptığı, bu yeni gerçekliği erken okuyan ülkelerden biri olmak. Bedeli var mı? Elbette var. Riskleri, belirsizlikleri, baskıları var. Ancak Ankara’nın vardığı sonuç net: Kendi güvenliğini, ekonomisini ve geleceğini başkalarının onayına bırakamaz. Egemenlik, bayrak ve sınırla olduğu kadar karar alma özgürlüğüyle anlam kazanır.

Sonuçta yaşananlar, Türkiye ile NATO arasında izole bir kriz değildir. Bu, tek kutuplu düzenin çözülmesinin, eski ittifakların yeniden tanımlanmasının bir yansımasıdır. Önümüzdeki dönemde benzer adımları başka ülkelerden de göreceğiz. Çünkü dünya, Amerikan izninin küresel büyümenin ön şartı olduğu varsayımını geride bırakıyor.

Dünya düzeni sessizce değişiyor.

Türkiye ise bu değişimi izlemek yerine, kendi yerini belirlemeye çalışıyor.

Asıl soru artık “Türkiye neden gidiyor?” değil, bu kadar açık işaret varken, neden bu kadar uzun süre beklendiğidir.

***

Prof. Dr. (İnş. Müh.), Doç. Dr. (UA. İliş.) Ata ATUN

Akademisyen,

KKTC Cumhuriyet Meclisi 1. Dönem Milletvekili

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.