enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
11:00 Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’dan Yunanistan’a destek vaadi
00:54 TUDPAM Başkan Yardımcısı Kaşlılar: Siyonistlerin varlık sebebi İsrail’in ‘Düşmanlaştırma’ Retoriği
00:30 Kerkük’te Yeni Türkmen Vali ve Denge Arayışı
00:02 Kocaeli’n Kartepe ilçesinde ‘Kartepe Evleri’ ön satışa çıkıyor
12:14 Erivan’da bayrak provokasyonu
00:02 Dijital Tehditler ve Şiddetin Teşviki
11:05 Bir Kıssa Bin Hisse : Ağaç ve İnsan
10:40 Avrupa’nın yeni enerji krizinde fatura 28 milyar doları aştı
08:44 Su Kanunu Taslağı Görüşe Açıldı: SPD Görüş ve Önerilerini Hazırlıyor
00:36 Kocaeli Güneş Gazetesi’nden Eyüp Gencer yazdı: Helal olsun sana başsavcım!
00:13 CSO Ada Ankara’da 23 Nisan coşkusunu sahnelere taşıyor
00:03 Gölcük Ulaşlı Sahili’nde deniz taşkınlarına karşı 550 metre uzunluğunda dalga kırıcı set
15:27 Merkez Bankası faiz kararını açıkladı
10:01 Kocaeli Şehir Tiyatroları, “Yaşamak mı, Yoksa Ölmek mi” oyunuyla Bursa’da izleyiciyi büyüledi
09:24 (DEİK) Türkiye-Kanada İş Konseyi Başkanı Mehmet Yılmaz, Değerlendirmelerde bulundu
09:12 (MSB), Kara Havacılık Komutanlığına ait helikopterin eğitim uçuşu sırasında kaza kırıma uğradı
00:17 Kalıcı kilo kaybı için şok diyetler yerine yaşam tarzı değişikliklerine odaklanan 2 temel yöntem
00:16 COP31 ev sahibi Türkiye kararların uygulamaya alınmasına odaklanacak
00:16 Orgeneral Bayraktaroğlu Arnavutluk’ta temaslarda bulundu
00:14 275 okulu hedef gösteren 389 hesap kullanıcısı gözaltına alındı
TÜMÜNÜ GÖSTER →

Mesafe Giderek Açılıyor

Mesafe Giderek Açılıyor
A+
A-

Toplum dış politikayı, rasyonel bir çerçeveden doğrudan güvenlik, ekonomi ve beka ile ilişkilendirerek okuyor. Dünyada ne olup bittiğini, gerçekten ama gerçekten kurumsal muhalefet ve onun liderler ve politika üretici kadrolarından çok daha iyi anlıyor.

Nebi MİŞ (@nebimis) / X

Doç. Dr. Nebi MİŞ & SETA Genel Koordinatörü ve Siyaset Araştırmaları Direktörü

Kurumsal muhalefet ile toplumsal muhalefet arasındaki mesafe derinleşiyor.

Muhalefet partileri, çoğu zaman genel kamuoyunun ve kendisini destekleyen sadık seçmenlerinin gerisinde pozisyon alıyor. Bunu, her yeni küresel gelişmede ya da ülkemizi ilgilendiren dış politika konularında yeniden ve yeniden teyit ediyoruz.

İddiası olan partilerden; refleks veren ve günlük tepki siyasetine mahkûm olan değil, yön tayin eden ve stratejik vizyon çizen bir siyaset inşa etmesi umulur. Ortaya koyulan vizyon çerçevesinde de toplumun meselelere yaklaşım sergilemesi beklenir.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve AK Parti 23 yıldır iktidarda. Bu iktidar döneminde, bölgesel krizlerden küresel güç dengelerine, savunma sanayiinden enerji jeopolitiğine kadar uzanan geniş bir alanda Türkiye, edilgen bir ülke olmaktan çıkıp, küresel bir aktör haline geldi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve partisini, özellikle dış politika konusunda, sadece kendi tabanı değil, toplumsal muhalefetin önemli bir kısmı da destekliyor. İcraatını, uluslararası diplomasideki başarısını ve duruşunu takdir ediyor. Erdoğan döneminde izlenen dış politika, toplumsal direnci besleyen, ulusal özgüveni artıran, devlet kapasitesini görünür kılan ve en nihayetinde seçmen nezdinde güven üreten bir alan olarak öne çıktı.

Suriye meselesinden Karabağ’a, Libya’dan Ukrayna Savaşı’na, Filistin meselesindeki duruşundan kriz ve savaş bölgelerindeki arabulucu ve kolaylaştırıcı misyonuna kadar uzanan geniş yelpazede Türkiye’nin oyun bozucu ve oyun kurucu rolü, toplumun önemli bir kesiminde karşılık buldu.

Toplum dış politikayı, rasyonel bir çerçeveden doğrudan güvenlik, ekonomi ve beka ile ilişkilendirerek okuyor. Dünyada ne olup bittiğini, gerçekten ama gerçekten kurumsal muhalefet ve onun liderler ve politika üretici kadrolarından çok daha iyi anlıyor.

Türkiye’nin küresel sistemde öne çıkan ülkelerden biri olmasını, kriz alanlarında inisiyatif alabilmesinin somut bir kazanım olduğunun bilincinde. Kurumsal muhalefet gibi, iktidarın bu konudaki çabasını dış politika milliyetçiliği üzerinden sembolik bir hamle olarak okumuyor.

Kurumsal muhalefetin öncü partisi CHP ve Genel Başkanı Özgür Özel’in dış politika konusundaki yanlış duruşunun son örneği, ABD’nin Venezuela Devlet Başkanı Maduro’ya yönelik operasyonunda bir kez daha ortaya çıktı.

Özgür Özel’in doğrudan Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Türk dış politikasını hedef alan açıklamaları, kendi tabanını da rahatsız etti. Özel’in açıklamaları, küresel güç mücadelesini okuyamayan, devlet aklıyla temas etmeyen, rasyonellikten uzak bir tepki siyaseti olarak algılandı.

İktidar ya da muhalefet ayrımı olamadan kamuoyunun ekseriyeti ABD müdahaleciliğini; küresel güç rekabeti, devlet egemenliği, uluslararası hukuk ve yeni sömürgecilik üzerinden değerlendirirken, CHP yönetimi ise iç politika refleksleriyle, stratejik zemini boş ve ahlaki bir pozisyon bile üretemeyen bir bakış açısıyla ele aldı.

Toplumsal muhalefet, desteklediği partinin olgunlaşmamış ve hatta ergen tavrı olarak gördüğü politika reflekslerine kızıyor. Kendini temsil edebilecek bir parti olmayınca da umutsuzluğu derinleşiyor. Kaygıları artıyor.

Burada kritik soru şudur: Kurumsal muhalefet, kendi tabanının sezgisel okumasının bile gerisinde kalıyorsa, kime liderlik edecektir?

Dış politika, slogan atılarak yönetilecek bir alan değildir. Belirsiz ve krizli bir çağda dış politika yapımı, her şeyden önce devlet kapasitesini önceleyen, toplumsal direnci artıran, uluslararası güç dengelerini iyi okuyan, uzun vadeli çıkarları öngören bir vizyon meselesidir.

Kurumsal muhalefet bu vizyonu üretemediği için, toplumun çok gerisinde kalıyor. Fark giderek açıldığı için de toplumun önüne geçip liderlik etmesi imkânsız gibi görünüyor.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.