enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
18:30 Bakan Ersoy: Kurban Bayramı tatilinin 9 gün olması turizm açısından olumlu olur
17:05 TUDPAM Başkanı Hüseyin YELTİN’in yazısı: Antalya Diplomasi Forumu ve Türk Dış Politikasındaki Dönüşüm
16:32 Kızıldeniz Denklemi: ABD-İsrail-İran Hattında Türkiye’nin Stratejik Tahkimi
15:57 KİAMP-Karabakh is Azerbaijan Milli Platformu: 3 Mayıs Türkçülük Günü’müz kutlu olsun! Ne Mutlu Türk’üm Diyene!
15:39 Veyis GÜNGÖR’den Muhteşem Bir Kitap: Mavi Minibüs (1976–1986) Amsterdam’da Bir Dönemin Hikayesi
15:16 Ege’de bulutların arasından parlayan isim Kerem Kazaz oldu
14:59 FUEN TAG öncülüğünde Kosova ve Kuzey Makedonya Türkleri AP Azınlıklar İntergrubu’nda tanıtıldı
23:22 Derince’nin Göbeğinde Sahipsizlik! Cami ve Okul Duvarı Alkol ve Çöp Yuvası Oldu…
22:41 Samimiyet ve Hizmet Dolu Sunum
21:50 Kafkasspor’da Mustafa Sevim Başkanlığa Aday Oldu
21:29 TURYİD Gazze için dayanışma kampanyası başlattı 
19:45 Gebze Teknik Üniversitesi (GTÜ) Prof. Dr. Hacı Ali Mantar, “Teknolojiyi Ekonomik Değere Dönüştürüyoruz”
18:46 Batı Karadeniz’de Stratejik Dönüşüm: Su Kalkınma ve Turizm Zirvesi Akçakoca’da Yapılacak
18:45 Afrika Gana’da Bir Devrin Sonu: Kobama Köyü İslamı Seçti!
10:09 Washington-Berlin hattında tansiyon yükseliyor: Trump’tan Almanya’ya ABD askerlerini geri çekme tehdidi
09:57 Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Viyana’da “Küresel Belirsizlikler Çağında Türkiye’nin Dış Politikası” başlıklı etkinlikte konuştu.
09:04 “Ekonomik Öfke Operasyonu” Tahran hükümetini krize soktu: ABD, İran’a ait kripto varlığa el koydu
00:32 Kocaeli Meslek ve Sanat Eğitim Kursları’ndan Büyüleyen İzmit Sezon Sonu Sergisi
00:23 AB’nin ‘Made in Europe’ yasası Çin’i kızdırdı: Misilleme gelebilir
00:17 Bakü Türkoloji Kurultayı’nın 100. yıl dönümü İstanbul’da Sempozyumla Gerçekleştirildi
TÜMÜNÜ GÖSTER →

ABD SDG’den Neden Vazgeçti

ABD SDG’den Neden Vazgeçti
2 Şubat 2026
19
A+
A-

* Suriye’nin kuzeyinde son on yılda yaşananlar, büyük güçlerin bölgeye nasıl baktığını anlamak açısından öğretici bir örnek sunuyor.

Prof. Dr. Ata ATUN, KKTC

Suriye’nin kuzeyinde son on yılda yaşananlar, büyük güçlerin bölgeye nasıl baktığını anlamak açısından öğretici bir örnek sunuyor. 2026 Ocak ayında ABD’nin Suriye De-mokratik Güçleri’nden (SDG) desteğini fiilen çekmesi, birçok kesim için “ani” bir karar gibi algılansa da, aslında bu adım uzun süredir biriken stratejik tercihler zincirinin son halkasıydı. Bugün tartışılması gereken soru, ABD’nin neden vazgeçtiğinden çok, ne-den bu noktaya gelindiğidir.

ABD–SDG ilişkisi, hiçbir zaman eşit ortaklığa dayanan bir ittifak olmadı. Bu ilişki, IŞİD’le mücadele gibi somut ve sınırlı bir hedef üzerine kuruldu. Washington açısından SDG, sahada Amerikan askerlerinin yerini alabilecek işlevsel bir güçtü. Ne daha fazlası ne de daha azı. Sorun, bu askeri işbirliğinin zamanla siyasi bir projeye dönüşmesi bek-lentisiydi. SDG, ABD’nin askeri varlığını kalıcı bir güvence olarak okudu; oysa ABD için bu varlık her zaman geçici ve koşulluydu.

Zaman içinde sahadaki koşullar değişti. IŞİD’in askeri kapasitesi büyük ölçüde kırıldı, Suriye’de merkezi yönetim yeniden güç kazandı ve Şam, uluslararası sistemle yeniden temas kurmaya başladı. Bu tablo, ABD’nin “vekil güç” ihtiyacını azalttı. Bir devletle mu-hatap olmak, bir silahlı örgütle muhatap olmaktan daha az riskli ve daha öngörülebilir hale geldi. Dolayısıyla Washington, maliyeti artan bir ortaklığı sürdürmek yerine, stra-tejik önceliklerini güncellemeyi tercih etti.

Bu tercihte Türkiye faktörünü görmezden gelmek mümkün değil. SDG’ye verilen des-tek, yıllardır Ankara–Washington hattında ciddi bir gerilim başlığıydı. NATO müttefiki bir ülkenin güvenlik kaygılarının sürekli ertelenmesi, ABD açısından sürdürülebilir de-ğildi. Yeni dönemde ABD, Ortadoğu’da askeri yükünü azaltmayı ve bölgesel aktörlerle çalışmayı öne çıkaran bir çizgiye yöneliyor. Bu çerçevede Türkiye gibi devletler öne çıkarken, SDG gibi yapılar geri planda kalıyor.

SDG açısından bakıldığında ise yaşananlar kaçınılmaz bir hayal kırıklığı yarattı. ABD desteği çekildiğinde, örgütün sahadaki hareket alanı daraldı; Arap aşiretlerinin mesa-fesi ve Şam’ın askeri baskısı, özerklik iddialarını fiilen boşa çıkardı. Bugün gelinen noktada “entegrasyon” söylemi, birçok SDG mensubu için bir tercih değil, zorunluluk olarak görülüyor.

Bu tablo, büyük güçlerin duygusal değil, çıkar temelli hareket ettiğini bir kez daha gös-teriyor. ABD’nin SDG’den vazgeçmesi, ahlaki bir tartışmadan ziyade stratejik bir he-saplamanın sonucu. Suriye sahasında artık yeni bir denge kuruluyor ve bu dengede silahlı vekil yapıların alanı daralıyor.

Sonuç olarak, ABD’nin SDG’den çekilmesi bir son olduğu kadar bir uyarıdır da. Bölge-deki tüm aktörler için mesaj nettir: Büyük güçlerin desteği kalıcı değil, koşulludur. Ger-çek güvence, dış aktörlerin vaatlerinde değil, bölgesel uzlaşı ve gerçekçi siyaset zemi-ninde aranmalıdır.

***

Prof. Dr. (İnş. Müh.), Doç. Dr. (UA. İliş.) Ata ATUN

Akademisyen,

KKTC Cumhuriyet Meclisi 1. Dönem Milletvekili

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.