enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
10:05 Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD Başkanı Trump ile görüştü
00:11 Burhanettin Duran: İsrailli bakanın, aktivistlere yönelik barbarlığı tarihin karanlık sayfalarında yerini almıştır
00:11 Türkiye’nin caydırıcı gücünde tarihi adım
00:10 Bakan Göktaş: Tokat’taki selzedeler için 20 milyon lira kaynak aktarıldı
00:04 Özgür Özel 300 bin lira tazminat ödemeye mahkum edildi
00:03 Brüksel’de ‘Dönüşen Güvenlik Ortamında Türkiye ve NATO’ paneli düzenlendi
00:03 CANiK ve Tüm Ekosistemi, EFES 2026 Tatbikatı’nda
00:02 Hac farizasını yerine getirmek için Türkiye’den kutsal topraklara gidecek son hacı kafilesi, bugün yola çıkacak.
00:01 Avrupa Parlamentosu’nun taraflı politikasına ilişkin değerlendirme
14:39 Türk futbolunun Avrupa’daki gururu Kenan Yıldız Ayın Tarihi’ne konuştu
13:48 Gaziantep’te “Türkiye’nin Gastrodiplomasi Modeli: Sofra ve Miras” başlıklı etkinlik düzenlenecek
13:09 AK Parti Kocaeli İl Başkanı Şahin Talus, “Belli ki sayın Özel gençlerimizin Cumhurbaşkanımıza olan ilgisinden rahatsız olmuştur”
00:52 Bakan Gürlek: Dijital güvenliğimizi hedef alan her türlü girişim hüsranla sonuçlanacaktır
00:44 Su Politikamızın Savunma Sanayindeki Vizyona ihtiyacı var! İkisi de Ulusal Güvenlik Konusu
00:31 Burhanettin Duran: Terörle mücadele dijital mecralarda da kararlılıkla sürdürülmektedir
00:25 Ali Zeydi Hükümeti ve Irak’ın Yeni Siyasal Paradoksu
00:08 MHP Genel Başkanı Bahçeli, “Terörsüz Türkiye hedefi için aldığımız büyük sorumluğun yükü omuzlarımızdadır.”
21:31 Amatörde Muhteşem Final: 1. Lig’in Son Yolcusu Derbent Esnaf Spor Oldu!
20:52 Aston Villa’nın tecrübeli kalecisi Emiliano Martinez, “Kendime ve takıma güveniyorum”
20:40 Dışişleri: Yunanistan işlediği vahşet suçlarının üzerini örtmeye çalışıyor
TÜMÜNÜ GÖSTER →

Savaşların da Namusu Kalmadı

Savaşların da Namusu Kalmadı
6 Nisan 2026
26
A+
A-

Şu sıralarda tüm dünyanın baş gündemi ABD/İsrail–İran savaşı. Bu, aslında hiçbir açıdan konvansiyonel bir savaş değil; asimetrik, eşitsiz, orantısız güç kullanımına dayalı vur kaç savaşı.

Dünya genelinde son yüzyılların ürünü olarak uluslararası savaşlarda olumlu, insani bazı kurallar, teamüller oluşmuştu. Bir devlet başka bir devlete aklına estiği gibi savaş açamazdı. Bunun için bazı şartların oluşması, uluslararası toplumun savaşa ikna olması, haklı gerekçelerin açık seçik ortaya konması gerekirdi. Savaş başladığında da ulusların insan yaşamı (bilhassa çocuklar, hastalar, yaşlılar) için hayatî önemdeki tesislerinin korunması gibi hususlara riayet söz konusuydu. Bunlar “savaşların namusu” olarak kastettiğimiz hassasiyetlerin önde gelenleriydi.

İsrail kurulduğundan bu yana, ABD de 2. Dünya Savaşından beri yaptıkları tüm savaşlarda savaşın bu anlamdaki namusunu yok ettiler. “Güçlüyüm, haklıyım” mantıksızlığı ile savaşlar için öngörülmüş hiçbir hassasiyete uymadılar. Okul demediler, bombaladılar; hastane demediler, bombaladılar; güvenli bölge demediler, bombaladılar. İsrail Gazze soykırımı sürecinde tarihin en büyük vahşetlerini sergiledi. 2,5 milyonun yaşadığı Gazze’de tek bir yapıyı ayakta bırakmadı. Daha önce hiç görülmedik şekilde kazara değil, kasten yüzlerce gazeteciyi dahi katletti. Birleşmiş Milletler askerlerini bile gözünü kırpmadan öldürdü.

ABD ve İsrail’in 2. Dünya Savaşından bu yana başlattıkları hiçbir savaşta uluslararası toplumu ikna eden haklı gerekçeleri olmadı. Hep çürük çarık, köksüz, temelsiz uyduruk gerekçelerle saldırılarda bulundular. İsrail-Filistin, İsrail-Arap savaşları; ABD-Irak, ABD-Vietnam savaşları vb. hep böyle, kurdun yemeyi aklına koyduğu kuzuya “suyumu bulandırıyorsun” türünden uyduruk gerekçelerle başlatılmış savaşlardır.

Şu anda devam etmekte olan ABD/İsrail-İran savaşı da bu türden bir savaştır. ABD ve İsrail’in hiçbir gerekçeleri ikna edici, haklı ve adaletli değildir. Bu yüzden İran bu savaşta mazlum ve mağdurdur. Bu savaşta İran’ın yanında olmak, açık seçik tarihin haklı yanında olmaktır. Türkiye’de ve birçok İslam ülkesinde İran’a yapılan saldırı için İran’ın mensup olduğu mezhep sebebiyle “oh olsun!” diyecek kadar kafayı yiyen, akıl tutulmasına uğrayan insanlar ve çevreler bulunuyor. Halbuki söz konusu savaşta İran Şiî değil de dinsiz, kafir bir ülke bile olsa mazlum olduğu için yanında olunması gereken odur. Bir sorun, bir anlaşmazlık durumunda kafir olan biri haklı; hangisi olursa olsun bir dine mensup biri haksız olsa bir dine mensup olanı mı destekleyeceğiz? Önemli olan hak ve adalettir. Hiç şüphe edilmemelidir ki dünyanın sonunu hak ve adaletin yok olması getirecektir.

Günümüz dünyasının barış, huzur ve güvenliği ne yazık ki ABD lideri Trump’ın dengesiz, tekinsiz, mantıksız, çelişkilerle dolu ve her an değişen karar ve politikaları ile; tarihin en hırslı, en gözü dönmüş katili olan İsrail Başbakanı Netanyahu’nun insafsızlığına mahkûm olmuş durumdadır.

Günümüz insanlığı, ne yazık ki kafalarında ve gönüllerinde bir zerre adalet, merhamet, insanlık barındırmayan bu iki sergerdenin dünyayı her an ateşe vermeleri ihtimali sebebiyle endişeler içinde, alabildiğine tedirgin bir bekleyişe tutsak haldedir.

İki şey bağdaşmaz: Para sevgisi ve dindarlık - DÜŞÜNENLERİN DÜŞÜNCESİ

 

 

 

 

 

 

 

 

İsmail ÖZCAN & Eğitimci Yazar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.