enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
12:20 Gazeteci Veysel Kavrayan Kocaeli TV41 kanalın ‘Kentin Değerleri’ Programı’nın Canlı Yayın Konuğuydu
11:47 Meteoroloji Genel Müdürlüğü’ne göre, Türkiye genelinde sıcaklıklar artıyor
11:40 Buca Belediye Başkanı Görkem Duman görevden uzaklaştırıldı
09:45 Ekonomi ve siyaset gündeminde öne çıkanlar – 8 Haziran 2026
07:42 Gazeteci Nadira TUDOR’un Azerbaycan Mektubu!
06:27 Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı, “Sıfır Atık Forumu 2026″ kapsamında çok verimli ikili görüşmeler gerçekleştirdik”
00:51 İstanbul Haliç Üniversitesi “Dünya Çalgıları Haliç’te” Söyleşisinde Kültür ve Sanat Meraklılarını Buluşturdu
00:48 Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Güney Kore ziyareti kapsamında JTBC TV’ye mülakat verdi
00:17 TBMM Başkanı Kurtulmuş: NATO Parlamenter Zirvesi 28-29 Haziran’da İstanbul’da düzenlenecek
00:10 Türkiye ile Gürcistan arasında ormancılık alanındaki işbirliğinin geliştirilmesi amacıyla mutabakat zaptı imzalandı.
00:07 Kocaeli’nin Gölcük Kıyı Şeridi Islah ve Sahil Düzenlemesi Yapılması İşi” kapsamında Ulaşlı sahiline dalga kırıcı set
09:03 Müzik Ustası KAYAHAN Şarkılarıyla CSO ADA ANKARA’da Anıldı
00:51 Türkiye’nin enerji hamleleri Avrupa için de can suyu olabilir
00:51 “Lugansk’ta Türk İHA’sı” iddiası
00:49 Türk NATO’su Tartışması ve Jeopolitik Gerçeklik
00:44 Yalnız ebeveynler maratonu tek başına koşuyor!…
00:43 TBMM Başkanı Kurtulmuş: CHP Genel Başkanı kendi partisinin grup toplantısında konuşma yapabilir
00:33 Katil İşgalci İsrail Filistinlinin yaşamını tehdit eden yeni bir çevre ve sağlık krizine yol açtı.
00:26 Bakan Uraloğlu, İstanbul’da “Sıfır Atık Kent Tasarımı: İklim Hedefleri İçin Kentsel Planlama Paneli”ne katıldı
00:14 İşgalci İsrail ordusunun, ateşkese rağmen 2 Mart’tan bu yana Lübnan’a düzenlediği saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısı 3 bin 593’e çıktı.
TÜMÜNÜ GÖSTER →

Hedefe Yaklaştıkça Artacak Risklere Dikkat…

Hedefe Yaklaştıkça Artacak Risklere Dikkat…
8 Aralık 2025
24
A+
A-

Hem Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan hem de MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin vurgusunda dikkat çekilmesi gereken husus, hedefe yaklaşıldıkça istismar siyasetinin, süreci baltalamaya ve hedefinden saptırmaya dönük girişimlerin devreye girdiği ve giderek de yaygınlaşacağı uyarısıydı.

Nebi MİŞ (@nebimis) / X

Doç. Dr. Nebi MİŞ & SETA Genel Koordinatörü ve Siyaset Araştırmaları Direktörü

Hem Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan hem de MHP Lideri Devlet Bahçeli, terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hedefi ile ilgili bir kez daha “kararlılık” ve “taviz yok” vurgusunu yinelediler. Sürecin bir devlet politikası olduğunu ve günlük siyasi rekabetlere malzeme edilmemesi gerektiğini tekrarladılar.

Muhalefetin bu sürece yaklaşımının, “günlük siyasi rekabet” temelinde olduğunu da farklı ifadelerle söylediler. Her iki liderin vurgusunda dikkat çekilmesi gereken husus, hedefe yaklaşıldıkça istismar siyasetinin, süreci baltalamaya ve hedefinden saptırmaya dönük girişimlerin devreye girdiği ve giderek de yaygınlaşacağı uyarısıydı.

Bu uyarı yersiz değil. Bu konuda Türkiye’nin tecrübesi yeterli.
Terör örgütü içinde, sürece karşı olan gruplar var. PKK üzerinden bölgesel hesapları olan devletler en baştan PYD-YPG üzerinden zaten sürecin başarısızlığına yatırım yaptılar.

Gelinen süreçte de, terör örgütü içinden ve uluslararası çevrelerden sabote edici girişimler artıyor. Devletin ve iktidarın bu tür bozucu girişimler için hazırlıklı olduğunu varsaymak gerekir.

Ancak, hazırlıklı olmak en başta dikkatli olmak anlamına gelir. Dikkat edilmesi gereken yer, muhalefetin -sürece destek verdiğini söyleyenler dahil- en baştan itibaren süreci bir devlet politikası olarak değil, iktidarın siyasi bir hamlesi olarak lanse ettiklerinin gözden kaçırılmamasıdır.

Komisyonda bulunan muhalefet, bir taraftan sürece destek verdiğini söylerken diğer taraftan komisyon dışı muhalefetle birlikte, iktidara siyasi maliyet oluşturmanın hesabını yapmaktadır.

Bunu her kritik eşikte yeniden deneyimledik. DEM Parti çevreleri ve terörsüz Türkiye’nin önemine inanlar, muhalefetin manipüle edeceği açıklamalardan kaçınmalıdır.

Süreç komisyonunda bulunan CHP ve Yeni Yol Grubu’nun sürece desteğinin oy kaygısı ile şekillendiği görüldü. Özgür Özel’in DEM Parti’nin terörsüz Türkiye sürecine katkı vermesini, Stockholm sendromu -celladına âşık- olarak nitelendirmesi sürece sadece oy kaygısı ile yaklaştığının açık şekilde ifşa olmasıydı.

Komisyonda yer alan partiler, DEM tabanını kaybetme korkusuyla sürece destek verir gibi göründü. Ancak sorumluluk alınacak aşamalara gelince geri çekildiler.

Geçiş süreci çalışmalarında muhalefet, katkı vermekten çok hassas meselelerin tartışılmasına imkân hazırlayacaktır. Bunu rapor yazımı aşamasında ve açıklama sürecinde göreceğiz.

Bundan dolayı geçiş süreci yönetiminin daha önceki kritik aşamalardan daha planlı, programlı bir şekilde yürütülmesi gerektiği ortadadır. Cumhur İttifakı partilerinin, TBMM’de faaliyetini sürdüren süreç komisyonunun ve süreci yürüten ilgili devlet kurumlarının koordineli bir şekilde ve belirlenen yol haritasına göre daha ritmik hareket etmeleri önem arz etmektedir. Çünkü sürecin başarısız olmasını isteyenler, en küçük bir aksamayı, PKK tarafındaki açıklamaları daha sık istismar edecektir.

Sürecin başlangıç noktasındaki hassasiyetleri sürekli hatırlatmak önemlidir. Bu hassasiyete dikkat etmeyenlere karşı ortak tavır gösterilmelidir.

Yine en başta belirtilen kırmızı çizgilerin neler olduğu ve bundan sonra dikkat edilmesi gereken kırmızı çizgilerin neler olacağı tekrar hatırlatılıp süreçle ilgili yeni talepler ve maksimalist beklentileri gündeme getirecekler engellenmelidir.

Burada geçiş süreci düzenlemelerinin, terörün sonlandırılması ile ilgili olduğu her fırsatta yenilenmelidir. Demokratikleşme ile ilgili yapılacak tartışmalar, terörsüz Türkiye ya da bu geçiş sürecini doğrudan ilgilendiren konular değildir.

Terör sonlandırıldıktan sonra, birçok konu daha rahat tartışılır. Terör sonlandırıldıktan sonra toplumun hassas olduğu konuları tartışmak isteyeneler, demokratik sınırlar içinde siyasi maliyetine katlanır.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.