enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
00:36 Kocaeli Güneş Gazetesi’nden Eyüp Gencer yazdı: Helal olsun sana başsavcım!
00:13 CSO Ada Ankara’da 23 Nisan coşkusunu sahnelere taşıyor
00:03 Gölcük Ulaşlı Sahili’nde deniz taşkınlarına karşı 550 metre uzunluğunda dalga kırıcı set
15:27 Merkez Bankası faiz kararını açıkladı
10:01 Kocaeli Şehir Tiyatroları, “Yaşamak mı, Yoksa Ölmek mi” oyunuyla Bursa’da izleyiciyi büyüledi
09:24 (DEİK) Türkiye-Kanada İş Konseyi Başkanı Mehmet Yılmaz, Değerlendirmelerde bulundu
09:12 (MSB), Kara Havacılık Komutanlığına ait helikopterin eğitim uçuşu sırasında kaza kırıma uğradı
00:17 Kalıcı kilo kaybı için şok diyetler yerine yaşam tarzı değişikliklerine odaklanan 2 temel yöntem
00:16 COP31 ev sahibi Türkiye kararların uygulamaya alınmasına odaklanacak
00:16 Orgeneral Bayraktaroğlu Arnavutluk’ta temaslarda bulundu
00:14 275 okulu hedef gösteren 389 hesap kullanıcısı gözaltına alındı
00:13 Türk denizciliğinin altın çağı: Aynı anda 50 gemi inşa edilecek
00:07 Gazeteci Veysel KAVRAYAN’ın ‘Dünya Gündemi’nde dünyada olup bitenler
00:02 ABTTF, Witten Batı Trakya Türkleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği’ne yapılan menfur saldırıyı kınadı
12:57 Kağıdın hikayesi SEKA’da yazıldı: Dünyanın en büyük Türk bayrağı oluşturuldu
12:40 Kocaeli Temsilcisi ve Spor Yazarı Mustafa Salman YAZDI: Giriş ve Gelişme Güzel; Sonuç Soru İşareti…Kompozisyon Gibi Kocaelispor…
12:23 Kocaeli Büyükşehir Belediye Büyükakın’ından şeffaflık ve hesap verebilirlik vurgusu
12:04 Gülistan Doku soruşturmasında düğüm çözülüyor
11:12 İstanbul’da 500 bin sosyal konut için kura heyecanı başlıyor
10:47 ABD Başkanı Trump, İran bayraklı bir kargo gemisine el koydu: Petrol fiyatları yükselişe geçti
TÜMÜNÜ GÖSTER →

Hedefe Yaklaştıkça Artacak Risklere Dikkat…

Hedefe Yaklaştıkça Artacak Risklere Dikkat…
8 Aralık 2025
18
A+
A-

Hem Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan hem de MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin vurgusunda dikkat çekilmesi gereken husus, hedefe yaklaşıldıkça istismar siyasetinin, süreci baltalamaya ve hedefinden saptırmaya dönük girişimlerin devreye girdiği ve giderek de yaygınlaşacağı uyarısıydı.

Nebi MİŞ (@nebimis) / X

Doç. Dr. Nebi MİŞ & SETA Genel Koordinatörü ve Siyaset Araştırmaları Direktörü

Hem Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan hem de MHP Lideri Devlet Bahçeli, terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hedefi ile ilgili bir kez daha “kararlılık” ve “taviz yok” vurgusunu yinelediler. Sürecin bir devlet politikası olduğunu ve günlük siyasi rekabetlere malzeme edilmemesi gerektiğini tekrarladılar.

Muhalefetin bu sürece yaklaşımının, “günlük siyasi rekabet” temelinde olduğunu da farklı ifadelerle söylediler. Her iki liderin vurgusunda dikkat çekilmesi gereken husus, hedefe yaklaşıldıkça istismar siyasetinin, süreci baltalamaya ve hedefinden saptırmaya dönük girişimlerin devreye girdiği ve giderek de yaygınlaşacağı uyarısıydı.

Bu uyarı yersiz değil. Bu konuda Türkiye’nin tecrübesi yeterli.
Terör örgütü içinde, sürece karşı olan gruplar var. PKK üzerinden bölgesel hesapları olan devletler en baştan PYD-YPG üzerinden zaten sürecin başarısızlığına yatırım yaptılar.

Gelinen süreçte de, terör örgütü içinden ve uluslararası çevrelerden sabote edici girişimler artıyor. Devletin ve iktidarın bu tür bozucu girişimler için hazırlıklı olduğunu varsaymak gerekir.

Ancak, hazırlıklı olmak en başta dikkatli olmak anlamına gelir. Dikkat edilmesi gereken yer, muhalefetin -sürece destek verdiğini söyleyenler dahil- en baştan itibaren süreci bir devlet politikası olarak değil, iktidarın siyasi bir hamlesi olarak lanse ettiklerinin gözden kaçırılmamasıdır.

Komisyonda bulunan muhalefet, bir taraftan sürece destek verdiğini söylerken diğer taraftan komisyon dışı muhalefetle birlikte, iktidara siyasi maliyet oluşturmanın hesabını yapmaktadır.

Bunu her kritik eşikte yeniden deneyimledik. DEM Parti çevreleri ve terörsüz Türkiye’nin önemine inanlar, muhalefetin manipüle edeceği açıklamalardan kaçınmalıdır.

Süreç komisyonunda bulunan CHP ve Yeni Yol Grubu’nun sürece desteğinin oy kaygısı ile şekillendiği görüldü. Özgür Özel’in DEM Parti’nin terörsüz Türkiye sürecine katkı vermesini, Stockholm sendromu -celladına âşık- olarak nitelendirmesi sürece sadece oy kaygısı ile yaklaştığının açık şekilde ifşa olmasıydı.

Komisyonda yer alan partiler, DEM tabanını kaybetme korkusuyla sürece destek verir gibi göründü. Ancak sorumluluk alınacak aşamalara gelince geri çekildiler.

Geçiş süreci çalışmalarında muhalefet, katkı vermekten çok hassas meselelerin tartışılmasına imkân hazırlayacaktır. Bunu rapor yazımı aşamasında ve açıklama sürecinde göreceğiz.

Bundan dolayı geçiş süreci yönetiminin daha önceki kritik aşamalardan daha planlı, programlı bir şekilde yürütülmesi gerektiği ortadadır. Cumhur İttifakı partilerinin, TBMM’de faaliyetini sürdüren süreç komisyonunun ve süreci yürüten ilgili devlet kurumlarının koordineli bir şekilde ve belirlenen yol haritasına göre daha ritmik hareket etmeleri önem arz etmektedir. Çünkü sürecin başarısız olmasını isteyenler, en küçük bir aksamayı, PKK tarafındaki açıklamaları daha sık istismar edecektir.

Sürecin başlangıç noktasındaki hassasiyetleri sürekli hatırlatmak önemlidir. Bu hassasiyete dikkat etmeyenlere karşı ortak tavır gösterilmelidir.

Yine en başta belirtilen kırmızı çizgilerin neler olduğu ve bundan sonra dikkat edilmesi gereken kırmızı çizgilerin neler olacağı tekrar hatırlatılıp süreçle ilgili yeni talepler ve maksimalist beklentileri gündeme getirecekler engellenmelidir.

Burada geçiş süreci düzenlemelerinin, terörün sonlandırılması ile ilgili olduğu her fırsatta yenilenmelidir. Demokratikleşme ile ilgili yapılacak tartışmalar, terörsüz Türkiye ya da bu geçiş sürecini doğrudan ilgilendiren konular değildir.

Terör sonlandırıldıktan sonra, birçok konu daha rahat tartışılır. Terör sonlandırıldıktan sonra toplumun hassas olduğu konuları tartışmak isteyeneler, demokratik sınırlar içinde siyasi maliyetine katlanır.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.