Geçmişten Günümüze Dışişleri Bakanlarımız | Yusuf Kemal Tengirşenk
* Türk Dış Politikası Araştırma Merkezi (TUDPAM), ‘Geçmişten Günümüze Dışişleri Bakanlarımız’da bu hafta Yusuf Kemal Tengirşenk’i takdim ediyor.
* İşte detayı!…
UHA / İnternational News Agency
ANKARA, 27 OCAK 2026 – 1878 yılında Boyabat’ta doğan Yusuf Kemal Bey, Kadı (Naip) Hasan Raci Efendi’nin oğludur. Eğitim hayatına Kuleli İdadisi’nde başlamış, sağlık sorunları nedeniyle Askeri Tıbbiye’ye geçmiştir. Bu dönemde, özgürlük yanlısı faaliyetlerde bulunan arkadaşlarını ihbar etmeyi reddetmesi sebebiyle tutuklanmış; Fizan’a sürgün edilmesi gündeme gelmişse de fiziksel rahatsızlıkları ve yapılan girişimler neticesinde askerlikten muaf tutulmuştur. Bir süre memleketinde kaldıktan sonra İstanbul’a dönerek Mekteb-i Hukuk’ta öğrenimine devam etmiş, 1904 yılında buradan mezun olmuştur. Ardından Paris Hukuk Fakültesi’nde siyasal ve iktisadi bilimler alanında doktora eğitimini tamamlamış; Fransızca ve İngilizce dillerine ileri düzeyde hâkim olmuştur.
Meslek hayatına 1898 yılında Boyabat Mal Müdürü Refikliği görevine atanarak başlamış, ancak 1899’da bu görevden ayrılmıştır. Hukuk eğitimini tamamlamasının ardından 1904 yılında avukatlık mesleğine yönelmiş; aynı zamanda Hukuk Fakültesi’nde Ceza Hukuku alanında önce muallim muavinliği, daha sonra muallimlik görevlerinde bulunmuştur. 1908 yılında Meşrutiyet’in ilanı sonrasında Kastamonu mebusu olarak Meclis’e girmiş, kısa süre sonra milletvekilliğinden istifa ederek 1909–1914 yılları arasında Avrupa’da Talebe Müfettişi olarak görev yapmıştır.

1915 yılında Müfettiş Umumiliği görevine, aynı yılın Kasım ayında ise Adliye Nezareti Müsteşarlığı makamına getirilmiştir. Birinci Dünya Savaşı’nın sona ermesiyle yeniden Kastamonu milletvekili seçilmiş; İstanbul’un işgal edilmesi üzerine Ankara’ya geçerek Büyük Millet Meclisi çalışmalarına katılmıştır. Bu süreçte Hariciye Vekili Bekir Sami Bey ile birlikte Moskova’ya murahhas olarak gönderilmiş, ardından 16 Mart 1921 tarihinde Heyet-i Murahhasa Reisi sıfatıyla Moskova’ya yeniden giderek Türkiye ile Sovyetler Birliği arasında Dostluk Antlaşması’nın imzalanmasında belirleyici rol üstlenmiştir.
30 Mart 1920’de Adliye Vekilliği, 15 Mayıs 1921’de ise Hariciye Vekilliği görevlerine seçilmiştir. 1922 yılında bu görevlerinden ayrılmış; 1923’te Londra Mümessilliği’ne atanmıştır. Ancak milletvekilliği ile diplomatik temsil görevinin birlikte yürütülemeyeceğine ilişkin karar üzerine milletvekilliğini tercih ederek temsilcilik görevinden ayrılmıştır. 1930 yılında ikinci kez Adliye Vekilliği görevine getirilmiş, 1933’te bu görevden istifa etmiştir. 1961 yılında ise Temsilciler Meclisi’nde milletvekili olarak yeniden siyasal hayata katılmıştır.
Kaynak: T.C. Dışişleri Bakanlığı