enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
23:24 Küresel Güç Rekabeti ve Bölgesel Jeopolitik Süreçlerde Türk Teşkilatı’nın Rolü
22:37 ABD ve İsrail’in Saldırıları, İran’ın Misillemeleri: Mühimmat Üretimi, Stok Derinliği ve Siyasi Dayanıklılık Testi
22:15 Savaş Nereye Gidiyor?
22:04 ABD/İsrail-İran Savaşı: Durum Değerlendirmesi
21:45 Hamaney’in “Büyük Şeytan” Doktrini: İran Dış Politikası ABD Algısı
20:59 CBME Türkiye, Prestijli Fuarlar Listesine Girdi
19:17 İhlas Haber Ajansı (İHA) Rusya Muhabiri Erhan Altıparmak’a Abhazya’da gazetecilik ödülü
18:49 Rusya’dan “Kürt kartına dikkat” uyarısı!
18:07 Yılın ikinci faiz kararı perşembe günü açıklanacak
10:57 Kadir Gecesi pazartesi günü idrak edilecek
00:59 Bir varmış bir yokmuş: Tarsus’tan yola çıktı, Roterdam’da bir prens ile tanıştı ve sonra Almanya’da Almanya’da prenses oldu
00:58 Yıldız Teknik Üniversitesi’nin (YTÜ) Budapeşte Teknoloji ve Ekonomi Üniversitesi işbirliği
00:18 Türk Dünyası STK’ları Arasında Entegrasyon Derinleşiyor
11:15 TUDPAM, Pakistan Merkezli Youth Diplomacy Forum (YDF) İle İş Birliği Konusunda Anlaştı
10:31 Kıbrıs’ta Barışın Güvencesi BM mi?
10:15 Almanya ve Polonya’nın Türkiye’deki Büyükelçiliklerinden Rusya’ya Yönelik “Gölge Filo” ve Hibrit Tehdit Uyarıları
00:49 “İran’a özgürlük” söyleminin ardındaki enerji ve güç denklemi
00:48 Akrotiri üssüne yönelik saldırı karşısında AB tutumu: Egemen İngiliz toprakları ve üye devlet dayanışmasının sınırları
00:41 (ABTTF) Başkanlık Kurulu’dan, ‘8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ mesajı
00:30 Kanada’nın Küba’ya 8 Milyon Dolarlık Acil Yardımı
TÜMÜNÜ GÖSTER →

Ahmet Kaya ve Ferdi Tayfur

Ahmet Kaya ve Ferdi Tayfur
16 Şubat 2025
157
A+
A-

*İstanbul TRT Haber Merkezi’nin başarılı muhabirlerin Cengiz ERDİL, kaleme aldığı “Ahmet Kaya ve Ferdi Tayfur” başlıklı yazısında, TRT’de yaşamış olduğu bir anısını sizlerle paylaşıyor.

* Detayı şöyle:

UHA / İnternational News Agency

Köşe Yazıları -

Cengiz ERDİL, E. TRT Haber Muhabiri

90’lı yıllara bir kalmıştı; ülkeyi yeniden dizayn eden darbeden sonra kısmi özgürleşme yıllarıydı ama terör, faili meçhul cinayetler ve mafya hesaplaşmasının dert açtığı belalar gündemdeydi. Muhabir olarak çalıştığım TRT de renklenmiş, ancak ‘ne dersek o’ dönemi sürüp gidiyordu. Bu yıllarda ayrı bir yeri olan ama kısa süren Cem Duna’nın genel müdürlüğü döneminde özgür ve çağdaş yayıncılık arayışı vardı. İsmail Cem’den sonra İkinci Cem dönemi yorumları yapılıyordu. (TRT benim için bir okuldu, şimdiki durumu içler acısıdır)

Sonraki yıllarda Türkiye’nin önemli haber sunucularından biri olacak Ali Kırca,Ali Kırca kimdir? Ali Kırca kaç yaşında, nereli, mesleği nedir? TRT Haber Dairesi Başkanıydı. Kırca, yine ileride izleyicisini gece yarılarına kadar ekrana kilitleyen Siyaset Meydanı programının küçük örneği sayılabilecek açık oturumlar falan hazırlıyordu. Yardımcısı da Can Dündar idi.

Bu ikili, ‘Arabesk’ adı altında bir haber programa karar vermişler, benden de İstanbul ayağında röportaj yapmamı istemişlerdi. Kırca, bazı soruları verdi elbette bazı isimlere ulaşmamı istedi. Hatırlıyorum; röportaj yaptığım isimler Ferdi Tayfur, Ahmet Kaya, Hakkı Bulut ve Küçük Emrah idi.

Cep telefonu ve internet hazretlerinin olmadığı bir dönemde, böyle bir görev aldıysanız ilk gideceğiniz yer, Unkapanı’ndaki Plakçılar Çarşısıdır. Bugünün yaşIı ve orta yaşlı sanatçılarının çıkış yeriydi bu çarşı, halkın sevdiği müzik anlayışının hayat bulduğu yerdi. Şarkıcı olma hayaliyle Anadolu’nun dört bir yanından kopup gelen, sesine sazına güvenenler soluğu burada alıyordu. (Artık ünlü olmanın yolu sosyal medyadan geçiyor)

Ahmet Kaya (@AhmetKaya_Fan) / X“BEN YASAKLIYIM KARDEŞİM”

12 Eylül darbesiyle hesaplaşmanın ilk adıydı Ahmet Kaya… Onu ilk kez Plakçılar Çarşısında yakından tanıdım. Daha sonraki yıllarda dostluğunu asla unutmayacağım İsmet Yılmaz ağabeyimin işlettiği Beyoğlu’ndaki meyhanesinde sık sık karşılaştık. Kaya, TRT mikrofonu ile ilk kez karşılaştığını söylerken “Ben yasaklıyım kardeşim, sazım sözüm zincirli. Size söyleyeceklerimi yayınlamazlar” diyerek sitem etti.

Kaya ülke sosyolojisiyle(!) harmanlanmış müzikle ilgili sorularımıza ise “Bu isyan, başkaldırıdır kardeşim, yasaklanan müziğin, hor görülen sazın sözün, gecekondulardan, fabrikalardan, tarlalardan fışkırmasıdır” dedi.

Kaya’nın ağır ideolojik(!) bombardımanından sonra Ferdi Tayfur’a ulaşmaya çalıştım. Çarşı esnafı Ahmet Selçuk İlkan’ı buldu, “ Al sana adres! Seni istediğine ulaştırır” dediler.

“HALK NE DERSE ODUR”

Benim de pek sevdiğim ‘Hatıran yeter’ adlı şarkının söz yazarıydı İlkan, birkaç telefon görüşmesinden sonra “Sizi Etiler’e götüreceğim” dedi. Burada ofis olarak kullanılan bir apartman dairesine daldık, duvarlar Ferdi Tayfur’un büyük boy fotoğraflarıyla doluydu. Kısa süre sonra hayli şık, lacileri kuşanmış halde Ferdi Tayfur geldi.

Tayfur da Ahmet Kaya gibi sanki kurumun genel müdürü benmişim gibi TRT’ye sitem etti. Çünkü bu sanatçılar çok kızgınlardı, en yaygın iletişim kurumunun kapısı onlara kapalıydı. TRT’nin ‘yasaklılar’ listesinde ilk sıralardaydılar.

Şöhretin zirvesine kan ter içinde ulaşan Ferdi Tayfur, Ferdi Tayfur hayatını kaybetti - Gazete Zebrabize kendi eliyle çay demledi, viski ikram etti. Sonra şöyle dedi:

Ben bu işin sosyolojisine falan bakmam, anlamam da zaten. Bizi buralara halk getirdi, halk seviyor bizi.

Çok zor bir çocukluk geçirdiğini, öyle kolayca başarıyı yakalamadığını, bağlama ve gitar çalmayı bile gizli gizli öğrendiğini anlattı Tayfur ve ekledi; “Herkesin müzik anlayışı kendine, bırak insanlar istedikleri müzikle ruhlarını dinlendirsinler, sanatçılara da ambargo falan koymasınlar.”

Ahmet Kaya’nın dünya görüşü belliydi, dünyaya soldan bakan bir sanatçıydı. Hatta bir sohbetimizde bir sanatçı için “Bırak ya alt tarafı CHP solcusu” demişti. Sonra kendisinin ve hepsinin bulunduğu ortamda estirilen provokasyonla hayatı karardı.

Tayfur’un siyasi görüşü neydi; bilmiyorum. Ben bir yere gittiğimde mutlaka kitaplara bakarım. Tayfur’un ofisindeki minik kitaplığında, Yaşar Kemal, Orhan Kemal ve Fakir Baykurt’un eserleri dikkatimi çekmişti.

Geniş kitleleri etkileyen, şarkıları hala dillerden düşmeyen Kaya ve Tayfur’un çarpıcı ortak görüşünü şöyle özetleyebilirim… İsyan… Şimdi kapatın gözlerinizi, Ferdi Tayfur’un isyanını dinleyin…

“Izdırapla geçti ömrüm

Çile dolu her bir günüm

Bir gün olsun gülmez yüzüm

Gülsem de bir, ölsem de bir…”

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.