enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
09:22 Petrol, ABD Başkanı Trump’ın Rusya ve Ukrayna’nın enerji tesislerine yönelik saldırıları durdurmayı kabul etmesiyle Petrol, Rusya’nın arz artışı beklentisiyle geriledi
09:02 Parti Sözcüsü Çelik, “İsrail yönetimi içine düştüğü derin siyasi çaresizliğin ve tükenmişliğin açık bir göstergesi”
08:51 Türkiye, Mısır, Pakistan ve Suudi Arabistan Riyad’daki saldırılara tepki gösterdi
00:59 Kocaeli (UHA) Bürosu: Uluslararası 16. Kocaeli Kitap Fuarı’nda düzenlenen söyleşisinde Gamze Özçelik; “Geleceği İyilikle İnşa Etmek”….
00:59 Trump’tan Zelenskiy’e çağrı: Ukrayna’nın yeni bir lidere ihtiyacı var
00:52 Dışişleri Bakanlığı, “Türkiye olarak, Suudi Arabistan’ın egemenliğine ve toprak bütünlüğüne olan desteğimizi yineliyoruz”
00:47 Pegasus Hava Yolları’nın Smartwings Grubu’nu satın alma sürecini tamamlamasının ardından: CEO ve CFO değişti
00:45 İspanya otuz HÜRJET için Saeta II adıyla sözleşme imzaladı. Aynı gün Hava Kuvvetleri envanterinde tek bir HÜRJET yoktu…
00:42 Gastronomi ve turizm sektörünün önde gelen isimlerini 9-10 Ekim tarihlerinde İstanbul’da buluşturan GastroShow 2026’dan notlar…
00:38 Adalet Bakanı Gürlek: “”Muhsin Yazıcıoğlu da faili meçhul olarak kalmıştı. O dosyada da çok şükür şu an aydınlatma yolunda ilerliyoruz”
00:37 Azerbaycan Ulusal STK Forumu, okul kıyafet yönetmelikleriyle ilgili bir açıklama yaparak toplumu dış etkilere karşı dikkatli olmaya çağırdı…
00:34 Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy, Prof. Dr. İsmail Erünsal’ın 525 eserden oluşan özel koleksiyonun dijital erişime açıldığını duyurdu.
00:32 Avrupa’da en düşük öğretmen maaşı Türkiye’de: En yüksek ücretler hangi ülkelerde?
00:32 Adalet Bakanı Gürlek, uyuşturucu, yasa dışı bahis, sanal kumar ve suç örgütlerine yönelik operasyonda 32 bin 882 şüpheli tutuklandı
00:29 Filistin lideri Abbas genel seçimleri Eylül 2027’ye erteledi
00:28 Cristiano Ronaldo, Portekiz Futbol Federasyonu tarafından men edildi
00:22 AB, Rusya’dan rekor LNG ithalatı için 7,9 milyar euro ödedi
00:22 Kocaeli (UHA) Bürosu: Türk Devletleri ile İlişkiler Başkanı Prof. Dr. Kürşad Zorlu, “Önümüzdeki yüzyılı Türk Dünyası Yüzyılı yapacağız”…
00:22 İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, ekibiyle birlikte yeniden aday olduğunu resmen ilan etti…
00:21 Bakan Çiftçi, “Sokak çeteleri, yeni nesil suç örgütleri ve uyuşturucuyla mücadele kararlılıkla sürüyor”
TÜMÜNÜ GÖSTER →

ABD ve İsrail’in Saldırıları, İran’ın Misillemeleri: Mühimmat Üretimi, Stok Derinliği ve Siyasi Dayanıklılık Testi

ABD ve İsrail’in Saldırıları, İran’ın Misillemeleri: Mühimmat Üretimi, Stok Derinliği ve Siyasi Dayanıklılık Testi
10 Mart 2026
61
A+
A-

* İran’ın savaş stratejisinin yalnızca doğrudan hedef tahribatını değil, karşı tarafın hava savunma stoklarını yıpratmayı da kapsadığı değerlendiriliyor. Bu, tarafların birbirinin kaynak tüketimini hedef aldığı aşındırma mantığının bir yansımasıdır.

* İşte detayı!

UHA / İnternational News Agency

Sibel DÜZ, SETA Araştırmacısı

ANKARA, 10 MART 2026

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik geniş çaplı hava saldırılarıyla 28 Şubat’ta başlayan “Epic Fury Operasyonu”, modern savaşın doğasını açık biçimde ortaya koyan, kısa sürede klasik bir hava harekatından ziyade füze ve hava savunma sistemleri arasında bir aşındırma mücadelesine dönüştü. İlk günlerde ortaya çıkan tablo, modern yüksek yoğunluklu savaşların yörüngesinin yalnızca teknoloji veya taktiklerle değil, çok daha derinde yer alan mühimmat stokları, üretim kapasitesi ve tedarik zincirleri tarafından belirlendiğini gösteriyor.

Reklam

Açılış salvolarının bilançosu

Operasyonun ilk 100 saatinin (H+100) maliyetinin 3,7 milyar dolar veya günlük 891,4 milyon dolar olduğu tahmin ediliyor [1]. ABD ve İsrail’in saldırılarının ardından İran, İsrail’e, ABD üslerine ve Körfez ülkelerine yönelik yoğun balistik füze ve kamikaze dron misillemeleri yaptı. İlk birkaç gün içinde yaklaşık 600-700 balistik füze [2] kullanıldığı tahmin ediliyor. İddialara göre savaşa yaklaşık 2 bin 500 balistik füze ile girdiği öngörülen İran açısından bu, toplam envanterin kabaca yüzde 25-30’una tekabül ediyor. Ayrıca yüzlerce Şahid (Shahed) tipi kamikaze dron da kullanıldı. İran’ın balistik füze ve kamikaze dron kombinasyonunu eş zamanlı kullanması, karşı tarafın savunma kaynaklarını farklı katmanlarda eş zamanlı tüketmeye yönelik bir stratejiyi yansıtmaktadır. Sadece savaşın ilk 36 saatinde İran’ın 1000’den fazla mühimmat ve dron [3] fırlattığı değerlendiriliyor.

Ancak bu yoğunluk uzun sürmedi. Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) verilerine göre İran ilk iki gün içinde ülkeye 165 balistik füze [4] fırlatırken, sonraki üç gün içinde bu sayı 9, 12 ve 3 gibi çok daha düşük seviyelere geriledi. Öte yandan ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) da balistik füze saldırılarının yüzde 90, dron saldırılarının ise yüzde 83 oranında azaldığını açıkladı [5]. Bu hızlı düşüşün nedenleri arasında İran’ın mobil füze fırlatıcılarının (TEL — transporter-erector-launcher) büyük kısmının imha edilmesi, komuta-kontrol ağının zarar görmesi ve kalan stokların daha uzun süre kullanılabilmesi için saldırıların bilinçli biçimde azaltılması olduğu düşünülüyor. Bununla birlikte İran’ın sürpriz yanıtlar verebilme olasılığı da göz ardı edilmemelidir.

Karşılıklı aşındırma stratejisi ve Körfez savunmasının maliyeti

İran’ın savaş stratejisinin yalnızca doğrudan hedef tahribatını değil, karşı tarafın hava savunma stoklarını yıpratmayı da kapsadığı değerlendirilmektedir. Bu yaklaşım, tarafların birbirinin kaynak tüketimini hedef aldığı karşılıklı aşındırma mantığının bir yansımasıdır. İlk günlerde Körfez ülkelerine yönelik saldırılarda yaklaşık 400 balistik füzenin [6] kullanıldığı düşünülüyor. Modern hava savunma doktrinine göre bir balistik füzeyi güvenli biçimde düşürmek için genellikle iki önleyici füze ateşlenmektedir. Bu hesapla Körfez ülkeleri birkaç gün içinde yaklaşık 800 Patriot veya THAAD önleyici füzesi [7] kullanmış olabilir. Bu oran, 1991 Körfez Savaşı’nda ABD’nin altı haftada kullandığı 158 Patriot önleyici füzesiyle [8] kıyaslandığında çok daha çarpıcı bir tablo ortaya koymaktadır.

Reklam

Körfez ülkelerinin gerçek önleyici füze stokları gizli olmakla birlikte, ABD’nin satış kayıtları bu konuda en azından fikir sahibi olmamızı sağlıyor. Örneğin BAE son 15 yılda 1000’den fazla Patriot önleyici füzesi [9] sipariş etmiş olabilir. Fakat mevcut tüketim hızları göz önüne alındığında bu stokların görece yoğun bir savaşta yalnızca birkaç haftalık bir süre için yeterli olması mümkündür. İlk iki gün içinde BAE’ye düşen 165 füze için yaklaşık 410 önleyici füze kullanılmış olabileceği tahmin ediliyor [10]. Bu hesaba göre, ABD sistemlerinin de devreye girdiği düşünülse bile BAE’nin kendi stoklarının yüzde 20-40’ını birkaç gün içinde tüketmiş olması kuvvetle muhtemeldir. İran’ın saldırı yoğunluğu düşmeseydi Körfez savunmasının bir hafta içinde kritik seviyeye gerilemesi mümkündü.

Öte yandan İsrail’in katmanlı savunma mimarisinde Arrow-2 ve Arrow-3 balistik füzelere karşı üst katmanı oluştururken, David’s Sling orta menzil tehditlere, Iron Dome ise kısa menzil roket ve dron saldırılarına karşı kullanılıyor. Bu sistemlerin ilk 36 saat içinde tahminen yaklaşık 70 Iron Dome Tamir, 40 Arrow ve 35 David’s Sling önleyici füzesi kullandığı değerlendiriliyor [11]. Bu rakamlar tek başına sınırlı görünse de uzun süreli yoğun saldırılar karşısında İsrail’in de ABD üretim kapasitesine bağımlı olduğu göz ardı edilmemelidir.

Bu noktada Trump’ın “neredeyse sınırsız stok” söylemi mühimmat tüketim verileri ışığında sorgulanmaya değerdir. Savaşın ilk 36 saatinde ABD ve İsrail’in toplam 3000’den fazla mühimmat ve önleyici füze kullandığı tahmin ediliyor [12]. Bunların içinde Tomahawk seyir füzeleri, JDAM güdüm kitleri, JASSM seyir füzeleri, ATACMS ve PrSM uzun menzil roketleri ile çok sayıda hava savunma füzesi bulunuyor. Bu saldırı temposunu korumak, günlük yüzlerce yüksek hassasiyetli mühimmatın tüketilmesi anlamına geliyor.

ABD’nin bu tempoyu aylar boyunca sürdürebilmesi teorik olarak mümkün olsa da, mevcut üretim hızları göz önüne alındığında stokların hızla erimesi kaçınılmazdır. Trump’ın aralarında BAE Systems, Boeing, Honeywell Aerospace, L3Harris Missile Solutions, Lockheed Martin, Northrop Grumman ve Raytheon’un da bulunduğu savunma sanayi üreticileriyle bir araya gelmesi [13], meselenin ne denli acil olduğunu gözler önüne seriyor. Zira sorunun özü burada yatıyor: üretim kapasitesi ile savaş tüketimi arasındaki makas hızla açılıyor. Örneğin Patriot PAC-3 önleyici füzelerinin yıllık üretimi yaklaşık 600 adet civarında olup Lockheed Martin bunu 2030’a kadar 2000’e çıkarmayı hedefliyor. THAAD füzelerinin üretimi ise yılda yaklaşık 96 adet seviyesinde [14]. Bu rakamlar, savaşta birkaç gün içinde tüketilebilen önleyici füze miktarının yıllık üretime eşit olabildiğini açıkça gösteriyor.

Kritik mineral tedariki ve tedarik zinciri kırılganlıkları

Bunun da ötesinde asıl darboğaz üretim hattı değil, kritik mineral tedarikidir. Modern mühimmatların üretimi tungsten, kobalt, nadir toprak elementleri, gallium ve germanium gibi maddelere bağımlıdır [15]. Bu hammaddelerin bazıları küresel ölçekte neredeyse tek bir ülkeden temin edilmektedir; örneğin gallium üretiminin yaklaşık %98’i Çin’de gerçekleşmektedir. Dolayısıyla mühimmat üretimini hızlandırmak yalnızca bütçe artırımıyla mümkün değildir; tedarik zincirleri ve rafinasyon kapasitesi gibi fiziksel sınırlamalar burada belirleyici rol oynamaktadır.

Savaşın ilk günlerinde İran’ın ABD radar sistemlerine yönelik saldırıları da bu kırılganlığı pekiştirdi. THAAD sistemlerine bağlı AN/TPY-2 radarları ve uzun menzil erken uyarı radarı AN/FPS-132 hedef alındı. Bu sistemlerin maliyeti yüz milyonlarca doları buluyor [16] ve yeniden üretimleri yıllar sürebilir. Söz konusu sistemlerin kaybı yalnızca mali bir zarar değil, aynı zamanda bölgesel hava savunma ağında uzun süreli bir kör nokta yaratabilir.

Tüm bu veriler birlikte değerlendirildiğinde savaşın askeri dengesi daha net görülmektedir. İran’ın füze kapasitesi tamamen tükenmiş değil; ancak yüksek yoğunluklu saldırı yapma kabiliyeti azalmaktadır. Görünen o ki ABD ve İsrail teknolojik üstünlüğe sahip olmakla birlikte mühimmat tüketim hızlarını mevcut sanayi kapasitesiyle uzun süre sürdüremeyecektir.

Bu nedenle Epic Fury Operasyonu’nun stratejik rasyonalitesi giderek bir sanayi yarışına dönüşüyor. ABD ve müttefikleri hava savunma stoklarını korumaya çalışırken İran’ın füze altyapısını hedef almaya devam edecek, İran ise kalan kapasitesiyle baskı uygulamayı ve karşı tarafın savunma maliyetlerini yüksek tutmayı sürdürecektir. Ancak nihai belirleyici, büyük olasılıkla mühimmat stoklarının fiziksel tükenmesi değil, siyasi karar alma mekanizmaları ve oluşturulan politikalar olacaktır. Mevcut tüketim hızları göz önüne alındığında tarafların aylarca sürecek tam yoğunluklu bir füze savaşını sürdürmesi gerçekçi değildir. Bu nedenle savaşın kaderini belirleyecek olan şey, üretim hatlarının hızından çok siyasi liderlerin risk toleransı ve çatışmanın genişlemesini kabul edip etmeyecekleridir. Başka bir ifadeyle, Epic Fury modern savaşın temel gerçeğini bir kez daha hatırlatıyor: stratejik üstünlük yalnızca silah sistemlerinin kalitesiyle değil, o silahları ne kadar süre ve nasıl kullanabileceğinizle ölçülmektedir. Zira bu savaşın gerçek sınırı mühimmat depolarının tabanı değil, siyasi iradenin sınırları olacaktır.

[1] https://www.csis.org/analysis/37-billion-estimated-cost-epic-furys-first-100-hours

[2] https://x.com/MarioLeb79/status/2030768479784038489?s=20

[3] https://foreignpolicy.com/2026/03/05/iran-war-munitions-critical-minerals/

[4] https://x.com/modgovae/status/2028087668937208117

[5] https://x.com/RapidResponse47/status/2029684061736755392?s=20

[6, 7, 8, 9] https://www.economist.com/middle-east-and-africa/2026/03/03/are-gulf-states-running-out-of-missile-interceptors

[10] https://missilematters.substack.com/p/race-to-the-bottom-whos-winning-the

[11, 12] https://foreignpolicy.com/2026/03/05/iran-war-munitions-critical-minerals/

[13] https://www.aa.com.tr/en/americas/trump-meets-defense-industry-leaders-says-companies-agreed-to-quadruple-advanced-weapons-production/3853508

[14] https://www.economist.com/middle-east-and-africa/2026/03/03/are-gulf-states-running-out-of-missile-interceptors

[15] https://foreignpolicy.com/2026/03/05/iran-war-munitions-critical-minerals/

[16] https://x.com/trthaber/status/2029600933034750225

***
Yazar hakkında

Sibel Düz

Ortadoğu Teknik Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden mezun olan Düz; askeri strateji, terörizm ve ayaklanma ile şiddete varan aşırıcılıkla mücadele (CVE) alanlarında araştırmalarını sürdürmektedir.
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.