enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
11:00 ABD Başkanı Trump, İran saldırıları nedeniyle Çin ziyaretini erteledi
10:32 Yarın Hollanda’da yapılacak Belediye Meclisi Seçimlerinde Kime oy Vermeliyiz?
09:50 Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, “Çanakkale Zaferi eşsiz bir destandır”
23:08 Uluslararası Haber Ajansı Ankara Temsilcisi Gazeteci Veysel Kavrayan’dan Vali Aktaş’a Ziyaret
22:25 ‘İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü’ davasında ‘salon düzeni’ krizi
22:14 MHP Genel Başkanı Bahçeli, “Ankara ile Bağdat ve Şam’ın, Kudüs ile Gazze’nin kaderi aynı ortak paydada birleşmektedir”
22:06 MHP Genel Başkanı Bahçeli, “Ankara ile Bağdat ve Şam’ın, Kudüs ile Gazze’nin kaderi aynı ortak paydada birleşmektedir”.
21:54 Bakan Gürlek, “2026’da Türkiye’nin yabancı ülkelerden adi suç ve terör suçları kapsamında kabul edilen iade talebi sayısı 76”
21:39 İletişim Başkanı Duran, “İsrail Lübnan’ın egemenliğini ve toprak bütünlüğünü hedef almaktadır”
11:32 Kadir Gecesi bugün idrak edilecek
09:57 Türkiye–Azerbaycan Akademik Toplantısı, Nahçıvan Öğretmenler Enstitüsü’nde Gerçekleştirildi…
14:49 Savaş 110 km uzakta ama Van’da haberler “masabaşı”
14:10 SAHA İstanbul Elektrik ve Elektronik Komitesi Mart Ayı Toplantısı
13:47 Irak’ta İstikrarın Sonu mu? ABD‑İsrail’in İran’a Saldırısının Yansımaları
13:01 Dışişleri Bakanı Fidan, “Savaşın tüm bölgeye yayıldığını endişeyle müşahede ediyoruz”
23:11 Bölgemiz yine savaş alanına döndü…
22:47 Türkiye–Azerbaycan İş Birliği ve Türk Dünyası üzerine ‘Yuvarlak Masa’ toplantısı
22:05 Bakan Uraloğlu: Ramazan Bayramında 19, 22 ve 23 Mart tarihlerinde 6 ek yüksek hızlı tren seferi düzenlenecek
22:05 Dışişleri Bakanı Fidan, “Netanyahu hükümeti Gazze’de ateşkes ihlallerini sürdürüyor”
21:19 Şehit düşen tıbbiyelilerin anısına tarihi siperlerde toplandılar
TÜMÜNÜ GÖSTER →

Türkiye’nin demokrasi performansı, uluslararası endekslerde belirgin bir gerileme sergiledi…

Türkiye’nin demokrasi performansı, uluslararası endekslerde belirgin bir gerileme sergiledi…
17 Eylül 2025
19
A+
A-

* Demokratik kurumların zayıflaması, ekonomik istikrarı bozmuş ve yoksullaşma eğilimlerini artırmıştır. Türkiye’nin demokrasi performansı, uluslararası endekslerde belirgin bir gerileme sergilemiş; seçimsel çoğulculuk ve sivil özgürlükler alanındaki kayıplar, ekonomik göstergelerdeki bozulmalarla eşleşmiştir. Enflasyon oranları, ekonomik bozulmanın en çarpıcı göstergesidir ve bu yüksek enflasyon, yoksullaşmayı hızlandırmış ve özellikle orta sınıfı eritmiştir. Demokratik kurumlar geriledikçe, ekonomik kaynaklar verimsiz dağılmakta ve yoksulluk döngüsü oluşmaktadır.

Dr. TUNAY ŞENDAL-

*İşte detayları!…

TÜHA/ TÜRKUAZ İnternational News Agency

Dr. Tunay Şendal (@TunaySendal) / X

Yazar* Dr. TUNAY ŞENDAL

ANKARA, 17 EYLÜL 2025 – Dr. Tunay ŞENDAL, ‘Perspektif ‘ için kaleme aldığı “Demokrasi Yoksunluğuyla Yoksullaşmak” başlıklı yazısını UHA/ İnternational News Agency’na değerlendirdi.

Demokratik kurumların zayıflaması, ekonomik istikrarı bozmuş ve yoksullaşma eğilimlerini artırmıştır. Türkiye’nin demokrasi performansı, uluslararası endekslerde belirgin bir gerileme sergilemiş; seçimsel çoğulculuk ve sivil özgürlükler alanındaki kayıplar, ekonomik göstergelerdeki bozulmalarla eşleşmiştir. Enflasyon oranları, ekonomik bozulmanın en çarpıcı göstergesidir ve bu yüksek enflasyon, yoksullaşmayı hızlandırmış ve özellikle orta sınıfı eritmiştir. Demokratik kurumlar geriledikçe, ekonomik kaynaklar verimsiz dağılmakta ve yoksulluk döngüsü oluşmaktadır.

Demokrasi ile ekonomi arasındaki ilişki, siyasi iktisat literatüründe uzun yıllardır tartışılmıştır. Klasik yaklaşımlarda, Seymour Martin Lipset’in modernleşme teorisi çerçevesinde ekonomik kalkınmanın demokratik kurumları güçlendirdiği savunulmuştur. Ancak günümüzde, bu ilişki daha karmaşık bir hal almıştır; demokratik gerileme süreçleri, ekonomik performansı olumsuz etkileyebilmektedir.

Türkiye’de son on beş yılda gözlemlenen gelişmeler bu bağlantıyı somutlaştırmaktadır. Demokratik kurumların zayıflaması, ekonomik istikrarı bozmuş ve yoksullaşma eğilimlerini artırmıştır.

Literatürde, demokrasinin ekonomik büyümeyi teşvik ettiği görüşü hâkimdir. Örneğin, Acemoğlu ve Robinson’un çalışmalarında, kapsayıcı kurumların ekonomik refahı artırdığı belirtilmiştir. Buna karşın, otoriter eğilimler “illiberal democracy” olarak adlandırılan hibrit rejimlerde ekonomik verimliliği düşürmektedir. Türkiye’de bu süreç, 2010’lu yıllardan itibaren hızlanmıştır; demokrasi endekslerindeki gerileme, ekonomik göstergelerde paralel bir bozulmayla eşleşmiştir.

Türkiye’de Demokratik Göstergelerin Seyri

Türkiye’nin demokrasi performansı, uluslararası endekslerde belirgin bir gerileme sergilemiştir. Economist Democracy Index’e göre, 2010 yılında 5.73 puanla “hibrit rejim” kategorisinde yer alan Türkiye, 2024’te 4.09 puana düşmüştür. Bu düşüş, seçimsel çoğulculuk ve sivil özgürlükler alt endekslerinde yoğunlaşmıştır. Örneğin, 2015’te 5.12 olan puan, 2020’de 4.48’e, 2023’te ise 4.35’e gerilemiştir. Bu trend, global sıralamada Türkiye’yi 167 ülke arasında 103. sıraya yerleştirmiştir.

Benzer şekilde, Freedom House’un Freedom in the World raporları, Türkiye’nin siyasi haklar ve sivil özgürlükler puanlarında sürekli azalma kaydetmiştir. 2010’da 50/100 puan alan ülke, 2024’te 32/100’e düşmüştür. Bu gerileme, “kısmen özgür” statüsünden “özgür olmayan” kategorisine geçişi yansıtmaktadır.

V-Dem Institute’un verileri de bu eğilimi doğrulamaktadır; liberal demokrasi endeksi 2010’da 0.45 iken, 2023’te 0.28’e inmiştir. Bu düşüş, yargı bağımsızlığının zayıflaması, medya özgürlüğünün kısıtlanması ve seçim süreçlerindeki müdahalelerle ilişkilendirilmektedir.

Bu veriler, Türkiye’de demokratik kurumların erozyona uğradığını göstermektedir. Özellikle 2016 sonrası dönemde, endekslerdeki keskin düşüşler, sistemik bir gerilemeyi işaret etmektedir. Demokratik gerileme, yalnızca siyasi alanı etkilememekte, ekonomik karar alma mekanizmalarını da bozmaktadır.

Ekonomik Göstergelerin Analizi

Türkiye ekonomisi, aynı dönemde belirgin bir dalgalanma yaşamıştır. Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (GSYİH) büyüme oranları, 2010’da %8.5 iken, 2015’te %6.1’e, 2020’de %1.9’a gerilemiştir. 2023’te %5.5 büyüme kaydedilmesine rağmen, 2024 tahminleri %3.2 düzeyindedir. Bu yavaşlama, kişi başına düşen GSYİH’da da yansımıştır; 2010’da 10.500 dolar civarında olan rakam, 2024’te 15.473 dolara yükselmiş olsa da reel alım gücü enflasyon nedeniyle erimiştir.

Enflasyon oranları, ekonomik bozulmanın en çarpıcı göstergesidir. 2010’da %8.6 olan tüketici fiyat endeksi (TÜFE) enflasyonu, 2018’de %16’ya, 2022’de %72’ye çıkmıştır. 2023’te %53’e gerilemesine rağmen, 2024’te %35-50 bandında seyretmektedir. Bu yüksek enflasyon, yoksullaşmayı hızlandırmış ve özellikle orta sınıfı eritmiştir.

İşsizlik oranları da benzer bir trend izlemiştir. 2010’da %10.7 olan genel işsizlik, 2023’te %9.4’e düşmüş olsa da genç işsizlik %20’lerin üzerindedir. Yoksulluk oranı, TÜİK verilerine göre 2010’da %16.9 iken, 2023’te %14.4’e gerilemiş görünse de bağımsız kaynaklar bu rakamın %20’leri aştığını belirtmektedir.

Gini katsayısı, gelir eşitsizliğini ölçmekte olup, 2010’da 0.402 iken, 2023’te 0.419’a yükselmiştir. Bu artış, “crony capitalism” eğilimleriyle ilişkilendirilmekte, kaynak dağılımındaki adaletsizliği vurgulamaktadır. Ekonomik göstergeler, dış şoklara karşı kırılganlığı artırmış ve döviz rezervlerindeki erimeyi tetiklemiştir. Bu süreç, demokratik kurumların zayıflamasıyla paralellik göstermektedir.

Demokrasi ve Ekonomi Arasındaki Simbiyotik İlişki

Demokrasi endekslerindeki gerileme ile ekonomik göstergeler arasındaki korelasyon, istatistiksel olarak belirgindir. Örneğin, EIU demokrasi puanı ile GSYİH büyüme oranı arasındaki ilişki, 2010-2024 döneminde negatif bir eğilim sergilemiştir; demokrasi puanı %28 azalırken, ortalama büyüme oranı %4’ten %3’e düşmüştür. Benzer şekilde, Freedom House puanlarındaki düşüş, enflasyonun yükselişiyle eşleşmiştir; sivil özgürlükler endeksi %36 gerilerken, enflasyon %500’ün üzerinde artmıştır.

Siyasi analizlerde bu bağlantı, kurumlar üzerinden açıklanmaktadır. Demokratik denetim mekanizmalarının zayıflaması, ekonomi politikalarının şeffaflığını azaltmakta ve popülist yaklaşımları teşvik etmektedir. Örneğin, yargı bağımsızlığının erozyonu, yatırımcı güvenini sarsmış ve yabancı sermaye girişlerini %50 azaltmıştır.

V-Dem verilerine göre, liberal demokrasi endeksindeki düşüş, Gini katsayısındaki yükselişi tetiklemiştir; eşitsizlik artışı, sosyal huzursuzluğu körüklemektedir.

Bu süreç, “demokratik yoksunluğun yarattığı yoksulluk’’ olarak tanımlanabilir; demokratik kurumlar geriledikçe, ekonomik kaynaklar verimsiz dağılmakta ve yoksulluk döngüsü oluşmaktadır. Uluslararası karşılaştırmalarda, benzer hibrit rejimlerde (örneğin Macaristan) aynı eğilim gözlemlenmiştir. Türkiye’de bu dinamik, işsizlik ve enflasyonun genç nüfusu etkilemesiyle toplumsal gerilimleri artırmaktadır.

Türkiye’de demokrasi ve ekonomi arasındaki bağlantı, son yıllarda belirgin bir gerileme süreciyle şekillenmiştir. Demokratik endekslerdeki düşüş, ekonomik göstergelerde paralel bozulmalara yol açmış ve yoksullaşmayı hızlandırmıştır.

Sayısal veriler, bu eğilimi doğrulamakta olup, politika yapıcılara kurumları güçlendirme çağrısı yapmaktadır. Gelecekte, demokratik kapsayıcı reformlar bu döngüyü kırabilir; ancak mevcut trendler devam ederse, yoksullaşma derinleşebilir.

***

Yazar hakkında

 

 

 

 

Tunay Şendal - Ankara University

TUNAY ŞENDAL

1987 Adana doğumlu olan Tunay Şendal, çeşitli eğitim kurumlarında üst düzey yöneticilik yaparken eğitimine de Ankara Üniversitesi Türk İnkılap Tarihi Enstitüsü Türkiye Cumhuriyeti Ana Bilim Dalı Doktora programında devam etmektedir. Bugüne kadar çeşitli uluslararası dergi ve yayınlarda makaleleri ve kitap bölümleri yayınlanan Şendal’ın ‘’ ‘’’’ başlıklı makale çalışması uluslararası akademik bir ağ olan SSRN(Social Science Research Network) platformunda 2020 yılı Ağustos ayı içerisinde en fazla indirilen Türkiye’de 1. Dünya’daki 2. Makale çalışması olurken 2020 yılı boyunca SSRN’de Dünyada en fazla indirilen ilk 10 makale listesine girmiştir. Çeşitli haber ve blog sitelerinde tarih ve güncel siyaset konularını da kaleme alarak değerlendiren Şendal, evli ve bir kız çocuğu babasıdır.

 

 

İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin Sultan II. Abdülhamit’e Karşı Muhalefette Azınlıklarla Olan İlişkileri:İttihat Terakki, Rumlar, Ermeniler ve Yahudiler

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.