enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
00:58 Miraç Kandili perşembe günü idrak edilecek
00:57 Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, 2025’te 70 bin seyirciye ulaştı
00:55 İhracat verileri, Aralık 2025 ve geçen yılın tamamına ilişkin faaliyet illere göre ihracat veriler açıklandı…
00:49 Ocak ayının ikinci yarısında sıcaklıklar kademeli olarak artacak
00:48 “Gazze Mahkemesi”nin 26 Ekim 2025’te İstanbul’da açıkladığı Nihai Karar, ilk olarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a sunuldu.
00:40 Kritik altyapı hizmetlerinin dayanıklılığı: 2025’te su ve atık su sistemlerinin güvenliği
00:33 Bakan Tunç, Rojin Kabaiş’in ailesi ile görüştü
00:29 Avrupa Birliği Savunma Fonu Kapsamında Türkiye’nin Konumu ve Engellemeler
00:26 Korku Filmi Zir-i Cin 4: Nesep Bağı 23 Ocak’ta Vizyonda
00:25 Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK),Ticaret satış hacmi, perakende satış hacmini açıkladı…
00:16 Gazze Gölgesinde Üçlü İttifak: İsrail-Yunanistan Hattı ve Doğu Akdeniz’de Yeni Güç Arayışı
00:15 Emine Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi’nde düzenlenen “Tıp ve Kültür-Sanat Sempozyumu”na katıldı…
00:06 Suriyeli Gazeteci Dima İZZEDDİN, Suriye’den Aktarıyor..
00:04 Kocaeli’n simgesi Tarihi Saat Kulesi restore ediliyor…
20:27 Gazeteci İlhan AKÇAY’dan Düzeltme ve Özür: Lale GÜL haberindeki Büyükelçi sözleri şahşıma aittir
09:49 Avrupa Birliği’nde Diplomatik Kariyerde Cinsiyet Eşitsizliği: Bir Özet ve Türkiye Persfektifi
09:17 Bazı bölgelerde barajlar dolmuyor, Su sürekli azalıyor !
06:00 Bakanı Bayraktar, “2026’da en az 2 bin megavat kapasiteli YEKA yarışmaları yapmayı hedefliyoruz”
00:57 Trump yönetiminden Fed Başkanı Powell’a suç duyurusu tehdidi
00:57 AB’den İran’a yeni yaptırım sinyali
TÜMÜNÜ GÖSTER →

Türkiye Yüzyılı’nda Ekonomik Kalkınma

Türkiye Yüzyılı’nda Ekonomik Kalkınma
8 Ocak 2023
2.380
A+
A-

Ekonomik kalkınma 20. yüzyılda sanayileşmeyle birlikte toplumların ve devletlerin gündeminde önemli bir yer tuttu. Sağlık, eğitim, yaşam düzeyi, büyüme ve altyapı kalitesi gibi birçok etmeni içinde barındıran ekonomik kalkınma 21. yüzyılda ise daha fazla teknolojik gelişimle bütünleşti.

Deniz İstikbal | Yazar | Kriter Dergi

Deniz İSTİKBAL, SETA Araştırmacı

Ekonomik kalkınma 20. yüzyılda sanayileşmeyle birlikte toplumların ve devletlerin gündeminde önemli bir yer tuttu. Sağlık, eğitim, yaşam düzeyi, büyüme ve altyapı kalitesi gibi birçok etmeni içinde barındıran ekonomik kalkınma 21. yüzyılda ise daha fazla teknolojik gelişimle bütünleşti. Beşinci Sanayi Devrimi olarak isimlendirilen teknoloji merkezli dönüşüm gelişmiş ülkeleri de yeni bir kalkınma evresine itti. Üretimin daha teknoloji odaklı hale gelmesi, yeni nesil tedarik hatlarının hayata geçirilmek istenmesi ve akıllı cihazların öncelik kazanması gibi yenilikler kalkınma terimini değiştirdi.

Türkiye, yeni teknoloji merkezli ekonomik kalkınmadan etkilenen ülkeler arasında yer alıyor. Milli Teknoloji Hamlesi, Dene-Yap Atölyeleri, İmalat Sanayi Liseleri, Ar-Ge Merkezli Üniversiteler, Yeni Nesil Savuma Sanayi Ürünleri, Türkiye Otomotiv Girişimi (TOGG) ve Teknoparklar ile ekonomik kalkınma hamlesini Beşinci Sanayi Devrimine uyumlu hale getirmeye çalışan Türkiye sahip olduğu altyapıyla hareket ediyor. Tarım, sanayi, turizm ve diğer sektörler başta olmak üzere neredeyse her alanı etkilemesi beklenen Beşinci Sanayi Devrimi, Türkiye Yüzyılı’nın da temel hedefleri arasında bulunuyor.

Güçlü Üretim Potansiyeli

Yaklaşık 75 bin fabrika, 353 Organize Sanayi Bölgesi (OSB) ve toplam 31 milyonluk istihdamıyla Türkiye dünyanın en büyük 14. sanayi ekonomisidir. Tarım sektöründe 57 milyar dolarlık üretim değeriyle en büyük 10. tarım ekonomi ülkesidir. Turizmde pandemi koşullarına rağmen 59 milyar dolarlık ekonomik büyüklükle dünyada 16. turizm ekonomisi konumuna gelmiştir. Küresel ekonominin satın alma gücüne göre yüzde 2’inden fazlasını oluşturan Türkiye dünya ticaretinden de yüzde 1’in üzerinde pay almaktadır. 240 milyar dolarlık doğrudan yabancı yatırım stoku ve 73 binden fazla yabancı firma sayısıyla Türkiye önemli üretim merkezlerinden biri konumdadır.

Son yirmi yılda dünyadan 200 milyar dolardan fazla doğrudan yabancı yatırım çeken bir ülke olarak Türkiye aynı dönemde kamu aracılıyla verdiği destek ve teşviklerle ekonomik altyapıyı yeni yüzyıla hazırlamıştır. Teknolojik gelişimin temel noktalarından biri olan Ar-Ge harcamaları ise son yirmi yılda 1 milyar dolardan 9,8 milyar dolara kadar yükseldi. 2002-2022 arasında yaklaşık 130 milyar dolarlık Ar-Ge harcaması gerçekleştiren Türkiye, Ar-Ge’de çalışan araştırmacı sayısını da 220 binin üzerine çıkardı. Orta-Yüksek ve İleri Teknoloji ağırlıklı istihdam yapısıyla Ar-Ge faaliyetleri Türk sanayisinin üretim ve teknoloji kapasitesini ciddi anlamda etkiledi. 2022’de 240 milyar dolara ulaşan Türk sanayisinin üretim değeri 190 milyar dolarlık ihracat yapılmasına katkı sağladı. Türk tarım sektörü de süreçten pozitif etkilenerek üretim değerini iki kattan fazla artırdı ve ihracat gücünü 33,5 milyar dolar seviyesine taşıdı. Turizmde ise toplam ziyaretçi sayısı 50 milyon sınırını aşarak yıllık gelir 40 milyar dolar seviyesine yaklaştı.

Ulaşım ve İletişim Altyapısı Dünya Standartlarının Üzerinde

2002-2021 döneminde altyapıya 170 milyar dolarlık yatırım gerçekleştirildi. Teknolojik kapasiteyi artıran yatırımlar ulaşım ve iletişim altyapısını dünya standartlarının üzerine taşımayı başardı. 170 milyar dolarlık altyapı yatırımı milli gelire 409 milyar dolar, üretime 869 milyar dolar ve 1 milyon ek istihdamın oluşturulmasına katkı sağladı. Deniz, hava ve kara yollarında sağlanan gelişim dış ticaret hacmini 80 milyar dolardan 580 milyar doların üzerine taşıdı. İş yapma kolaylığında sağlanan mevzuat sadeleştirilmesi uluslararası firmaların Türkiye’ye olan ilgisini artırdı. 73 binden fazla yabancı menşeili şirket otomotiv, demir ve çelik, turizm, finans ve daha birçok alanda faaliyet gösteriyor. Ticaret kapasitesi ve rekabet gücünün gelişmesiyle düşük-orta düzey teknoloji ağırlıklı üretim yapan Türkiye orta-ileri teknoloji geliştiren ve bu ürünleri ihraç eden bir ülke konumuna geldi.

Eğitim ile desteklenen insan kaynağı Türk sanayiinin gelişmesine büyük katkı sundu. Meslek liselerinin yaygınlaştırılması, Teknik üniversite sayısının artırılması ve eğitimde fiziki altyapının iyileştirilmesi insan kaynağının gelişmesine yardımcı oldu. Bu gelişimlere bağlı olarak 2002’de 3,7 milyon olan sanayi istihdamı, 2022’de 6,5 milyon sınırını aşarak yüzde 70’den fazla artış gösterdi. İstihdam edilen kişi başına sanayi üretim değeri ise 15 bin dolardan 37 bin dolar seviyesine çıkarak Türk sanayiini dünyanın en büyük 14. sanayi gücüne dönüştürdü. Kara yolları bağlantı hatlarıyla bütünleşmiş üretim tesisleri limanlar aracılıyla dünyanın farkı coğrafyalarına ulaştırılarak 193 ülke ile ticaret imkânı sağlandı. Dünyada üretilen ürün çeşitliliğine göre var olan ürünlerin yüzde 95’ten fazlasını üretebilen Türkiye “Türkiye Yüzyılında” ekonomik kalkınmasını yeni bir seviyeye taşıdı.

Teknolojiyi Merkeze Alan Hamleler

İnsansı yapay zekâ, gelişmiş sesli sistemler, dijital gerçeklik, 5G, otonom araçlar, akıllı ev ve şehirler Beşinci Sanayi Devriminin en önemli gelişmeleri arasında yer alıyor. Ekonomik kalkınmanın bileşenleri olan refah ve gelir düzeyi, gelişen teknolojiyle değişiyor. Dijital ekonomi ve ticaret, genel kabul görmüş tüketim alışkanlıklarının yerini alıyor. Bunun en önemli göstergeleri arasında ABD, AB, Güney Kore ve Japonya gibi aktörlerin yeni nesil teknolojik dönüşüme adaptasyon için devreye aldıkları milyarlarca dolarlık teknoloji yatırımları bulunuyor. ABD 700 milyar dolarlık altyapı yatırım projesini devreye alırken, AB dijital strateji planını geliştiriyor. Japonya Toplum 4.0 ile yeni sanayi devrimini insan odaklı hale getiriyor. Güney Kore salgın koşullarına rağmen teknolojik değişime öncülük yapmak için kamu yatırımlarını artırıyor. Sonuç itibarıyla Türkiye “Türkiye Yüzyılı” ile sürece öncülük yapmak için önemli bir adım attı ve oluşturduğu altyapı, üretim modeli, ticaret kapasitesi ve Ar-Ge harcamalarıyla ekonomik kalkınma hamlesini daha teknoloji merkezli hale getirmeyi başardı.

***

Deniz İstikbal

Araştırmacı
Lisansını İstanbul Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde (2016) tamamladı. Yüksek lisansını Marmara Üniversitesi Uluslararası Politik Ekonomi Bölümü’nde “Güney Kore ve Türkiye’nin Kalkınma Planlarının Ekonomi Politik Analizi” adlı tezi (2018) ile bitirdi. Doktora eğitimine İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde “Çin’in Afrika Yatırımlarının Ekonomi Politik Analizi” (2005-2018) adlı doktora tezi ile devam etmektedir. SETA’da ekonomi araştırmaları alanında çalışan İstikbal’in akademik ilgi alanlarında ekonomik kalkınma, ekonomi politik, enerji ekonomisi, enerji güvenliği, tarım ekonomisi, uluslararası finans kuruluşları, dış yardım, Afrika ve Asya Pasifik gibi konular yer almaktadır.

[UHA Haber Ajansı, 08 Ocak 2023] 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.