enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
21:03 (MSB), haftalık basın bilgilendirme toplantısını Gölcük Tersanesi Komutanlığının 100’üncü kuruluş yıl dönümü dolayısıyla bu hafta Gölcük’te gerçekleştirdi.
00:55 Fon soruşturmasına ilişkin tartışma, SPK ile Abdulkadir Selvi arasındaki karşılıklı açıklamalarla büyüdü.
00:51 Dünya sığınacak yer arıyor, devletler sorumluluğı tartışıyor. Türkiye’nin milyonlarla yaşadığı gerçek, Avrupa’nın yeni göç düzeni ve Hollanda’da bir Rus sığınmacının açtığı tartışma 
00:49 Katil İsrail’in Gazze Şeridi’nde sürdürdüğü soykırımın üzerinden 3 yıl geçerken, kadın ve kız çocuklarında ağır can kaybı
00:45 Gazeteci-Yazar Gül KABACAOĞLU: İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, AK Parti’ye katıldı ve protestolar
00:40 İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, AK Parti’ye katıldı…
00:38 Soykırımcı İsrail’in Gazze’de 3. yılını dolduran soykırımında Filistinli gazeteciler gerçeği aktarmak için ağır bir bedel ödedi…
00:36 UHA / International News Agency, Beyaz Saray’a (Washington) uzanıyor!
00:30 Yurt dışındaki Azerbaycanlılar: Potansiyel nasıl gerçek bir güce dönüştürülür?
00:28 “Engelli Bireylere Yönelik Özel Bakım Merkezleri Yönetmeliği” Resmi Gazete’de yayımlandı…
00:26 İşgalci İsrail’in 3 yılı aşkın süredir devam eden soykırımı nedeniyle, yerinden edilmiş Filistinliler, derme çatma çadırlarda yaşam mücadelesi veriyor…
00:15 Emekli Tümamiral Yankı Bağcıoğlu: Suudi’deki TSK hava savunmasına TBMM onayı nerede?
00:13 Afyonkarahisar’a Termal Turizmde Global Başarı: İkbal Thermal Hotel & Spa Dünya 2.’si Oldu
00:08 Milli Eğitim Bakanlığı, 31. Taraflar Konferansı (COP31) kapsamında, ‘Çocuk İklim Zirvesi İl Buluşmaları’ başlatıyor.
00:04 Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’ne gelen Fatma Betül Sayan Kaya ve eşi İlyas Kaya, soruşturma savcısına “şüpheli” sıfatıyla ifade verdi.
00:02 İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi’nden (DMM) haberler…
00:02 Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Uraloğlu, Bakanlığa bağlı demir yollarına ilişkin istatistikleri değerlendirdi…
00:01 23. Uluslararası Konya Mistik Müzik Festivali, farklı coğrafyalardan sanatçılarla ve birbirinden farklı etkinliklerle son buldu
00:01 Uluslararası Adalet Zirvesi, 8-9 Ekim’de Adalet Bakanlığının ev sahipliğinde İstanbul’daki Çırağan Sarayı’nda ev sahipliği yapacak…
10:56 TRT muhabiri Recep Levent Öztürk, geçirdiği kalp krizi sonrası kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti…
TÜMÜNÜ GÖSTER →

Mehmet Uçum: 27 Şubat çağrısı bağlayıcıdır ve o çerçevenin dışına çıkılmamalıdır

Mehmet Uçum: 27 Şubat çağrısı bağlayıcıdır ve o çerçevenin dışına çıkılmamalıdır
23 Aralık 2025
57
A+
A-

* Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, geçiş süreci hukukuna ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, Türkiye Büyük Millet Meclisi bünyesinde kurulan Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun hazırlayacağı raporun toplumsal rızayı güçlendirecek bir hukuk politikası yaklaşımı içermesi gerektiğini vurguladı.

* Uçum geçiş sürecinde “demokrasi pazarlığı” yapılmasının kökten yanlış olduğunu belirtti.

* İşte detayı!…

UHA / İnternational News Agency

ANKARA, 23 ARALIK 2025 – UHA / İnternational News Agency’n Independent Türkçe’ye dayandırdığı haberinde, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, geçiş süreci hukukuna ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, Türkiye Büyük Millet Meclisi bünyesinde kurulan Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun hazırlayacağı raporun toplumsal rızayı güçlendirecek bir hukuk politikası yaklaşımı içermesi gerektiğini vurguladı.

Uçum, komisyonun rapor oluşturma aşamasına geçtiğine dikkat çekerek, “İşin özü, raporun geçiş sürecine ilişkin hukuk politikası yaklaşımının toplumsal rızayı güçlendirmesidir” dedi.

Geçiş süreci hukukunun kapsamının net olduğunu ifade eden Uçum, bu alanın yalnızca münfesih terör örgütünün aktif ve destek unsurlarına yönelik soruşturma, kovuşturma ve infaz düzenlemeleri ile toplumla bütünleşme başlıklarıyla sınırlı olduğunu kaydetti.

Uçum’un “Geçiş süreci hukukuna ilişkin önerilerde makul ve gerçekçi olmak!” başlıklı yazısının tamamı şöyle:

Reklam

Geçiş süreci hukuku açısından Türkiye Büyük Millet Meclisi Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu rapor oluşturma aşamasına geçti. İşin özü, raporun geçiş sürecine ilişkin  hukuk politikası yaklaşımının toplumsal rızayı güçlendirmesidir.

Geçiş sürecinde bir demokrasi pazarlığı olmaz. Demokrasi pazarlığı çabası geçiş sürecinin esası açısından kökten yanlış olur. Geçiş süreci hukuku nihai pratik teyitlere bağlı olarak münfesih terör örgütünün aktif ve destek unsurlarına yönelik soruşturma, kovuşturma ve infaza ilişkin düzenlemeler ile toplumla bütünleşme konularıyla sınırlıdır. Diğer deyişle, genel hukuk başlıkları ve demokrasiyi geliştirme perspektifi -özel, geçici ve ayrı bir kanun gerektiren- geçiş sürecinin değil, geçişten sonraki genel gündemin konusudur.

Bu tespitten demokrasiyi geliştirme hamleleri erteleniyor gibi abes sonuçlar çıkartılmasın. Geçiş sürecinin kendisi bizatihi demokratik siyaset alanını genişleten ve demokrasiye katkı yapan tarihi bir gelişmedir. Demokrasinin ilerletilmesiyle geçiş süreci içiçedir. Bununla birlikte kapsamlı bir demokrasi ve hukuk reformunun bütün şartları sadece geçiş sürecinin tamamlanmasıyla oluşur.

Reklam

Komisyon raporunun sistematik ve içerik açısından rehber olacağı anlaşılıyor. Raporda; dinleme tespitleri, geçiş sürecinin hukuk politikası ve demokrasiyi geliştirmeye ilişkin üç ana tema öne çıkabilir.

Raporda geçiş süreci hukuk politikası için en geniş şekilde ortaklaşma sağlanması ve somut bir yaklaşımın ortaya konulması yol gösterici olur. Bu nedenle herkesin geçiş süreci hukuku açısından makul ve gerçekçi önerileri ortaya koyması kritik önemdedir.

Geçiş süreci hukukunun kapsamına girecek kişiler bakımından mevcut pozitif hukuk sistemine göre belirlenen (şüpheli, sanık, hükümlü gibi) statülerin esas alınacağı açıktır. Hem olan hukuk karşısında hem de olması gereken hukuk bakımından farklı statüler tarif etme gayretleri yersizdir ve sürece zarar verir.

Öte yandan geçiş süreci yasal düzenlemeleri anayasaya aykırılık iddiası doğuracak bir hüküm içermemelidir. Bu riski taşıyacak önerilerden kaçınmak gerekir.

Geçiş sürecinin dili ve önerileri konusunda münfesih örgütün tüm unsurlarına ve Dem temsilcilerine büyük görev düşmekle birlikte herkes açısından makul ve gerçekçi bir perspektifle hareket etmek ana sorumluluktur. Kimden gelirse gelsin her şeyi en üst perdeden önermek toplumsal rıza zeminini tahrip eder. Geçiş sürecini sorunsuz tamamlamanın temel şartı; geçiş süreci sınırları dışına çıkmamak ve toplumsal rızaya zarar vermemektir.

Geçiş sürecini yöneten Devleti düşmanlaştırma dili kullanmak asla kabul edilemez. Geçiş sürecinde imkansız olan talepleri öne çıkarmak süreci aksatmaktan başka bir işe yaramaz. Geçiş sürecini sabote etmeye çalışıp bunun faturasını Devlete çıkarma hesabı yapanlara karşı açık tavır almak gerekir.

Durum nettir: Tüm unsurlar bakımından 27 Şubat çağrısı bağlayıcıdır ve o çerçevenin dışına çıkılmamalıdır. Suriye’de ise 10 Mart mutabakatına mutlak uyum şarttır.

Kısaca bu tarihi fırsatın heba edilmemesi fikrine katılan herkes her türlü fikri ve fiili sabotaja karşı çıkmalı, makul ve gerçekçi önerileri öne çıkarmalıdır.

Bırakın imkansız talepleri, ilerleyen zamanlarda gündeme gelebilecek, olabilir konuları bile bugün şart koşmak süreci sabote etmek anlamı taşır.

Öte yandan nereden gelirse gelsin ırkçı yaklaşımlara ve nefret söylemlerine sadece bu dönem değil her dönem şiddetle karşı çıkmak ve bunları mahkum etmek gerektiği açıktır.

Geçiş sürecinin başarıyla tamamlandığı, huzur ve güvenin herkes için kalıcı ve geçerli olduğu bir döneme geçildiğinde Türkiye’nin birliğinin ve bütünlüğünün korunması ve güçlendirilmesiyle uyumlu olmak kaydıyla çok konu gündeme gelebilir, her şey tartışılabilir. Bugün her türlü söz, beyan ve ifade geçiş sürecinin ruhuna uygun olmalıdır. Elbette bu herkes için geçerlidir. Geçiş sürecinin başarısı ancak böyle bir yaklaşımla sağlanır.

KAYNAK* Independent Türkçe

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.