enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
19:30 Kocaelispor’a daha güçlü bir yapı şart: Kazanan Kocaelispor Olsun…
10:05 Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD Başkanı Trump ile görüştü
00:11 Burhanettin Duran: İsrailli bakanın, aktivistlere yönelik barbarlığı tarihin karanlık sayfalarında yerini almıştır
00:11 Türkiye’nin caydırıcı gücünde tarihi adım
00:10 Bakan Göktaş: Tokat’taki selzedeler için 20 milyon lira kaynak aktarıldı
00:04 Özgür Özel 300 bin lira tazminat ödemeye mahkum edildi
00:03 Brüksel’de ‘Dönüşen Güvenlik Ortamında Türkiye ve NATO’ paneli düzenlendi
00:03 CANiK ve Tüm Ekosistemi, EFES 2026 Tatbikatı’nda
00:02 Hac farizasını yerine getirmek için Türkiye’den kutsal topraklara gidecek son hacı kafilesi, bugün yola çıkacak.
00:01 Avrupa Parlamentosu’nun taraflı politikasına ilişkin değerlendirme
14:39 Türk futbolunun Avrupa’daki gururu Kenan Yıldız Ayın Tarihi’ne konuştu
13:48 Gaziantep’te “Türkiye’nin Gastrodiplomasi Modeli: Sofra ve Miras” başlıklı etkinlik düzenlenecek
13:09 AK Parti Kocaeli İl Başkanı Şahin Talus, “Belli ki sayın Özel gençlerimizin Cumhurbaşkanımıza olan ilgisinden rahatsız olmuştur”
00:52 Bakan Gürlek: Dijital güvenliğimizi hedef alan her türlü girişim hüsranla sonuçlanacaktır
00:44 Su Politikamızın Savunma Sanayindeki Vizyona ihtiyacı var! İkisi de Ulusal Güvenlik Konusu
00:31 Burhanettin Duran: Terörle mücadele dijital mecralarda da kararlılıkla sürdürülmektedir
00:25 Ali Zeydi Hükümeti ve Irak’ın Yeni Siyasal Paradoksu
00:08 MHP Genel Başkanı Bahçeli, “Terörsüz Türkiye hedefi için aldığımız büyük sorumluğun yükü omuzlarımızdadır.”
21:31 Amatörde Muhteşem Final: 1. Lig’in Son Yolcusu Derbent Esnaf Spor Oldu!
20:52 Aston Villa’nın tecrübeli kalecisi Emiliano Martinez, “Kendime ve takıma güveniyorum”
TÜMÜNÜ GÖSTER →

Batı Dünyası Dosyası: Ömür ÇELİKDÖNMEZ Yazdı : Münih Konferansı Batı’nın stratejik gerilemesini tescilledi

Batı Dünyası Dosyası: Ömür ÇELİKDÖNMEZ Yazdı : Münih Konferansı Batı’nın stratejik gerilemesini tescilledi

* Münih Güvenlik Konferansı’nın tarihçesi ve küresel rolünden kısaca siz edelim. 1963 yılında kurulan Münih Güvenlik Konferansı, başlangıçta Almanya ile Amerika Birleşik Devletleri arasında güveni yeniden inşa etmek amacıyla tasarlanmış bir diyalog platformuydu. Zamanla kapsamı genişleyen konferans, devlet başkanlarını, hükümet temsilcilerini, diplomatları ve güvenlik uzmanlarını bir araya getiren küresel ölçekte en önemli dış politika ve güvenlik tartışma platformlarından biri haline geldi.

UHA / İnternational News Agency

Ömür Çelikdönmez - dikGAZETE.com - Son Dakika Haberler

Ömür ÇELİKDÖNMEZ

İSTANBUL, 06 MAYIS 2026 

Münih Güvenlik Konferansı’nın tarihçesi ve küresel rolünden kısaca siz edelim. 1963 yılında kurulan Münih Güvenlik Konferansı, başlangıçta Almanya ile Amerika Birleşik Devletleri arasında güveni yeniden inşa etmek amacıyla tasarlanmış bir diyalog platformuydu. Zamanla kapsamı genişleyen konferans, devlet başkanlarını, hükümet temsilcilerini, diplomatları ve güvenlik uzmanlarını bir araya getiren küresel ölçekte en önemli dış politika ve güvenlik tartışma platformlarından biri haline geldi.

Almanya’nın Münih kentinde 1963 yılından bu yana her yıl düzenlenen ve üç gün süren Münih Güvenlik Konferansı, uluslararası güvenlik politikalarının ele alındığı en prestijli forumlardan biri olarak kabul edilmektedir.

62. Münih Güvenlik Konferansı ve katılımcılar…

Bu yıl düzenlenen 62. Münih Güvenlik Konferansı, 13–15 Şubat 2026 tarihleri arasında Bayerischer Hof Oteli ve Rosewood Munich’te gerçekleştirildi. Konferansa yaklaşık 50 küresel liderin yanı sıra, dünyanın farklı bölgelerinden yüzlerce karar verici ve kanaat önderi katıldı.

MSC Başkanı Büyükelçi Wolfgang Ischinger’in liderliğinde gerçekleştirilen toplantılarda, küresel güvenlik mimarisindeki dönüşüm, bölgesel krizler, büyük güç rekabeti ve uluslararası sistemin geleceği gibi kritik başlıklar kapsamlı şekilde ele alındı.

Büyük güç rekabetinin geri dönüşü ve Avrupa’nın güvenlik arayışı…

Büyük güçler arasındaki rekabetin; potansiyel olarak daha büyük ölçekli çatışmalara yol açabilecek şekilde geri döndüğü ve İngiltere ile Avrupa’daki müttefikleri gibi küçük ve orta ölçekli ülkelerin birbirlerine her zamankinden daha çok ihtiyaç duyduğu teyit edildi.

Almanya’da düzenlenen 62. Münih Güvenlik Konferansı (MSC), uluslararası düzenin “bittiği” mesajı ve “daha Avrupalı bir NATO” çağrılarıyla sona erdi. Amerika Birleşik Devletleri, önemli bir güvenlik konferansında, Avrupalı ​​müttefikleri yeniden silahlanma konusunda ciddi adımlar atmadıkları takdirde, tek başına hareket etmeye hazır olduğunun sinyalini verdi. ABD basını ise konferansta ABD’nin, Münih’te Avrupa’ya eski düzenin savunulmaya değer olmadığı mesajını verdiğini yazdı.

Şansölye Friedrich Merz’in Münih Güvenlik Konferansı’nın hemen başında değindiği ABD ile Avrupalılar arasındaki uçurum, her zamankinden daha belirgin hale geldi. Friedrich Merz; Avrupa’nın kendi güvenlik politikası stratejisine sahip “küresel bir siyasi güç” haline gelmesi gerektiğini vurguladı.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Washington’un “en eski dostlarıyla” birlikte izlemek istediği “yeni bir transatlantik” geleceği savunurken, Avrupalıların kilit konularda Donald Trump’ın yolunu izlememeleri halinde ABD tarafından “güçlü ortaklar” olarak görülmeyecekleri konusunda uyardı.

Küresel düzenin aşınması ve stratejik kırılma…

Münih Güvenlik Konferansı, uzun süredir devam eden ittifakların sorgulandığı, kurallara dayalı uluslararası düzenin aşındığı, küresel istikrarsızlığın arttığı ve bölgesel çatışmaların tırmandığı bir dönemde bu yıl kritik bir dönüm noktasında gerçekleştirildi. Konferans, özellikle Donald Trump’ın Grönland’ı ilhak etme tehdidiyle Atlantik’in iki yakasındaki müttefikler arasında gerilimin arttığı bir atmosferde toplandı.

2026 Münih Güvenlik Raporu’nda ise dünyanın, uluslararası kurumların kademeli reformundan ziyade, mevcut yapıları zayıflatan ve hatta yıkımını önceleyen tehlikeli bir kırılma sürecine girdiği uyarısında bulunuldu. Bu tespit, küresel düzenin geleceğine ilişkin belirsizliklerin derinleştiğini ve uluslararası sistemin yeni ve daha sert güç rekabetlerine sahne olabileceğini ortaya koydu.

Liberal düzenin zayıflaması ve Batı’nın kapasite sorunu…

Münih Güvenlik Konferansı 2026 toplantısı, küresel sistemin kurallara dayalı düzenden güç temelli rekabet dönemine geçtiğini açık biçimde ortaya koymuştur. Konferans boyunca yapılan konuşmalar, Batı dünyasının uzun yıllar savunduğu liberal uluslararası düzeni artık aynı güç ve inandırıcılıkla sürdüremediğini göstermiştir. Ana raporda vurgulanan “kaybet-kaybet” dinamiği, yalnızca küresel risklerin arttığını değil, aynı zamanda Batı’nın uluslararası gelişmeleri tek başına yönlendirme kapasitesinin zayıfladığını da teyit etmiştir.

Özellikle Gazze krizinde ortaya çıkan siyasi tutarsızlıklar ve Ukrayna savaşının uzamasıyla birlikte ortaya çıkan “mühimmat yorgunluğu” — yani Batılı ülkelerin silah stoklarının azalması ve aynı yoğunlukta askeri destek sağlama kapasitesinin zorlanması — Batı’nın söylemleri ile gerçek kapasitesi arasındaki farkı görünür hale getirmiştir. Bu durum, Batı’nın artık mutlak güvenlik sağlayıcı aktör olmadığı yönündeki algıyı güçlendirmiştir.

Avrupa’nın stratejik özerklik arayışı ve yeni güvenlik yaklaşımı…

Konferansın en önemli sonuçlarından biri, Avrupa’nın güvenliğini artık tamamen ABD’ye dayandıramayacağını kabul etmesi olmuştur. Washington’ın stratejik önceliklerini Asya-Pasifik’e kaydırması, Avrupa’yı kendi askeri kapasitesini güçlendirmeye zorlamaktadır. Aynı zamanda Küresel Güney ülkeleri de Batı’nın politikalarına daha mesafeli yaklaşmakta ve büyük güç rekabetinde taraf olmak yerine kendi çıkarlarına dayalı daha bağımsız politikalar izlemektedir.

Bu yeni jeopolitik ortamda güvenlik kavramı da genişlemiştir. Artık askeri güç kadar teknoloji, enerji hatları, tedarik zincirleri ve siber kapasite de ulusal güvenliğin temel unsurları haline gelmiştir. Ekonomik bağımlılıkların azaltılması ve kritik teknolojilerin korunması, devletlerin öncelikli stratejik hedefleri arasına girmiştir.

Türkiye açısından stratejik sonuçlar ve yeni fırsatlar…

Bu tablo, Türkiye açısından stratejik özerklik politikasının neden hayati olduğunu göstermektedir. Büyük güçler arasındaki rekabetin arttığı bir dönemde Türkiye, savunma sanayiindeki yerli üretim kapasitesi, coğrafi konumu ve çok yönlü diplomasi yeteneği sayesinde daha bağımsız hareket edebilen bir aktör haline gelmiştir. Özellikle savunma sanayii, enerji geçiş hatları ve bölgesel diplomasi alanlarında sahip olduğu kapasite, Türkiye’ye yeni dönemde önemli bir stratejik avantaj sağlamaktadır.

Yeni jeopolitik dönemin başlangıcı…

Sonuç olarak 2026 Münih Güvenlik Konferansı, tek merkezli küresel düzenin zayıfladığını ve yerini daha rekabetçi, daha belirsiz ve çok kutuplu bir güç dengesine bıraktığını göstermiştir. Bu yeni dönemde uluslararası sistem, ilkelerden çok kapasite, dayanıklılık ve stratejik özerklik üzerinden şekillenecektir.

Münih’te Suriye denklemi küresel güç rekabetinin yeni cephesi…

Münih Güvenlik Konferansı’na Suriye Demokratik Güçleri Komutanı Mazlum Abdi ve İlham Ahmed ile birlikte Esad Şeybani’nin de katılması, Suriye krizinin askeri aşamadan siyasi ve jeopolitik yeniden paylaşıme aşamasına geçtiğini göstermektedir.

Aynı platformda hem Şam yönetiminin hem de devlet dışı silahlı bir yapının temsil edilmesi, uluslararası aktörlerin artık sahadaki fiili güç dengelerini esas aldığını ortaya koymaktadır. Bu durum, Batılı ülkelerin Suriye’nin geleceğinde merkezi otorite dışında alternatif güç yapılarını da denklemin bir parçası olarak gördüğünün açık göstergesidir.

Bu gelişme, Münih Konferansı’nın ortaya koyduğu yeni küresel gerçeklikle uyumludur: Uluslararası düzen artık hukuk ve ilkelerden çok, sahadaki güç ve stratejik kapasite üzerinden şekillenmektedir. Suriye sahası da bu yeni güç rekabetinin en kritik jeopolitik merkezlerinden biri haline gelmiştir.

Türkiye açısından ise bu tablo, sınır güvenliği ve bölgesel denge bakımından Suriye’nin geleceğinin sadece sahada değil, uluslararası diplomasi masalarında da belirleneceği yeni ve daha karmaşık bir döneme girildiğini göstermektedir.

***

Ömür Çelikdönmez, dikGAZETE.com

омюр челикдёнмез, Дикгазете

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.