“Bu Dünyadan Bir Akıncı Geçti”
Yakınlarda bu başlık altında Türkiye’yi İHA ve SİHA üretiminde ve teknolojisinde dünyanın 1. lig ülkeleri arasına sokan Bayraktar Havacılık Firmasının kurucusu rahmetli Özdemir Bayraktar’ın havacılık tutkusunu öne çıkaran bir belgesel yayımlandı.
Bu belgeselde özellikle herhangi bir alanda bir ideali, bir tutkusu olan gençler için çok değerli mesajlar vardı. Bunların en başında da insanın, ideali uğruna bir çaba için girince asla pes etmemesi, tırsmaması, demoralize olmaması; inatla ve ısrarla yoluna devam etmesi gereği bulunuyordu.
Davasına samimi olarak inanmış insanlar başkalarının eleştirilerine, ileri geri konuşmalarına, dedikodularına aldırış ederse inancı sarsılır, amacından şüpheye düşer. Böyle bir durum insanı çoğu zaman başarısızlığa sürükler.
Belgeseldeki Özdemir Bayraktar, bunun tam tersi bir karakterin örneğini vermiştir. “Bir inat, bir murat” demiş ve yoluna devam etmiştir. Moralini bozup başarıya ulaşmasına sebep olmak isteyenlere hiç kulak asmamıştır. Uzun emeklerle, ümitle, şevkle test aşamasına ulaştırdığı ürünlerin testlerinde hayal kırıklığı yaşamıştır. “Altı aylık emek, kedi başı yumak” oluvermiştir. Ama Özdemir Bayraktar pes etmemiştir. Azim ve sebatla yoluna devam etmiştir. Bu ülkenin idealist genç mühendisleri için azmin ve sebatın örneği olmuştur.
Rahmetli Özdemir Bayraktar’ın İHA ve SİHA üretim tutkusuna eşlik eden bir tutkusu da bu ülkenin terörle mücadelesine ve bir bütün olarak vatanın savunmasına hiçbir maddi beklentisi olmadan hatırı sayılır bir hizmet sunmaktır.
Özdemir Bayraktar, oğulları ve ailesi baş koydukları bu yolda Türk tarihinde görülen en büyük başarıya imza atmıştır. Sonuç olarak dünya genelinde Türk milletinin yüzünü ağartmış, prestijini de doruklara taşımıştır. Bayraktar TB2 İHA’larını ve onların savaş alanlarındaki başarısını dünyada duymayan pek kalmadı. Bu sayede de Türkiye, dünya İHA ve SİHA ihracatının %64’ünü elde etmiş bulunmaktadır. Kısa pistlerden kalkış ve iniş yapabilen TB3’lerin, çift motorlu Akıncı TİHA’ların, insansız savaş uçağı Kızılelmaların ise dünyada henüz benzerleri bulunmamaktadır.
Bilindiği gibi Cumhuriyet döneminde idealist bazı iş adamları Türkiye’nin göklerde egemenlik sağlayabilmesi için savaş uçağı üretimine girişmiş, ama içerden ve dışardan yapılan sinsice, haince engellemeler yüzünden başarısızlığa uğramışlardır. Aynı engellemeler Bayraktar firması için de hem gizli hem de açık olarak yapılmıştır. Bir TB1 İHA’sı otomatik kalkış, havada aralıksız 10 saat kalış ve otomatik iniş testini eksiksiz yaptığı halde, bu test konusunda resmi rapor sunacak kişi, İHA’nın inişi otomatik olmadı diye rapor hazırlamak istemiştir.
Kısaca Bayraktar firması, İHA ve SİHA üretiminin her aşamasında birçok engelleme ile karşılaşmıştır. Fakat Özdemir Bayraktar ve ailesi anlatmaya çalıştığımız üzere bu sinsi, bu hain engellemeleri boşa çıkarmayı bilmişler ve mutlu sona ulaşmışlardır.
Güzel ülkemizde her dönem var olan çok sınırlı bir hain kontenjanının yanında vatanseverler her zaman ezici çoğunluğu teşkil etmiştir. Bayraktarlar engellemelerin yanında resmi ve sivil birçok kesimden çok önemli destekler de görmüşlerdir. Bu destekleri veren insanlarla Özdemir Bayraktar arasında vefa örneği dostluklar da oluşmuştur. Bunlar arasında Türk ordusunun yüksek kademelerinden, albay ve general rütbesindeki subaylarından gördüğü desteğin önemli bir yeri vardır. Burada söz konusu ettiğimiz belgeselde bu su katılmadık vatansever insanların çoğunu tanıma şansı buluyoruz. İşte bu askerlerimizden bazıları FETÖ’nün 2010’larda orduya kurduğu kumpaslarda tutuklanmış ve mahkûm olmuşlardır. Özdemir Bayraktar bu subaylarla irtibatını risklerine rağmen sürdürmüş, maddi, manevi her türlü desteği vermiştir. Bunların bazıları belgeselde görüleceği üzere göz yaşartıcı boyutlarda gerçekleşmiştir.
Tek bir yazıda belgeselin her yönüne değinmek mümkün değil. En iyisi belgeseli internet ortamında bulup baştan sona izlemektir.
İsmail ÖZCAN & Eğitimci Yazar