enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
10:31 Rusya’dan İran füzeleri iddiası
00:31 İran Krizi ve Türkiye’nin Diplomatik Rasyonalitesi: Normsuzluk Çağında İtidal
00:04 Mısırlı Yazar-Araştırmacı Prof. Ahmed El-Cendi yazdı: İsrail-ABD, İran savaşı sürecinde İsrail Türkiye’den Ne İstiyor?
11:38 Savaş Gölgesinde Ramazan Bayramı
07:46 Türkiye’de her yıl yaklaşık bin 500 bebek Down sendromu ile doğuyor
07:43 Hollanda’dan Mektup Var…Dünyanın Kahpeliği: Adalet Güçlüye Var, Zayıfa Yok!
07:26 İran Neden Zayıfladı Ama Yenilmedi?
07:10 Evlilik ve boşanma konutun kaderini değiştiriyor: Hane dönüşümü dönemi
05:10 MHP Genel Başkanı Bahçeli, “Bölgesel fırtınaların ortasında savrulan ülkeler tarih sahnesinde iz bırakmaz”
00:59 İran koridorlarının en stratejik ismi, nükleer dosyaların mimarı Ali Laricani kimdir?
00:41 İstiklal Marşı Siyaseti: Milli Menfaat ve Muhalefet
00:41 ABD Başkanı Trump yönetimi, İran’ı hedef alan saldırılarının şu ana kadar 12 milyar dolara mal olduğunu kaydetti…
00:28 Kürşad Zorlu,”Türkiye güçlü olursa Azerbaycan elbette güçlü olur”
00:28 İzgaz’dan o iddiaya yanıt: Mühürlenen sayacı kullandığı için…
00:08 Made in EU Nedir?
00:02 Turizme savaş darbesi
11:00 ABD Başkanı Trump, İran saldırıları nedeniyle Çin ziyaretini erteledi
10:32 Yarın Hollanda’da yapılacak Belediye Meclisi Seçimlerinde Kime oy Vermeliyiz?
09:50 Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, “Çanakkale Zaferi eşsiz bir destandır”
23:08 Uluslararası Haber Ajansı Ankara Temsilcisi Gazeteci Veysel Kavrayan’dan Vali Aktaş’a Ziyaret
TÜMÜNÜ GÖSTER →

Avrupa’nın Dış Politika İkilemleri

Avrupa’nın Dış Politika İkilemleri
27 Şubat 2021
1.537
A+
A-

Aslında bütün Avrupalı siyasetçiler Rusya’nın gerek Kırım ve Ukrayna gerekse Navalny ve içerideki muhalefete yönelik politikalarının asıl sorumlusunun bizzat Devlet Başkanı Putin olduğunu biliyor. Ama doğrudan Putin’e yönelik yaptırım kararı almaktan imtina ediyorlar. Aksine Putin ile ilişkilerini korumak için ellerinden geleni yapıyorlar. Zira başta Almanya olmak üzere birçok AB ülkesinin Rusya ile yakın ekonomik ilişkileri var ve bu…

             Prof. Dr. Kemal İNAT

Avrupa Birliği, Aleksey Navalny gerekçesiyle Rusya’ya karşı yeni bir yaptırım kararı aldı. Gelecek hafta yürürlüğe girecek olan yaptırımlar Navalny’nin tutukluluğundan sorumlu tutulan kişilere yönelik mal varlıklarının dondurulması ve diğer cezalandırıcı tedbirleri içeriyor.

Aslında bütün Avrupalı siyasetçiler Rusya’nın gerek Kırım ve Ukrayna gerekse Navalny ve içerideki muhalefete yönelik politikalarının asıl sorumlusunun bizzat Devlet Başkanı Putin olduğunu biliyor. Ama doğrudan Putin’e yönelik yaptırım kararı almaktan imtina ediyorlar. Aksine Putin ile ilişkilerini korumak için ellerinden geleni yapıyorlar. Zira başta Almanya olmak üzere birçok AB ülkesinin Rusya ile yakın ekonomik ilişkileri var ve bu ilişkileri riske atmak istemiyorlar.

Ukrayna’da Beyaz Rusya’da ve Gürcistan’da Rusya ile doğrudan rekabete giriyorlar ve bu mücadelenin sonunda Moskova’nın aşırı reaksiyon gösterip söz konusu ülkelerin bölünmesine varacak adımlar atması karşısında sembolik yaptırımlarla durumu geçiştirmeye çalışıyorlar. Ama yine de bu ülkelerde Rusya ile nüfuz mücadelesinden vazgeçmiyorlar. Bu durumda Brüksel’in Moskova’ya yönelik politikasındaki ikilemin bedelini ödemek ise Rusya ile AB arasındaki nüfuz mücadelesinin sahnesi olan ülkelere kalıyor.

AB’nin dış politika ikilemi yaşadığı bir başka bölge Orta Doğu ve Kuzey Afrika’dır.

Bu bölgelerde de ekonomik çıkarlar, güvenlik ve demokrasi teşviki arasında kaybolmuş bir AB politikası söz konusu.

Bir yanda radikalizmle ve onun bir adım sonrası olan terörizmle mücadele ettiğini söyleyen bir AB var, diğer yandan Sisi ve Hafter gibi diktatörleri destekleyerek bölgede radikalizme katkıda bulunan ve PKK/YPG ve FETÖ gibi terör örgütlerine doğrudan ya da dolaylı destek veren bir AB.

Bir yanda yasa dışı göçü ve mülteci akınını engellemeyi bölgeye yönelik politikasının ana hedefi hâline getiren bir AB söz konusu, diğer yanda ekonomik ve güvenlik çıkarları doğrultusunda Libya’yı, Mali’yi karıştıran Suriye’de yeni mülteci dalgalarına karşı çıkmaya çalışan ve bu ülke kaynaklı milyonlarca mülteciye ev sahipliği yapan Türkiye’ye sırtını dönen bir AB.

Bir yanda insan haklarını önemsediğini söyleyen ve bu konuda başka ülkelere baskı yapan bir AB var, diğer mültecilere sınırlarını kapatan, onları denizde boğan ve sınırda öldüren bir AB.

Bir yanda demokrasiyi teşvik ettiğini söyleyen bir AB ile karşı karşıyayız, diğer yanda Orta Doğu ve Kuzey Afrika’da darbelere sessiz kalan ve darbecilere destek veren bir AB ile.

AB’nin ABD’ye yönelik politikası da ikilemlerle kuşatılmış durumda.

Biden’ın başkan olmasıyla Trans-Atlantik ilişkinin normalleşeceğini düşünenler de Avrupalılar, Trump sonrasında artık Avrupa’nın kendine özgü bir savunma ve güvenlik politikasına sahip olma zamanının geldiğini savunanlar da.

ABD ile Rusya’dan gelen tehditler konusunda iş birliğini artırmayı savunanlar da Avrupalılar, Kuzey Akım 2 projesini Washington’un karşı çıkmasına rağmen tamamlamak isteyenler de.

Avrupa’nın dış politikasındaki ikilemleri çözmesi zor görünüyor…

[UHA Haber Ajansı, 27 Şubat 2021]

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.