enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
13,3896
EURO
15,1935
ALTIN
791,68
BIST
2.014,21
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Karla Karışık Yağmurlu
3°C
İstanbul
3°C
Karla Karışık Yağmurlu
Cumartesi Karla Karışık Yağmurlu
2°C
Pazar Karla Karışık Yağmurlu
2°C
Pazartesi Karla Karışık Yağmurlu
2°C
Salı Çok Bulutlu
3°C

Azerbaycan’ın Türk Konseyi Dönem Başkanlığı’ndan Türk Devletleri Teşkilatı’na

Azerbaycan’ın Türk Konseyi Dönem Başkanlığı’ndan Türk Devletleri Teşkilatı’na
1 Aralık 2021
0
A+
A-

Karabağ Zaferi’nin Türk Dünyası’nın bütünleşmesine katkıları nelerdir?

Azerbaycan, Türk Konseyi kurulduğu dönemden itibaren teşkilatın içinde bulunmuş ve aktif görevler üstlenmiştir.

Örgütün kurucu üyelerinden biri olması sayesinde Azerbaycan, örgütün temel işleyişine ve yürütülen süreçlere hakimdir. Ayrıca bilindiği üzere Türk Konseyi, dönem başkanlığı 2020 yılında Türkiye’ye devredilecekti. Lakin Covid-19 salgını nedeniyle bu gerçeklememiştir.

Bu sebeple iki yıllık zaman diliminde Azerbaycan hem salgınla mücadele etmiş hem İkinci Karabağ Savaşı’nı verirmiş hem de Türk Konseyi’ndeki sorumluluklarını yerine getirirken büyük bir özveri göstermiştir. Bunların hepsinde de muvaffak olmuştur.

Diğer yandan Azerbaycan’ın dönem başkanlığında Türk Konseyi, önemli bir kazanım elde etmiştir.

Bu kazanım, Azerbaycan-Türkmenistan ilişkileri çerçevesinde şekillenmiştir. Bilindiği gibi Azerbaycan ve Türkmenistan, Hazar Denizi’ndeki Dostluk Enerji Sahası üzerinde uzlaşmıştır.

Söz konusu uzlaşı, Türkmenistan gibi önemli ve değerli bir aktörün Türk Konseyi’ne kazandırılmasında etkili olmuştur.

Azerbaycan’ın bu tutumu, Türk Konseyi’nin bir dostluk ve istikrar konseyi olduğunu ve barış havzası oluşturmaya çalıştığını dünyaya kanıtlamıştır.

Azerbaycan’ın Türk Konseyi’ndeki rolü nedir?

Açıkçası Karabağ Zaferi hem Azerbaycan hem de Türk Dünyası için bir dönüm noktasıdır. Çünkü 30 yıllık hukuksuz işgal sona erdirilmiştir. Bu sayede Azerbaycan, toprak bütünlüğünü sağlayarak uluslararası siyasetteki prestijini arttırmıştır.

Kuşkusuz Türk Dünyası’nın bir üyesi olan Azerbaycan’ın kazandığı zafer, tüm Türk Dünyası’nın zaferidir.

Ayrıca Bakü, İkinci Karabağ Savaşı sonrası imzalanan ateşkesle Azerbaycan-Nahçıvan arasında Zengezur Koridoru’nun açılmasını Erivan’a kabul ettirmiştir.

Zengezur Koridoru, sadece Azerbaycan topraklarını bağlamayacak; aynı zamanda Türkiye-Kafkasya-Orta Asya hattında kesintisiz kara bağlantısını da sağlayacaktır.

Böylece Türk Dünyası ülkeleri, kendi oluşturdukları Orta Hat üzerinden daha kolay ve daha kısa yoldan birbirleriyle kesintisiz bağ kuracaklardır.

Bu vesileyle Orta Asya ve diğer Asya ülkeleri, Batı Dünyası ile Zengezur Koridoru üzerinden bağlantı kurarak Türk Dünyası’nın jeopolitik, jeostratejik ve jeoekonomik gücünü ve işbirliğini de arttıracaktır.

Son olarak dünyaya Azerbaycan üzerinden açılacak olan Türkmenistan, kurulan dostluk ve işbirliği sayesinde Türk Devletleri Teşkilatı’na gözlemci üye olmuştur. Bu da Azerbaycan’ın haklı Karabağ Zaferi’nin Türk Dünyası’na bir yansımasıdır.

Türkiye’nin dönem başkanlığından beklentiler nelerdir?

Türkiye, uzun yıllardır üstlendiği görevler neticesinde uluslararası örgütleri yönetme ve sorumluluklarını yerine getirme konusunda tecrübelidir.

Öncelikle Türkiye’den beklenti, ülkelerin aldığı ortak kararların hayata geçirilmesidir. Bununla birlikte Türk Devletleri Teşkilatı çerçevesinden ülkeler arasındaki ekonomik, sosyal, kültürel ve bilimsel yakınlaşmanın artması arzulanmaktadır.

Bu kapsamda Türk Dünyası’nın ortak çıkarları önceleyerek karşılıklı saygı çerçevesinde hareket etmesi ve müşterek kararlar alması gerekmektedir. Türkiye’nin bunu başaracak gücü ve kapasitesi vardır.

Türkiye’ye dair mühim beklentilerden biri de Türk Dünyası’nı bir araya getirmektir. Elbette bu süreçlerden Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) dışlanması beklenemez. Nitekim İstanbul Zirvesi’nde KKTC’nin Türk Dünyası’nın sözde değil; özde bir parçası olduğu teyit edilmiştir. Bu son derece önemlidir.

Son olarak belirtmek gerekir ki; Türk Devletleri Teşkilatı, ortak kültür ve medeniyet değerleri üzerinden bir barış, refah ve istikrar havzası kurmayı amaçlamaktadır.

Bu nedenle Ankara’nın Avrasya’nın kalbinde, Orta Asya’dan Kafkasya’ya ve Türkiye’ye uzanan bir barış, refah ve güvenlik havzası inşa etmesi beklenmektedir. Özellikle Afganistan’da yaşanan gelişmeler, Türk Dünyası’nın güvenliği ve çıkarları için büyük önem arz etmektedir. Bu ise Türk Dünyası devletlerinin Türkiye’yi desteklemesi ve dayanışma halinde bulunmaları sayesinde gerçekleşecektir.

Prof. Dr. M.Seyfettin EROL & ANKASAM Başkanı

[UHA Haber Ajansı, 30 Ekim 2021]

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.