enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp
DOLAR
8,5516
EURO
10,3789
ALTIN
511,41
BIST
1.443
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Gök Gürültülü
23°C
İstanbul
23°C
Gök Gürültülü
Perşembe Gök Gürültülü
25°C
Cuma Gök Gürültülü
26°C
Cumartesi Gök Gürültülü
27°C
Pazar Gök Gürültülü
26°C

Kitap: Kudüs | Tarih, Din ve Siyaset

Kitap: Kudüs | Tarih, Din ve Siyaset
REKLAM ALANI
16.05.2021
0
A+
A-

SETA bağımsız, tarafsız düşünce ve yayın kuruluşu, Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı’ndan yayımlanan, Kudüs’e Tarih, Din ve Siyaset açısından ışık tutacak önemli bir eser.

Elinizdeki kitap dinsel, tarihsel ve siyasal bakımdan Kudüs’ün ifade ettiği anlamı akademisyenlere, entelektüellere, siyasetçilere ve geniş halk kitlelerine doğru bir şekilde ulaştırmayı amaçlıyor.

ABD Başkanı Donald Trump’ın uluslararası hukukun temel ilkelerini ve Birleşmiş Milletler’in kararlarını ihlal eden “birleşik Kudüs”ün İsrail’in başkenti olduğu yönündeki kararı sonrasında Kudüs şehri bir kez daha uluslararası politikanın temel gündemlerinden biri oldu. Sonrasında nazire yaparak Filistinlilerin “Felaket günü” ilan ettikleri 15 Mayıs’ta Amerikan büyükelçiliğinin taşınması, Filistin halkının yaşadığı katliamların, mağduriyetin ve etnik temizliğin de kabulü anlamına geldi.

En sonunda da Trump’ın ilan ettiği “Yüzyılın Anlaşması” ise “Filistin halkını idam eden” bir araç olarak muhtemel barış umutlarını yok etti.

Batılı devletlerin ve medya platformlarının büyük kısmının İsrail’in hizmetinde olduğu gerçeğinden hareketle Filistin ve Kudüs konusunda doğru bilgi edinmek büyük önem taşımaktadır.

Gelişmelerin kamuoyuna doğru bir şekilde yansıtılması amacıyla hazırlanan bu kitap bölgedeki bütün sorunların kaynağı olarak görülebilecek Kudüs şehrinin hem Filistin halkı ve Müslümanlar hem de insanlık için ne anlama geldiğini mercek altına alıyor.

***

Ortadoğu 19. yüzyılın sonlarından beri küresel güçlerin hedefinde bulunan bir bölgedir. Birinci Dünya Savaşı’nın sonuna kadar tek bir siyasal birim olarak Osmanlı devletinin hakimiyeti altında bulunan bölge, savaş sonrası dönemde farklı sömürgeci devletlerin manda yönetimine girmiş ve çok sayıda yapay devlet kurularak parçalanmıştır.

O günden bu yana dünya enerji kaynaklarının yaklaşık üçte ikisini barındıran bu bölgenin kontrol edilmesi küresel hegemonyanın ön şartlarından birisi olarak görülmektedir.

Bundan dolayı bütün küresel güçler Ortadoğu’ya yönelik kendi bölgesel stratejilerini geliştirmeye ve bölgesel aktörlerin içişlerine müdahale etmeye çalışmaktadır. Bunun sonucu olarak da Ortadoğu bugün dünyanın en nüfuz edilebilir, en kırılgan ve en istikrarsız bölgelerinden biridir.

En önemli ve merkezi konunun Filistin meselesi olduğu siyasi çatışmalar modern (yani post-Osmanlı) Ortadoğu’nun belirgin özelliğini oluşturmaktadır. Kutsal şehir Kudüs’ün statüsü de Filistin sorununun tam kalbinde yer almaktadır.

Kudüs hem Ortadoğu bölgesinin kalbinde hem de farklı inanç sistemleri ve kültürlerin merkezinde yer almaktadır. Kudüs şehri hakkında pek çok tanımlama ve mülahaza ortaya çıkarılmıştır.

Kudüs’ün en iyi tanımlarından biri ülkemizin en güzide şair ve düşünürlerinden biri olan Üstad Sezai Karakoç tarafından yapılmıştır.

Karakoç Kudüs’ü “gökte yapılıp yere indirilen şehir” ve “Tanrı şehri ve bütün insanlığın şehri” olarak tanımlamıştır.

Müslümanlar için Kudüs ilk kıble, mukaddes ve bütün peygamberlerin varış yeri ve hedefidir. Kudüs barışın, karşılıklı saygının ve barış içinde bir arada yaşamanın şehridir. Sadece farklı medeniyetlerin beşiği değil aynı zamanda insanlık tarihinin öğretmenidir. Üç kutsal kitapta da övülen Kudüs, Yahudilik, Hristiyanlık ve İslamiyet inançları bakımından sembolik değeri çok yüksek bir şehirdir.

Kudüs son bin yıldır, sömürgeci güçlerin Birinci Dünya Savaşı’ndan sonraki işgallerine kadar Müslümanların ve Filistinli Arapların hakimiyetinde olan bir şehirdir.

Kudüs yalnızca Filistin devletinin başkenti ve Filistinlilerin vatanı değil aynı zamanda Müslümanların en kutsal üçüncü mekanıdır. Ancak Osmanlı sonrası dönemde önce İngilizler sonra da İsrailliler tarafından işgal edilmiştir.

Buna rağmen uluslararası hukukun temel ilkelerine ve Birleşmiş Milletler (BM) kararlarına göre (Doğu) Kudüs hala Filistinlilere aittir. Bununla birlikte ABD başta olmak üzere küresel devletlerin desteğiyle İsrail devleti şehri işgal etmeye devam etmektedir.

İsrail devleti siyasi bağımsızlığından hemen sonra Kudüs şehrinin batı kısmını, 1967’de Altı Gün Savaşı’ndan sonra da eski ve kutsal olan doğu tarafını işgal etmiştir. O günden beri BM ve dünya kamuoyu Doğu Kudüs’ü, İsrail tarafından “işgal edilmiş topraklar” olarak nitelendirmektedir.

İsrail’in oldubittilerinin sürekliliği ve kalıcılığına rağmen dünya kamuoyu şehrin geleceğini tartışmaya devam etmektedir.
Şehrin kaderi hakkındaki temel tartışmalar İsrail ve ABD’nin 1980’lerdeki politikalarıyla başlamıştır.

Öncelikle İsrail 1981’de birleşik Kudüs’ü ebedi başkenti olarak ilan etmiştir. Sonra Trump yönetimi İsrail’in bu kararını tanımış ve Tel Aviv’deki Amerikan büyükelçiliğini Kudüs’e transfer etmiştir.

Buna karşı BM Genel Kurulu Trump’ın kararını kınayan bir karar almıştır. Yapılan oylamada sadece bazı mini devletler (onlar da ABD’nin zoruyla) ABD’nin kararını desteklemiştir. Batılı ve Doğulu devletlerin büyük ekseriyeti İsrail işgaline ve ABD’nin büyükelçiliğini Kudüs’e taşıma kararına karşı çıkmaya devam etmektedir.

Bu zamanlı ve kolay anlaşılır kitap “tarihi ve dini arka plan”, “kuramsal ve yasal çerçeve” ve “siyasi gelişmeler ve mevcut sorunlar” başlıklarını taşıyan üç kısımdan ve kutsal şehir Kudüs’ün dini, tarihi, yasal, stratejik ve siyasi önemini açıklayan on makaleden oluşmaktadır.

Dünyanın farklı bölgelerinden Türk, Arap, Filistinli, İngiliz ve Malezyalı yazarlar bu kitaba katkıda bulundular ve konunun farklı yönlerini açıkladılar.

Kitabın birinci makalesi Kudüs’ün isimlerine ve isimlerinin kökenlerine odaklanmışken ikinci makale şehrin dini önemine vurgu yapmaktadır.

Üçüncü makale Kudüs şehrinin ve çevresinin tarihini açıklamaktadır.

Dördüncü makale Müslümanların tecrübelerinden hareketle kuramsal ve kavramsal bir model önerisinde bulunmaktadır. Beşinci ve altıncı makaleler de Kudüs’ün uluslararası hukuk ve Filistin-İsrail sorunundaki yerini ve önemini analiz etmektedir.

Geri kalan dört makale ise küresel ve bölgesel güçlerin Trump’ın Amerikan büyükelçiliğini Tel Aviv’den Kudüs’e taşıma kararına yönelik tepkileri üzerinde durmaktadır.

Ortadoğu bölgesi ve küresel ölçekteki geçiş süreci dikkate alındığında Filistin-İsrail sorunu ve Kudüs meselesinin Ortadoğu bölgesi ve
uluslararası siyasetin gündemini işgal etmeye devam edeceği aşikardır.

Trump’ın Kudüs’ün geleceğine yönelik kararı ve Trump yönetimi tarafından hazırlanan ve Yüzyılın Antlaşması adını verdiği barış (!) önerisi
gibi son gelişmeler kutsal şehir Kudüs’ün tartışılmaya devam edileceğini göstermektedir.

Bu vakitli kitabın bu tartışmaya katkı yapacağından eminim.

Bu önemli yayının ortaya çıkmasını sağlayan kitabın editörleri Abd al-Fattah el-Awaisi ve Muhittin Ataman’a ve yazarlarına teşekkür ederim. Bu kitabın Filistin-İsrail sorununun ve kutsal şehir Kudüs’ün gerçek anlamının anlaşılmasına ciddi bir katkı yapacağına şüphe yoktur.

Keyifli okumalar..

İnci Cevher UZGAŞ ile ilgili görsel sonucu

İnci Cevher UZGAŞ

[UHA Haber Ajansı, 16 Mayıs 2021] 

REKLAM ALANI
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.