enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
12:56 Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’ndan haberler!
08:12 GAP 2026 Sulama ve Bölgesel Kalkınma – Projede Sulamanın Sonuçları
04:57 İttihat ve Terakki cemiyetinin, Şam Valisi olarak atadığı Cemal Paşa: Köpekler ve Araplar Giremez!
04:29 Adalar Vakfı’ndan İstanbul’un hafızasına yolculuk: Adalarda Hayat Var belgeseli yayında
03:57 Kocaeli Ticaret Odası (KOTO) Başkanı Bulut, Mısır’da İş Birliği Protokolüne imza attı
00:56 Rusya-Ukrayna Savaşı’nın arabulucu ülkesi: Türkiye
00:52 İmalat sanayisi işletmeleri için uygun koşullu finansman paketi
00:48 “Narin Güran cinayetine aylar sonra müdahil olundu” haberlerine yalanlama
00:46 Gazeteci Nevzat ÇİÇEK: Güvenlik kaynakları ne diyor: 25 maddede Suriye’de yaşananlar-görüşmeler-beklentiler
00:38 Deprem şehitleri “Türkiye’min Gücüne Bak” temalı törenle anılacak
00:28 Cumhurbaşkanı Erdoğan: Terörden medet umanlar sonuç alamaz
00:23 Türk tipi Kamikaze İHA’dan tam isabet: SKYDAGGER sahnede
00:22 Türkiye’de Bakım Sigortasının Kurumsal Tasarımı: Bakıma Muhtaçlık
00:18 Sivil Havacılıkta pilot sayısı geçen yıla göre yüzde 10 artışla 17 bin 910’a ulaştı
00:14 Kahramanmaraş’ta, 6 Şubat 2023’te meydana gelen deprem felaketinin 3. yılında eğitim öğretime bir gün ara verilecek.
00:09 Gergerlioğlu’ndan destek; “İşçilere yönelik hukuksuzluk devam ederse, halk boykot başlatacaktır!”
11:53 ABD SDG’den Neden Vazgeçti
11:08 Kocaeli Gazeteciler Cemiyeti’nde (KOGACE) Başkanlık Görev Değişimi
07:04 ABD-Ukrayna-Rusya Üçlü Müzakereleri Devam Edecek
00:16 Uluslararası Deneyimler Çerçevesinde Türkiye’de Bakım Sigortasının Kurumsal Tasarımı
TÜMÜNÜ GÖSTER →

Alışılmış Ezber Döngüsü

Alışılmış Ezber Döngüsü
17 Eylül 2025
20
A+
A-

Muhalefeti destekleyen kamuoyu oluşturucuları, bir türlü yanlış analizle doğru yolun gösterilemeyeceğini anlamadılar. Tutarlılık, sahicilik, güvenilirlik gibi değer setlerini pek önemsemediler.

Nebi Miş | Yazar | Kriter Dergi

Doç. Dr. Nebi MİŞ & SETA Genel Koordinatörü ve Siyaset Araştırmaları Direktörü

2002’de AK Parti iktidara geldiğinde, 2028 yılı itibariyle 26 yıl iktidarda kalacağını kimse öngörmemişti. Baştan belirtelim, öngörememelerinde bir beis yok. Sorun, muhalefete akıl verenlerin döngüsel ezberlerinden ve yanlış analizlerinden vazgeçememeleri…

Hem kurumsal muhalefet hem de AK Parti karşıtı gazeteci ve siyasi analizciler sürekli olarak AK Parti iktidarına ömür biçtiler. Her seçim öncesi, “bu seçimde kesin kaybediyor” dediler. AK Parti iktidarını sürdürünce, bir süre seçmeni “cahillikle” suçladılar. “Bidon kafalı“, “göbeğini kaşıyan adamlar“, “makarnacılar” falan diye hakaret ettiler. Seçmene karşı öfkelerini gizleyemediler.

Muhalefete akıl veren siyasi yorumcular her seçim yenilgisinde, muhalefet partisinden daha kıvrak davranarak, alelacele yenilgiye bahane buldular. “Seçim güvenliği sorunlu” dediler. “İktidar medyayı kontrol ediyor” dediler. Seçimden önce, allayıp pulladıkları siyasetçileri yerin dibine soktular. Kendi destekledikleri, toz kondurmadıkları adaylara seçimden sonra hakaret ettiler.

Yine bir sonraki seçimde, AK Parti’nin son seçimi olduğunu söylediler. Seçim sonrası hakaret ettikleri siyasetçileri tekrar cilaladılar. Seçim yenilgisinden sonra benzer ezberlere başvurdular. Döngü böylece devam edip gitti.

Bir kez olsun, muhalefet partileri kadar kendilerinin de seçim yenilgisinde sorumlulukları olduklarını kabul etmediler. Öngörülerimizde yanıldık demediler. Muhalefeti ve onu destekleyen toplum kesimlerini yanlış yönlendirdiklerini söyleme cesaretini gösteremediler.

Yazıya bu hatırlatmayı yaparak başlamamın nedeni şu: Muhalefeti destekleyen kamuoyu oluşturucuları, bir türlü yanlış analizle doğru yolun gösterilemeyeceğini anlamadılar. Tutarlılık, sahicilik, güvenilirlik gibi değer setlerini pek önemsemediler.

Bugünlerde CHP’nin çok katmanlı krizini, yine iktidarın üzerine yıkmaya çalışarak, yanlış analizlerinde ısrarlılar. İktidarın yargı eliyle muhalefeti etkisizleştirmeye çalıştığını iddia ediyorlar. Davaların siyasi” olduğunu söyleyerek, bizzat eski CHP’lilerin partiye sonradan eklemlenen siyasetçilere yönelik rüşvet” iddialı suçlamalarını görmezden geliyorlar.

O kadar uçlara savruluyorlar ki, Atatürk’ün partisinin tasfiye edilmeye çalışıldığını söylüyorlar. “Yeni bir rejim kurmak“, “laikliği ortadan kaldırmak” için yargının devreye sokulduğunu bile söylemekten kaçınmıyorlar.

Halbuki bizzat geleneksel CHP’liler, belediyelerin lojistik imkanları ile CHP’yi yeniden dizayn etmeye çalışanların Atatürk’ün partisinin eksenini kaydırdıklarını söylüyorlar. Yani, Atatürk’ün partisini tasfiye edenlerin bizzat CHP’ye sonradan eklemlenenler olduğunu gerekçeleri ile anlatıyorlar.

Seçim öncesinde “siyaset gurusu” olarak tarifledikleri ve “Türkiye’ye çağ atlatacağını” söyledikleri Kemal Kılıçdaroğlu’na hakaret ediyorlar. Küçümsüyorlar, alay ediyorlar.

CHP’ye akıl veren gazeteciler, parti içindeki hesaplaşmayı sona erdirecek önerilerde bulunmuyorlar. Çünkü, aklıselimde krizin kök nedenini ve “delegelerin iradesini sakatlayan” iddiaları şeffaflıkla konuşuşsalar ipin ucu kendilerine dokunacak.

AK Parti iktidarına ömür biçme döngüsü, “seçimi kaybedeceği için muhalefeti yargı eliyle tasfiye ediyorlar” söylemi ile devam ediyor. Daha önceki seçim dönemlerinde olduğu gibi, yine nasıl yapıldığı belli olmayan anketlere atıfla “bu sefer kesin gidiciler” hükmünü veriyorlar.

Muhalefete akıl vericilerin siyasetin geleceğine ilişkin analizlerine, geçmişte söylediklerinin sıhhati üzerinden bakılmalıdır. Bugün söyledikleri de aynı ezberlerin döngüsel olarak tekrarlanmasından başka bir şey değildir.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.