enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
09:54 Türkiye Varlık Fonu (TVF) Katılım Finans Yatırımları AŞ’nin, Ziraat Katılım ve Halk Katılım bankaları tek çatı altında toplanıyor…
00:57 Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Başkanlığı koordinesinde 54 ilde kaçakçılara yönelik operasyon
00:52 AK Parti, fonların ödemesi ve tasfiyesine ilişkin düzenlemeleri de içeren, “Fon Kanun Teklifi” Meclis Başkanlığı’na sunuldu
00:51 Elektrikli araçlar ve Çin markaları önde: Paris Otomobil Fuarı pazartesi başlıyor
00:48 İçişleri Bakanı Çiftçi, “Türkiye’de 2026’nın ilk 9 ayında 625 organize suç örgütüne yönelik 1741 operasyon gerçekleştirildi”
00:47 Dördüncü Fon Koordinasyon Kurulu Toplantısı, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında gerçekleştirildi.
00:42 İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, sermaye piyasasındaki işlemlere ilişkin soruşturmalar kapsamında Şaban Sevinç ve Mustafa Balcı gözaltına alındı…
00:41 Kapıkule Gümrük Kapısı’ndan yurda yasa dışı yollarla sokulmaya çalışılan 67 canlı piton yılanı ele geçirildi
00:34 Husilerden Türkiye ve Pakistan’a çağrı: Yemen’deki çatışmaya dahil olmayın
00:33 Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç örgütü Davası’nın firari sanığı Murat Gülibrahimoğlu Yunanistan’da yakalandı.
00:26 ABD uçak gemisi Abraham Lincoln’un 265 günlük görev maratonu sona erdi
00:20 Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gazze, dünyanın en büyük toplama kampına dönüştürüldü”…
00:13 Yalova’nın Çınarcık ilçesinde, geçen yıl hayatını kaybeden, “Güllü” adıyla tanınan şarkıcı Gül Tut’unun kızına ağırlaştırılmış müebbet hapse
00:12 Türkiye ile gerilime yol açan Yunanistan-Kıbrıs elektrik projesinde yeni adım
00:06 Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Adalet sadece hukuki bir kavram değil, insanlığın ortak ideali”
00:02 2026 Nobel Barış Ödülü, Güney Afrikalı hukukçu Navi Pillay’e verildi
09:53 Kocaeli (UHA) Bürosu: Türk Dünyası’nın genç kalbi bugün 9-11 Ekim tarihleri arasında Kocaeli’de atacak
09:14 Kocaeli (UHA) Bürosu: Yeniden Refah Partisi Gençlik Kolları Başkanı Efe’den Batı Trakya ziyareti
08:45 Kişisel Verileri Koruma Kurulu (KVKK): “İşveren çalışanın kişisel e-posta, anlık mesajlaşma ve sosyal medya yazışmalarına erişimez”
08:22 Adalet Bakanı Gürlek’ten Filistin Adalet Bakanı Şerhabil El-Zaim’in İsrail tarafından ülkeden çıkışına izin verilmemesine tepki…
TÜMÜNÜ GÖSTER →

SDG/YPG’nin Entegrasyonu: Kojonktürel Zorluklar ve Yapısal Avantajlar…

SDG/YPG’nin Entegrasyonu: Kojonktürel Zorluklar ve Yapısal Avantajlar…
22 Aralık 2025
84
A+
A-

Türkiye mevcut küresel ve bölgesel diplomatik angajmanları ve Terörsüz Türkiye süreci bağlamında Suriye’de Fırat’ın doğusuna ilişkin “stratejik bir sabır” gösteriyor ancak bu sabrın da bir sınırı olduğu çok açık.

Can ACUN, SETA Dış politika Araştırmacı

Suriye’de muhaliflerin Esed rejimini devirmeye yönelik bir harekata giriştiği dönemde hem rejimle tarihsel ilişkisi hem de rejimin varlığı ortadan kalktığı takdirde ilk hedefin kendisi olacağı bilinciyle SDG/YPG, rejimin boşalttığı alanları özellikle Halep bölgesinde doldurmaya çalışmıştır. Ancak gelinen aşamada SDG/ YPG, Tel Rıfat ve Menbiç’in kaybı sonrasında rejimle paralel biçimde sahada güç kaybeden aktörlerden biri konumuna sürüklenmiştir.

8 Aralık sonrasında Suriye haritasına bakıldığında geriye yeni Şam hükümetiyle SDG’nin kaldığını ifade edebiliriz. Ardından bu sürece İsrail’in Golan Tepeleri’ni işgalleri ve yine Tel Aviv’in Şam hükümetini hedef alma pahasına desteklediği Dürzi milislerin eklendiği görülmektedir. Ancak yine de haritaya bakıldığında ve rasyonel bir değerlendirme gerçekleştirildiğinde ayrılıkçı bir gündem inşa etmeye en yakın unsurun SDG/YPG yapılanması olabileceği iddia edilebilir.

Reklam

Nitekim İsrail’in Suriye’de askeri anlamda ağırlığını koymadığı bir denklemde, bahse konu devrimci trend ve ABD’nin diplomatik baskılarıyla birlikte SDG, Şam hükümetiyle 10 Mart Mutabakatı’nı imzalamak durumunda kalmış ve kağıt üzerinde de Şam hükümetine entegre olmayı kabul etmiştir. Ancak SDG, bu süreci bir zaman kazanma aracına dönüştürmüş ve uzlaşmaz bir tutum sergilemiştir. SDG/YPG’nin uzlaşmaz tutumunun belirginleşmesinde şu üç temel faktör rol oynamıştır:

İsrail’in Dürzi Milislere Desteği: Süveyda krizinde Tel Aviv’in Dürzi milisleri korumak adına Şam hükümetini askeri olarak hedef almasıyla birlikte SDG/YPG müzakerelerde konumunu güçlendirmiş ve İsrail ile kurulan angajmandan destek alarak taleplerini maksimize etme yoluna girmiştir.

Türkiye Konjonktürü: Türkiye’nin PKK’nın tüm bileşenleriyle silah bırakmasına ilişkin yürüttüğü “Terörsüz Türkiye” sürecinde Ankara’nın askeri bir operasyona başlamayacağı yönündeki kanaat de SDG’nin uzlaşmaz bir tutumla müzakereleri sürdürmesine olanak tanımıştır.

Reklam

Şam’ın Uzlaşmacı Yaklaşımı: Şara yönetimi başta ABD olmak üzere Batı dünyasıyla ilişkilerini geliştirmek, ekonomik yaptırımların kaldırılmasını sağlamak ve uluslararası sisteme entegre olabilmek için askeri tedbirleri geri planda tutmaktadır.

Zikredilen konjonktürel avantajların yanı sıra SDG/YPG’nin aleyhine üç temel yerel faktör bulunmaktadır:

Demografi: SDG’nin kontrol ettiği bölgelerde nüfusun en az yüzde 80’ini Araplar oluşturmaktadır.10 Kürt nüfus, Türkiye sınırına paralel bir şekilde dar bir alanda (M4 yolunun kuzeyindeki yaklaşık 30 kilometrelik bir derinlikte) mukimdir. Bu durumda başta Deyrizor, Rakka, Tabka ve Haseke gibi şehirler tamamen Araplardan oluşmakta ve buradaki nüfusun Şam’dan ayrı bir özerklik arayışı bulunmamaktadır.

Doğal Kaynaklar: Ülkenin doğal kaynaklarının (petrol, doğal gaz, su) büyük bir bölümü SDG’nin kontrol ettiği alanlarda bulunmaktadır. Özellikle petrol ve doğal gaz kaynakları Şam hükümetinin ekonomik bağımsızlığı adına kritik öneme sahiptir. Fırat Nehri’nden kaynaklı olarak hem su hem de barajlardan (Tişrin, Tabka, Baas) elde edilen elektriğin büyük önemi haizdir.11 Nitekim bu kaynakları da kapsayacak şekilde Şam hükümetinin başta ABD olmak üzere uluslararası aktörlerle de mutabakatlar sağladığı bilinmektedir. Bu durum ayrıca SDG’yi zorlayıcı unsurlar arasında görülebilir.

Yerel Dinamikler: 8 Aralık devrimiyle birlikte Şam hükümetinin hakim olduğu bölgelerde kamu idaresinin tesisi başta olmak üzere özellikle elektrik altyapısındaki gelişim, bölgeler arasındaki farkı dramatik bir şekilde etkilemektedir. Uluslararası angajmanlarla birlikte Suriye’nin giderek küresel sistemin parçası haline gelmesi diğer yandan SDG’nin ayrılıkçı tutumu ve gayri yasal pozisyonu toplumsal desteği Şam lehine artırmaya devam etmektedir.

Öte yandan özellikle Arapların tıpkı devrim döneminde olduğu gibi Cuma eylemlerine başlaması da yerel dinamikleri Şam lehine etkilemektedir.

Sonuç olarak mevcut konjonktür SDG’nin varlığına ilişkin süreyi uzatsa da orta ve uzun vadeli dinamikler mevcut pozisyonunu oldukça zorlamaktadır.

Bu dinamiklerin mevcudiyeti Ankara’ya stratejik zamanlamayı gözeterek daha ihtiyatlı ve kontrollü adımlar atabilme imkanı sunmaktadır. Bu bağlamda Ankara Terörsüz Türkiye sürecinin ruhuna uygun olarak “stratejik sabır” gösterme eğiliminde olup diplomatik yaklaşımla ve Şam yönetimiyle koordineli biçimde ülke bütünlüğünü tahkim etme ve en optimum çözümü arama politikasını sürdürmektedir. Tüm bunlarla birlikte Türkiye’nin de desteğiyle Suriye ordusunun askeri operasyon gerçekleştirme olasılığı da seçenekler arasında güçlü bir şekilde yer almaktadır.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.