enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
09:52 Otomotiv endüstrisinin yılın 5 ayındaki ihracatı yüzde 2,6 artarak 17 milyar dolara ulaştı.
09:01 Yandex Türkiye ve ODTÜ’nün ortak yapay zekâ yüksek lisans programı, AIPA tarafından düzenlenen AI Tomorrow Summit’te “Eğitimde Yapay Zekâ” ödülünü kazandı
00:55 Türkiye suyun altında da ‘yeni bir sayfa’ açacak
00:47 Dışişleri Bakanlığı’ndan, Ermenistan’da Pazar günü düzenlenen parlamento seçimleri hakkında açıklama
00:43 Dışişleri Bakanı Fidan, “Orta Koridor, üçlü iş birliğimizin stratejik omurgalarından biri haline gelmiştir” dedi.
00:38 CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, “11 Haziran Perşembe günü yapacağımız ilk Parti Meclisi toplantısıyla kurultay sürecimizi başlatıyoruz.”
00:31 Kocaeli’nin Derince ilçesinde Belediyeden Beklenen “Kent Berberi” Derince’de Özel Sektörle Geldi…
00:31 Rusların gözüyle Kılıçdaroğlu
00:30 Güney Kafkasya’da Jeopolitik Dönüşüm: Ermenistan’ın Siyasi, Stratejik Tercihleri ve Seçim
00:25 Siyaset Tarihinde İlk Kez Cumhuriyet Halk Partisi’nde (CHP) İki Başlı Yönetim
00:24 Ermenistan seçimlerinde Başbakan Nikol Paşinyan’ın partisi oyların çoğunluğunu aldı.
00:23 İletişim Başkanı Duran: Belgeseller mağdur ve mazlumların sesi olmalı
00:14 Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı Kalın, Kahire’de Filistinli gruplar ve garantör ülkelerin temsilcileri ile bir araya geldi
16:08 1. Marmara Sürdürülebilir Çevre Sempozyumu başladı; Başkan Büyükakın: “Marmara için herkes elini taşın altına koymalı”
14:00 NATO jetleri Letonya hava sahasında Rus İHA’sı düşürdü
12:20 Gazeteci Veysel Kavrayan Kocaeli’nin Kanalı TV41’de ‘Kentin Değerleri’ Programı’nın Canlı Yayın Konuğuydu
11:47 Meteoroloji Genel Müdürlüğü’ne göre, Türkiye genelinde sıcaklıklar artıyor
11:40 Buca Belediye Başkanı Görkem Duman görevden uzaklaştırıldı
09:45 Ekonomi ve siyaset gündeminde öne çıkanlar – 8 Haziran 2026
07:42 Gazeteci Nadira TUDOR’un Azerbaycan Mektubu!
TÜMÜNÜ GÖSTER →

Savaş Nereye Gidiyor?

Savaş Nereye Gidiyor?
A+
A-

Savaşın küresel maliyetlerinin yükselmesi, Kasım seçimlerinde kaybetme riskinin artması ve Trump’ın kişisel beklentisinin gerçekleşmeyerek karizmasının zarar görme ihtimali savaşın süresini kısaltabilir.

Nebi MİŞ (@nebimis) / X

Doç. Dr. Nebi MİŞ & SETA Genel Koordinatörü ve Siyaset Araştırmaları Direktörü

Trump yönetiminin İsrail tarafından bir tuzağa çekildiği gün geçtikçe daha fazla dillendirilmeye başlandı. İran’ın liderlik halkasının tasfiye edilmesiyle rejimin düşeceği varsayımı gerçekleşmedi. Savaş, ABD yönetiminin öngördüğünden çok farklı şekilde tezahür etti. ABD’nin körfezdeki müttefikleri savaştan çok büyük zarar gördüler. Savaşın küresel maliyeti beklenenden çok yüksek olacak.

Trump’ın savaşın başındaki beklentilerinin tutmaması ya da stratejik beklenti hatasıçıkış stratejisini zorlaştırıyor. Savaşın başında, ABD, aktör ya da rejim değişimi üzerinden İran’ın bir davranış değişikliği ile yeniden konumlanmasına razıydı. Yani çökmüş ve işlevsizleşmiş bir devlet düzeninin kendisine yaramayacağını düşünüyordu.

Ancak, sahadaki gelişmeler farklı şekilde gerçekleşince ve gün geçtikçe ABD, İsrail’in nihai radikal planına yaklaşmak zorunda kalıyor. Çünkü geri adım atmak zor olduğu gibi, savaşı sınırlı tutmak da zorlaşıyor. İsrail, nasıl ABD’yi Ortadoğu’da İran’a karşı adım adım bir savaşa zorladıysa, şimdi de savaş devam ederken, İran’ın geleceği konusunda kendi maksimalist hesaplarına sürüklemeye çalışıyor.

Bir önceki yazıda geniş bir şekilde izah edildiği gibi, İsrail’in amacı belli. İran’da devletin tamamen çökmesi ve işlevsizleşmesi. Bunun için önce liderlik halkası hedef alınarak karar alma merkezi yok edilmeye çalışıldı. Uzun menzilli füze ve SİHA kapasitesinden başlanarak, her türlü askeri üretim merkezlerine varıncaya kadar saldırılar kademelendirildi.
Şimdi İran’ın stratejik altyapısı ve sistemin yaşamsal unsurları hedef alınıyor. Petrol rafinerileri çalışmaz hale getiriliyor. Bundan sonra İsrail- ABD, elektrikten, internet altyapısına, su kaynaklarından, halkın günlük yaşamını devam ettirebilecek her türlü lojistik altyapının yok edilmesine kadar İran’a saldırılarını artıracaktır. Yaşamın giderek zorlaşmasıyla toplumun psikolojik olarak çökertilmesi amacı üzerinden, devletin ve rejimin üzerindeki toplumsal korumayı bitirmeyi hedefleyeceklerdir.

Dolayısıyla İsrail, Trump yönetimini peşine takarak, yakın dönem Irak’takine benzer şekilde, işlevini kaybetmiş, toparlanması uzun sürebilecek bir İran’dan yanadır. Trump’ın son günlerde “bir kez ve sonsuza kadar tehdit olmaktan çıkarma” sözü bu stratejinin zihinsel yansımasıdır.

Her türlü denklemde, ABD’nin kendisini destekleyeceğini varsayan İsrail’in planları tutmayabilir. Öncelikle, İran’a yönelik saldırılar giderek artsa bile, İran sadece bir devlet ve yönetim yapısından müteşekkil değildir. Mevcut sistem, devletin sahipliğini bizzat kendisinde gören, ideolojik bir motivasyona sahip, çok katmanlı bir yapıdan ibarettir. Devletin sahipliği meselesini, ekonomik ve yaşamsal düzen dikkate alındığında, çok basite almamak gerekir.

Devleti çökertip işlevsizleştirmek o kadar kolay olmayabilir. Aynı zamanda İran’ın toplumsal yapısında tarihsel bir direnç hafızası ve toparlanma motivasyonu vardır. 1953 darbesi, İran Devrimi, Irak Savaşı ve uzun süredir devam eden yaptırımlar bu psikolojik ve sosyolojik direnci artırmıştır.

Savaşın küresel maliyetlerinin yükselmesi, Kasım seçimlerinde kaybetme riskinin artması ve Trump’ın kişisel beklentisinin gerçekleşmeyerek karizmasının zarar görme ihtimali savaşın süresini kısaltabilir.

İsrail’in maksimum hedefle hareket etme planına karşı, Trump savaşı önce kademeli olarak İsrail’e devrederek ve yardımı azaltarak ateşkes için şartların olgunlaşmasını hedefleyebilir. Dolayısıyla da İsrail’ maksimalist tutumunu güncellemek zorunda kalabilir.

28 Şubat 2026 ABD/İsrail – İran Savaşı,İran Savaşı,İran,İsrail,ABD

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.