enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
00:02 Dijital Tehditler ve Şiddetin Teşviki
11:05 Bir Kıssa Bin Hisse : Ağaç ve İnsan
10:40 Avrupa’nın yeni enerji krizinde fatura 28 milyar doları aştı
08:44 Su Kanunu Taslağı Görüşe Açıldı: SPD Görüş ve Önerilerini Hazırlıyor
00:36 Kocaeli Güneş Gazetesi’nden Eyüp Gencer yazdı: Helal olsun sana başsavcım!
00:13 CSO Ada Ankara’da 23 Nisan coşkusunu sahnelere taşıyor
00:03 Gölcük Ulaşlı Sahili’nde deniz taşkınlarına karşı 550 metre uzunluğunda dalga kırıcı set
15:27 Merkez Bankası faiz kararını açıkladı
10:01 Kocaeli Şehir Tiyatroları, “Yaşamak mı, Yoksa Ölmek mi” oyunuyla Bursa’da izleyiciyi büyüledi
09:24 (DEİK) Türkiye-Kanada İş Konseyi Başkanı Mehmet Yılmaz, Değerlendirmelerde bulundu
09:12 (MSB), Kara Havacılık Komutanlığına ait helikopterin eğitim uçuşu sırasında kaza kırıma uğradı
00:17 Kalıcı kilo kaybı için şok diyetler yerine yaşam tarzı değişikliklerine odaklanan 2 temel yöntem
00:16 COP31 ev sahibi Türkiye kararların uygulamaya alınmasına odaklanacak
00:16 Orgeneral Bayraktaroğlu Arnavutluk’ta temaslarda bulundu
00:14 275 okulu hedef gösteren 389 hesap kullanıcısı gözaltına alındı
00:13 Türk denizciliğinin altın çağı: Aynı anda 50 gemi inşa edilecek
00:07 Gazeteci Veysel KAVRAYAN’ın ‘Dünya Gündemi’nde dünyada olup bitenler
00:02 ABTTF, Witten Batı Trakya Türkleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği’ne yapılan menfur saldırıyı kınadı
12:57 Kağıdın hikayesi SEKA’da yazıldı: Dünyanın en büyük Türk bayrağı oluşturuldu
12:40 Kocaeli Temsilcisi ve Spor Yazarı Mustafa Salman YAZDI: Giriş ve Gelişme Güzel; Sonuç Soru İşareti…Kompozisyon Gibi Kocaelispor…
TÜMÜNÜ GÖSTER →

Savaş Nereye Gidiyor?

Savaş Nereye Gidiyor?
A+
A-

Savaşın küresel maliyetlerinin yükselmesi, Kasım seçimlerinde kaybetme riskinin artması ve Trump’ın kişisel beklentisinin gerçekleşmeyerek karizmasının zarar görme ihtimali savaşın süresini kısaltabilir.

Nebi MİŞ (@nebimis) / X

Doç. Dr. Nebi MİŞ & SETA Genel Koordinatörü ve Siyaset Araştırmaları Direktörü

Trump yönetiminin İsrail tarafından bir tuzağa çekildiği gün geçtikçe daha fazla dillendirilmeye başlandı. İran’ın liderlik halkasının tasfiye edilmesiyle rejimin düşeceği varsayımı gerçekleşmedi. Savaş, ABD yönetiminin öngördüğünden çok farklı şekilde tezahür etti. ABD’nin körfezdeki müttefikleri savaştan çok büyük zarar gördüler. Savaşın küresel maliyeti beklenenden çok yüksek olacak.

Trump’ın savaşın başındaki beklentilerinin tutmaması ya da stratejik beklenti hatasıçıkış stratejisini zorlaştırıyor. Savaşın başında, ABD, aktör ya da rejim değişimi üzerinden İran’ın bir davranış değişikliği ile yeniden konumlanmasına razıydı. Yani çökmüş ve işlevsizleşmiş bir devlet düzeninin kendisine yaramayacağını düşünüyordu.

Ancak, sahadaki gelişmeler farklı şekilde gerçekleşince ve gün geçtikçe ABD, İsrail’in nihai radikal planına yaklaşmak zorunda kalıyor. Çünkü geri adım atmak zor olduğu gibi, savaşı sınırlı tutmak da zorlaşıyor. İsrail, nasıl ABD’yi Ortadoğu’da İran’a karşı adım adım bir savaşa zorladıysa, şimdi de savaş devam ederken, İran’ın geleceği konusunda kendi maksimalist hesaplarına sürüklemeye çalışıyor.

Bir önceki yazıda geniş bir şekilde izah edildiği gibi, İsrail’in amacı belli. İran’da devletin tamamen çökmesi ve işlevsizleşmesi. Bunun için önce liderlik halkası hedef alınarak karar alma merkezi yok edilmeye çalışıldı. Uzun menzilli füze ve SİHA kapasitesinden başlanarak, her türlü askeri üretim merkezlerine varıncaya kadar saldırılar kademelendirildi.
Şimdi İran’ın stratejik altyapısı ve sistemin yaşamsal unsurları hedef alınıyor. Petrol rafinerileri çalışmaz hale getiriliyor. Bundan sonra İsrail- ABD, elektrikten, internet altyapısına, su kaynaklarından, halkın günlük yaşamını devam ettirebilecek her türlü lojistik altyapının yok edilmesine kadar İran’a saldırılarını artıracaktır. Yaşamın giderek zorlaşmasıyla toplumun psikolojik olarak çökertilmesi amacı üzerinden, devletin ve rejimin üzerindeki toplumsal korumayı bitirmeyi hedefleyeceklerdir.

Dolayısıyla İsrail, Trump yönetimini peşine takarak, yakın dönem Irak’takine benzer şekilde, işlevini kaybetmiş, toparlanması uzun sürebilecek bir İran’dan yanadır. Trump’ın son günlerde “bir kez ve sonsuza kadar tehdit olmaktan çıkarma” sözü bu stratejinin zihinsel yansımasıdır.

Her türlü denklemde, ABD’nin kendisini destekleyeceğini varsayan İsrail’in planları tutmayabilir. Öncelikle, İran’a yönelik saldırılar giderek artsa bile, İran sadece bir devlet ve yönetim yapısından müteşekkil değildir. Mevcut sistem, devletin sahipliğini bizzat kendisinde gören, ideolojik bir motivasyona sahip, çok katmanlı bir yapıdan ibarettir. Devletin sahipliği meselesini, ekonomik ve yaşamsal düzen dikkate alındığında, çok basite almamak gerekir.

Devleti çökertip işlevsizleştirmek o kadar kolay olmayabilir. Aynı zamanda İran’ın toplumsal yapısında tarihsel bir direnç hafızası ve toparlanma motivasyonu vardır. 1953 darbesi, İran Devrimi, Irak Savaşı ve uzun süredir devam eden yaptırımlar bu psikolojik ve sosyolojik direnci artırmıştır.

Savaşın küresel maliyetlerinin yükselmesi, Kasım seçimlerinde kaybetme riskinin artması ve Trump’ın kişisel beklentisinin gerçekleşmeyerek karizmasının zarar görme ihtimali savaşın süresini kısaltabilir.

İsrail’in maksimum hedefle hareket etme planına karşı, Trump savaşı önce kademeli olarak İsrail’e devrederek ve yardımı azaltarak ateşkes için şartların olgunlaşmasını hedefleyebilir. Dolayısıyla da İsrail’ maksimalist tutumunu güncellemek zorunda kalabilir.

28 Şubat 2026 ABD/İsrail – İran Savaşı,İran Savaşı,İran,İsrail,ABD

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.