enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
00:57 Jeopolitiğin Geri Dönüşü: Çok Kutuplu Dünyada Güç Mücadelesi ve Türkiye’nin Stratejik Yol Haritası
00:40 Dünya Savaş ve Açlıkla Kaynarken, Avrupa İnsanın Cinsel Kimliğini Tartışıyor
00:39 Cumhurbaşkanı Erdoğan: Cumhur İttifakı çok anlamlı bir seçim zaferine imza atmıştır
00:24 A Milli Takım Dünya Kupası Maçları Hangi Ülkelerde Oynanacak ve Saat Kaçta?
00:20 Ankara-İstanbul Yüksek Hızlı Tren (YHT) Hattı’nda devam eden çalışmaların tamamlanmasıyla seyahat süresi 3 saat 37 dakikaya düşecek…
00:18 Haber-Yorum: Derince’de Siyasi Deprem: Gökçe’nin Rotası AK Partiye mi kırılıyor?
13:08 Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in,
00:56 “Kocaeli Yaya Ulaşımı Eylem Planı”  Çalıştayının İkinci Oturumu Gerçekleştirildi
00:54 Adalet Bakanı Gürlek, “suç örgütleriyle mücadele sürüyor, 7 ilde 113 adrese eş zamanlı operasyon düzenlendi”
00:45 Adalet Bakanı Gürlek, Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Koordinasyon Kurulu 19. Toplantısı’nda konuştu…
00:38 Edirne’de Kürek Fırtınası! Kocaeli Sümerspor 4 Madalya ve 2 Kupayla Döndü
00:31 Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, bugün Bulgaristan’ın başkenti Sofya’da düzenlenecek Güneydoğu Avrupa İşbirliği Süreci’ne katılacak
00:28 İletişim Başkanlığı’nca, Helsinki’de “Ankara Zirvesi Öncesinde Stratejik Belirsizlikleri Yönetmek” başlıklı panel
00:21 Gazeteci Reşat Salihi: “Milli mücadele Türkiye’de zaferle taçlandırılmış olsa da Irak cephesi açısından sona ermedi”
00:12 MHP Genel Başkanı Bahçeli, “‘Terörsüz Türkiye’, bölgesel fırtınalar karşısında milli varlığımızın zırhıdır”.
00:07 Liderliğin Gerçek Gücü: İşi Yapmak Değil, İnsanları Başarmaya Taşımaktır.
13:00 Küresel Gazeteciler Konseyi (KGK) üyesi Türk gazeteciler Ata yurdu Özbekistan’ı keşfetti
12:33 UHA ve TÜHA’dan Gazeteci Veysel Kavrayan, DTİK’nin Kuzey Makedonya Basın Buluşması’na Katılıyor
11:47 CHP grup toplantısına ziyaretçi kabul edilmeyecek
11:19 Tüketici fiyat endeksi (TÜFE) ile indirgendiğinde mayısta en yüksek aylık reel getiri yatırım aracı; Mevduat faizi oldu…
TÜMÜNÜ GÖSTER →

BM’nin insan hakları testi: Gazze

BM’nin insan hakları testi: Gazze
11 Aralık 2025
17
A+
A-

* Bir yanda Uluslararası Adalet Divanı’nda görülen soykırım başvuruları, diğer yanda veto duvarına çarpan karar tasarıları… Gazze, insan haklarının metinlerde kaldığı, sahada ise cezasızlığın hüküm sürdüğü bir aynaya dönüşmüş durumda.

* İşte detayı!…

UHA / İnternational News Agency

BM'nin insan hakları testi: Gazze

NEW YORK, 11 ARALIK 2025 – Katil İsrail’in yıllardır süren ablukası nedeniyle dünyanın en büyük açık hava hapishanesi olarak tanımlanan Gazze’de yaşananlar, artık bir savaş anlatısının çok ötesinde, modern tarihin en ağır insani yıkımlarından biri olarak kayda geçiyor.

Barbar İsrail’in 7 Ekim 2023’ten bu yana sürdürdüğü saldırılar, binlerce masum sivilin şehit olmasına neden olurken, yaşamın kendisini hedef alan bir yok etme pratiğini de ortaya koydu. Bombalanan hastaneler, kuşatma altında tutulan siviller, açlıkla terbiye edilmeye çalışılan bir toplum ve zorla yerinden edilmeyi normalleştiren siyasi söylemler, Gazze’yi yalnızca askeri değil, hukuki ve ahlaki bir sınavın merkezine yerleştirdi.

Barbar İsrail soykırımının en büyük mağduru kadınlar ve çocuklardı. Fotoğraf: AA
[Barbar İsrail soykırımının en büyük mağduru kadınlar ve çocuklardı. Fotoğraf: AA]

Öte yandan ateşkes ilanları, sahadaki yıkımı durdurmaya yetmedi. Enkaz altında kaybolan aileler, çalışamaz hale gelen sağlık sistemi ve yardım beklerken hayatını kaybeden çocuklar, çatışmanın “durmuş” sayıldığı anlarda bile soykırımın izlerinin silinmediğini gösterdi.

Bu tablo, 10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü’nde, uluslararası sistemin insan hakları konusundaki samimiyetini sorgulatan en çarpıcı örnek haline geldi.

Uluslararası hukuk ve yaptırım

Gazze’de yaşananların hukuki karşılığı, tarihte ender görülen bir biçimde uluslararası mahkemelerin gündemine taşındı. Güney Afrika’nın başvurusu üzerine Uluslararası Adalet Divanı, cani İsrail hakkında “soykırım şüphesinin makul olduğu” yönünde değerlendirme yaptı ve sivillerin korunması gerektiğine hükmetti. Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) ise savaş suçu ve insanlığa karşı suç iddialarını kapsayan soruşturmaları derinleştirdi.

UCM, Netanyahu ve Gallant hakkındaki tutuklama kararları vererek, tarihi adımlar attı. Fotoğraf: AA
[UCM, Netanyahu ve Gallant hakkındaki tutuklama kararları vererek, tarihi adımlar attı. Fotoğraf: AA]

Ancak bu hukuki süreçler, sahadaki uygulamaları durduracak siyasal iradeye dönüşmedi. Mahkeme salonlarında dosyalar açılırken Gazze’de hastaneler vurulmaya, sivil altyapı çökertilmeye devam etti. Hukukun kayda geçirdiği gerçekler ile devletlerin uygulamaya koyduğu politikalar arasındaki bu kopukluk, Gazze’yi “haklı bulunup korumasız bırakılan” bir coğrafya hâline getirdi.

Sistematik soykırım hiç durmadı

Barbar İsrail’in Gazze’deki yıkımı, hayatın sürdürülebilir unsurlarını hedef alan sistematik bir politika olarak ortaya çıktı. Sağlık tesislerinin işlevsiz hale gelmesi, ameliyatların yapılamaması, yoğun bakım ünitelerinin devre dışı kalması ve tıbbi malzeme girişinin kısıtlanması, sivillerin yaşama şansını doğrudan ortadan kaldırdı.

Ateşkese rağmen İsrail Gazze'ye yeterince yardımın girmesini engelleyerek soykırımı devam ettiriyor. Fotoğraf: AA
[Ateşkese rağmen İsrail Gazze’ye yeterince yardımın girmesini engelleyerek soykırımı devam ettiriyor. Fotoğraf: AA]

Buna eşlik eden siyasi söylem ise saldırıların niyetini daha da görünür kıldı. Bazı İsrailli bakanların Gazze halkının başka ülkelere sürülmesini açıkça dillendirmesi, zorla yerinden etmeyi geçici bir sonuç değil, kalıcı bir hedef olarak ortaya koydu. Açlık, susuzluk ve yardımın engellenmesiyle birleşen bu tablo, uluslararası hukukta “kolektif cezalandırma” olarak tanımlanan uygulamaların ötesine geçti.

Çifte standart: Gazze bir ayna

Gazze, bugün hem İsrail’in pervasız ve hesapsız saldırılarının hem de küresel sistemin çifte standartlarının sembolü haline geldi. Avrupa ve Amerika sokaklarında yüz binlerce insan aylarca Filistin için yürüdü. Üniversiteler, sendikalar ve sanat çevreleri ayağa kalktı. Buna karşın devletler düzeyinde bağlayıcı yaptırımlar hayata geçirilmedi.

Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısının ardından spor, kültür ve ekonomi alanlarında hızla uygulanan yaptırımlar hatırlandığında, Gazze karşısındaki bu sessizlik daha da çarpıcı bir hal aldı.

Birleşmiş Milletler’de alınmak istenen kararlar veto edilirken, insan haklarını korumakla yükümlü kurumlar çoğu zaman yalnızca “endişe” ifade eden açıklamalarla yetindi. Böylece Gazze, insan haklarının evrenselliğinin söylemde kaldığı, uygulamada ise güç dengelerine teslim edildiği bir turnusol kâğıdına dönüştü.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.