enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
12:06 Türkiye, 6 Şubat deprem bölgesinde dev dönüşüm
11:51 Muhittin Böcek dahil 41 kişi için iddianame hazırlandı
06:53 Mesafe Giderek Açılıyor
06:47 İletişim Başkanlığı, Türkiye’nin ABD ile LNG anlaşması nedeniyle Rus gazı alımını sonlandırdığı iddialarını yalanladı
06:22 Normatif Güçten Sert Jeoekonomiye: Gri Alanda Kalmanın Maliyeti
06:21 Avrupa’da Yüzleşme: GKRY’nin Prestij Kaybı
06:10 Yeni bir sosyal devlet destanı yazmak için Cumartesi günü Aydın’daydık!
00:48 Soykırımcı, katil İsrail’in ateşkese rağmen yaptığı ihlaller ve katliamlar
00:34 Suriye’de PKK/YPG’nin Sonuna Doğru
00:19 Dünya Meteoroloji Örgütü’nün (WMO) raporuna göre: Su Döngüsündeki Düzensizlik Toplumları Tehdit Ediyor
00:08 Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, bugün Nizaryalı mevkidaşı Yusuf Maitama Tuggar ile bir araya gelecek
20:45 Uğur Mumcu katledilişinin 33. yılında İzmir’de de anıldı
20:10 Aydın Şehir Hastanesi hizmete açıldı
19:57 Uğur Mumcu ölümünün 33. yılında anıldı
07:43 Kitap: Avcı Kekliği ‘Evveli Aşk, Ahiri Aşk Vesselam’
07:25 Yapay Yağış ve Yağış Artırma Çalışmaları
06:42 ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci: “Uzun süredir yapılan yatırımlar 2026’da devreye girmeye başlayacak”
06:07 Türkiye ve Marmara için örnek model: İzmit Körfezi’nin geleceği “Dijital İkiz Projesi” ile şekillenecek
00:28 ASELSAN tarafından üretilen Hava Trafik Kontrol Radar Sistemi HTRS 100, Şam’da uçuş güvenliğini sağlayacak
00:07 CHP’li Meclis Üyesi İstifa Etti, AK Parti’ye Katıldı
TÜMÜNÜ GÖSTER →

BM’nin insan hakları testi: Gazze

BM’nin insan hakları testi: Gazze
11 Aralık 2025
12
A+
A-

* Bir yanda Uluslararası Adalet Divanı’nda görülen soykırım başvuruları, diğer yanda veto duvarına çarpan karar tasarıları… Gazze, insan haklarının metinlerde kaldığı, sahada ise cezasızlığın hüküm sürdüğü bir aynaya dönüşmüş durumda.

* İşte detayı!…

UHA / İnternational News Agency

BM'nin insan hakları testi: Gazze

NEW YORK, 11 ARALIK 2025 – Katil İsrail’in yıllardır süren ablukası nedeniyle dünyanın en büyük açık hava hapishanesi olarak tanımlanan Gazze’de yaşananlar, artık bir savaş anlatısının çok ötesinde, modern tarihin en ağır insani yıkımlarından biri olarak kayda geçiyor.

Barbar İsrail’in 7 Ekim 2023’ten bu yana sürdürdüğü saldırılar, binlerce masum sivilin şehit olmasına neden olurken, yaşamın kendisini hedef alan bir yok etme pratiğini de ortaya koydu. Bombalanan hastaneler, kuşatma altında tutulan siviller, açlıkla terbiye edilmeye çalışılan bir toplum ve zorla yerinden edilmeyi normalleştiren siyasi söylemler, Gazze’yi yalnızca askeri değil, hukuki ve ahlaki bir sınavın merkezine yerleştirdi.

Barbar İsrail soykırımının en büyük mağduru kadınlar ve çocuklardı. Fotoğraf: AA
[Barbar İsrail soykırımının en büyük mağduru kadınlar ve çocuklardı. Fotoğraf: AA]

Öte yandan ateşkes ilanları, sahadaki yıkımı durdurmaya yetmedi. Enkaz altında kaybolan aileler, çalışamaz hale gelen sağlık sistemi ve yardım beklerken hayatını kaybeden çocuklar, çatışmanın “durmuş” sayıldığı anlarda bile soykırımın izlerinin silinmediğini gösterdi.

Bu tablo, 10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü’nde, uluslararası sistemin insan hakları konusundaki samimiyetini sorgulatan en çarpıcı örnek haline geldi.

Uluslararası hukuk ve yaptırım

Gazze’de yaşananların hukuki karşılığı, tarihte ender görülen bir biçimde uluslararası mahkemelerin gündemine taşındı. Güney Afrika’nın başvurusu üzerine Uluslararası Adalet Divanı, cani İsrail hakkında “soykırım şüphesinin makul olduğu” yönünde değerlendirme yaptı ve sivillerin korunması gerektiğine hükmetti. Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) ise savaş suçu ve insanlığa karşı suç iddialarını kapsayan soruşturmaları derinleştirdi.

UCM, Netanyahu ve Gallant hakkındaki tutuklama kararları vererek, tarihi adımlar attı. Fotoğraf: AA
[UCM, Netanyahu ve Gallant hakkındaki tutuklama kararları vererek, tarihi adımlar attı. Fotoğraf: AA]

Ancak bu hukuki süreçler, sahadaki uygulamaları durduracak siyasal iradeye dönüşmedi. Mahkeme salonlarında dosyalar açılırken Gazze’de hastaneler vurulmaya, sivil altyapı çökertilmeye devam etti. Hukukun kayda geçirdiği gerçekler ile devletlerin uygulamaya koyduğu politikalar arasındaki bu kopukluk, Gazze’yi “haklı bulunup korumasız bırakılan” bir coğrafya hâline getirdi.

Sistematik soykırım hiç durmadı

Barbar İsrail’in Gazze’deki yıkımı, hayatın sürdürülebilir unsurlarını hedef alan sistematik bir politika olarak ortaya çıktı. Sağlık tesislerinin işlevsiz hale gelmesi, ameliyatların yapılamaması, yoğun bakım ünitelerinin devre dışı kalması ve tıbbi malzeme girişinin kısıtlanması, sivillerin yaşama şansını doğrudan ortadan kaldırdı.

Ateşkese rağmen İsrail Gazze'ye yeterince yardımın girmesini engelleyerek soykırımı devam ettiriyor. Fotoğraf: AA
[Ateşkese rağmen İsrail Gazze’ye yeterince yardımın girmesini engelleyerek soykırımı devam ettiriyor. Fotoğraf: AA]

Buna eşlik eden siyasi söylem ise saldırıların niyetini daha da görünür kıldı. Bazı İsrailli bakanların Gazze halkının başka ülkelere sürülmesini açıkça dillendirmesi, zorla yerinden etmeyi geçici bir sonuç değil, kalıcı bir hedef olarak ortaya koydu. Açlık, susuzluk ve yardımın engellenmesiyle birleşen bu tablo, uluslararası hukukta “kolektif cezalandırma” olarak tanımlanan uygulamaların ötesine geçti.

Çifte standart: Gazze bir ayna

Gazze, bugün hem İsrail’in pervasız ve hesapsız saldırılarının hem de küresel sistemin çifte standartlarının sembolü haline geldi. Avrupa ve Amerika sokaklarında yüz binlerce insan aylarca Filistin için yürüdü. Üniversiteler, sendikalar ve sanat çevreleri ayağa kalktı. Buna karşın devletler düzeyinde bağlayıcı yaptırımlar hayata geçirilmedi.

Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısının ardından spor, kültür ve ekonomi alanlarında hızla uygulanan yaptırımlar hatırlandığında, Gazze karşısındaki bu sessizlik daha da çarpıcı bir hal aldı.

Birleşmiş Milletler’de alınmak istenen kararlar veto edilirken, insan haklarını korumakla yükümlü kurumlar çoğu zaman yalnızca “endişe” ifade eden açıklamalarla yetindi. Böylece Gazze, insan haklarının evrenselliğinin söylemde kaldığı, uygulamada ise güç dengelerine teslim edildiği bir turnusol kâğıdına dönüştü.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.