enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
00:12 Türkiye, 2025 yılında dünyada çelik üretimini artıran az sayıdaki ülkelerden biri oldu
00:09 Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bölgenin meselelerini bölgenin kendi aktörleri çözmeli
00:07 “Hürmüz Boğazı, küresel ekonominin adeta atar damarlarından biridir”
00:06 Kocaeli (UHA) Bürosu: Gölcüklü Saygınlar Kulubü Üyelerine Ücretsiz Diş Sağlığı Taraması
00:06 Terörle mücadelede yaralanan ancak malul sayılmayanlara yönelik başvurular 1 Eylül’de başlıyor
00:05 Zir.Yük.Müh.E. Yaşar KAVAK yazdı: “Kalkınmanın Gerçek Dengesi Tarım mı Sanayi mi?”
00:04 Türkiye’de kentsel dönüşüm sürecini hızlandırmak amacıyla vatandaşlara çeşitli avantajlar sunuluyor
00:03 Nizip Ticaret Odası (NTO) Genel Sekreteri Dilek Süzer, TOBB Genel Sekreterler Bilgilendirme Seminerine katıldı
00:03 BTP lideri Hüseyin Baş’tan 13 maddelik Çerçeve Yasa önerisi
00:02 İstanbul Ambarlı Arıtma Tesisi’nden Marmara Denizi’ne Atık Su Döküldüğü Belirlendi
00:01 Halk arasında “araba tutması” diye bilinen sorun: Neden bazılarını araba tutar?
00:00 Gazeteci Veysel KAVRAYAN’ın İstanbul Bahçelievler Sosyal Hizmet Kampüsü’ndeki açılış programından notları…
08:51 Adalet Bakanı Akın Gürlek, “Terörsüz Türkiye hedefi, terörün ülkeye ödettiği ağır bedelleri geride bırakıldı”
08:39 Terörsüz Türkiye için 12 maddelik kanun teklifi TBMM Genel Kurulu’nda kabul edildi
00:56 Gazeteci Veysel KAVRAYAN: Türkiye enerjide tam bağımsızlık hedefi doğrultusunda üç kıtada faaliyet gösteriyor…
00:50 Göç tartışmalarında göz ardı edilen insan hikayesi
00:50 Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan tarafından imzalanan, Mekke Paktı ve Yeni Bir Güvenlik Bloğunun Doğuşu
00:34 Batı Şeria’da Artan Yerleşimci Şiddeti: AB Yaptırım Uygulamak İçin Çoğunluk Arıyor
00:28 Kitap: Çocuklarla birlikte düşünerek hazırlanan bir kitap: “Büyümek Kolay mı Sandın?” 
00:27 Dünya Kupası’nı Özel Yatırımcılara Açma Planı Futbol Dünyasını Ayağa Kaldırdı.UEFA Boykot Restini Çekti, Diğer Kıtalarda da karşı Çıktı: FİFA Çark Etti
TÜMÜNÜ GÖSTER →

BM’nin insan hakları testi: Gazze

BM’nin insan hakları testi: Gazze
11 Aralık 2025
18
A+
A-

* Bir yanda Uluslararası Adalet Divanı’nda görülen soykırım başvuruları, diğer yanda veto duvarına çarpan karar tasarıları… Gazze, insan haklarının metinlerde kaldığı, sahada ise cezasızlığın hüküm sürdüğü bir aynaya dönüşmüş durumda.

* İşte detayı!…

UHA / İnternational News Agency

BM'nin insan hakları testi: Gazze

NEW YORK, 11 ARALIK 2025 – Katil İsrail’in yıllardır süren ablukası nedeniyle dünyanın en büyük açık hava hapishanesi olarak tanımlanan Gazze’de yaşananlar, artık bir savaş anlatısının çok ötesinde, modern tarihin en ağır insani yıkımlarından biri olarak kayda geçiyor.

Barbar İsrail’in 7 Ekim 2023’ten bu yana sürdürdüğü saldırılar, binlerce masum sivilin şehit olmasına neden olurken, yaşamın kendisini hedef alan bir yok etme pratiğini de ortaya koydu. Bombalanan hastaneler, kuşatma altında tutulan siviller, açlıkla terbiye edilmeye çalışılan bir toplum ve zorla yerinden edilmeyi normalleştiren siyasi söylemler, Gazze’yi yalnızca askeri değil, hukuki ve ahlaki bir sınavın merkezine yerleştirdi.

Reklam
Barbar İsrail soykırımının en büyük mağduru kadınlar ve çocuklardı. Fotoğraf: AA
[Barbar İsrail soykırımının en büyük mağduru kadınlar ve çocuklardı. Fotoğraf: AA]

Öte yandan ateşkes ilanları, sahadaki yıkımı durdurmaya yetmedi. Enkaz altında kaybolan aileler, çalışamaz hale gelen sağlık sistemi ve yardım beklerken hayatını kaybeden çocuklar, çatışmanın “durmuş” sayıldığı anlarda bile soykırımın izlerinin silinmediğini gösterdi.

Bu tablo, 10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü’nde, uluslararası sistemin insan hakları konusundaki samimiyetini sorgulatan en çarpıcı örnek haline geldi.

Reklam

Uluslararası hukuk ve yaptırım

Gazze’de yaşananların hukuki karşılığı, tarihte ender görülen bir biçimde uluslararası mahkemelerin gündemine taşındı. Güney Afrika’nın başvurusu üzerine Uluslararası Adalet Divanı, cani İsrail hakkında “soykırım şüphesinin makul olduğu” yönünde değerlendirme yaptı ve sivillerin korunması gerektiğine hükmetti. Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) ise savaş suçu ve insanlığa karşı suç iddialarını kapsayan soruşturmaları derinleştirdi.

UCM, Netanyahu ve Gallant hakkındaki tutuklama kararları vererek, tarihi adımlar attı. Fotoğraf: AA
[UCM, Netanyahu ve Gallant hakkındaki tutuklama kararları vererek, tarihi adımlar attı. Fotoğraf: AA]

Ancak bu hukuki süreçler, sahadaki uygulamaları durduracak siyasal iradeye dönüşmedi. Mahkeme salonlarında dosyalar açılırken Gazze’de hastaneler vurulmaya, sivil altyapı çökertilmeye devam etti. Hukukun kayda geçirdiği gerçekler ile devletlerin uygulamaya koyduğu politikalar arasındaki bu kopukluk, Gazze’yi “haklı bulunup korumasız bırakılan” bir coğrafya hâline getirdi.

Sistematik soykırım hiç durmadı

Barbar İsrail’in Gazze’deki yıkımı, hayatın sürdürülebilir unsurlarını hedef alan sistematik bir politika olarak ortaya çıktı. Sağlık tesislerinin işlevsiz hale gelmesi, ameliyatların yapılamaması, yoğun bakım ünitelerinin devre dışı kalması ve tıbbi malzeme girişinin kısıtlanması, sivillerin yaşama şansını doğrudan ortadan kaldırdı.

Ateşkese rağmen İsrail Gazze'ye yeterince yardımın girmesini engelleyerek soykırımı devam ettiriyor. Fotoğraf: AA
[Ateşkese rağmen İsrail Gazze’ye yeterince yardımın girmesini engelleyerek soykırımı devam ettiriyor. Fotoğraf: AA]

Buna eşlik eden siyasi söylem ise saldırıların niyetini daha da görünür kıldı. Bazı İsrailli bakanların Gazze halkının başka ülkelere sürülmesini açıkça dillendirmesi, zorla yerinden etmeyi geçici bir sonuç değil, kalıcı bir hedef olarak ortaya koydu. Açlık, susuzluk ve yardımın engellenmesiyle birleşen bu tablo, uluslararası hukukta “kolektif cezalandırma” olarak tanımlanan uygulamaların ötesine geçti.

Çifte standart: Gazze bir ayna

Gazze, bugün hem İsrail’in pervasız ve hesapsız saldırılarının hem de küresel sistemin çifte standartlarının sembolü haline geldi. Avrupa ve Amerika sokaklarında yüz binlerce insan aylarca Filistin için yürüdü. Üniversiteler, sendikalar ve sanat çevreleri ayağa kalktı. Buna karşın devletler düzeyinde bağlayıcı yaptırımlar hayata geçirilmedi.

Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısının ardından spor, kültür ve ekonomi alanlarında hızla uygulanan yaptırımlar hatırlandığında, Gazze karşısındaki bu sessizlik daha da çarpıcı bir hal aldı.

Birleşmiş Milletler’de alınmak istenen kararlar veto edilirken, insan haklarını korumakla yükümlü kurumlar çoğu zaman yalnızca “endişe” ifade eden açıklamalarla yetindi. Böylece Gazze, insan haklarının evrenselliğinin söylemde kaldığı, uygulamada ise güç dengelerine teslim edildiği bir turnusol kâğıdına dönüştü.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.