enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
21:19 Şehit düşen tıbbiyelilerin anısına tarihi siperlerde toplandılar
21:02 AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Zorlu: Türkiye, bugün içeride ve dışarıda hayal edilen şeyleri başarmaya, gerçeğe dönüştürmeye devam ediyor
20:35 Ömer Çelik: İHA/SİHA kabiliyetlerimizi geliştirmemiz beka meselesidir
20:20 “Türkiye’nin gazı kesilebilir”
20:15 Devlet Bahçeli’den tarihçi ve yazar İlber Ortaylı için taziye mesajı
23:24 Küresel Güç Rekabeti ve Bölgesel Jeopolitik Süreçlerde Türk Teşkilatı’nın Rolü
22:37 ABD ve İsrail’in Saldırıları, İran’ın Misillemeleri: Mühimmat Üretimi, Stok Derinliği ve Siyasi Dayanıklılık Testi
22:15 Savaş Nereye Gidiyor?
22:04 ABD/İsrail-İran Savaşı: Durum Değerlendirmesi
21:45 Hamaney’in “Büyük Şeytan” Doktrini: İran Dış Politikası ABD Algısı
20:59 CBME Türkiye, Prestijli Fuarlar Listesine Girdi
19:17 İhlas Haber Ajansı (İHA) Rusya Muhabiri Erhan Altıparmak’a Abhazya’da gazetecilik ödülü
18:49 Rusya’dan “Kürt kartına dikkat” uyarısı!
18:07 Yılın ikinci faiz kararı perşembe günü açıklanacak
10:57 Kadir Gecesi pazartesi günü idrak edilecek
00:59 Bir varmış bir yokmuş: Tarsus’tan yola çıktı, Roterdam’da bir prens ile tanıştı ve sonra Almanya’da Almanya’da prenses oldu
00:58 Yıldız Teknik Üniversitesi’nin (YTÜ) Budapeşte Teknoloji ve Ekonomi Üniversitesi işbirliği
00:18 Türk Dünyası STK’ları Arasında Entegrasyon Derinleşiyor
11:15 TUDPAM, Pakistan Merkezli Youth Diplomacy Forum (YDF) İle İş Birliği Konusunda Anlaştı
10:31 Kıbrıs’ta Barışın Güvencesi BM mi?
TÜMÜNÜ GÖSTER →

İran-İsrail Çatışması: Tahran’ın Oyun Planı

İran-İsrail Çatışması: Tahran’ın Oyun Planı
22 Nisan 2024
54
A+
A-

İran ve İsrail arasında 1979 İslam Devrimi sonrasında ortaya çıkan düşmanlık, 45 yıldan fazla bir süredir devam etmekte ve her iki ülke birbirini varoluşsal düşman olarak tanımlamaktadır. Bu düşmanlık zaman zaman yüksek gerilimli dönemlere yol açarak dolaylı çatışmalara neden olmuştur. Bu noktada ABD’nin rolünü de göz önünde bulundurmak gerekir.

UHA /  İnternational News Agency

Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları VakfıMustafa Caner | Yazar | Kriter Dergi (SETA) bünyesinde hazırlanan Kriter dergisinin Yayın Koordinatörü ve Ortadoğu Siyaset Uzmanı Mustafa CANER, kaleme aldığı “İran-İsrail Çatışması: Tahran’ın Oyun Planı” başlıklı yazısında, İran ve İsrail arasında 1979 İslam Devrimi sonrasında ortaya çıkan düşmanlığın, 45 yıldan fazla bir süredir devam ettiğini ve her iki ülkenin birbirini varoluşsal düşman olarak tanımladığının altını çizdi.

Mustafa CANER, bu düşmanlığın zaman zaman yüksek gerilimli dönemlere yol açarak dolaylı çatışmalara neden olduğunu belirterek, bu noktada ABD’nin rolünü de göz önünde bulundurmak gerektiğini hatırlattı.

ABD’nin İran’a yönelik tavrının, olumsuz bir şekilde daha sert bir pozisyona dönüştüğünde, İsrail’in de bu durumdan güç alarak İran’a karşı daha sert bir politika izlediğini ifade eden CANER, ancak ABD’nin, İran ile daha yumuşak bir ilişki benimsediğinde, İsrail’in de ABD’den beklediği desteği alamadığı için daha dikkatli bir politika izlediğini söyledi.

“Son yıllarda özellikle Trump döneminin ardından, İran ve İsrail arasındaki gerilimin arttığı görülmektedir” diyen Mustafa CANER, şunları söyledi:

“Trump’ın “maksimum baskı” politikasıyla birlikte, İsrail’in doğrudan veya dolaylı olarak İran’a yönelik saldırıları artmıştır. İran içinde ve dışında birçok İranlı hedefe saldırı düzenlenmiş ve sabotaj eylemleri gerçekleştirilmiştir. Özellikle Suriye’deki İran unsurlarına yönelik hava harekatları sıkça gerçekleştirilmiştir. 7 Ekim saldırılarının ardından İran ve İsrail arasındaki gerilim daha da tırmanmıştır. İran, Hamas ve Hizbullah gibi örgütlere destekte bulunurken İsrail de zaman zaman Suriye’de İranlı komutanları hedef almış veya İran içinde gerçekleşen terör ve sabotaj eylemlerinin arkasında olduğu iddiasıyla İran makamları tarafından suçlanmıştır. Tüm bu faktörler, İran-İsrail gerilimini beslemiştir”.

İran'dan nükleer rest!

İran’ın İsrail’e Saldırısı Nasıl Gerçekleşti?

CANER, Gerilimin, İsrail’in 1 Nisan’da İran’ın Şam’daki Büyükelçiliği’ne yönelik saldırısıyla daha üst bir seviyeye ulaştığını hatırlatarak, yedi kişinin hayatını kaybettiği bu saldırıda ölenler arasında üst düzey iki general de bulunduğunu ve bu saldırıya karşılık olarak İran’ın, 13-14 Nisan tarihlerinde gerçekleştirdiği misilleme saldırılarında yüzlerce insansız hava aracı, seyir ve balistik füzeyle ilk kez doğrudan İsrail hedeflerini vurduğunu belirtti.

İran’ın saldırısının İsrail’in hava savunma sistemleri ve ABD’nin yardıma gelmesiyle sınırlı bir maddi zarara neden olmasına rağmen, siyasi ve sembolik açıdan son derece önemli bir eylem olduğuna vurgu yapan Mustafa CANER, Söz konusu saldırıdan sonra İran ve İsrail arasındaki gölge savaş veya dolaylı çatışmanın doğrudan çatışmaya dönüştüğünün ifade edilebileceğinin altını çizdi.

Son dakika... İran İsrail'e neden saldırdı... Nedir bu Demir Kubbe... Kim kime destek verdi... Kazananı kim oldu

İran’ın Saldırısının Amacı ve Önemi Nedir?

İran’ın son birkaç yıldır İsrail tarafından kendisine yönelik gerçekleştirilen saldırılara cevap verme amacı gütmekte olduğunun görüldüğünü belirten CANER, şöyle devam etti:

“Ancak asıl olarak İran’ı İsrail’e doğrudan saldırmaya yönlendiren faktör diplomatik bir temsilciliğin hedef alınmasıydı. Bu saldırı, İran kamuoyunun artan misilleme beklentilerine cevap verme ve İran’ın bölgesel caydırıcılığını sağlama amacı taşıyordu. Söz konusu temel hedefler doğrultusunda İran, İsrail’in kendisine yönelik gelecekte düzenlemeyi planladığı saldırıları engellemek ve bölgesel/küresel aktörlerin kendisini dikkate almalarını sağlamaya çalıştı”.

İran’ın saldırıyı önemli bir askeri başarı kazanacak şekilde kurgulamadığına değinen Mustafa CANER, “Saldırının hedefi daha çok sembolikti. Bu yüzden Suriye, Irak ya da kendi sınır bölgelerinden yoğun bir füze saldırısı yapmaktansa önceden haber vererek, düşük yoğunluklu ve Şiraz ile İsfahan gibi İsrail’e uzak vilayetlerden de füze fırlatarak saldırmayı tercih etti” dedi.

Şimdi ne olacak? İran: Cevap verdik saldırı bitti... İsrail: Püskürttük, daha bitmedi

(SETA) Kriter dergisinin Yayın Koordinatörü ve Ortadoğu Siyaset Uzmanı Mustafa CANER, İran’ın saldırısının aslında uzun yıllar üzerinde çokça spekülasyon yapılan füze kapasitesinin de test edilmesi anlamına geldiğini, buna bağlı olarak İsrail’in İran’ın muhtemel saldırılarını nasıl ve ne derece engelleyebileceğinin de İran tarafından gözlemlenmiş olduğunu ve tabiri caizse tarafların birbirlerini askeri olarak daha iyi tanımış olduklarını dile getirdi.

CANER, Saldırıyı hedef alan İsraillilerin sığınaklara akın ederek korku dolu bir bekleyişe gark olduklarını ve böylece İran’ın psikolojik üstünlüğü sağlamaya çalıştığına vurgu yaptı.

“İran bu saldırıyı mutlak bir zafer olarak kendi kamuoyuna anlattı” diyen Mustafa CANER, “Diğer taraftan İranlı yetkililer, İsrail’in bir başka “hata” yapması durumunda artık hiç tereddütsüz doğrudan karşılık vereceklerini ilan etti. Saldırı İran için etkili bir imaj operasyonu şeklinde işlendi. İran bölgesel bir savaşı tetiklemek istemese de İsrail’in saldırıyı alımlama biçiminin tehlikeli sonuçlara kapı aralayacağı söylenebilir” dedi.

Güvenlik Perspektifinden ABD-İsrail-İran Gerilimleri

İsrail’in Cevabı ve İran’ın Tutumu

İran saldırılarının ardından İsrail yönetiminin öfkeli ve sert açıklamalar yaparken ABD’nin ise gerilimin büyümemesi adına İsrail’i frenlemeye çalıştığını hatırlatan Ortadoğu Siyaset Uzmanı Mustafa CANER, “Ancak tüm çabalara rağmen 19 Nisan sabahı İran’daki bazı hedeflere İsrail tarafından hava saldırıları düzenlendi. Bu saldırılar, İran’ın saldırılarıyla kıyaslandığı zaman pek çok açıdan zayıf kalıyor. Belki tam da bu zayıflık, İran’ı bir başka misillemeye yöneltmemek adına stratejik bir tercih. İsrail’in saldırıyı üstlenmemesi ve resmi kanallardan sahiplenmemesi, hatta Ben Gvir gibi bazı siyasilerin saldırının çapından hoşnut olmaması, akıllara başka bir misilleme yapılıp yapılmayacağı sorusunu da getiriyor” şeklinde aktardı.

İsrail’in saldırısının bu haliyle Tahran yönetiminin oyun planına zarar vermediğini söyleyen Mustafa CANER, İranlıların uykusunu bölmeyen, çoğunun belki hala haberdar olmadığı bu saldırıların, İran’ın 13-14 Nisan misillemesinde elde ettiğini düşündüğü psikolojik üstünlüğe zarar vermemiş göründüğünü dile getirdi.

Siyaset Uzmanı Mustafa CANER, “Eğer İsrail bir başka saldırı düzenlemezse, mesele İran için kapanmış sayılabilir. Ancak Netanyahu hükümetinin işlediği insanlık suçlarının sonuçlarına katlanmamak adına İran ile savaşmayı bir kaçış bileti olarak gördüğü gerçeği hala ortada duruyor” şeklinde kaydetti.

***

Yazar hakkında

Mustafa Caner

Kriter Yayın Koordinatörü
2010’da Uludağ Üniversitesi Kamu Yönetimi Bölümü’nden mezun oldu. Aynı üniversitenin Siyaset ve Sosyal Bilimler Anabilim Dalı’nda başladığı yüksek lisansını 2013’te tamamladı. 2023 yılında Sakarya Üniversitesinden Ortadoğu Çalışmaları alanında doktora derecesini aldı. 2012’den bu yana Sakarya Üniversitesi bünyesinde araştırma görevlisi olarak çalışıyor. 2014’ten beri çalışmalarına aynı üniversitenin Ortadoğu Enstitüsü (ORMER) çatısı altında devam ediyor. Çalışma alanları arasında bilhassa İran siyaseti ve sosyolojisi, Ortadoğu siyaseti ve Türkiye-Ortadoğu ülkeleri ilişkileri bulunuyor.
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.