enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
00:32 Türkiye kış sporlarında neden geride kalıyor?
00:26 Hollanda’da finansal konularda yardım eden Geldfit adlı kuruluş Türkçe servisine başladı
00:19 ABTTF Başkanı Halit Habip Oğlu: Dünya Ana Dil Günü kutlu olsun!
00:17 Gastronomi Haberleri
00:09 Dünyanın lanetlediği, katil, soykırımcı, haysiyetsiz İsrail, Gazze’de ateşkese rağmen terör eylemlerini sürdürüyor
00:06 Müftü çocuğu ile İlahiyat Prof’u çocuğundan ateistlere taktikler
00:04 Kocaeli Ticaret Odası’ndan Kadın Girişimcilere Yönelik Etkili İletişim Atölyesi
00:03 Balerin Ayda’nın 12 yıllık Avrupa serüveni
00:03 Kocaeli’n Derince ilçesinin kalbindeki kanayan yara: “Eski Yer İnadı” mı, “Gelecek Vizyonu”
00:03 Trump’tan Yüksek Mahkeme’ye tepki: Yeni gümrük vergisi
00:02 ZUCHEX 2026, Prestijli Fuar Statüsüyle Küresel Gücünü Pekiştirdi
00:01 Ömür ÇELİKDÖNMEZ : Avrupa’nın Türkiye’ye dönüşünün nedenleri enerji, güvenlik ve askerî gerçeklik
00:01 Numan Kurtulmuş: Terörsüz Türkiye raporu mihenk taşıdır
11:23 İftar sofralarına gitmeyeceğim
00:02 Macar Diplomatlardan Bezmiâlem Vakıf Üniversitesi’ne İşbirliği Ziyareti
00:09 Avrupa Haberleri / NATO 3.0 Döneminde Çok Vitesli Avrupa’nın Dönüşümü
00:08 Emlak Konut’tan faizsiz ‘Hoş Geldin Evim Kampanyası’
00:07 Toplumsal Fayda Hikâyeleri’nde bu hafta: Pfizer Türkiye
00:06 Gazze Barış Kurulu Vaşington’da toplandı
00:05 Ömer Çelik: Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hedefimize ilerliyoruz
TÜMÜNÜ GÖSTER →

Siyasete Nereden Bakmalıyız?

Siyasete Nereden Bakmalıyız?
23 Ocak 2025
18
A+
A-

Bugün yaşadığımız çağ, dünya ve Türkiye siyasetinde köklü değişimlere ve dönüşümlere tanıklık etmektedir.

Küresel ölçekte olduğu kadar yerel düzeyde de önemli gelişmeler yaşanmakta, bu da siyasi dengelerin hızla değişmesine neden olmaktadır.

İsrail’in Gazze’de uyguladığı soykırım, Suriye’deki zalim rejiminin son bulması, Asya’nın yükselen ekonomik gücü, Atlantik’in gerileyen etkisi gibi olaylar, dünya siyaseti ve güvenliği bağlamında derin ve çok boyutlu bir dönüşümü işaret etmektedir.

-Hüseyin ARSLAN-

UHA / İnternational News Agency

Türkiye’nin saygın, güvenilir Ankara merkezli bir düşünce Hüseyin Arslan (@huseynarslan) / XTürkiye’nin saygın, güvenilir Ankara merkezli bir düşünce kuruluşu olan SETA Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı Araştırmacısı Hüseyin ARSLAN, kaleme aldığı “Siyasete Nereden Bakmalıyız?” başlıklı yazısında, Dünya siyasetindeki bu değişimlerin aynı zamanda Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi gibi uluslararası kuruluşları da etkileyeceğine dikkat çekti.

Hüseyin ARSLAN, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin daimi üyeleri olan ABD, Çin, Rusya, İngiltere ve Fransa’nın, dünya üzerindeki pek çok kararda belirleyici bir rol oynadığının altını çizerek şunları söyledi:

BMGK acil toplanıyor - Dünya Gazetesi

“Çünkü Güvenlik Konseyi, daimi üyelerin veto hakkını kullanmaması durumunda karar alabilmektedir. Çoğu zaman daimi üyeler, kendi ulusal çıkarları doğrultusunda zülfü yâre dokunmayan ve çıkarlarıyla örtüşen kararları onaylamakta veya bu doğrultudaki kararlara karşı veto haklarını kullanmamaktadırlar. BM Güvenlik Konseyi’nin İsrail’in Gazze’de yaptığı soykırıma karşı bir yaptırım kararı alamamasının nedeni de bu durumdur. BM Güvenlik Konseyi’nin bu yapısı medeni dünyada birçok ülkeyi rahatsız etmekte ve adaletsizliğe karşı duydukları rahatsızlıkları daha gür bir seda ile dile getirmektedirler”.

“Hem küresel ve yerel düzeyde yaşanan bu siyasal değişimlere hem de uluslararası kuruluşlarla ilgili talep edilen değişimlere nereden baktığımız, olayları nasıl anlamlandırdığımızı göstermektedir.” diyen ARSLAN, “Gerçekten de siyasete bir yerden bakmak zorunda mıyız? Objektif bir bakış açısı mümkün müdür?” gibi aklımıza bazı sorular gelecektir. Belki bu soruları farklı bir şekilde de dile getirebiliriz. Bu soruları da akılda tutarak siyasal olaylara yönelik bakışın, çıktıları görme biçimini etkilediğini iddia edebiliriz. Çünkü insanlar, ister istemez bir noktadan olayları yorumlarlar ve bu nokta, kişinin dünya görüşü ile doğrudan bağlantılı” olduğuna vurgu yaptı.

Araştırmacısı Hüseyin ARSLAN, bir kişinin dünya görüşünün, pek çok unsura dayandığını belirterek, şöyle devam etti:

“Aile, eğitim, çevre, din, ideoloji ve toplumsal statü gibi faktörler, bir bireyin bakış açısını belirleyen temel öğelerdir. Bu unsurlar, her bireyin kendi anlam ve değer dünyasını inşa etmesine yardımcı olur. Bu dünyaya bağlı olarak, insanların olaylara görme biçimleri de şekillenir. Yani, bir insanın olaylara bakışını belirleyen çok fazla etken vardır. İnsanlar, çoğu zaman kendi değer yargılarından ve inançlarından etkilenir. Bu sebeple, tamamen objektif bir bakış açısı benimsemek zordur. Hatta bazılarına göre, insanın tamamen objektif olabilmesi mümkün değildir. Ancak bu durum, insanın sürekli olarak aynı bakış açısını benimseyeceği anlamına gelmez. İnsan, zamanla dünya görüşünü etkileyen faktörlerin değişmesiyle bakış açısını da değiştirebilir. İnsanlar, gelişen olaylara ve değişen koşullara göre bakış açılarını güncelleyebilirler”.

ABD VE AVRUPA İLİŞKİLERİ BÜYÜK BİR DÖNEMEÇTE.. | Anka Enstitüsü

Türk siyasi tarihin, bu durumu daha net bir şekilde ortaya koyduğunu ifade eden ARSLAN, geçmişte, özellikle 1990’lar ve 2000’li yılların başlarında birçok siyasi partinin, politikalarını Avrupa Birliği ve Amerika Birleşik Devletleri gibi Batılı güçlerin etkisi altında şekillendirdiğini, Türkiye’deki bazı hükümetlerin de iç ve dış politikalarında Avrupa ve ABD’yi merkeze alarak politikalar geliştirdiğni açıkladı.

Hüseyin ARSLAN, özellikle Avrupa Birliği ile üyelik müzakereleri ve ABD ile stratejik ilişkilerin, Türkiye’nin dış politikasını büyük ölçüde etkilediğini belirterek, bu dönemdeki hükümetlerin, atacakları adımların Brüksel ve Waşington tarafından nasıl karşılanacağına büyük bir dikkat gösterdiğini ifade etti.

Bu yaklaşımın, belirli dönemlerde Türkiye’nin dış politikasının büyük ölçüde Batı bakış açılı olmasına neden olduğunu işaret eden Araştırmacısı Hüseyin ARSLAN, “Bu nedenle, Türkiye’deki bazı siyasi parti ve hükümetler, bağımsız bir şekilde hareket edebilmekte zorlanmışlardır. Burada eleştirilen durum, Brüksel ve Waşington ile yapılan siyasi ve ekonomik işbirlikleri değil; asıl eleştiri, Türkiye’deki politikaların belirleyicisinin Türkiye değil, başka merkezler olmasıdır” dedi.

“Günümüze geldiğimizde birçok kişinin siyasal olaylara halen Brüksel/Waşington merkezli baktığını görmekteyiz. Bu kişiler, Türkiye’nin küresel anlamda önemli bir aktör olamayacağını düşündükleri için Türkiye’yi aparat olmaya layık görürler. Bu kişilerin baktığı yerin neresi olduğunu olaylara verdikleri tepkilerden anlayabiliriz” diyen ARSLAN, şöyle sürdürdü:

BM, Gazze'de soykırımı önlemek için ateşkes çağrısında bulundu - Son Dakika Haberleri

“Bunu en güzel örneğini İsrail’in yaptığı soykırımda gösterilemeyen tepkilerden görmekteyiz. Başka ülkeler İsrail’in Filistin’de yaptığı soykırıma karşı üç maymun oyununu oynarken, Türkiye’de de başkalarının siyasetini merkeze alanlar herhangi bir öznenin yer almadığı ifadeler kullanarak Filistin’de yaşanan soykırımla ilgili oldukça ılımlı cümlelerle kınama yapmaktadırlar. Bu kişilerin içinde yer almak istedikleri dünya, onlara bir şekilde görme biçimini de dayatmaktadır”.

Türkiye’nin doğal olarak farklı topluluklar ve devletlerle siyasi ve ekonomi alanında işbirlikleri ve anlaşmalar yapacağını söyleyen Araştırmacısı Hüseyin ARSLAN, “Farklı ittifaklar içerisinde yer alacaktır. Ama bunların hiçbiri Türkiye’nin politikalarını belirleyen aktörler diğer devlet ve ittifaklar olmamalıdır. Başkalarının gözleriyle Türkiye’ye bakanlar, Türkiye’nin belirleyici aktör olabileceğine inanmamakta hatta bazı durumlarda Türkiye’nin bağımsızlık ve egemenliğinin zedelenmesi pahasına başka merkezli politikalar savunmakta bir beis görmemektedirler” ifadesini kullandı.

SETA Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı Araştırmacısı Hüseyin ARSLAN, kaleme aldığı “Siyasete Nereden Bakmalıyız?” başlıklı yazısını, şu sözlerle noktaladı:

Turkey Flag, National flag of Turkey. png. 15723998 PNG

“Bu noktada “Siyasete nereden bakmalıyız?” sorusuna geri dönebiliriz. Dünyada yaşanan siyasal değişimlere Türkiye’den bakmak zorundayız. Yaşanan olaylara kulak kesildiğimiz yer Türkiye olmalıdır. Türkiye, sadece coğrafi olarak değil, tarihi geçmişi, kültürel zenginliği ve jeopolitik konumuyla da dünya sahnesinde belirleyici bir rol oynamaktadır. Yani Türkiye, sahip olduğu tarihi müktesebat ve tecrübelerle, bölgesel ve küresel gelişmelerde önemli bir aktör olma potansiyeline sahiptir. Söz konusu potansiyele sahip olduğu için Türkiye, dünyanın yaşadığı siyasi dönüşüm ve tarihi kırılmalarda etkili bir aktör haline gelmektedir. Bu nedenle siyasete baktığımız yer ve görme biçimimizi şekillendiren yerin Türkiye olması gerekmektedir. Bu da Türkiye’ye olan inançla şekillenebilir”.

***

Yazar hakkında

2017 yılında İstanbul Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi bölümünden mezun oldu. 2019 yılında İstanbul Üniversitesi’nde “Milli Görüş Hareketi’nin Laiklik Anlayışı” başlıklı teziyle yüksek lisansını ve 2024 yılında “1908-1974 Yılları Arasında Türkiye’de Solun Dine Bakışı” başlıklı teziyle doktorasını başarılı bir şekilde savunmuştur. Arslan, Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi bölümünde araştırma görevlisi olarak çalışmaktadır. Çalışma alanları: Türk Siyasi Tarihi, Milli Görüş Hareketi, İslamcılık, Laiklik, Sol, Siyasal Akımlar.
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.