enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
00:19 Orta Asya’da Su ve Enerji Güvenliği: İklim Değişikliği ve Bölgesel Kırılganlıklar
00:15 Macron’u hedef alan Rus dezenformasyonu: Epstein skandalı iddiaları
00:13 2026 Kış Olimpiyatları Milano ve Cortina’da geçit törenleriyle başladı
10:07 UHA / İnternational News Agency’ndan hafta içi gündemin öne çıkan haberleri
09:04 e-Birliktelik kampanyasıyla 12 bin işletmeye 21 milyon destek
08:39 SPD Başkanı Yıldız: Ankara’da su krizi riski yok
08:32 Doç. Dr. Zeki KARATAŞ: Uzun Dönemli Bakım Hizmetlerinin Finansman Modelleri
00:59 İkili ilişkilerin kapsamını aşan çok katmanlı ziyaretler
00:39 Suriye’de Yeni Dengeler ve Kandil’in Yanlış Hesabı
00:37 Yıkımın Ardından Hatay’da Hem Depremzede Hem Şehir Plancısı Olmak
00:21 KKTC Cumhurbaşkanlığı’nda Yunanca Sayfa: İletişim mi, Siyasi Tercih mi?
00:15 Minnesota’da Kriz Büyüyor
00:11 “Asrın felaketi” olarak nitelendirilen 6 Şubat 2023’teki deprem bölgesinde 200 bin kişi sahada görev yaptı
00:07 Bel ağrısı nüfusun yüzde 75-85’inin yaşamlarının herhangi bir dönemini etkiliyor
00:06 Yunanistan Başbakanı Miçotakis, Türkiye’ye geliyor
06:45 Bakan Bolat: “Bölgede ekonomik hayata dönüş yeniden güç kazandı”
06:40 SGK prim borcu tecil ve taksitlendirme işlemlerinde peşinat şartı kaldırıldı
06:20 (BDDK), kredi kartı limitlerinde eğitim ve sağlık harcamalarını istisna kapsamında tuttu
00:55 AVRUPA HABERLERİ / Brüksel, sosyal medya kısıtlamasında AB ülkelerini yetki aşımına karşı uyardı
00:52 Rusya Maliye Bakanlığı: Petrol ve doğal gaz gelirleri yaklaşık 5 milyar dolar geriledi
TÜMÜNÜ GÖSTER →

“Ramazan’dan sonra en faziletli oruç Allah’ın ayı olan Muharrem ayında tutulan oruçtur”

“Ramazan’dan sonra en faziletli oruç Allah’ın ayı olan Muharrem ayında tutulan oruçtur”
6 Ağustos 2022
515
A+
A-

ANKARA – UHA HABER / Diyanet İşleri Başkanlığı, bu hafta Cuma hutbesini Muharrem ayıyla başlayan hicri takvimin, 1444. yılının idrakı dolayısıyla  “Muharrem Ayı ve Kerbelâ”ya ayırdı.

“Kendilerine apaçık deliller geldikten sonra parçalanıp ayrılığa düşenler gibi olmayın…” (Âl-i İmrân, 3/105)

Muhterem Müslümanlar!

Muharrem ayıyla başlayan hicri takvimin, 1444. yılını idrak ediyoruz. Muharrem, Resûl-i Ekrem (s.a.s)’in “hürmete şayan”[1] olarak nitelediği, rahmet ve hikmet dolu bir aydır. Efendimiz (s.a.s), “Ramazan’dan sonra en faziletli oruç Allah’ın ayı olan Muharrem ayında tutulan oruçtur”[2] buyurarak bu ayın manevi bereketine işaret etmiştir. Muharremin onuncu günü olan Âşûrâ gününde ise, bir gün öncesi veya bir gün sonrasıyla birlikte oruç tutmayı ümmetine tavsiye etmiştir.[3]

Aziz Müminler!

Muharrem, aynı zamanda Kerbelâ’nın hüzünlü hatırasıdır… Çöllerde bir yudum suyun özlemidir… Ehl-i beyt aşkıyla dolu gönüllerin, “Âh Hüseynim” diyerek sızladığı bir hasret mevsimidir… Seyyidü’ş-şühedâ Hz. Hüseyin Efendimiz ve beraberindekilerin acımasızca şehit edildiği vaktin gözyaşlarıdır.

O Hz. Hüseyin ki, Resûlüllah (s.a.s)’in sevgili torunu, ehl-i beytidir. Hz. Aliyyü’l-Murtaza’nın, Hz. Fatımatu’z-Zehra’nın ciğer paresidir. Rahmet Peygamberinin “Dünyadaki çiçeğim, reyhanım”[4] diyerek bağrına bastığı, cennet gençlerinin efendisi[5] olarak taltif ettiği yiğittir. O Hz. Hüseyin ki Allah yolunda yüce bir ahlakın ve çağları aşan onurlu bir duruşun mümtaz temsilcisidir.

Kıymetli Müslümanlar!

Kerbelâ, mezhebi, meşrebi ve düşüncesi ne olursa olsun bütün ümmetin ortak acısıdır. Allah’a ve Resûlüne iman eden, ehl-i beyte muhabbet besleyen her Müslümanın yürek sancısıdır. Neredeyse her evinde bir Hasan, bir Hüseyin, bir Ali, bir Fatıma bulunan ve gönlü evlâd-ı Resûl aşkıyla yanıp tutuşan aziz milletimizin ehl-i beyt muhabbeti asırlar geçtikçe daha da artmaktadır. Milletimiz bu sevgiyi yüreklerinin ta derinliklerinde hissetmeye devam etmektedir.

Değerli Müminler!

Bizler, Kerbelâ hadisesinin hüznünü yaşarken, aynı acıların bir daha yaşanmaması için Kerbelâ’yı ibret nazarıyla okumaya ve ondan dersler çıkarmaya mecburuz.

Kerbelâ’dan çıkaracağımız ilk ders, onu ayrılık ve gayrılığa değil, tevhide ve kardeşliğe vesile kılmak, gönül birlikteliğine dönüştürmektir. Sevinç ve tasayı, muhabbet ve meşakkati paylaşmaktır. Yüce Rabbimizin “Kendilerine apaçık deliller geldikten sonra parçalanıp ayrılığa düşenler gibi olmayın…”[6] emrine kulak verip sımsıkı kenetlenmektir. Fitneye, fesada ve tefrikaya karşı vahdete sarılmak, kardeşliğimize kastedenlere fırsat vermemektir.

Aziz Müslümanlar!

Kerbelâ’dan çıkarmamız gereken bir diğer ders ise Hz. Hüseyin Efendimiz ve arkadaşlarının uğruna can verdikleri yolun Peygamberi Zîşan Efendimizin yolu olduğunu bilmektir. Hz. Ali’nin buyurduğu gibi Allah’ın farzlarına riayet etmek, özellikle namaz konusunda hassas olmak, namazla Allah’a yaklaşmaktır. Tıpkı Hz. Hüseyin gibi İslam’ın şartlarını, emir ve nehiylerini doğru anlayıp yaşamaktır. Hak, adalet, sevgi, şefkat ve merhameti yüceltmek, kötülüğü engelleyip iyiliği yaymaktır. Makâlât yazarı büyük velinin öğütlediği gibi insani ilişkilerde toprak gibi mütevazı olmak, herkese aynı gözle bakmak, kimseyi ayıplamamaktır. Dünyanın aldatıcılığına kanmamak, daima Hakkın hoşnutluğunu aramaktır.  Haksızlık ve zulüm karşısında dimdik durmak, gerektiğinde Allah yolunda şehadete koşmaktır.

Bu vesileyle başta şehitler serdarı İmam Hüseyin Efendimiz ve ehl-i beyt-i Mustafa olmak üzere din, iman, vatan ve mukaddesat uğruna canını feda eden bütün şehitlerimizi rahmet, minnet ve şükranla yâd ediyorum.


[1] Müslim, Sıyâm, 203.

[2] Müslim, Sıyâm, 202.

[3]  İbn Hanbel, I, 240.

[4] Tirmizi, Birr, 11.

[5] Tirmizi,  Menakıb, 30.

[6] Âl-i İmrân, 3/105.

[UHA Haber Ajansı, 06 Ağustos 2022]

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.