enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
10:13 ‘Sevgililer Günü’nü dini bir tartışma olarak değil, sevdiklerimiz için anlamlı bir gün olarak görelim
00:53 Mehmet Beyazıt’tan İki Eser Tek Kitapta: “Yüreğime Kar Yağıyor” ve “Tanrı Misafiri” Satışta!
00:49 Kocaeli’n Gebze ihracat şampiyonu firmalar ödüllendirildi…
00:45 (TÜHA) Türkuaz Uluslararası Haber Ajansı, DW ve Euronews abonesi
00:39 Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının,COP31’in organizasyonel hazırlıkları
00:39 Kocaeli’den Haberler…
00:30 Türk Eğitim Derneği’nin 98. Yıl Resepsiyonunda Seçkin Davetliler Eğitim İçin Bir Araya Geldiler
00:27 ABTTF’den AB Komisyonu’na ortak rapor: Yunanistan’daki STK’larından ülkede hukukun üstünlüğündeki gerilemeye dair
00:12 Kafkasya dağlarnda açan çiçek. Anadolu’da neden söndü…
00:07 Adil Türkiye Partisi: “Erken Seçim Yarışı Başlıyor, Hazır Olan Kazanır”
00:12 Fransa Silahlı Kuvvetler Bakanı: ‘Ruslar gerçekten barış istiyor mu?’
00:11 CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Akın Gürlek’i “doğramakla” tehdit etmişti! Küfürbaz Özgür’e yakışan ziyaret
00:10 Azerbaycan Dışişleri Bakanı Bayramov Erakçi’yi tebrik etti
00:09 ABD’nin Orta Doğu’daki Askerî Gücü
00:08 Ayşegül Aldinç, D&R’da hayranlarıyla buluşacak
00:07 TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilerek yasalaşan ve uygulanacak Trafik cezaları…
00:04 Nar tanelerini ayırırken ezilmesin ve mutfak kırmızıya boyanmasın!
00:03 Avrupa Haberleri: ‘NATO 3.0’: ABD ve Avrupa’dan gücün yeniden dengelenmesi mesajı
00:03 AP Başkanı Metsola: ‘İki vitesli Avrupa’, birlik için bir yol olabilir
00:02 Avrupa enerjisinde yeni oyuncular: Yunanistan’ın Dedeağaç stratejisi
TÜMÜNÜ GÖSTER →

Yorum: Libya’da Bir İstikrarsızlık Kaynağı Olarak Kuralsız Seçimler

Yorum: Libya’da Bir İstikrarsızlık Kaynağı Olarak Kuralsız Seçimler
1 Aralık 2021
2.781
A+
A-

Uluslararası toplumun tutarsız yaklaşımı, mevcut UBH hükümeti ve Başbakan Dibeybe ile Milli Mutabakat Hükümeti (MMH) ve Serrac karşısındaki farklı tutumlarında da karşımıza çıkmaktadır.

Bilgehan ÖZTÜRK & SETA Araştırmacı

Libya çok yönlü ve çok katmanlı bir belirsizlik ortamına sürükleniyor. BM Libya Destek Misyonu’nun (BMLDM) önderliğinde tesis edilen Libya Siyasi Diyalog Forumu’nun (LSDF) merkezinde olduğu siyasi geçiş süreci önemli meydan okumalarla karşı karşıya.

Ateşkesten, yabancı savaşçı ve paralı askerlerin çekilmesine, silah ambargosundan seçimlere kadar pek çok unsuru ihtiva eden LSDF Yol Haritası’ndan geriye sadece seçimlere yapılan vurgu kaldı.

Seçimlerin kapsamlı bir çözüm programının yegâne unsuruna dönüşmesinin sahici ve suni sebepleri var. Libya gibi uzun süredir meşruiyet krizi de yaşayan bir ülkede seçimlerin bu krizi aşmaya yönelik temel bir araç olduğu doğrudur.

Öte yandan meşruiyet krizini aşacak mahiyette seçimler, ancak anayasal ve hukuki zeminin oluşturulduğu ve seçim güvenliğinin sağlandığı bir ortamda mümkündür. Bu noktada hem Libya içinden hem de Libya dışından pek çok aktörün anayasal ve hukuki zemini var olmayan bir seçim için çabaladığına şahit oluyoruz.

Libya içinde seçimi hararetli bir şekilde talep edenler arasında en son Ulusal Birlik Hükümeti’nin (UBH) kurulmasıyla gerçekleşen güç ve imtiyaz dağılımının dışında kalanlar var. Bu kişi veya kesimler, seçimler aracılığıyla nispeten avantajlı konumdaki rakiplerinden kurtulup kendileri güç ve imtiyaza erişmek istemektedir. Yine ironik bir şekilde Hafter söylem düzeyinde seçimlerin zamanında gerçekleşmesi yönünde çağrı yapmakta, bunun olmaması durumunda da savaş tehditleri savurmaktadır.

Hafter burada her iki senaryoda da kazançlı çıkacağı bir pozisyon almaktadır: Seçimleri desteklemek, uzun süredir yalnızca askeri değil siyasi ve sivil bir figür olarak kendi imajını parlatmaya çalışan Hafter’e uluslararası toplumdan gelebilecek baskı ve eleştirileri bertaraf etme imkânı tanımaktadır.

Söylem düzeyindeki getirinin ötesinde Hafter seçimlere katılmakla da yine her halükârda karlı çıkacağı bir oyun kurmaktadır. Ya kuralsız seçimler kendisine zafer ilan etme fırsatı verecek ve buradan devşirdiği “meşruiyet”le ülkeyi yeniden güç kullanarak ele geçirmek isteyecek ya da kaybettiği seçim sonucunu tanımayarak bugün fiilen yönettiği bölgelerde kendi yönetimini “meşrulaştıracak”tır.

Başını ABD ile Birleşik Krallık, Fransa, Almanya ve İtalya’nın çektiği ve BMLDM’nin temsil ettiği uluslararası toplum ise anayasal ve hukuki zemin olmasa da seçimlerin zamanında yapılması konusunda öteden beri ısrarcıdır. Bu ısrarın en yüzeydeki açıklaması, Batı’nın alışılageldik demokrasi söylemi ve varsayılan demokrasi desteğidir. Demokratik Batılı ülkeler elbette “çözümü seçimde görmektedir”. Libya’da mevcut aktör ve kesimlerin her birinin kendi pozisyonlarında çok güçlü bir şekilde durduğu, taviz vermeye yanaşmadığı, değişime fırsat vermediği bir ortamda seçimlerin bir “reset” umudu olduğu doğrudur. Ancak buradaki en büyük sakınca, “reset”in seçici bir şekilde meşru aktörlerin kümelendiği Trablus’ta gerçekleşecek olmasıdır. Hangi şekilde olursa olsun bir yeniden yapılanmayı Hafter tanımayacak, uluslararası toplumun sözü ve gücü Hafter’e “geçmeyecektir”. Uluslararası toplumun bu noktada tutarlılık ve inandırıcılıktan uzak oluşu, kendilerine güveni de mümkün kılmıyor. Bu da Libya’daki aktörlerin kendi çıkar ve hukuklarını koruması için anayasal ve hukuki zemin arayışını daha da önemli hale getirmektedir.

Uluslararası toplumun tutarsız yaklaşımı, mevcut UBH hükümeti ve Başbakan Dibeybe ile Milli Mutabakat Hükümeti (MMH) ve Serrac karşısındaki farklı tutumlarında da karşımıza çıkmaktadır. MMH Başbakanı Serrac’ın görev süresi dolmasına ve bir hükümet olarak halka hizmetlerin götürülmesi ve genel icraatlar açısından işlevsiz olmasına rağmen uluslararası toplum seçim yapılmasında ısrarcı olmamıştır, ancak altı ay gibi çok kısa bir sürede hizmetlerin halka ulaştırılması ve günlük hayatta karşılaşılan sorunları iyileştirme noktasında ülkenin çehresini değiştiren Dibeybe/UBH hükümeti karşısında seçim ısrarında bulunmaktadır.

Seçimlere Libya içinde şerh düşen aktörler, seçimlerden önce anayasal ve hukuki zeminin oluşturulması çağrısında bulunmakta, ancak bu şartlar yerine geldikten sonra seçim yapmayı tavsiye etmektedir. İlkesel ve gerçekçi olan bu yol, yukarıda tasvir edilen hem Libya içinde hem de dışındaki aktörler tarafından “oyunbozanlık”, “seçim istememe”, “süreç sabotörlüğü” gibi suçlamalarla mahkum edilmektedir. Gerçekten de bu aktörler arasında mevcut konumlarını seçimlerde kaybedeceği endişesi çekenler vardır ve bu söylemi araçsallaştırmaktadırlar. Ancak samimi ve mantıki bir şekilde hukuki zemin çağrısı yapan aktörlerin yolu tercih edilmediğinde şu an Libya’nın içinden geçmekte olduğu garabetler zinciri ortaya çıkmaktadır.

Herkesin üzerinde ittifak ettiği kurallar, ilkeler ve prosedürlerin olmadığı, her aktörün kendi çıkarına hizmet eden kendi kurallarını ilan ettiği, uluslararası toplumun da buna göz yumduğu ve yerine göre seçici bir şekilde desteklediği bir ortamda güvensizlik ve kendini korumaya alma davranışı yaygınlık kazanmaktadır. Mevcut sürece köklü bir tedbir geliştirilmezse belirsizlikten iç savaş ve bölünmeye kadar pek çok karamsar senaryo ciddiyet kazanacaktır.

***

Bilgehan Öztürk

Araştırmacı
Bilgehan Öztürk lisans eğitimini TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde almıştır. 2011’de Avrupa Konseyi Jean Monnet bursunu kazanmış, yüksek lisans eğitimini İngiltere’deki King’s College London Ortadoğu ve Akdeniz Çalışmaları programında “onur derecesi” ile tamamlamıştır. 2013’te din ve felsefe alanında sadece King’s College London tarafından verilen associate of king’s college (AKC) unvanını almıştır. Doktora eğitimine Orta Doğu Teknik Üniversitesi Uluslararası İlişkiler programında devam etmekte olan Öztürk, sınır güvenliği, Suriye iç savaşı, devlet dışı silahlı aktörler, radikal örgütler ve radikalleşme alanlarında araştırmalar yapmaktadır.

[UHA Haber Ajansı, 02 Aralık 2021]

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.