enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
21:31 Amatörde Muhteşem Final: 1. Lig’in Son Yolcusu Derbent Esnaf Spor Oldu!
20:52 Aston Villa’nın tecrübeli kalecisi Emiliano Martinez, “Kendime ve takıma güveniyorum”
20:40 Dışişleri: Yunanistan işlediği vahşet suçlarının üzerini örtmeye çalışıyor
00:15 TÜİK 2026 Mayıs Tüketici Güven Endeksi verilerini açıkladı
00:15 KKTC Cumhurbaşkanı Erhürman, “Cumhurbaşkanlığı’nın görev alanına ilişkin beş temel başlığı koruyorum”
00:13 Avrupa’nın vizyon eksikliği ve Fransa’nın romantizmi felaketi haber veriyor
00:09 Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye bölgesinin istikrar adası olarak temayüz etmiştir
00:08 Semerkant’tan Yükselen Yeni Vizyon: Özbekistan’ın Değişen Jeoekonomik Kimliği
00:07 Tatneft direktörü Bikmurzin: Türkiye’de Maleik Anhidrit üretimi için planlanan petrokimya projesinden çekildi.
00:06 EMPERYALİZM DOSYASI : Emperyalist’lere Karşı Ne Yapmalıyız ???
00:05 Dışişleri Bakanı Fidan, “Almanya’daki temaslarda ikili ilişkiler ve bölgesel ile küresel gelişmeleri ele aldık”
00:04 Pekin Zirvesi 2026: Tek bir dünya düzeninin sonuna dair
00:04 Bir Öğrenci Derneği’nden Daha Fazlası ve Hollanda’da Türk Gençliği’nin Yuvası ‘ANATOLİA’
00:03 Çocukları cezalandırmak şiddeti durdurmuyor: Çözüm, önleyici ve onarıcı sistemlerde
00:03 Rus akademisyenden ‘lira’ uyarısı
00:02 (TÜHA) Türkuaz Uluslararası Haber Ajansı, DW ve Euronews abonesi
00:02 Gazeteci İlhan KARAÇAY Yazdı: Türkiye “Nadir Toprak Elementleriyle” Avrupa Birliği’ne Girebilir mi?
00:01 Türkiye İstatistik Kurumu, nisan ayına ilişkin motorlu kara taşıtları istatistiklerini açıkladı
00:00 “Ayın Tarihi” dergisinin 600. sayısı yayında
16:05 Ömür Çelikdönmez yazdı; Golan–Yermuk–Taberiye hattından Mazlum Abdi trafiğine: Türkiye için yeni jeopolitik eşik
TÜMÜNÜ GÖSTER →

Yağışlar ve belirsizlik arttı. İklim Riskleri azalmadı

Yağışlar ve belirsizlik arttı. İklim Riskleri azalmadı
19 Şubat 2026
22
A+
A-

*2025 yılında Karadeniz hariç  ülkenin büyük bölümünde yaşanan şiddetli ve çok şiddetli kuraklık su yönetimimizin kuraklık riskini yönetmeye hazır olmadığını ortaya koydu. Daha sonra yeni su yılının başında sonbahar yağışları da istenilen seviyede düşmedi.

-Dursun YILDIZ-

* İşte detayı!…

UHA / İnternational News Agency

Dursun YILDIZ, Su Politikaları Derneği Başkanı 

ANKARA, 19 ŞUBAT 2026 

2025 yılında Karadeniz hariç  ülkenin büyük bölümünde yaşanan şiddetli ve çok şiddetli kuraklık su yönetimimizin kuraklık riskini yönetmeye hazır olmadığını ortaya koydu. Daha sonra yeni su yılının başında sonbahar yağışları da istenilen seviyede düşmedi. Ankara ve İzmir başta olmak üzere  bazı illerimizde  içme suyu arzında krizin oluşmaması için barajların ölü hacimindeki sular çekilerek kentlere verilmeye başlanmıştı. Göletlerde tarımsal sulama için yeterli su birikmemişti.  Ancak  ocak ayının sonunda ve özellikle şubat ayında gelen ve aşırı, şiddetli ve bazı bölgelerde hâlâ süren yağışlar barajlarda ve göletlerdeki su miktarlarını artırdı. Bu da tamamen boşalmış olan bazı barajlara can suyu oldu. Ancak Doğu ve Güneydoğu Anadolu hariç diğer bölgelerimizde yağışlar genellikle kar olarak değil, yağmur olarak düştü. Bunun yanı sıra fırtına ve hortum gibi olağanüstü meteorolojik olaylar da birlikte yaşandı. Bu durum özellikle İzmir, Antalya gibi bazı sahil kentlerimizde can kaybına neden olan kent selleri oluşturdu. Bu kez iklim değişikliğinin aşırı yağış etkisine karşı kentlerimizin dirençsiz olduğu ortaya çıktı.

Kuraklık  değil ama kent selleri yine can aldı

2025 yılında yaşanan kuraklık sinsi bir afet olarak ülkemizi tehdit ederken gıda enflasyonu dahil birçok olumsuz etkisi olmuş ancak doğrudan bir can kaybına neden olmamıştı. Ancak daha önce de görüldüğü gibi bu kez de yaşanan kent selleri maalesef bir vatandaşımızın hayatını yitirmesine neden oldu. Bu da iklim değişikliği etkilerine, kuraklığın yanı sıra kent selleri ve taşkınlar için de hazırlıklı olunması gereğini ortaya koyuyor. TBMM’deki taşkın yasası sıkı bir denetim ve uygulanabilir çözümler getirmelidir.

Kuraklık geçti sorun bitti mi?

Bazı bölgelere kar olarak düşen yağışlar toprak nemini ve  yeraltısuyunun beslenmesini de artırdı.   Bu, sadece kısa vadeli meteorolojik ölçümlere dayanan bir iyileşmedir; tek başına tüm kuraklığın sona erdiği anlamına gelmez. Baraj doluluk oranları artıyor, ama seviyeler tüm bölgelerde normal işletme seviyelerine ulaşmış değil.. Bu konudaki iyileşmeyi ilkbahar yağışları gösterecek

Son yağışların etkisini değerlendirirken , bu yağışların kısa vadeli meteorolojik kuraklığı birçok yerde azalttığını söyleyebiliriz. Ancak hidrolojik kuraklık  tamamen sona ermiş değil  ve tarımsal – uzun dönemli bölgesel kuraklık riski de sürüyor.

Bu nedenle “kuraklık sona erdi” demek için bahar yağışları ile birlikte  tüm su göstergelerinde sürdürülebilir bir toparlanma görmemiz gerekir.

İklim değişikliğine direnç  bütünleşik havza yönetimi ile kazanılır

Kısa dönemde yağışların artması, kuraklık tehdidini geçici olarak azaltabilir , fakat su kaynaklarımızın toplam dengesi hâlâ iklim değişikliği baskısı altında. Bu durum artarak sürecektir.

İklim değişikliğinin etkisi sadece kuraklık değildir. Taşkınlar ve seller de bu yıl olduğu gibi ürünleri su altında bırakarak bazı bölgelerde  geçen yılki kuraklıktan daha çok zarar verebiliyor. Ülkemizde aşırı meteorolojik olaylarda çok hızlı bir artış var. Bu durum iklim değişikliği etkilerine tüm alanlarda hazırlık yapmamız gerektiğini gösteriyor.  İklim değişikliği belirsizliği artırıyor. Bu nedenle  dönemsel yağışlar su yönetimini rehavete sürüklememeli. Yasal ve kurumsal hazırlıkları tamamlayıp bütünleşik havza yönetimine bir an önce geçmeliyiz. Ülkemizin iklim değişikliği direncini artırmak için yeni bir sistem kurmalıyız. Yaşanılan olayların  sonuçları üzerinden yapılan içi boş  değerlendirmelerle zaman kaybetmemeliyiz.

2025 yılında  Karadeniz hariç  ülkenin büyük bölümünde yaşanan şiddetli ve çok şiddetli kuraklık su yönetimimizin kuraklık riskini yönetmeye hazır olmadığını ortaya koydu. Daha sonra yeni su yılının başında sonbahar yağışları da istenilen seviyede düşmedi. Ankara ve İzmir başta olmak üzere  bazı illerimizde  içme suyu arzında krizin oluşmaması için barajların ölü hacimindeki sular çekilerek kentlere verilmeye başlanmıştı. Göletlerde tarımsal sulama için yeterli su birikmemişti.  Ancak  ocak ayının sonunda ve özellikle şubat ayında gelen ve aşırı, şiddetli ve bazı bölgelerde hâlâ süren yağışlar barajlarda ve göletlerdeki su miktarlarını artırdı. Bu da tamamen boşalmış olan bazı barajlara can suyu oldu. Ancak Doğu ve Güneydoğu Anadolu hariç diğer bölgelerimizde yağışlar genellikle kar olarak değil, yağmur olarak düştü. Bunun yanı sıra fırtına ve hortum gibi olağanüstü meteorolojik olaylar da birlikte yaşandı. Bu durum özellikle İzmir ,Antalya gibi bazı sahil kentlerimizde can kaybına neden olan kent selleri oluşturdu. Bu kez iklim değişikliğinin aşırı yağış etkisine karşı kentlerimizin dirençsiz olduğu ortaya çıktı.

Kuraklık  değil ama kent selleri yine can aldı

2025 yılında yaşanan kuraklık sinsi bir afet olarak ülkemizi tehdit ederken gıda enflasyonu dahil birçok olumsuz etkisi olmuş ancak doğrudan bir can kaybına neden olmamıştı. Ancak daha önce de görüldüğü gibi bu kez de yaşanan kent selleri maalesef bir vatandaşımızın hayatını yitirmesine neden oldu. Bu da iklim değişikliği etkilerine, kuraklığın yanı sıra kent selleri ve taşkınlar için de hazırlıklı olunması gereğini ortaya koyuyor. TBMM’deki taşkın yasası sıkı bir denetim ve uygulanabilir çözümler getirmelidir.

Kuraklık geçti sorun bitti mi?

Bazı bölgelere kar olarak düşen yağışlar toprak nemini ve  yeraltısuyunun beslenmesini de artırdı.   Bu, sadece kısa vadeli meteorolojik ölçümlere dayanan bir iyileşmedir; tek başına tüm kuraklığın sona erdiği anlamına gelmez. Baraj doluluk oranları artıyor, ama seviyeler tüm bölgelerde normal işletme seviyelerine ulaşmış değil.. Bu konudaki iyileşmeyi ilkbahar yağışları gösterecek.

Son yağışların etkisini değerlendirirken , bu yağışların kısa vadeli meteorolojik kuraklığı birçok yerde azalttığını söyleyebiliriz. Ancak hidrolojik kuraklık  tamamen sona ermiş değil  ve tarımsal – uzun dönemli bölgesel kuraklık riski de sürüyor.

Bu nedenle “kuraklık sona erdi” demek için bahar yağışları ile birlikte  tüm su göstergelerinde sürdürülebilir bir toparlanma görmemiz gerekir.

İklim değişikliğine direnç  bütünleşik havza yönetimi ile kazanılır

Kısa dönemde yağışların artması, kuraklık tehdidini geçici olarak azaltabilir , fakat su kaynaklarımızın toplam dengesi hâlâ iklim değişikliği baskısı altında. Bu durum artarak sürecektir.

İklim değişikliğinin etkisi sadece kuraklık değildir .Taşkınlar ve seller de bu yıl olduğu gibi ürünleri su altında bırakarak bazı bölgelerde  geçen yılki kuraklıktan daha çok zarar verebiliyor. Ülkemizde aşırı meteorolojik olaylarda çok hızlı bir artış var. Bu durum iklim değişikliği etkilerine tüm alanlarda hazırlık yapmamız gerektiğini gösteriyor.   İklim değişikliği belirsizliği artırıyor. Bu nedenle  dönemsel yağışlar su yönetimini rehavete sürüklememeli. Yasal ve kurumsal hazırlıkları tamamlayıp bütünleşik havza yönetimine bir an önce geçmeliyiz. Ülkemizin iklim değişikliği direncini artırmak için yeni bir sistem kurmalıyız. Yaşanılan olayların  sonuçları üzerinden yapılan içi boş  değerlendirmelerle zaman kaybetmemeliyiz.

***

Yazar hakkında

Araştırmacı Yazar ve Akademisyen Dursun YILDIZ

Su Politikaları Derneği Kurucu Üyesi ve Başkanı, Su Politikaları Uzmanı, Akademisyen, İnşaat Mühendisi.

1958 yılında Samsun’da doğdu. İTÜ İnşaat Fakültesi’nden mezun olduktan sonra Devlet Su İşleri’nde çalışmaya başladı, kurumun çeşitli daire başkanlıklarında yöneticilik yaptı. Bu süre içinde Hollanda’da Uluslararası Hidrolik Enstitüsü’nde 1 yıl lisans sonrası, ABD’de ise 3 aylık uygulama eğitimleri aldı. Daha sonra Hacettepe Üniversitesi Hidropolitik ve Stratejik Araştırma ve Uygulama Merkezi’nde Su Politikaları alanında Yüksek Lisans çalışmasını tamamladı. Bu arada Ankara Üniversitesi ATAUM’da AB Uzmanlığı ve Uluslararası İlişkiler Uzmanlık diploma eğitimlerini de tamamladı. Yıldız DSİ’de çalıştığı süre boyunca üniversitelerde de ders verdi.

Su ve Toprak Yönetimi, Su Güvenliği, Su Sorunları, Orta Asya Suları, Orta Doğu Suları, Su Savaşları gibi konularda 15 adet kitabı ve çok sayıda rapor ve uluslararası dergilerde yayınlanmış makalesi var. TEMA Bilim Kurulu üyesi olan Yıldız, Uluslararası Su Yönetimi ve Diplomasisi dergisinin editörlüğünü yapıyor ve İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü’nün Uluslararası Su Kaynakları Bölümü’nde Su Politikaları dersi veriyor.

 –

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.