enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
10:22 Site yönetimlerinde ‘keyfi aidat’ dönemi sona eriyor
10:21 Enflasyon verileri bugün açıklanacak
10:03 Ülkemizde Şiddet ve Kaba Kuvvet
18:30 Bakan Ersoy: Kurban Bayramı tatilinin 9 gün olması turizm açısından olumlu olur
17:05 TUDPAM Başkanı Hüseyin YELTİN’in yazısı: Antalya Diplomasi Forumu ve Türk Dış Politikasındaki Dönüşüm
16:32 Kızıldeniz Denklemi: ABD-İsrail-İran Hattında Türkiye’nin Stratejik Tahkimi
15:57 KİAMP-Karabakh is Azerbaijan Milli Platformu: 3 Mayıs Türkçülük Günü’müz kutlu olsun! Ne Mutlu Türk’üm Diyene!
15:39 Veyis GÜNGÖR’den Muhteşem Bir Kitap: Mavi Minibüs (1976–1986) Amsterdam’da Bir Dönemin Hikayesi
15:16 Ege’de bulutların arasından parlayan isim Kerem Kazaz oldu
14:59 FUEN TAG öncülüğünde Kosova ve Kuzey Makedonya Türkleri AP Azınlıklar İntergrubu’nda tanıtıldı
23:22 Derince’nin Göbeğinde Sahipsizlik! Cami ve Okul Duvarı Alkol ve Çöp Yuvası Oldu…
22:41 Samimiyet ve Hizmet Dolu Sunum
21:50 Kafkasspor’da Mustafa Sevim Başkanlığa Aday Oldu
21:29 TURYİD Gazze için dayanışma kampanyası başlattı 
19:45 Gebze Teknik Üniversitesi (GTÜ) Prof. Dr. Hacı Ali Mantar, “Teknolojiyi Ekonomik Değere Dönüştürüyoruz”
18:46 Batı Karadeniz’de Stratejik Dönüşüm: Su Kalkınma ve Turizm Zirvesi Akçakoca’da Yapılacak
18:45 Afrika Gana’da Bir Devrin Sonu: Kobama Köyü İslamı Seçti!
10:09 Washington-Berlin hattında tansiyon yükseliyor: Trump’tan Almanya’ya ABD askerlerini geri çekme tehdidi
09:57 Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Viyana’da “Küresel Belirsizlikler Çağında Türkiye’nin Dış Politikası” başlıklı etkinlikte konuştu.
09:04 “Ekonomik Öfke Operasyonu” Tahran hükümetini krize soktu: ABD, İran’a ait kripto varlığa el koydu
TÜMÜNÜ GÖSTER →

Ülkemizde Şiddet ve Kaba Kuvvet

Ülkemizde Şiddet ve Kaba Kuvvet
4 Mayıs 2026
5
A+
A-

Türkiye’nin dünyada en çok kavga edilen, en çok kaba kuvvete başvurulan, en çok cinayet işlenen ülkelerden biri olduğunda hiç şüphe yoktur. Toplumumuzda böyle olayların yaşanmadığı gün hemen hemen hiç olmuyor.

Bunların kıyıda köşede cereyan edip de basına yansımayanları, kamuoyunun bilgisi dışında kalanları da az değildir. Yaşanan bütün bu olaylarda dikkat edilmesi gereken nokta; korkaklığın, namertliğin, hilekârlığın, kahpeliğin çok öne çıkması; başka toplumlarda görülmeyen boyutlara tırmanmasıdır. Başka bir ifadeyle işlenen bütün cinayetlerin, yaralamaların, vurup kırmaların tamamına yakınının gayrimeşru yol ve yöntemlerle gerçekleştirilmiş olmasıdır.

Değişik yer ve zamanda ortaya çıkmış yüzlerce saldırı, yaralama, öldürme haberi ele alsak bunların çok büyük çoğunluğunun mertlik dışı, kural dışı, kalleş ve zorba yöntemlerle gerçekleştirildiğini görürüz: Arkadan vurma, pusu kurma, baskın yapma ve benzeri hileler ve tuzaklar… Düşmanıyla, hasmıyla, öfke duyduğu kimseyle dürüstçe, yiğitçe, mertçe karşı karşıya gelmeyi göze alan yok denecek kadar azdır. Bunlar kadar kötü olan bir şey de bu tür eylemlerin faillerinin eylemden hemen sonra, “Kaçanın anası ağlamamış”, “Mertliğin onda dokuzu kaçmaktadır” şeklindeki ilkel avam felsefesine uyarak anında sıvışmaları, ortalıktan toz olmalarıdır. Er veya geç polis tarafından yakalandıktan sonra da hiçbir doğruyu itiraf etmeyip bin türlü kıvırmaları, her riyakârlığı yapmalarıdır.

Bu kadar açık korkaklığa, namertliğe, tenezzül edilen bayağılıklara rağmen bizim insanımız kadar yiğitlikten, cesaretten, kahramanlıktan bahseden toplum çok azdır. Böyle bir tutumun tıptaki, psikiyatrideki karşılığı herhalde ciddi bir ruh hastalığını ifade eden bir kavramdır.

Birkaç yıl önce 88 yaşında bu dünyaya veda eden Çetin Altan’ın birçok yazısında değindiği gibi Batı’da hasımlar veya rakipler arasında düello geleneği vardır. Çıkarlar er meydanına, şansların eşit olduğu koşullarda mertçe ya ölürler ya öldürürler. Kovboy filmlerindeki gibi eli çabuk olan, daha hızlı silah çeken genellikle hayatta kalan taraf olur. Ama buradaki ölme ve öldürmede hile hud’a yoktur. Bizde görüldüğü üzere arkadan vurma, pusuya düşürme, bir kişiyi on kişi birden haklamaya kalkışma gibi dürüstlüğe, delikanlılığa uymayan yöntemlere tenezzül edilmez.

Kimi cinayetlerin gerekçesi tipik bir ilkel ve feodal zihniyetin aynası gibidir: “Bana yan baktı, işini bitirdim!”, “Oy verdiğim partiye, tuttuğum takıma hakaret etti, çektim vurdum!”, “Trafikte yol istedim, vermedi, bir de tantana yaptı; ben de haddini bildirdim!” Böyle bir sürü dokunulmazlık kibir ve ilkelliği! Diyalog ve uzlaşma kültüründen nasipsizlik, magandalık!

Kriminolojideki gelişmeler sayesinde polis, günümüzdeki kavga, yaralama ve öldürmelerin yüzde yüzüne yakınını aydınlatıyor; faillerini yakalayıp adalete teslim ediyor. Fakat bu yeterli değil. Niçin bu kadar çok, bu kadar pervasız kaba kuvvete başvuruluyor; niçin bu kadar şiddet yaşanıyor? Niçin bu kadar çok cinayet işleniyor? Niçin bu yaralama, öldürme ve diğer şiddet olaylarında failler tam bir namertlik ifadesi olarak kendilerini gizliyorlar? İlgililerin, yetkililerin, psikologların, sosyologların üzerinde düşünüp cevap bulmaları gereken öncelikli soru budur.

İki şey bağdaşmaz: Para sevgisi ve dindarlık - DÜŞÜNENLERİN DÜŞÜNCESİ

 

 

 

 

 

 

 

 

İsmail ÖZCAN & Eğitimci Yazar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.