enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp
DOLAR
8,6648
EURO
10,1426
ALTIN
490,52
BIST
1.407
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Gök Gürültülü
17°C
İstanbul
17°C
Gök Gürültülü
Cuma Parçalı Bulutlu
20°C
Cumartesi Parçalı Bulutlu
23°C
Pazar Az Bulutlu
25°C
Pazartesi Sağanak Yağışlı
24°C

Türkiye’de Yapay Zeka: Ne Beklemeliyiz?

Türkiye’de Yapay Zeka: Ne Beklemeliyiz?
01.09.2021
0
A+
A-

Son yıllarda Yapay Zeka (YZ), dünyada öncelikli bir konu haline gelmiştir. Dördüncü Sanayi Devrimi olarak kabul edilen YZ; ekonomi, siyaset, savaş, sağlık, ticaret gibi insan yaşamının her alanını dönüştürme potansiyeline sahiptir.

Gloria Shkurti Özdemir & SETA Araştırmacı

Son yıllarda Yapay Zeka (YZ), dünyada öncelikli bir konu haline gelmiştir. Dördüncü Sanayi Devrimi olarak kabul edilen YZ; ekonomi, siyaset, savaş, sağlık, ticaret gibi insan yaşamının her alanını dönüştürme potansiyeline sahiptir. Gerçekten de, birçok dünya lideri YZ’nin önemini vurgulamış ve küresel güç rekabetinde belirleyici olacağını iddia etmiştir. Bu bağlamda birçok devlet YZ ulusal stratejilerini geliştirmeye odaklanmış ve aynı zamanda YZ araştırma ve geliştirme (Ar-Ge) konusunda kararlı adımlar atmıştır. Şimdiye kadar yaklaşık 50 ülke yapay zeka devriminin ön saflarında yer almayı ve yapay zeka kullanımının sunabileceği fırsatlardan yararlanarak refahlarını güçlendirmeyi amaçladıklarını belirterek, yapay zeka ulusal stratejilerini açıkladılar.

24 Ağustos 2021’de Türkiye kendi ulusal stratejisini ilan ederek bu devletlere katıldı. 100 sayfalık bir belge yayınlayan Türkiye, önümüzdeki dört yıl boyunca YZ politikalarına rehberlik edecek kendi stratejisini ortaya koydu. Yayınlanan belgeye göre Türkiye, 2025 yılına kadar yapay zekanın GSYİH içindeki payını %5’e çıkarmayı, sektörde 50.000 yeni iş imkanı oluşturmayı ve YZ alanında öğrenim gören lisansüstü öğrenci sayısını 10.000’e çıkarmayı hedefliyor. Bu hedefler doğrultusunda Türkiye, Ulusal YZ Stratejisi’nde 6 ana strateji belirledi:

  1. YZ uzmanlarının yetiştirilmesi ve bu alanda istihdamın artırılması,
  2. Araştırma, girişimcilik ve yeniliğin desteklenmesi,
  3. Kaliteli verilere ve teknik altyapıya erişimin genişletilmesi,
  4. Sosyo-ekonomik uyumu hızlandıracak düzenlemelerin yapılması,
  5. Uluslararası işbirliğinin güçlendirilmesi,
  6. Yapısal ve işgücü dönüşümünün hızlandırılması.

Ayrıca bu stratejik öncelikler kapsamında 24 hedef ve 119 önlem belirlenmiştir.

YZ ile ilgili ana konulardan birinin Ar-Ge süreci ile ilgili olduğunu belirtmek gerekir. Çünkü bu süreç, sonraki tüm YZ gelişmelerinin özünü oluşturur. Bu konuda Türkiye’nin YZ Ulusal Stratejisi’nin oldukça etkili olduğu söylenebilir. Daha spesifik olarak belirtmek gerekirse yukarıda da görülebileceği gibi altı ana stratejiden ikisi devletin YZ uzmanlarını yetiştirme, araştırma ve geliştirmeyi teşvik etme konusunda üniversitelere ve özel şirketlere vermeyi planladığı destekle doğrudan ilgilidir.

Türkiye hükümeti tarafından ulusal YZ stratejisinin yayınlanması, ülkenin geleceği için temel öneme sahiptir. Nitekim önümüzdeki yıllarda küresel güç açısından belirleyici olacak uzun bir yolun ilk adımıdır. Eğer doğru bir şekilde benimsenir ve kullanılırsa YZ, devletin ekonomik ve küresel güç kapasitesini artırarak stratejik avantaj sağlama sonucunu üretebilir.

Ekonomi açısından birçok çalışmaya dayanarak bakıldığında, YZ’nin küresel GSYH’yi artıracağına inanılıyor. Buna göre, PricewaterhouseCoopers (PwC) tarafından yapılan bir araştırma, yapay zekanın 2030 yılına kadar küresel GSYH’yi %14’e kadar (yani 15,7 trilyon ABD Doları) artırmaya yardımcı olacağını iddia ediyor. Accenture tarafından başlatılan ve 12 gelişmiş ekonomiyi kapsayan bir başka araştırma; 2035 yılına kadar yapay zekanın yıllık küresel ekonomik büyüme oranlarını ikiye katlayabileceğini tahmin ediyor. Tüm bu araştırmalar göz önüne alındığında Türkiye’nin ulusal stratejisine dayanan YZ’nin önümüzdeki yıllarda Türkiye ekonomisinde itici bir faktör olması beklenebilir.

Stratejik avantaj açısından değerlendirildiğinde, askeri kapasite ve yetenekler daha görünür olacaktır. Yapay zekanın orduda uygulanması, makineler, lojistik, savaş alanı ve karar verme süreçlerinde insanlardan daha doğru ve daha hızlı olacağından, devletlere savaş alanında üstünlük sağlayacaktır. Ayrıca YZ’nin yardımıyla düşük maliyetli bir ordu, insanlar tarafından yapılamayan yüksek riskli görevleri uzun süre gerçekleştirebilir. Bu bağlamda Türkiye’nin askeri uygulamalarda yapay zekadan faydalanması gerekmektedir. ABD, Çin ve Rusya gibi önde gelen devletler, yapay zekanın savaşın geleceğinde ve dolayısıyla küresel güç rekabetinde belirleyici olacağını düşündüklerinden özellikle bu konulara odaklandılar. Bu kapsamda Türkiye, 2023 yılında faaliyete geçmesi beklenen tamamen yapay zeka kontrollü insansız savaş uçağına sahip ilk ülkeler arasında yer almayı hedefliyor. Son olarak, yapay zekanın askeri alanda uygulanması Türkiye için hem maliyet hem de zaman açısından etkili olacaktır. Ancak en önemlisi, dışa bağımlılığı azaltacak, bölgesel ve dünya meselelerinde gücünü artıracaktır. YZ geliştirme trendlerine uyum sağlayamamak ise Türkiye’nin geleceği ve dünya üzerindeki rolünde olumsuz bir etkiye sahip olacaktır.

***

Gloria Shkurti Özdemir

Araştırmacı
Lisans öğrenimini Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde Arnavutluk’ta tamamlamıştır. Sh Özdemir yüksek lisans derecesini Sakarya Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde “A Lethal Weapon that Became the Cure-all for Terrorism: Discursive Construction of the U.S. Dronified Warfare” başlıklı teziyle almıştır. Halihazırda Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde doktorasına devam eden Özdemir “Yapay Zekanın Askeri Alanda Uygulamaları ABD-Çin Rekabeti” başlıklı tez çalışmasını sürdürmektedir. Çalışma alanları arasında Amerikan dış politikası, SİHA’lar ve yapay zeka bulunmaktadır. Shkurti Özdemir SETA’da Enerji Araştırmaları alanında araştırmacı olarak çalışmakta ve aynı zamanda SETA tarafından yayımlanan Insight Turkey dergisinde editör asistanı olarak görev yapmaktadır.

[UHA Haber Ajansı, 01 Eylül 2021] 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.