ref: refs/heads/v3.0
enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp

Türkiye, Afrika’da Savunma Alanında da Güçlü Bir Ortaklık İnşa Ediyor

Türkiye, Afrika’da Savunma Alanında da Güçlü Bir Ortaklık İnşa Ediyor
2 Mayıs 2024
5
A+
A-

* Büyük denizci Barbaros 1516 yılında Cezayir’den İspanyolları çıkararak, Afrika’yı sömürgecilere karşı koruyan bir duruş sergilemiştir.

* Bu tarihten itibaren Afrika’da üsler kurmaya başlayan Osmanlı, etkisini ve bağlantılarını Kuzey Afrika ve Afrika Boynuzu ekseninde geliştirmiştir.

* Şimdilerde Osmanlı’dan kalan bu mirasın üzerine eklemlemeler yapma yönünde ilerlemek istediği anlaşılan Ankara; artık Nijerya ve Senegal gibi Batı Afrika ve Sahel ülkeleriyle ilişkilerini genişletiyor ve güçlendiriyor.

UHA / İnternational News Agency

dr-huseyin-fazla | STRASAM.ORG

[Emekli Hava Pilot Tuğgeneral ve Stratejik Araştırmalar Merkezi’nin (STRASAM) kurucusu/direktörü Dr. Hüseyin Fazla]

Emekli Hava Pilot Tuğgeneral ve Stratejik Araştırmalar Merkezi’nin (STRASAM) kurucusu/direktörü Dr. Hüseyin Fazla kaleme aldığı “Türkiye; Çin, Rusya ve Batı gibi Geleneksel Güçlere Rağmen Afrika’da Nüfuzunu Arttırıyor” başlıklı yazısında, Türkiye’nin, Sudan ve Gazze’deki çatışmalarda birbirine benzeyen tutumlar sergilemesi nedeniyle son dönemde Mısır’la yakınlaşma yoluna gitmeyi gerekli gördüğünü açıkladı.

Türk savunma sanayii Güney Afrika'da vitrine çıkıyor - Son Dakika Haberleri

Türkiye, Afrika’da Savunma Alanında da Güçlü Bir Ortaklık İnşa Ediyor

(STRASAM) kurucusu/direktörü Dr. Hüseyin Fazla  yazısında, son yirmi yılda Türkiye ile Afrika arasındaki ticaret 5,4 milyar dolardan 2022 yılında 40 milyar doların üzerine çıktığına dikkat çekti.

Çad'a ihraç edilen HÜRKUŞ ve ANKA boy gösterdi

Tüketim mallarından kültürel ürünlere, eczacılık ürünlerinden inşaat hizmetlerine kadar Türk ürün ve hizmetlerinin, kaliteleri ve rekabetçi fiyatları sayesinde Afrika pazarlarına önemli bir giriş yaptığının altını çizen Dr. Hüseyin Fazla, “Nijer ve Çad örneklerinde görüldüğü üzere, yeni nesil temel askeri eğitim uçağı olan Hürkuş’un silahlı versiyonu yanında silahlı insansız hava aracı paketlerini (uçak, hedefleme podu, silah ve mühimmat) Afrika ülkelerinin hizmetine sunan Türkiye, bu ülkelerin güvenlik ihtiyaçlarını karşılamada ve teröristle mücadele yanlarında olduğun gösteren yetenekleri sunabilecek kapasitesinden yararlanmalarını sağlıyor” dedi

“Bu kapsamda Türkiye’nin, Afrika’nın değişen güvenlik ortamında kilit bir aktör haline gelmekte olduğunu iddia edebiliriz” diyen Dr. Hüseyin Fazla, şunları söyledi:

“Halihazırda Kuzey Afrika ve Afrika Boynuzu’nda önemli bir varlık gösteren Ankara; Etiyopya, Gana, Kenya, Nijerya, Çad ve Ruanda da dahil olmak üzere Batı ve Doğu Afrika ülkeleriyle savunma antlaşmaları imzalama başarısını göstermiştir. Antlaşmaların ayrıntıları, kapsamı, güvenlik hükümleri ve teknik destekten askeri eğitime kadar bazı değişiklikler gösterse de, çoğunlukla silah ve mühimmat satışına ilişkin hükümlere yer verdiğini biliniyor.

Gelişen Türk savunma sanayii meyvelerini Afrika’da da veriyor. 2023 yılında Türkiye’nin savunma ve havacılık ihracatı yüzde 27 oranında artarak 5,5 milyar dolarla rekor seviyeye ulaşarak, Türk insanı için bir gurur vesilesi olmaya devam ediyor. 2024 yılında da savunma ürünleri satışında Türkiye’nin sergilediği büyümenin hızlanması bekleniyor”.

Türk SİHA/İHA teknolojisi rakipsiz: Türkiye ilk üçe girecek | TGRT Haber

Dr. Hüseyin Fazla,” Türkiye, halihazırda Atak, TB2, Anka, Aksungur, Akıncı ve yakın gelecekte Hürkuş, Hürjet gibi rekabetçi hava araçlarıyla ve bunlarla birlikte sunabileceği hedefleme podları, sensörler, elektronik harp yetenekleri yanında bilhassa modern mühimmatı da bu hava araçlarını alan ülkelerin kullanımına sunabilmesi gibi üçüncü dünya ülkeleri için bir ’ilaç’ vazifesi gören önemli faktörler sayesinde Ankara silah sanayisinde küresel ve kayda değer bir oyuncu haline geliyor. Bu ivme ve yükselişin devam edeceğine inanıyorum” dedi.

Özellikle Afrika ülkeleri için Türk savunma ürünlerinin pek çok avantajının olduğunu söyleyen  (STRASAM) kurucusu/direktörü Dr. Hüseyin Fazla, şunları aktardı:

“Türkiye’nin teröristle mücadelede etkinlikle kullanmakta olduğu bu ürünler, aynı zamanda Azerbaycan, Libya, Suriye ve son olarak Ukrayna’da sahada test edilmiş, operasyonel yetkinliklerini kanıtlamış olmalarının yanı sıra bu ürünler uygun fiyatlı ve teknik açıdan güvenilir bulunuyor. Yine Batı’nın aksine Türkiye bu yardımı yönetişim ya da insan hakları taahhütlerine bağlı kılmadan sunabildiğinden, çoğunlukla Türk savunma ürünleri tercih edilen bir meta haline geliyor.

Türkiye'nin gökyüzündeki başarı imzası: Yerli İHA ve SİHA'lar - Son Dakika Haberleri

Togo, Nijer, Nijerya veya Somali gibi isyancı hareketlerle karşı karşıya olan, kaynakları yetersiz ordulara ve sınırlarında sorun yaşayan ülkeler için Türkiye’nin insansız hava araçları ve terörle mücadelede sahip olduğu uzmanlığı özellikle muhatap olduğu ülkeler yönüyle değerli bulunuyor. Ankara’nın Afrika’nın güvenlik ortamındaki artan öneminin bir başka işareti de Somali, Sudan ve Eritre ile ortaklıklar da dâhil olmak üzere Akdeniz, Kızıldeniz ve Aden Körfezi’ndeki yeni denizcilik girişimlerinin öne çıkan varlığı da dikkat çeken bir gelişme olarak yorumlanıyor”.

Image

Sonuç

Emekli Hava Pilot Tuğgeneral ve Stratejik Araştırmalar Merkezi’nin (STRASAM) kurucusu/direktörü Dr. Hüseyin Fazla yazısının sonuç bölümünde, “kısmen ABD ve özellikle de AB ülkelerinin aksine Türkiye’nin Afrika ülkelerini rahatsız eden emperyalist bir geçmişi bulunmuyor. Ankara, tutarlı bir Afrika politikası tasarlayabilecek bir konumdayken, AB’nin bu kıtayla ilişkilerinin giderek zorlaşacağını ve ABD’nin de kıtadaki girişimlerinin çoğunlukla akamete uğramaya devam edeceğini değerlendiriyorum. Bu gerçeklik, Çin ve Rusya’nın yanında muhtemelen Türkiye’nin de Afrika ülkeleriyle arasında inşa etmekte olduğu köprünün giderek daha da sağlamlaşması için bir fırsat sunduğu kanaatini taşıyorum” dedi.

Jeopolitik kaygılar, ekonomik çıkarlar ve ticaret dinamiklerinin de dahil olmak üzere Türkiye’nin bölgesel çıkarları göz önüne alındığında, Ankara’nın Afrika ile ilişkilerinin öncelikli olmaya devam etmesi gerektiğinin altını çizen  Dr. Hüseyin Fazla,  burada yakalanan fırsat penceresinin sonuna kadar açılabilmesinde sayısız fayda gördüğünü, zira Afrika ülkeleri perspektifinden bakıldığında Ankara’nın; bu ülkelerin savunma yeteneklerini inşa etmelerinde, ekonomik ve ticari faydalara erişebilmelerinde fırsatlar sunmaya devam ettiğini ve  dolayısıyla Türkiye ile ilişkinin, kazan-kazan anlamına geldiğinin altını çizdi.

(STRASAM) kurucusu/direktörü Dr. Hüseyin Fazla kaleme aldığı “Türkiye; Çin, Rusya ve Batı gibi Geleneksel Güçlere Rağmen Afrika’da Nüfuzunu Arttırıyor” başlıklı yazısını şu sözlerle noktaladı:

“Ziya Paşa’nın “Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz/ Şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde.” deyişiyle işaret ettiği üzere de, Afrika ülkeleri Türkiye’nin kendileriyle ilişki geliştirme kapasitesini, son yıllarda sergilediği örneklerle birlikte yaşayarak görüyorlar. Bu nedenle yakın dönemde daha fazla Afrika ülkesinin Türk savunma teçhizatı ve uzmanlığına başvurmasına tanıklık edeceğimizi söylemek gerekiyor. Afrika ülkeleriyle güvenlik ve savunma alanlarındaki işbirliğinin Türkiye-Afrika ilişkilerinin genişlemesine yol açmasını bekliyorum. Bunun da Ankara’yı Afrika’nın güvenlik meselelerine daha fazla angaje olmasına, hatta bazı durumlarda belirleyici bir aktör haline gelmesine yol açacaktır inancını taşıyorum.

TASAM | Türkiye - Afrika İlişkilerinde Gelişmeler ve Zorluklar

Türkiye’nin kıtadaki çeşitli çatışmalara yönelik tutumu da dahil olmak üzere Afrika ile nasıl bir ilişki kuracağı, giderek bölünen bir uluslararası düzenin karmaşıklıklarını yönetmeye çalışan bir orta güç olan Ankara’nın küresel çıkarlarına bağlı olarak gelişme potansiyelini koruyor. Gerektiğinde Batı dünyası ile Afrika’da nüfuz yarışı içinde olmaktan çekinmeyen bir Türkiye var. Örneğin, Nijer’de AB ülkeleri ve ABD bu ülkedeki askeri yönetimle ilişkilerini askıya alırken, Anka burada bir askeri üs kurmaya giden cesaretli bir duruş sergiliyor. Hatta Erdoğan, Batı Afrika Devletleri Ekonomik Topluluğu’nun bu ülkeye müdahale etme niyetinin kabul edilemez olduğunu ifade ederek Türkiye’yi Afrika ülkelerine rağmen aktif bir rol üstlenme noktasına taşıyor. Ankara ayrıca Sudan ihtilafında kendisini bir arabulucu olarak konumlandırmayı da başarmak suretiyle, Afrika dinamiklerine hakim bir pozisyonda yer alma becerisini göstermiştir.

Özetle Türkiye Afrika’da önemli bir güvenlik oyuncusu haline geldi. Ankara, Afrika’yı dış politika önceliklerinden biri haline getirdi. Afrika ülkeleri arasındaki ticaret ve işbirliği hızla arttırdı. Bu güçlü bağlar eninde sonunda Batı’nın Afrika’daki stratejisiyle çatışabilme riskini taşışa da, Afrika bağlamında Türkiye proaktif bir politika izlemeye devam edeceğini değerlendiriyorum, bunun gerekli olduğuna da inanıyorum. En nihayetinde bu politika Türkiye’nin yıldızını; sadece Afrika’nın özlemlerinin destekçisi olarak değil, aynı zamanda Çin, Rusya ve Batı ülkeleri gibi geleneksel güçlere karşı da parlatmaya devam ediyor”.

Dipnotlar

(1) TURKSOM Askerî Eğitim Üssü (Somalice: Xerada TURKSOM), Somali’nin başkenti Mogadişu’da bulunan bir askerî eğitim üssüdür. Üs, Eylül 2017 tarihinde açılmış olup Türkiye’nin Somali Silahlı Kuvvetleri subay ve astsubaylarını Somali Silahlı Kuvvetleri’nin kendini sürdürebilecek bir orduya dönüştürmek için eğitmeye ve hazırlamaya çalıştığı “Afrika Kartalı” olarak adlandırılan hükûmetler arası görev gücünün ana merkezi olarak hizmet vermektedir. Bu üs, Türkiye’nin en büyük denizaşırı askeri tesisi olarak hizmet vermektedir.

Kaynakça

Türk Dışişleri Başkanlığı İnternet Sayfası, Türkiye-Afrika İlişkileri Başlığı, https://www.mfa.gov.tr/turkiye-afrika-iliskileri.tr.mfa

Sine Özkaraşahin, “Turkey’s approach to Africa can shed light on NATO’s future engagement on the continent”, Atlantic Council, 20 Aralık 2023, https://www.atlanticcouncil.org/blogs/turkeysource/turkeys-approach-to-africa-can-shed-light-on-natos-future-engagement-on-the-continent/

Teresa Nogueira Pinto, “Turkey’s push for influence in Africa is working”, GIS, 9 Nisan 2024, https://www.gisreportsonline.com/r/turkey-influence-africa/

***

Dr. Hüseyin FAZLA

Emekli Hava Pilot Tuğgeneral. 1988-2013 yılları arasında Hava Kuvvetlerinde savaş pilotu (F-5, F-104, F-16) ve komutan / proje subayı / şube müdürü / daire başkanı olarak görev yaptı. Toplam 6 yıl NATO’da yurtdışı daimi görevlerde bulundu. Kendi isteğiyle emekli olup, bir yıl Pegasus havayollarında uçtu (B737-800NG). Takiben 2021 Şubat sonuna kadar TUSAŞ’ta Uçuş Başkanı olarak yöneticilik ve pilotluk (Hürkuş) yaptı. Yüksek Lisansını Uluslararası İlişkiler (İstanbul Üniversitesi) ve Kamu Hukuku (Dicle Üniversitesi) alanlarında yaptı. Doktorasını Siyaset Bilimleri ve UA İlişkiler (Yıldırım Beyazıt Üniversitesi) alanında tamamladı. Halihazırda havacılık danışmanlığı yanında serbest yazar ve araştırmacı olarak çalışmaktadır. STRASAM’ın kurucusu/direktörüdür.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.