ref: refs/heads/v3.0
enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp

Türk Hava Kuvvetleri, Avrupa ve NATO’nun savunma kapasitesini artıracak

Türk Hava Kuvvetleri, Avrupa ve NATO’nun savunma kapasitesini artıracak
30 Mart 2024
7
A+
A-

* Türk Hava Kuvvetleri’nin ihtiyaçlarının karşılanması ve kabiliyetlerinin artırılması.

* Türk Hava Kuvvetleri, Avrupa’nın sınırındaki ve NATO’nun Güney Kanadındaki en önemli aktörü destekleyecek, Avrupa ve NATO’nun savunma kapasitesini artıracak.

UHA / İnternational News Agency

Diplomatik İlişkiler ve Politik Araştırmalar Merkezi (DİPAM) Başkanı Dr. Tolga SALMAN, yaptığı “Türkiye ve İngiltere Çok Boyutlu Yeni Güvenlik İlişkisi” başlıklı analizinde, Türk Hava Kuvvetleri’nin ihtiyaçlarının karşılanması ve kabiliyetlerinin artırılması için gereken araç ve mühimmatın sağlanmasının, Avrupa’nın sınırındaki ve NATO’nun Güney Kanadındaki en önemli aktörü destekleyecek ve dolayısıyla Avrupa ve NATO’nun savunma kapasitesini artıracak bir durum olduğunu ifade etti.

“F-35, F-16, Eurofighter Typhoon veya Avrupa-Atlantik menşeili başka bir jetin bu süreçte Türkiye’nin envanterinde yer almasından kaçınmak müttefiklik ruhuna aykırı” olduğunu aöyleyen Dr. Tolga SALMAN,  “burada da Birleşik Krallık’ın ilgili ittifak protokolleri çerçevesinde Türk Silahlı Kuvvetleri ile uyum içerisinde hareket niyetinden bahsedebiliriz. KAAN ve Ötesinde İşbirliği Londra bunu başarırsa ve anlaşma temel üretimin en son varyantlarını da kapsarsa, o zaman Türk Hava Kuvvetleri’ne, milli 5’inci nesil KAAN (TF-X) projesi devreye girene kadar aradığı geçici çözümü sağlayacaktır” dedi.

Diğer yandan Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler’in, 14 Ağustos’ta Pakistan’ın beşinci nesil savaş uçağının geliştirilmesine katılmak üzere bir anlaşma imzalamak üzere olduğunu söylediğini hatırlatan Dr. SALMAN, Bakan Güler’in: “Dost ve kardeş ülkeler de bu projeye ortak olmak için çaba harcıyor. Azerbaycan ile anlaşma imzalandı. Pakistan gibi imza atmak üzere olan başka ülkeler de var” dediğini ifade etti.

Diplomatik İlişkiler ve Politik Araştırmalar Merkezi (DİPAM) Başkanı Dr. Tolga SALMAN, şöyle devam etti:

“Türkiye, TF-X programını 2009 yılında başlattı. Ekim 2016’da İngiliz firması RollsRoyce, planlanan Türk platformlarına güç sağlamak ve üçüncü taraflara potansiyel satışlar sağlamak amacıyla Türkiye’ye ortak üretim teklif etti. Şirketin teklifi, Türkiye’de bir üretim biriminin TF-X için motorların yanı sıra helikopter, tank ve füze üretmesini öngörüyordu. Ocak 2017’de imzalanan anlaşmayla Türkiye ile yakın bağları olan İngiliz BAE Systems, 2030 yılında faaliyete geçmesi planlanan milli 5. nesil KAAN savaş uçağının tasarımı için Türkiye’nin milli Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TAI) ile işbirliği yapıyor.

Dünya'nın dilinden düşmüyor! KAAN'a ilgi ve övgü devam ediyor

2017 yılında KAAN için İngiliz BAE Systems ile imzalanan ekonomik açıdan küçük bir rakam olan 100 milyon £ (yaklaşık 3,8 milyar ₺) değerindeki anlaşma ile İngiltere, “daha fazla anlaşmanın önünü açmasını bekledikleri” uzun bir ilişkiyi başlatacağını ve Türkiye’nin ana savunma sağlayıcısı olma yolunu açacağını umuyor. Şu anda TAI üretim tesislerinde KAAN’ın (TF-X) üretim biriminde yaklaşık 30 BAE Systems mühendisinin çalıştığı söylenmekte. Bunun ötesinde, Türkiye’nin KAAN projesi kapsamında geliştirdiği kabiliyetlerle TEMPEST projesinin bir parçası olması çok katmanlı değer yaratacaktır”.

Global Combat Air Program Partners Prioritizing Delivery Construct | Aviation Week Network

“Altıncı nesil muharip uçak geliştirmek için İngiltere liderliğinde, İtalya ve Japonya’nın da ortak olduğu Global Combat Air Programme veya kısaca TEMPEST projesi hava savunma alanında önemli bir adım” olduğunun altını çizen (DİPAM) Başkanı Dr. SALMAN, “Türkiye-İngiltere Ortak Savunma Vizyonunda Yeni Mecralar İngiltere ve Türkiye, sağlam askeri yeteneklere ve güçlü savunma teknolojisi ve endüstriyel temellere sahip, AB üyesi olmayan iki NATO ülkesi. Avrupa’nın güvenlik mimarisinin özerk yapılanmasından ziyade transatlantik karakterinin önemini vurgulayan her iki ülke de Avrupa ve Atlantik’in güvenliğinin sağlanmasında birbirini destekleme, ortak tehditleri belirleme ve mücadele etme, üçüncü taraflar ile geliştirilen işbirlikleri ile güvenlik ortamının yayılmasını sağlama gibi stratejik gündemdeki pek çok konuda birbirini anlayabilir seviyede.

Türkiye'nin "Eurofighter Typhoon" hamlesi dünyada yankı uyandırdı!

Bu ortak aklın nüvelerinden biri de Eurofighter Typhoon görüşmelerindeki tutumu. Londra, savunma stratejisinde ve savunma ürünleri ticaretinde dış anlaşmalara kıta Avrupa’sı ülkelerinden daha açık. Türkiye ve Birleşik Krallık arasında kurulacak yeni bir ortaklık her iki ülkenin sert ve yumuşak güç varlıklarını ve yeteneklerini entegre edecek şekilde tasarlanabilir ve karşılıklı rıza ile NATO’nun kullanımına sunulabilecek ikili bir kapasite ile sonuçlanabilir” dedi.

Flag Of Nato Stock Footage ~ Royalty Free Stock Videos | Pond5

Dr. Tolga SALMAN, bunun kesinlikle Avrupa savunmasını güçlendirecek ve Avrupa-Atlantik topluluğunun güvenlik kuşağını genişletmeye yardımcı olacağına vurgu yaparak, İngiltere, NATO çevrelerinde ve Avrupa savunma otoritelerince özellikle Rus tehdidine karşı güvenliğin tesisinde öncü olarak görüldüğünü ve Londra’nın Rusya’ya karşı direncinin ise sadece Avrupa kıtasında değil, etkisinin arttığı düşünülen Afrika’ya da uzanıyor. Türkiye de Libya’da olduğu gibi Rusya’nın kıtadaki faaliyetleriyle mücadele edebilen az sayıda NATO ülkesinden biri olduğunun altını çizdi.

Türkiye-İngiltere İlişkilerinde Yeni Fırsatlar | Dış Politika | SETA

Afrika’da böyle bir Türkiye-İngiltere ortaklığının, ABD’nin AFRICOM’un sorumluluk alanını da artıracağı gibi hesapta olmayan Fransız nüfuzunu da azaltarak kıtadaki güç dengesini oldukça etkileyecek potansiyele sahip olduğunu belirten Dr. SALMAN, artan Tehditler ve Avrupa’nın Güvenliğinde Yeni Türkiye-İngiltere İttifakı Rolünün Giderek daha karmaşık ve zorlu bir hal alan güvenlik ortamı karşısında, NATO ve AB gibi mevcut kurumların sınırlarını aşan, Avrupa güvenliğine yönelik kapsayıcı bir yaklaşım geliştirmenin zamanının geldiğini açıkladı.

Dr. Tolga SALMAN, bu bağlamda, Türkiye-Birleşik Krallık savunma işbirliğinin derinleştirilmesinin, AB üyesi olmayan ülkelerin Avrupa güvenliğine entegrasyonunu kolaylaştırabileceğini hatırlatarak, “Eğer başarılırsa, Türkiye ve Birleşik Krallık arasında yenilenen uyum, AB ve üye devletlerinin önümüzdeki jeopolitik zorlukları aşmak için başvurabilecekleri önemli bir ortaklık oluşturacaktır” dedi.

Bu üç Avrupa-Atlantik gücünün, günümüzün zorluklarının büyüklüğünü karşılamak üzere stratejik bir üçgen oluşturmasının öneminin yadsınamayacağını dile getiren (DİPAM) Başkanı Dr. Tolga SALMAN, şöyle dedi:

“Öngörülemeyen ve uzak konuların bile birbirine bağlanarak risk ve tehditlerin arttığı bu yeni dönemde, güvenlik ve savunma alanlarında işbirliği düzeyinin yeni bir yaklaşımla artırılması her iki ülkenin de ortak çıkarına. Modası geçmiş çerçevelerin ötesinde, ikili bazda bunu başarmak için geniş bir manevra alanı mevcut. Günümüzün küresel güvenlik meselelerinde yaygın olan kalıcı zorluklar, Türkiye ve Birleşik Krallık için önümüzdeki zor zamanları güvenli bir şekilde aşmanın yeni yollarını keşfetmeyi her zamankinden daha önemli hale getiriyor.

Büyük güçler arasındaki mevcut küresel sistemik rekabet ve Türkiye’nin hem bölgesel bazda hem de müttefikleriyle bağlarını geliştirme konusundaki istekliliği göz önüne alındığında, Türkiye ile Birleşik Krallık arasındaki yenilenmiş ve ileriye dönük bir temele dayanan stratejik ortaklığa daha fazla önem verilmesi gerekmektedir. Üstelik mevcut ittifak ve birliklerin ötesinde çok merkezli bir küresel sistem yapılanmasında merkezlerin coğrafyalarda ari olması ihtimali ile iki ülkenin stratejik yakınlaşması duruma münhasır bir yapılanmayı da beraberinde getirebilir”.

Gazeteci* Ataner YÜCE, TRT

***

Dr. Tolga SAKMAN, DİPAM Kurucu Başkanıdır. Kocaeli Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi bölümünü bitiren Tolga SAKMAN aynı yıl Harp Akademileri Komutanlığı Stratejik Araştırmalar Enstitüsü (SAREN) Uluslararası İlişkiler Yüksek Lisans Programına başlamış ve “Türk Diasporası’nın Avrupa Siyasal Sistemine Katılım Süreçlerinin Analizi: Almanya, Hollanda, Belçika” konulu tezi ile mezun olmuştur. Doktora çalışmalarını İstanbul Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Anabilim Dalı’nda “Başkanlık Sisteminde Güvenlik Yönetimi” konulu tezi ile tamamlamıştır. Diaspora, güvenlik, strateji ve Avrupa siyaseti konuları başta olmak üzere bugüne kadar 10 kitap/kitap bölümü ile 25 civarında bildiri çalışması hazırlamış, yurtiçi ve yurtdışında 20’den fazla projede koordinasyon görevinde
bulunmuştur. [email protected]

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.