enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
00:59 Türkiye’de geliştirilen ve üretilen Togg, Almanya’da kullanıcılarıyla buluştu…
00:57 Emine Erdoğan: Filistin halkının yanında durmak insanlık vicdanının gereğidir
00:51 Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gazze’de 270’i aşkın gazeteci öldürülürken meslektaşlarının haberini bile yapmadılar”…
00:46 Bakan Göktaş: “15 yaş altına yönelik sosyal medya düzenlemesi yakında hayata geçirilecek”
00:35 Aralık ayında hava nasıl olacak?
00:24 Türkiye’nin dijital haritaları vatandaşların erişimine açıldı
00:23 Burhanettin Duran: Türkiye, Filistin davasının en güçlü savunucusu olmaya devam edecektir
00:17 İran’da geçen hafta: Öne çıkan iç ve dış gelişmeler
00:16 Trafik kazasında yaralanan polis memuru şehit oldu
00:14 Cumhurbaşkanı Erdoğan, İngiltere’deki Türklere hitap etti
00:09 Erdoğan: “Gazze’de 270’i aşkın gazeteci öldürülürken meslektaşlarının haberini bile yapmadılar”…
00:04 Bakan Fidan’dan 29 Kasım Filistin Halkıyla Uluslararası Dayanışma Günü paylaşımı
00:01 Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, bugün İran’a ziyaret gerçekleştirecek.
13:09 Karadeniz’de 2 ticari gemide patlama oldu
10:55 İstanbul hidrolojik kuraklık kıskacında: Her yıl daha çok su fakiri oluyor
06:58 Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, “Türkiye’nin şu anda bir SAFE* ile iş birliği arayışı yok”
06:13 Bakan Fidan, Federal Anayasa Koruma Teşkilatı’nın raporuna göre, 14 bin civarında PKK mensubu Almanya’da bulunuyor…
04:55 Dışişleri Bakanı Fidan, “Almanya’daki Türk toplumunun hem Türkiye hem de Almanya için gurur kaynağı”…
00:59 SYS Grup Genel Müdürü Cahit Utku Aral, “SYS Grup bugün 30x113mm silahı üretebilen 3 firmadan biri”…
00:40 Türkiye’nin yerli Ramjet motoru: Dünyada sayılı ülkede var
TÜMÜNÜ GÖSTER →

Savaşın İkinci Yıldönümünde Dünyanın Hali

Savaşın İkinci Yıldönümünde Dünyanın Hali
A+
A-

Rusya-Ukrayna savaşının ikinci yıldönümünde dünyanın hali iç açıcı değil. Sadece son birkaç haftada yaşanan gelişmelerin bazılarını sıralamak bile ne kadar parçalı, dağınık ama riskleri yükselen bir döneme geçtiğimizi anlamak için yeterli

Burhanettin Duran - Biyografya

Prof. Dr. Burhanettin DURAN & SETA Genel Koordinatörü

Rusya-Ukrayna savaşının ikinci yıldönümünde dünyanın hali iç açıcı değil.

Sadece son birkaç haftada yaşanan gelişmelerin bazılarını sıralamak bile ne kadar parçalı, dağınık ama riskleri yükselen bir döneme geçtiğimizi anlamak için yeterli:

– BM Genel Sekreteri Guterres Genel Kurul’da “dünyamızın bir kaos çağına girdiğine” söyledi.

-Alman Genelkurmay Başkanı Breuer “Rusya tehdidi sebebiyle beş yıl içinde savaşa hazır hale gelmek zorunda olduklarını” açıkladı. Alman kamuoyu nükleer silahlanmayı tartışıyor.

-Ukrayna’ya 60 milyarlık askeri destek paketi ABD Temsilciler Meclisi’nden hala geçmedi.

-Kasım 2024 seçimlerinde aday olması hatta kazanması konuşulan eski Başkan Trump, Güney Karolina’daki mitingde “harcama kotasını karşılamayan müttefiklere karşı Rusya’yı ne isterse yapmaya teşvik edeceğini söyledi.

-ABD Başkanı Biden San Francisco kentinde katıldığı bağış etkinliğinde Rus lider Putin hakkında küfür içerikli ifadeler kullandı: “Bu, son varoluşsal tehdit, iklimdir. Putin gibi çılgın bir o… çocuğumuz var ve diğerleri… Her zaman nükleer çatışma konusunda da endişelenmek zorundayız.”

– Cevabını Rusya Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Dmitriy Medvedev “ABD Başkanı’nın söylediğinin tam aksine iklim değil, Biden gibi bunamış ve Rusya’ya karşı savaş başlatmak isteyen, işe yaramayan moruklar varoluşsal tehdit oluşturuyor” cümlesiyle verdi.

– Putin, modernize edilen Tu-160M nükleer füze taşıyan uçakla Kazan’da test uçuşu gerçekleştirdi.

Elbette bütün bu sert polemiklere ve gösterilere rağmen Rusya-Ukrayna savaşının ilk yılında konuştuğumuz “nükleer savaş” ihtimalinden şimdilik uzaktayız.

ABD ve AB’nin Rusya’yı “yıpratma savaşı” ve “izole etme” kampanyası beklenen sonucu vermedi.

Kış aylarında cephede Rus birlikleri karşı saldırılarla kazanımlar (Avdiika şehri) elde ederken bu yaz savaşın daha sertleşmesi bekleniyor.

Çin, Kuzey Kore ve İran’dan askeri destek bulan Rusya hem savaş sanayisini güçlendirdi hem de savaşacak yeni (paralı da olsa) asker bulmakta Ukrayna’dan daha iyi durumda.

Ekonomik yaptırımlar Rusya’nın petrol ve doğalgazdan kaynaklanan finansal gücünü istenilen ölçüde zayıflatamadı.

Kuşkusuz Rusya tehdidi Avrupa’da silahlanmayı tırmandırıyor ve Uluslararası Ceza Mahkemesi Putin hakkın da yakalama kararı çıkardı.

Ancak Asya, Afrika ve Güney Amerika’daki bölgesel güçler Rusya ile ticarete, görüşmeye ve iş birliğine devam ediyor.

Mevcut savaş Rusya açısından da beklenen noktada değil.

Kiev düşmediği gibi güçlü bir direnç gösterdi ve böylece Rus karşıtı güçlü bir Ukrayna milliyetçiliği doğdu.

İşgal, Batı ittifakını toparladı, NATO’yu genişletti (Finlandiya ve İsveç) ve Avrupa’yı yeni bir savunma-güvenlik politikasına zorladı.

Putin’in Ukrayna dışında hiçbir Avrupa ülkesine saldırmaya niyeti olmadığı yönündeki açıklamaları Avrupa’nın hissettiği “düşman Rusya” algısını değiştiremez.

İkinci yılında Rusya-Ukrayna savaşı ve İsrail’in Gazze’de devam eden katliamları ne yazık ki dünyamızın yeni çatışmalara gebe olduğunu düşündürmekte.

Münih Güvenlik Raporu 2024’te vurgulandığı gibi uluslararası sistemdeki gidişat “kaybet-kaybet” denklemine oturdu.

Dayanışma ve iş birliği yerine ülkeler rakiplerinin kayıplarını kendilerininkilerle karşılaştırıyor.

Böylece büyük güçlerin rekabeti, Küresel Güney’in özerklik arayışı, Batı-Rusya ve ABD-Çin gerilimleri hız kesmeyi bırakın yeni ivmelerle derinleşiyor.

7 Ekim 2023 sonrası İsrail’in Gazze’deki katliamları ve buna başta ABD olmak üzere Batı ülkelerinin verdiği destek hem BM sistemine hem de insan hakları gibi değerlere olan inancı ciddi ölçüde zayıflattı.

Batı ülkeleri Çin, Rusya ve yükselen ülkeleri iklim başta olma üzere küresel sorunlara önem vermemekle suçluyor.

Çareyi kendi içinde dayanışmada ve kurala dayalı düzeni tesis etmeye çalışmakta görüyor.

Halbuki tüm dünyanın “kaybet-kaybet” denkleminden çıkabilmesi için daha fazlasına ihtiyaç var.

Buna gözlerin kapatılması iyimser olmayı engelliyor.

Bir yandan “daha adil bir dünya” için mücadele ederken diğer yandan bu yıl Ukrayna’daki savaşa ve Gazze’deki katliama hangi çatışmanın eklenebileceğini düşünmekten geri duramıyoruz.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.