enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
13,4007
EURO
15,1998
ALTIN
792,57
BIST
2.014,21
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Karla Karışık Yağmurlu
3°C
İstanbul
3°C
Karla Karışık Yağmurlu
Cumartesi Karla Karışık Yağmurlu
2°C
Pazar Karla Karışık Yağmurlu
2°C
Pazartesi Çok Bulutlu
3°C
Salı Çok Bulutlu
3°C

Ortadoğu’da yeni gerçekler

Ortadoğu’da yeni gerçekler
10 Aralık 2021
0
A+
A-

Ortadoğu’nun hep kendi dinamikleri olmuştur. Ama bu dinamikler genel itibarıyla uluslararası sistemden bağımsız değildir.

Prof. Dr. Hasan B. YALÇIN & SETA Strateji Araştırmaları Direktörü

Daha doğrusu bölgesel dinamikler, çoğunlukla dışarıdan belirlenir. Bu nedenle de jeopolitikçiler, Ortadoğu’yu genelde dış aktörlerin karıştırdığı bir bölge olarak tarif eder. Zaten kendi içinde gerilim düğmeleri tabii ki vardır. Ama o düğmelere genelde dışarıdan basılır.

Obama’nın ikinci dönemi ve Trump döneminde yaşananlar, Ortadoğu’da oldukça karmaşık ve çekişmeli bir resim ortaya çıkarmıştı. Büyük dönüşümler yaşanması ihtimali vardı. Ve dönüşümü kaybetmekten korkan tüm aktörler, kendi pozisyonlarına sıkı sıkıya yapışıyordu. Mesela “Arap Baharı” başarılı olsaydı bambaşka bir denge doğabilirdi. Buna karşılık “yüzyılın anlaşması” denen saçmalık devam etseydi tam tersine bir durum doğabilirdi.

Bu nedenle Suud, Birleşik Arap Emirlikleri, Mısır gibi ülkeler bir tarafa savrulurken Türkiye, Katar gibi ülkeler başka bir tarafta konumlanmıştı. İran zaten bildiğiniz gibi. Herkesle beraber ama herkesle uyumsuzdu.

Bu zıtlaşmalardan bazı ülkeler kârlı çıkmaya çalışmış olsa da karşıtlıkların sertleştiği dönemlerde herkes belli düzeylerde zarar görür. Ama dönüşler de kolay değildir. Körfez ülkeleri, Trump döneminin ardından “açıkta kaldılar” desek yeridir. Biden iktidarının nasıl şekil alacağını yaklaşık bir yıl boyunca izlediler. Somut hareket göremeyince de konumlarını yeniden değerlendirmelerinden daha doğal bir sonuç olamazdı.

Ortada ne “yüzyılın anlaşması” kaldı ne de “Arap Baharı”. Yeni gerçekliği tarif etmek biraz zor, ama en iyi kelime boşluk gibi görünüyor. Ortadoğu, küresel aktörlerin gittikçe ilgisini yitirdiği bir alana dönüşüyor. Bu nedenle bölgenin askeri ve siyasi açıdan zayıf aktörleri, küresel güçlerin arkasından bölgesel aktörlere nanik yapma şansını da yitiriyor. Belki de ilk defa bölgesel dinamikler Ortadoğu’yu şekillendirebilir.

Bunu sadece biz değil, tüm bölge görüyor. Bu nedenle de mesela Türkiye ile Birleşik Arap Emirlikleri arasında yeni bir süreç başladı. İlişkileri normalleştirmek herkesin genel beklentisi. Sonrasını hep beraber göreceğiz. Ancak bu anlamda benzer davranışların artış gösterebileceğini de öngörebiliriz. Sanırım yakında Suudi Arabistan’la da benzer bir etkileşim doğabilir.

[UHA Haber Ajansı, 10 Aralık 2021]

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.