enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
00:32 Türkiye kış sporlarında neden geride kalıyor?
00:26 Hollanda’da finansal konularda yardım eden Geldfit adlı kuruluş Türkçe servisine başladı
00:19 ABTTF Başkanı Halit Habip Oğlu: Dünya Ana Dil Günü kutlu olsun!
00:17 Gastronomi Haberleri
00:09 Dünyanın lanetlediği, katil, soykırımcı, haysiyetsiz İsrail, Gazze’de ateşkese rağmen terör eylemlerini sürdürüyor
00:06 Müftü çocuğu ile İlahiyat Prof’u çocuğundan ateistlere taktikler
00:04 Kocaeli Ticaret Odası’ndan Kadın Girişimcilere Yönelik Etkili İletişim Atölyesi
00:03 Balerin Ayda’nın 12 yıllık Avrupa serüveni
00:03 Kocaeli’n Derince ilçesinin kalbindeki kanayan yara: “Eski Yer İnadı” mı, “Gelecek Vizyonu”
00:03 Trump’tan Yüksek Mahkeme’ye tepki: Yeni gümrük vergisi
00:02 ZUCHEX 2026, Prestijli Fuar Statüsüyle Küresel Gücünü Pekiştirdi
00:01 Ömür ÇELİKDÖNMEZ : Avrupa’nın Türkiye’ye dönüşünün nedenleri enerji, güvenlik ve askerî gerçeklik
00:01 Numan Kurtulmuş: Terörsüz Türkiye raporu mihenk taşıdır
11:23 İftar sofralarına gitmeyeceğim
00:02 Macar Diplomatlardan Bezmiâlem Vakıf Üniversitesi’ne İşbirliği Ziyareti
00:09 Avrupa Haberleri / NATO 3.0 Döneminde Çok Vitesli Avrupa’nın Dönüşümü
00:08 Emlak Konut’tan faizsiz ‘Hoş Geldin Evim Kampanyası’
00:07 Toplumsal Fayda Hikâyeleri’nde bu hafta: Pfizer Türkiye
00:06 Gazze Barış Kurulu Vaşington’da toplandı
00:05 Ömer Çelik: Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hedefimize ilerliyoruz
TÜMÜNÜ GÖSTER →

Nefret Söyleminin Sahiplenilmesi ile Ne Amaçlanıyor?

Nefret Söyleminin Sahiplenilmesi ile Ne Amaçlanıyor?
9 Ekim 2024
16
A+
A-

Bir sokak röportajında, AK Parti’yi destekleyenlere “geri zekalılar” diyen, Cumhurbaşkanı ile “ahır” sözcüğünü yan yana kullanan biri, CHP tarafından protokolde ağırlandı. İktidarı destekleyen, ona oy veren toplum kesimlerine yönelik hakaret ve nefret söylemi ödüllendirildi. Desteklendi. Devamının gelmesi için sahip çıkıldı.

Türkiye’nin saygın, güvenilir Ankara merkezli bir düşünce Doç. Dr. Nebi Miş “AK Parti Hem İç Hem De Küresel Konjonktürü ve  Değişimleri İyi Okuyor, Siyasetini Buna Göre Güncelleyebiliyor”, Söyleşi  Ferhat Pirinççi | Kriter Dergikuruluşu olan SETA Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı Genel Koordinatörü ve Siyaset Araştırmaları Direktörü Doç. Dr. Nebi MİŞ, “Nefret Söyleminin Sahiplenilmesi ile Ne Amaçlanıyor?” başlıklı bir yazı kaleme aldı.

Bir sokak röportajında, AK Parti’yi destekleyenlere “geri zekalılar” diyen, Cumhurbaşkanı ile “ahır” sözcüğünü yan yana kullanan biri, CHP tarafından protokolde ağırlandı. İktidarı destekleyen, ona oy veren toplum kesimlerine yönelik hakaret ve nefret söylemi ödüllendirildi. Desteklendi. Devamının gelmesi için sahip çıkıldı.

Aslında bu anlayış yeni değil. Geçmişte de böyleydi. Bugün de aynısı tekrar ediliyor. Son yıllarda, Erdoğan seçimleri kazanmaya devam edince, muhalefet çevreleri kendisine oy vermeyen seçmenlere karşı sürekli öfke biriktirdi. Yanlışı, eksiği kendisinde aramadı. Onlara göre hatalı olan iktidarı destekleyenlerdi. Bir türlü de hatalarından vazgeçmeye meyilli değildiler. Böyle olunca, hesaplaşmacı ve rövanşist söylemelere yaslanan siyaset öne çıkarıldı. Kendilerine destek veremeyen medya, gazeteciler, devlet memurları, işadamları, sanatçılar tehdit edildi. Hatta, 2023 seçimleri öncesinde, kazanılmamış seçimlerin sonucuna yönelik yargılanacaklar, hesap verilecekler listesi tutuldu. Tarih ve saat vererek, kronometre tutarak, hesaplaşma günü ilan edildi.

Bir taraftan düşmanlaştırma siyaseti yürütülürken, diğer taraftan da taktiksel bir süreç işletildi. Millet İttifakı’na eklemlenen Deva, Gelecek ve Saadet gibi partilerle yol yürüdükleri için geçici olarak “endişeli muhafazakarlar” tartışması başlatıldı. Helalleşmeden bahsedildi. “Endişeli muhafazakârlar” tartışmasının başlatılması, sahici bir şekilde muhafazakar mütedeyyin toplum kesimlerini anlamaya yönelik değildi. Asıl amaç, Deva, Gelecek ve Saadet partilerine bir yönelim olmadığı ve AK Parti seçmenin bir kopuş yaşamadığı için bu duruma bir açıklama getirme çabasıydı. Tam karşılığı, kurumsal olarak bu partileri idare etme yöntemiydi.

Evet gerçekten de muhafazakar ve mütedeyyin kesimleri bir iktidar değişmesi durumunda, kazanımların berhava olmasından endişe ediyorlardı. Daha seçimi bile kazanmadan, iktidara gelmeleri durumunda niyetlerini ortaya koyanlara karşı, kendilerince bir endişe duymaları normaldi. Bu endişe hali bir zamanlar, endişeli modernler tartışmasından farklıydı. Çünkü endişeli modern tartışmasında, kazanımlarını kaybetmekten daha çok imtiyazlarını yitirme endişesi vardı. Hatta en büyük endişeleri, ellerinde tuttukları üstünlüklerinin eşitlenme korkusuydu.

Muhafazakar mütedeyyin toplum kesimlerine yönelik hakaret ve nefret söyleminin en önemli nedeni, CHP’nin seçim kazanamaması değildir. Eğer öyle olsaydı, yerel seçimlerin ardından, bu kesimlerin şiddet dilinde bir azalma olurdu. Öfkenin nedeni, kendisi gibi düşünmeyen, kendisi gibi yaşamayan, kendisinin desteklediği partilere oy vermeyen toplum kesimleri ile eşitlenme duygusudur. Bunun en somut örneği, sosyal medyada başörtülü bir kadının, biraz pahalı bir arabaya bindiğinde doğrudan hedef haline getirilmesidir.

Hâlbuki hedef haline getirenlerin önemli bir kısmı, eleştirdiği kişiden daha konforlu bir hayat yaşıyor. Kendisine hak olarak gördüğünü, mahallesinden olmayana görmüyor. İktidarı destekleyen muhafazakar mütedeyyin kesimlere yönelik son günlerde yükselen hakaret dili ve nefret söyleminin başlıca üç amacı var.

İlki, bu kesimlerin siyasal özgüvenlerini kırmak. İkincisi, sahipsizlik hissi oluşturmak. Hakaret edenler sahiplenilirken, hakarete uğrayanları savunan bir kamuoyu oluşmadığında bu amaç gerçekleşmiş olur. Üçüncüsü de, kimlik grupları arasında gerginlikleri tırmandırarak kaos ortamı oluşturmak.

Bununla ekonomide toparlanmayı sekteye uğratmak ve en nihayetinde erken seçim tartışmasına zemin hazırlama hedefleniyor. Nefret söylemini sahiplenenlere karşı, bu söyleme maruz kalanlara yüksek sesle sahip çıkmak gerekiyor. Bu kesimlerde sahipsizlik hissini bertaraf edecek bir farkındalığa ihtiyaç var. Nefret söylemi ile savunmada kalarak ve tek tek bireysel çabalarla mücadele edilemez. Bilinçli bir yaklaşıma ve yol haritasına ihtiyaç var.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.