enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
10:31 Rusya’dan İran füzeleri iddiası
00:31 İran Krizi ve Türkiye’nin Diplomatik Rasyonalitesi: Normsuzluk Çağında İtidal
00:04 Mısırlı Yazar-Araştırmacı Prof. Ahmed El-Cendi yazdı: İsrail-ABD, İran savaşı sürecinde İsrail Türkiye’den Ne İstiyor?
11:38 Savaş Gölgesinde Ramazan Bayramı
07:46 Türkiye’de her yıl yaklaşık bin 500 bebek Down sendromu ile doğuyor
07:43 Hollanda’dan Mektup Var…Dünyanın Kahpeliği: Adalet Güçlüye Var, Zayıfa Yok!
07:26 İran Neden Zayıfladı Ama Yenilmedi?
07:10 Evlilik ve boşanma konutun kaderini değiştiriyor: Hane dönüşümü dönemi
05:10 MHP Genel Başkanı Bahçeli, “Bölgesel fırtınaların ortasında savrulan ülkeler tarih sahnesinde iz bırakmaz”
00:59 İran koridorlarının en stratejik ismi, nükleer dosyaların mimarı Ali Laricani kimdir?
00:41 İstiklal Marşı Siyaseti: Milli Menfaat ve Muhalefet
00:41 ABD Başkanı Trump yönetimi, İran’ı hedef alan saldırılarının şu ana kadar 12 milyar dolara mal olduğunu kaydetti…
00:28 Kürşad Zorlu,”Türkiye güçlü olursa Azerbaycan elbette güçlü olur”
00:28 İzgaz’dan o iddiaya yanıt: Mühürlenen sayacı kullandığı için…
00:08 Made in EU Nedir?
00:02 Turizme savaş darbesi
11:00 ABD Başkanı Trump, İran saldırıları nedeniyle Çin ziyaretini erteledi
10:32 Yarın Hollanda’da yapılacak Belediye Meclisi Seçimlerinde Kime oy Vermeliyiz?
09:50 Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, “Çanakkale Zaferi eşsiz bir destandır”
23:08 Uluslararası Haber Ajansı Ankara Temsilcisi Gazeteci Veysel Kavrayan’dan Vali Aktaş’a Ziyaret
TÜMÜNÜ GÖSTER →

NATO’da Görev Değişimi ve Mevcut Krizler

NATO’da Görev Değişimi ve Mevcut Krizler
7 Mayıs 2024
85
A+
A-

* NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg’in zaten uzatılmış olan görev süresi sona yaklaştıkça yeni Genel Sekreter arayışları ve “tatlı” rekabeti hız kazanmaya başladı.

* NATO Genel Sekreterliği genellikle kendi ülkelerinde Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık veya Dışişleri Bakanlığı gibi üst düzey devlet görevi yürütmüş olanlar arasından seçiliyor.

UHA / İnternational News Agency

Dr. Murat ASLAN - (UHA) Uluslararası Haber Ajansı

Doç. Dr. Murat ASLAN, Hasan Kalyoncu Üniversitesi öğretim üyesi

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg’in zaten uzatılmış olan görev süresi sona yaklaştıkça yeni Genel Sekreter arayışları ve “tatlı” rekabeti hız kazanmaya başladı. NATO Genel Sekreterliği genellikle kendi ülkelerinde Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık veya Dışişleri Bakanlığı gibi üst düzey devlet görevi yürütmüş olanlar arasından seçiliyor.

Ülkelere göre dağılıma bakılırsa şimdiye 8 ülkeden 13 Genel Sekreter NATO’nun idaresini ele almış durumda. Üç ülke Genel Sekreterlik seçimlerinde kendini ön plana çıkartmaya başarmış. Birleşik Krallık ve Hollanda üçer, Belçika ise iki Genel Sekreter ile diğer üye ülkelere nazaran bu kadroya daha istekli görünüyor. Genel Sekreterlik makamına seçilenlerin dağılımında söz konusu ülkeleri birer Genel Sekreter ile İtalya, Almanya, İspanya, Danimarka ve Norveç takip ediyor. Dağılımda Batı Avrupa ülkelerinin daha istekli olduğu söylenebilir. Tabi Genel Sekreterlik makamı boş kaldığında yardımcı sıfatıyla İtalyanların üç kısa vekaletleri olduğunu da hatırlatmakta fayda var. Hâl böyleyken Stoltenberg sonrasına yönelik Genel Sekreter seçiminde adaylar ve ülkeleri çeşitlenmiş bir resim sergiliyor.

NATO Genel Sekreterliği’ne Adaylar

Estonya Başbakanı Kaia Kallas, Letonya eski Başbakanı Arturs Krišjānis, Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen, eski Birleşik Krallık Savunma Bakanı Ben Wallace, Hollanda Başbakanı Mark Rutte ve Romanya Cumhurbaşkanı Klaus Iohannis adaylıkları ile ilgili açıklama yaptılar. Kallas, Rutte lehine adaylığını çekerken ABD, Almanya ve Birleşik Krallık aynı adaya desteğini açıkladı. Öte yandan NATO’da alınan kararların “oydaşmayı”, yani tüm üyelerin olurunu gerektirdiği için adayların tüm üyeleri ikna etmesi gerekiyor. Ancak bu konuda sürpriz beklemek yanlış olur. Diğer bir ifadeyle Rutte’nin dördüncü Hollandalı Genel Sekreter olması muhtemel.

Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısı ile birlikte adaylık yarışı her zamankinden daha çetin geçti. Baltık ve Avrupa doğusundaki NATO üyesi ülkeler Genel Sekreterliği üstlenmekte hevesli göründü. Nedeni ise çok basit. Bu cephede Ruslardan kaynaklanan müthiş bir kaygı var ve dümene geçip NATO’nun önceliklerini şekillendirme istekleri ağır basıyor. Tehdit eşiği yükseldikçe NATO’ya Genel Sekreter olacak siyasilerin ülkelerinde “kahramanlaşması” da kaçınılmaz. Bu nedenle NATO’ya gerektiğinden fazla rol biçen ülkelerde bu konuma erişmek değerli bir kazanım.

Atanacak Genel Sekreterin Avrupalı olması gelenek haline gelmiş bir uygulama. Nitekim NATO Komutanı olarak bilinen orgeneral rütbesindeki Amerikalı aslında ABD Avrupa Komutanı olarak görev yapıyor. Diğer bir ifadeyle İttifakın askerî kanadını Amerikalılar elinde tutarken siyasi kanadında “Amerikalıların uygun gördüğü” bir Avrupalı görev alıyor. Seçim öncesi yapılan kulis de hangi adayın ağırlık kazandığına dair “temayülü” ortaya koyuyor. Nitekim NATO’nun önde gelen ülkelerinin desteklediği isimler genellikle Genel Sekreterlik görevine uygun görülüyor. Türkiye’nin İstanbul görüşmesi sonrasında Hollanda Başbakanı Rutte’yi destekleyeceğini açıklayıp rengini belli etmesi dikkat çekici.

Yeni Genel Sekreteri Bekleyen Başlıklar

NATO üyesi ülkelerin Rusya tehdidi algısı doğal olarak en önemli konu başlığı. Ukrayna Savaşı’nın İttifaka yansımaları özellikle Avrupa doğusundaki ve Baltık Denizi’ndeki üyeleri diken üstünde tutuyor. Ukrayna’ya “akan” ve daha da gönderilecek silah ve mühimmat yanında, birkaç ay içinde F16’ların Ukraynalı pilotlar tarafından kullanılacağı biliniyor. Ancak Rusların tepkisinin agresif olacağı belli. Dolayısıyla NATO’nun onlarca yıldan bu yana harbe hazırlık seviyesine referans olarak aldığı “tehdide” mukabelede bulunmak yeni Genel Sekretere kısmet olabilir. O halde kararlı ve mantıklı bir “yöneticinin” İttifaka yön vermesi gerekiyor.

Üçüncü husus İttifak içindeki potansiyel bölünmeler. Trump’ın ABD Başkanı seçildiği olası bir senaryoda NATO’ya Amerikan desteğinin çekilmesi ihtimali kaygı yaratıyor. Hatta bazen ABD’nin NATO’dan çekilmesi gibi söylemleri seslendirenler dahi var. Fransız Cumhurbaşkanı Macron’un “beyin ölümü” yaftalaması sonrasında tekrar NATO’ya sarılması ama halen AB eksenli bir askerî yapılanmayı tartışmaya açması da dikkate alınmalı. Diğer bir ifadeyle yeni Genel Sekreter NATO’nun önde gelen üyeler ile biraz “boğuşacak”. NATO ülkelerinin siyasi liderlerini idare etmek pek o kadar kolay olmayacak.

Öne çıkan bir diğer husus ise NATO’nun savaşa hazırlık düzeyinin daha da takviye edilmesi. Stoltenberg, 2022 yılında 400.000 NATO askerinin yüksek hazırlık düzeyinde olduğunu ifade etmişti. Tehdit algısı daha da güçlenirse yeni Genel Sekreterin rakam telaffuz etmek yerine bu kuvveti harekete geçirmesi gerekebilir. Sonuç olarak yeni Genel Sekreteri fırtınalı bir siyasi ve askerî ortam bekliyor. Esasen bu göreve aday olmak da cesaret isteyen bir hamle.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.