enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
00:10 Rekabet Kurulu, aralarında Türkiye genelinde yaygın şube ağı bulunan eğitim kurumlarının da olduğu 19 özel okul hakkında soruşturma
00:09 Askeri Analist Abdullah Ağar: SDG/PKK mı dönüşüyor, yoksa Suriye devleti mi?
00:09 Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Göktaş, Budapeşte’de “Aile Odaklı Zirve”’de konuştu
00:09 Türkiye’nin En Büyük Dış Finanslı Demiryolu Projesi
00:09 Kocaelispor Teknik Direktörü Selçuk İnan, Kocaeli spor basını ile iftarda bir araya geldi
00:08 Adalet Bakanı Gürlek, TBMM’de UHA / İnternational News Agency’n sorularını cevapladı
00:05 Kocaeli’n Derince ilçesinde Ramazan Mahzun: Esnaf, Ramazan’ı unuttu mu?
00:05 Türkiye ve Dünyada, Gündeme dair her şey UHA / İnternational News Agency’nda
00:03 Cumhurbaşkanı Erdoğan, Beştepe’de “Emek Sofrası Buluşması” iftar programında konuştu
00:03 İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi, CHP’nin ‘şaibeli’ kurultay dosyası ile “İmamoğlu Suç Örgütü” dosyasının birleştirilmesi talebini kabul etmedi.
00:01 “Savaş Karşısında Ukraynalı Sanatçılar”: Sanat ve direniş Ankara’da buluştu!
00:01 Emekli Tuğgeneral Naim Babüroğlu: Ağla Hatay, ağla…
00:00 Yine fırça mı yedin? Ekrem’den son talimatları alan Özgür’ün ağzını bıçak açmıyor…
00:18 ABTTF Başkanı: HRW’nin hukukun üstünlüğündeki sorunlara dikkat çeken raporu Meclis gündeminde
00:14 Kocaeli Büyükşehir’le Suriye Rakka’da iftar bereketi
00:08 Bakan Fidan, Ukrayna Ulusal Güvenlik Sekreteri Umerov ile görüştü
00:07 TBMM Başkanı Kurtulmuş, siyasi partileri ziyaret etti
00:06 CHP’nin ‘şaibeli’ kurultay dosyası ile “İmamoğlu Suç Örgütü” dosyasının birleştirilmesi talebi kabul edilmedi
00:06 TBMM Başkanlı Kurtulmuş, “Soykırımın durdurulması için maalesef bir şey yapılamıyor”
00:06 Bakan Gürlek: Yargı bağımsızlığı vazgeçilmez bir ilkedir
TÜMÜNÜ GÖSTER →

Muhalefetin Nafile Çabası

Muhalefetin Nafile Çabası
8 Temmuz 2022
275
A+
A-

ANKARA – UHA HABER / SETA Genel Koordinatörü Prof. Dr. Burhanettin DURAN, Madrid Zirvesi’nde Türkiye’nin İsveç ve Finlandiya ile imzaladığı üçlü mutabakatın, muhalefet tarafından eleştiri ile karşılandığını belirterek, temel argümanlarının ise “baskı karşısında imzayı bastın, taviz verdin” olduğuna dikkat çekti.

SETA Genel Koordinatörü Prof. Dr. Burhanettin Duran düzensiz göçmen  meselesini değerlendirdiProf. Dr. Burhanettin DURAN, “Kimi muhalif yorumcular şartlı uzlaşmayı “hezimet” olarak bile niteleyebildi. Sanki bazıları NATO ile Türkiye arasında kriz çıkmamasına üzüldüler bile. Halbuki Türkiye en önemli üyelerinden olduğu NATO’nun genişlemesine taraftar olduğunu ancak bu iki ülkeden terörle mücadele çerçevesinde haklı talepleri olduğunu söylemişti. Daha fazlası değil…” dedi.

“NATO’yu kriz içerisinde göstermeyi hiç hedeflemedi” diyen Prof. Dr. DURAN, şunları söyledi:

“Aksine Türkiye’nin çıkarlarına da uygun davranarak güçlenmesini arzuladı. Bu itibarla Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın İsveç ve Finlandiya’nın adaylık daveti sürecini Türkiye’nin milli güvenlik çıkarları için gündem yapması ve taleplerini kabul ettirdikten sonra da uzlaşması isabetlidir. Diplomatik müzakereler öncesi kullanılan söylemler ile müzakerelerde yürütülen rasyonel yaklaşımı birbiri ile karıştırmak faydasız ve anlamsızdır. Değerlendirme somut sonuçlar ile yapılır.

 

YPG ve FETÖ’nin milli güvenliğimizi tehdit eden örgütler olduğu ve bunların desteklenmeyeceği ifadelerini “kırmızı çizgimiz” diyerek mutabakata ekletmesi ülkemiz için ciddi kazanımdır. Silah ambargosunun kaldırılması ve İsveç’in 73 teröristi iade sözü de aynı şekilde. Ayrıca Erdoğan, varılan uzlaşmanın sadece davet sürecini başlattığı ve şartlara uyulmaması durumunda kilitlenebileceğini vurgulayarak İsveç ve Finlandiya’ya gerekli mesajı verdi.”

O halde neden muhalefet bu tavrı sergiliyor? Bu sorunun cevabı başka bir soruda… Muhalefet partileri Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın hangi dış politika hamlesini “başarı” olarak gördü ki Madrid’de imzalanan üçlü mutabakatı olumlu görsün? Önce Suriye’deki operasyonlara karşı çıktılar, “Afrin’e girmeyin” dediler, sonra sessizleştiler. “Libya’da ve Karabağ’da ne işimiz var?” diye sordular, sonra yine köşelerine çekildiler. Batı başkentleri ile gerilim yaşadığımızda “Türkiye’yi yalnız bıraktınız” dediler. İlişkiler toparlandığında “eğildiniz” diye suçladılar.

Ortadoğu ülkeleri ile normalleşmeyi de benzer suçlamalarla karşıladılar. Dış politikanın her riskli kararında Erdoğan’ı eleştirmeyi seçtiler. Başarılı olduğunda ise “dağ fare doğurdu” pozisyonuna geçtiler. Muhalefetin bu tavrı kurtulamadıkları bir çıkmazdan kaynaklanıyor. Erdoğan yıllara sâri tecrübesi ile dış politika ve güvenlik konularını öyle bir şekilde yönetiyor ki, kamuoyundan aldığı destek hep yukarılarda çıkıyor. Muhalefet bunu bir türlü aşağı çekemiyor.

Advertisement

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, bu çıkmazı gördüğü için şimdilerde yeni bir şey deniyor. Erdoğan’ın dış politika söyleminin ve hamlelerinin etkisini kırmak için daha milliyetçi bir dille çıtayı yükseltmeye çalışıyor. “Yüreğin varsa işgal edilen adalar konusunda adım at, destekleyeceğiz” diyerek Yunanistan’a sert çıkıyor.

“Hadi Suriye’ye girsene, giremezsin” resti çekiyor.

“Gittin bastın imzayı, çıktın geldin” suçlamasıyla Batı’ya iktidardan daha eleştirel bir yerde olduğu izlenimi oluşturuyor. Kılıçdaroğlu’nun bu yeni yaklaşımı nafile çaba. Dış politika ve güvenlik konularında Erdoğan’ın tecrübesine ve söylem kapasitesine alternatif oluşturabilmesi mümkün değil. Muhalefetin belirsizliği arttığı uluslararası ortamda ülkeyi yönetemeyeceğine dair mevcut algıyı güçlendirecek konuma düşebilir. Ve hatta, CHP tabanı, 6’lı masa ve HDP desteği açısından yeni çelişkiler üretebilir.

[UHA Haber Ajansı, 08 Temmuz 2022]

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.