enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
14:49 Savaş 110 km uzakta ama Van’da haberler “masabaşı”
14:10 SAHA İstanbul Elektrik ve Elektronik Komitesi Mart Ayı Toplantısı
13:47 Irak’ta İstikrarın Sonu mu? ABD‑İsrail’in İran’a Saldırısının Yansımaları
13:01 Dışişleri Bakanı Fidan, “Savaşın tüm bölgeye yayıldığını endişeyle müşahede ediyoruz”
23:11 Bölgemiz yine savaş alanına döndü…
22:47 Türkiye–Azerbaycan İş Birliği ve Türk Dünyası üzerine ‘Yuvarlak Masa’ toplantısı
22:05 Bakan Uraloğlu: Ramazan Bayramında 19, 22 ve 23 Mart tarihlerinde 6 ek yüksek hızlı tren seferi düzenlenecek
22:05 Dışişleri Bakanı Fidan, “Netanyahu hükümeti Gazze’de ateşkes ihlallerini sürdürüyor”
21:19 Şehit düşen tıbbiyelilerin anısına tarihi siperlerde toplandılar
21:02 AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Zorlu: Türkiye, bugün içeride ve dışarıda hayal edilen şeyleri başarmaya, gerçeğe dönüştürmeye devam ediyor
20:35 Ömer Çelik: İHA/SİHA kabiliyetlerimizi geliştirmemiz beka meselesidir
20:20 “Türkiye’nin gazı kesilebilir”
20:15 Devlet Bahçeli’den tarihçi ve yazar İlber Ortaylı için taziye mesajı
23:24 Küresel Güç Rekabeti ve Bölgesel Jeopolitik Süreçlerde Türk Teşkilatı’nın Rolü
22:37 ABD ve İsrail’in Saldırıları, İran’ın Misillemeleri: Mühimmat Üretimi, Stok Derinliği ve Siyasi Dayanıklılık Testi
22:15 Savaş Nereye Gidiyor?
22:04 ABD/İsrail-İran Savaşı: Durum Değerlendirmesi
21:45 Hamaney’in “Büyük Şeytan” Doktrini: İran Dış Politikası ABD Algısı
20:59 CBME Türkiye, Prestijli Fuarlar Listesine Girdi
19:17 İhlas Haber Ajansı (İHA) Rusya Muhabiri Erhan Altıparmak’a Abhazya’da gazetecilik ödülü
TÜMÜNÜ GÖSTER →

Muhalefetin Nafile Çabası

Muhalefetin Nafile Çabası
8 Temmuz 2022
275
A+
A-

ANKARA – UHA HABER / SETA Genel Koordinatörü Prof. Dr. Burhanettin DURAN, Madrid Zirvesi’nde Türkiye’nin İsveç ve Finlandiya ile imzaladığı üçlü mutabakatın, muhalefet tarafından eleştiri ile karşılandığını belirterek, temel argümanlarının ise “baskı karşısında imzayı bastın, taviz verdin” olduğuna dikkat çekti.

SETA Genel Koordinatörü Prof. Dr. Burhanettin Duran düzensiz göçmen  meselesini değerlendirdiProf. Dr. Burhanettin DURAN, “Kimi muhalif yorumcular şartlı uzlaşmayı “hezimet” olarak bile niteleyebildi. Sanki bazıları NATO ile Türkiye arasında kriz çıkmamasına üzüldüler bile. Halbuki Türkiye en önemli üyelerinden olduğu NATO’nun genişlemesine taraftar olduğunu ancak bu iki ülkeden terörle mücadele çerçevesinde haklı talepleri olduğunu söylemişti. Daha fazlası değil…” dedi.

“NATO’yu kriz içerisinde göstermeyi hiç hedeflemedi” diyen Prof. Dr. DURAN, şunları söyledi:

“Aksine Türkiye’nin çıkarlarına da uygun davranarak güçlenmesini arzuladı. Bu itibarla Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın İsveç ve Finlandiya’nın adaylık daveti sürecini Türkiye’nin milli güvenlik çıkarları için gündem yapması ve taleplerini kabul ettirdikten sonra da uzlaşması isabetlidir. Diplomatik müzakereler öncesi kullanılan söylemler ile müzakerelerde yürütülen rasyonel yaklaşımı birbiri ile karıştırmak faydasız ve anlamsızdır. Değerlendirme somut sonuçlar ile yapılır.

 

YPG ve FETÖ’nin milli güvenliğimizi tehdit eden örgütler olduğu ve bunların desteklenmeyeceği ifadelerini “kırmızı çizgimiz” diyerek mutabakata ekletmesi ülkemiz için ciddi kazanımdır. Silah ambargosunun kaldırılması ve İsveç’in 73 teröristi iade sözü de aynı şekilde. Ayrıca Erdoğan, varılan uzlaşmanın sadece davet sürecini başlattığı ve şartlara uyulmaması durumunda kilitlenebileceğini vurgulayarak İsveç ve Finlandiya’ya gerekli mesajı verdi.”

O halde neden muhalefet bu tavrı sergiliyor? Bu sorunun cevabı başka bir soruda… Muhalefet partileri Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın hangi dış politika hamlesini “başarı” olarak gördü ki Madrid’de imzalanan üçlü mutabakatı olumlu görsün? Önce Suriye’deki operasyonlara karşı çıktılar, “Afrin’e girmeyin” dediler, sonra sessizleştiler. “Libya’da ve Karabağ’da ne işimiz var?” diye sordular, sonra yine köşelerine çekildiler. Batı başkentleri ile gerilim yaşadığımızda “Türkiye’yi yalnız bıraktınız” dediler. İlişkiler toparlandığında “eğildiniz” diye suçladılar.

Ortadoğu ülkeleri ile normalleşmeyi de benzer suçlamalarla karşıladılar. Dış politikanın her riskli kararında Erdoğan’ı eleştirmeyi seçtiler. Başarılı olduğunda ise “dağ fare doğurdu” pozisyonuna geçtiler. Muhalefetin bu tavrı kurtulamadıkları bir çıkmazdan kaynaklanıyor. Erdoğan yıllara sâri tecrübesi ile dış politika ve güvenlik konularını öyle bir şekilde yönetiyor ki, kamuoyundan aldığı destek hep yukarılarda çıkıyor. Muhalefet bunu bir türlü aşağı çekemiyor.

Advertisement

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, bu çıkmazı gördüğü için şimdilerde yeni bir şey deniyor. Erdoğan’ın dış politika söyleminin ve hamlelerinin etkisini kırmak için daha milliyetçi bir dille çıtayı yükseltmeye çalışıyor. “Yüreğin varsa işgal edilen adalar konusunda adım at, destekleyeceğiz” diyerek Yunanistan’a sert çıkıyor.

“Hadi Suriye’ye girsene, giremezsin” resti çekiyor.

“Gittin bastın imzayı, çıktın geldin” suçlamasıyla Batı’ya iktidardan daha eleştirel bir yerde olduğu izlenimi oluşturuyor. Kılıçdaroğlu’nun bu yeni yaklaşımı nafile çaba. Dış politika ve güvenlik konularında Erdoğan’ın tecrübesine ve söylem kapasitesine alternatif oluşturabilmesi mümkün değil. Muhalefetin belirsizliği arttığı uluslararası ortamda ülkeyi yönetemeyeceğine dair mevcut algıyı güçlendirecek konuma düşebilir. Ve hatta, CHP tabanı, 6’lı masa ve HDP desteği açısından yeni çelişkiler üretebilir.

[UHA Haber Ajansı, 08 Temmuz 2022]

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.