enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
06:53 Uluslararası kuruluşların ve Birleşmiş Milletler’in “Vicdani ve Alaki” sorumlulukları
06:39 Bakanı Kacır, “KOSGEB Acil Destek Kredi Programı kapsamında 2 bin 120 KOBİ’ye 1,9 milyar lira kredi sağlandı”
06:35 UHA / İnternational News Agency’n kısa kısa ‘Yurttan ve Dünyadan’ Kahvaltı Haberleri
06:27 ABD, İran’a Askeri Operasyona mı Hazırlanıyor?
05:05 İletişim Başkanı Duran: TRT, Türkiye’nin hakikatini ve değerlerini temsil ediyor
04:34 DEVA Partisi’nden Suriye Açıklaması: “Suriye’de en ağır bedeli kadınlar ve çocuklar ödemekte”
00:39 “Kendimize güvenirsek her şeyi başarabiliriz”
00:36 Karabağ’da kalan Ermenilerin nakli ve tahrike yönelik propagandalar
00:29 RTÜK Başkanı Daniş: TRT, ülkemizin sesi, hafızası ve ortak değeri olmaya devam ediyor
00:22 Meteoroloji’den kritik uyarı: Sel, su baskını ve fırtınaya dikkat
00:09 Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır, Kahramanmaraş’ta, partisinin İl Danışma Meclisi Toplantısı’nda konuştu
14:18 Kocaeli’n Başarılı Bürokratı Ahmet Akyol, ASELSAN’a Değer Katıyor
00:27 İletişim Başkanı Duran: “Ülkemizi geleceğe taşımaya kararlılıkla devam edeceğiz”
00:27 “Ankara 28 yıldır plansız, ranta dayalı büyüyor”
00:26 Bakan Vedat Işıkhan, AK Parti Ordu İl Danışma Meclisi Toplantısı’nda konuştu…
00:24 Suriye devlet televizyonu: Şam yönetimi ile terör örgütü YPG arasında, yeni bir mutabakata varıldığını duyurdu
00:21 379 FETÖ iltisaklı sosyal medya hesabına erişim engeli getirildi
00:18 Cumhurbaşkanı Erdoğan: Ülke hayrına yaptığımız her işin önüne takoz koymaya çalıştılar
00:16 Bakan Fidan: ABD ve İran’ı müzakere masasına çağırıyoruz
00:14 Belçika’daki dev Audi fabrikası kapandı…
TÜMÜNÜ GÖSTER →

Muhalefetin Başarısında ve Suriye’nin Geleceğinde Türkiye’nin Rolü

Muhalefetin Başarısında ve Suriye’nin Geleceğinde Türkiye’nin Rolü
11 Aralık 2024
24
A+
A-

Ortadoğu’da yeni bir dönem başlıyor. Bu yeni dönemde, bugüne kadar olduğu gibi, toprak bütünlüğü temelinde, kapsayıcı, adil, düzenli, sürdürülebilir bir Suriye’nin inşası için mücadele eden Türkiye, hem diplomaside hem de bizzat Suriye’nin yeniden yapılandırılması ve inşasında öncü olacaktır.

Nebi Miş | Yazar | Kriter Dergi

Doç. Dr. Nebi MİŞ & SETA Genel Koordinatörü ve Siyaset Araştırmaları Direktörü

Rejime karşı 13 yıldır mücadele eden muhalifler başarıya ulaştı. Suriye halkının mücadelesini, azmini, sabrını küçümseyenlere de bu iyi bir ders oldu

Muhalefetin başarısında Türkiye’nin etkisini, katkısını kabul etmeyen yok. Esad rejimine bağlı olanlar, sahada ve diplomaside Türkiye’nin etkinliğini hazmedemeyenler bile bu gerçekliği kabul etmek zorunda kaldılar.

Türkiye ilk andan itibaren Suriye halkının yanında oldu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm dünyayı karşısına alma pahasına, Suriye’de muhalefete sahip çıktı. Suriye’nin içinde güvenli bölgeler oluşturarak, daha fazla halkın Suriye’den zorla çıkarılmasını engelledi. Suriye Milli Ordusu’nun eğitilmesinde, teçhiz edilmesinde ve direnecek kapasiteyi oluşturmasında kararlılık gösterdi. Türkiye, Suriye’nin farklı bölgelerinde rejimin saldırılarından kaçarak İdlib ve çevresine gelen insanların güvenliği için sahada oldu. Diplomasiyi sonuna kadar zorlayarak, İdlib çevresinde “çatışmasızlık bölgelerinin” oluşturulmasında öncü oldu. Sivil halkın buralarda yaşama imkanı için her türlü yardımı gönderdi. Rejime direnebilecek nüfusun Suriye’de kalması önemliydi. Bugün muhalefet başardıysa, Türkiye’nin buralarda sağladığı “çatışmasızlık alanlarında ve güvenli bölgelerde” yaşayan nüfus sayesindedir.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, siyasi ve ekonomik maliyetine rağmen, Suriye’den gelen sığınmacılara açık kapı politikası izledi. Kritik seçim dönemlerinde bile -kendi tabanından bazı çevrelerin eleştirisine rağmen- Türkiye’de yaşayan sığınmacılardan yana bir duruş sergiledi. Suriye tarafında 5 milyondan fazla, Türkiye’de ise 3 milyon civarında Suriye vatandaşına bilfiil koruyuculuk yaparak sahip çıktı.

Hem Türkiye’den dönecek olan ve Türkçe konuşan sığınmacıların, hem de Suriye içinde destek verilen muhalefetin Suriye’nin geleceğinde, Türkiye’nin elinin güçlü olması bakımından önemli bir potansiyel oluşturuyor. Daha ilk günden itibaren, sığınmacılar, güvenli, onurlu ve gönüllü olarak ülkelerine dönmeye başladı. Dönenler, teşekkür ederek, minnettarlıklarını ifade ederek, gelecekte Türkiye’nin yanında olacaklarını söyleyerek ve özellikle Erdoğan’a müteşekkir olduklarını belirterek gidiyorlar.

Suriye iç savaşı süresince Türkiye bir çok güvenlik tehdidiyle yüzleşti. Güç boşluğundan yararlanarak, alan kazanmaya çalışan, batılı güçlerin desteğiyle demografiyi değişime zorlayan terör örgütleri ile mücadele etti. Dünyada, DEAŞ terör örgütü ile en fazla mücadele eden ülke oldu. PKK-YPK/ PYD terör örgütlerine karşı sınır ötesi harekatlar düzenledi. Sınırlarımızın yanı başında bir terör koridorunun ve teröristanın oluşturulmasını engelledi.

Şimdi bazı çevreler, Suriye yeni yönetiminde terör örgütlerinin güçleneceği kampanyasını yürütüyorlar. Esad teröre destek verdi. PYD/YPG terör örgütlerinin alan kazanmasına ses çıkarmadı. Onlarla anlaşma yaptı. Türkiye Esad rejimi döneminde terörle mücadele ettiyse, Suriye yeni yönetimi döneminde de daha kararlı ve tekili şekilde terörle mücadele edecektir. Türkiye’nin, kendisine tehdit oluşturan terör örgütlerine yeni yönetimin izin vermeyeceğini beklemesi en doğal hakkıdır.

Ortadoğu’da yeni bir dönem başlıyor. Bu yeni dönemdebugüne kadar olduğu gibi, toprak bütünlüğü temelinde, kapsayıcı, adil, düzenli, sürdürülebilir bir Suriye’nin inşası için mücadele eden Türkiye, hem diplomaside hem de bizzat Suriye’nin yeniden yapılandırılması ve inşasında öncü olacaktır. Dışişleri Bakan Hakan Fidan ilk basın toplantısında, “Türkiye komşu ülkelerle birlikte Suriye’nin yeniden inşa edilmesinde elinden geleni yapacak. Yeni yönetim ile işbirliği yapacak” açıklamasını yaptı. Suriye’de kapsayıcı, adil, istikrarlı bir düzen kurulduktan sonra, yeniden yapılandırılan bir devlet yönetimi ile başarılı olursa, bu başarı bölgedeki diğer ülkeler için bir model oluşturacaktır.

Yeni Ortadoğu denkleminde, halkın başarısını gasp etmek isteyen uluslararası çevreler boş durmayacaktır. Özellikle Suriye’de çıkarı olan güçler, kendi nüfuz alanlarını yeniden ihdas etmek için bozucu hamlelerini devreye sokmaya çalışacaklardır. Bu anlamda hem Suriye yeni yönetimin hem de Türkiye’nin bu konuda dikkatli olması gerekir. Arap ayaklanmaları sonrası elde edilen tecrübe bu bağlamda önemlidir.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.