enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
00:10 Rekabet Kurulu, aralarında Türkiye genelinde yaygın şube ağı bulunan eğitim kurumlarının da olduğu 19 özel okul hakkında soruşturma
00:09 Askeri Analist Abdullah Ağar: SDG/PKK mı dönüşüyor, yoksa Suriye devleti mi?
00:09 Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Göktaş, Budapeşte’de “Aile Odaklı Zirve”’de konuştu
00:09 Türkiye’nin En Büyük Dış Finanslı Demiryolu Projesi
00:09 Kocaelispor Teknik Direktörü Selçuk İnan, Kocaeli spor basını ile iftarda bir araya geldi
00:08 Adalet Bakanı Gürlek, TBMM’de UHA / İnternational News Agency’n sorularını cevapladı
00:05 Kocaeli’n Derince ilçesinde Ramazan Mahzun: Esnaf, Ramazan’ı unuttu mu?
00:05 Türkiye ve Dünyada, Gündeme dair her şey UHA / İnternational News Agency’nda
00:03 Cumhurbaşkanı Erdoğan, Beştepe’de “Emek Sofrası Buluşması” iftar programında konuştu
00:03 İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi, CHP’nin ‘şaibeli’ kurultay dosyası ile “İmamoğlu Suç Örgütü” dosyasının birleştirilmesi talebini kabul etmedi.
00:01 “Savaş Karşısında Ukraynalı Sanatçılar”: Sanat ve direniş Ankara’da buluştu!
00:01 Emekli Tuğgeneral Naim Babüroğlu: Ağla Hatay, ağla…
00:00 Yine fırça mı yedin? Ekrem’den son talimatları alan Özgür’ün ağzını bıçak açmıyor…
00:18 ABTTF Başkanı: HRW’nin hukukun üstünlüğündeki sorunlara dikkat çeken raporu Meclis gündeminde
00:14 Kocaeli Büyükşehir’le Suriye Rakka’da iftar bereketi
00:08 Bakan Fidan, Ukrayna Ulusal Güvenlik Sekreteri Umerov ile görüştü
00:07 TBMM Başkanı Kurtulmuş, siyasi partileri ziyaret etti
00:06 CHP’nin ‘şaibeli’ kurultay dosyası ile “İmamoğlu Suç Örgütü” dosyasının birleştirilmesi talebi kabul edilmedi
00:06 TBMM Başkanlı Kurtulmuş, “Soykırımın durdurulması için maalesef bir şey yapılamıyor”
00:06 Bakan Gürlek: Yargı bağımsızlığı vazgeçilmez bir ilkedir
TÜMÜNÜ GÖSTER →

Kökü Derinlerde Olan Hakaret Dili

Kökü Derinlerde Olan Hakaret Dili
30 Ağustos 2024
21
A+
A-

CHP içinde hizipler arası derin bir iktidar mücadelesi sürüyor. Kılıçdaroğlu’na yakın ekipler, geride kalmak istemiyorlar. İçerde yürüyen sert kavga, toplum önünde “kim daha iyi muhalefet yapıyor” algısına yoğunlaşmış durumda.

Nebi Miş | Yazar | Kriter Dergi

Doç. Dr. Nebi MİŞ & SETA Genel Koordinatörü ve Siyaset Araştırmaları Direktörü

CHP içinde hizipler arası derin bir iktidar mücadelesi sürüyor. Kılıçdaroğlu’na yakın ekipler, geride kalmak istemiyorlar. İçerde yürüyen sert kavga, toplum önünde “kim daha iyi muhalefet yapıyor” algısına yoğunlaşmış durumda.

Cumhurbaşkanına ve onu destekleyenlere ağır hakaret etmeyi, “etkili muhalefet yapmak” zannediyorlar. Bunu da birbirlerine karşı kullanmak için bir silah olarak da görüyorlar.

CHP’de genel başkan yardımcılığı yapmış ve şu anda milletvekili olan birisi, geçtiğimiz günlerde Cumhurbaşkanına hakaret etti.

CHP’nin kökü derinlere giden bir alışkanlığı var. Demokrat Parti iktidara geldiğinde, CHP iktidar partisine nasıl muhalefet edeceğini bilemediği için hakaret etmeyi siyaset yapmak zannetti. DP iktidarının üçüncü döneminde, hakaret dili neredeyse kurumsallaşmıştı.

Hakaret sadece DP yöneticileri ile sınırlı değildi. Aynı zamanda DP’yi iktidar yapan geniş halk kitleleri de bu hakaret siyasetinden nasibini aldı. DP’ye oy veren geniş seçmen kitleleri “karanlık çağlardan kalan gereksiz kalıntılar” olarak tanımlandı. Bu hakaretler o dönemlerde maalesef “modernleştirici paradigmanın” bir gereği olarak görüldü. Ayrıca bu düşüncede olanlar, böyle bir tanımlamayı kendilerine hak olarak gördüler.

Hızlıca bugüne gelirsek, CHP siyasetinde toplumun bir kesimine ve onun temsilcilerine hakaret etmek tarihsel olarak olağanlaştırıldı. Örneğin CHP’nin bir önceki başkanı Kılıçdaroğlu, Erdoğan’a bir çok kez “sözde cumhurbaşkanı” demekten geri durmadı.

Onu destekleyenlere de aşağılayıcı cümleler kurdu. Mesele bir konuşmasında “hala iktidarı destekleyen öğretmene ben öğretmen demem. Böyle öğretmen olmaz” dedi. Başka bir konuşmasında çitçileri, “ilk seçimde siz hala gidip AK Parti’ye oy verirseniz benim iki elim yakanızda olacak” sözleri ile hedef gösterdi.

CHP’nin mevcut Genel Başkanı, toplumun çok büyük kesiminin önemsediği okul öncesi din eğitimi ile ilgili bir konuyu “ortaçağ zihniyeti” gibi bir tanımlama ile eleştirdi.

Bazı CHP’liler, özellikle seçime az bir sürenin kaldığı dönemlerde, geçmişte millete ve onun temsilcilerine yönelik kendilerinin ve destekçilerinin yaptığı aşağılayıcı hakaret dilinin sorunlu olduğunu kabul ettiler. “Helalleşme” falan dediler. Son dönemde “normalleşme” sözünü ağızlarından düşürmüyorlar.

Bu bakış açısı taktiksel bile olsa önemliydi. Ancak sahici olmadığı için sürdürülebilirliği zordu. Çünkü, halkın seçtiklerine hakaret etmek, doğrudan seçenleri hedef almaktır.

Siyasi rekabet demokrasinin gereğidir. Rekabetin içinde ağır eleştirilere yer vardır. Yapılan eleştiri, seçmenler açısından karşılaştırmaya imkan verecekse bir karşılığı vardır.

CHP’lilerin Erdoğan’a hakaret etmesi öncelikle kendi iç hesaplaşmalarının sonucudur. Diğer taraftan, burada kademelendirilmiş bir görev dağılımı vardır. Aktörlerin bir kısmı normalleşmeden bahsetse de, görev ve rol dağılımının bir gereği olarak bir kısmı da siyasetin sert zeminde yürümesine yatırım yapmaktadır.

Bu rol dağılımı, CHP açısından çoklu söylem amacına hizmet edecektir. Geçmişte olduğu gibi kutuplaşmayı iktidarın ürettiği söylenecektir. Ortaya çıkan kutuplaşma siyaseti ile öncelikle, muhalefetin farklı eğilimlerini bir arada tutmak ve muhalefet belediyelerinin hizmet açığı ile ilgili tartışmaları perdelemek amaçlanmaktadır.

Diğer taraftan bu hakaret siyaseti ile iktidarın pozitif gündem inşasının altını oymak, erken seçim tartışmalarına zemin hazırlamak, yeni sosyolojinin Cumhur İttifakı’na mesafelenmesini sağlamak hedeflenmiş olabilir. Amaçlanan çoğu kez istenen sonucu doğurmaz. Türk siyaseti bu açıdan bir çok kez testten geçmiştir.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.