enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp
DOLAR
9,5013
EURO
11,0481
ALTIN
548,60
BIST
1.519
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
18°C
İstanbul
18°C
Parçalı Bulutlu
Perşembe Parçalı Bulutlu
16°C
Cuma Çok Bulutlu
17°C
Cumartesi Parçalı Bulutlu
17°C
Pazar Sağanak Yağışlı
18°C

İyilik bulaştıran proje: Küçük Eller

İyilik bulaştıran proje: Küçük Eller
13.10.2021
0
A+
A-

UHA HABER / 20 yılı aşkın zamandır müzikle uğraşan ve hayatını sanata adayan Yılmaz Demirtaş, müzikle iç içe büyüyen çocuklar yetiştirmek için “Küçük Eller’” projesini başlattı. Türk halk müziği ve bağlama sanatçısı Cengiz Özkan da projeye destek veriyor.

Damla Bürçeler
TRT Haber : Damla Bürçeler

Babasından el aldı; bağlama sesiyle uyudu, bağlama sesiyle büyüdü ve müzisyen oldu.

Hayatını sanata adayan Yılmaz Demirtaş, gittiği köylerin birinde bir çocuğun enstrümana duyduğu ilgiden etkilenerek, müzikle iç içe büyüyen çocuklar yetiştirmek için ‘’Küçük Eller’’ projesini başlattı.

Buse, Ayaz ve Hatice gibi nice yetenekli çocuk müzisyen Yılmaz Demirtaş’ın başlattığı Küçük Eller projesi ile hayal ettikleri enstrümanlara kavuşuyor.

İyilik bulaştıran proje: Küçük Eller

Projeyi ilk duyduğumda ekmeğini gazetecilikle kazanan ama hayatının fonunda müzikle yaşayan biri olarak çok heyecanlandım. Bir gitar sahibi olabilmek için verdiğim mücadeleyi hatırladım.

Demirtaş’ın kendi bahçesine bir fidan dikerek başlattığı bu girişim zamanla koca bir ormana dönüştü. Türkiye’nin dört bir yanından müzik aletleri gelmeye başladı ve bu iyiliğe sanatçılar da ortak oldu.

Kemalpaşa’nın Vişneli Köyü’nde süpürgeyi bağlama, yoğurt kovasını davul yapan; elleri küçük hayalleri kocaman üç çocuk vardı; Buse, Ayaz ve Hatice…

“Uzun ince bir yoldayım’’ söylüyorlar; uzun sap süpürgesinde parmakları bir yukarı bir aşağı gidiyordu Ayaz’ın.

İyilik bulaştıran proje: Küçük Eller

Bağlama çalıyor-muş gibi yapıyordu. O süpürgeden bağlama sesini duyuyorduk. Yani duyuyormuş gibi yapıyorduk.

“Umarım yakın zamanda gerçek müzik aletlerimiz olur…”

Buse ‘’Umarım en yakın zamanda benim ve arkadaşlarımın gerçek müzik aletleri olur’’ dediği anda yolculuk çoktan başlamıştı. Kimileri için küçük, Vişneli Köyü’nün büyük hayalli çocukları için unutulmayacak bir gün olacaktı.

Kiraz kokulu köyde çocukluğuma döndüğüm bir gün geçirdim. Sabah Yılmaz Demirtaş’ın yanına gittiğimde birçok bağışçı ellerinde enstrümanla geldi.

Asıl sürpriz ise bağlamanın teline her vurduğunda yüreğimize dokunan, sanatına ömrünü adamış bir üstadın bu projeye dahil olmasıydı. Elinde bağlamasıyla bir çınar daha girdi bu ormana: Cengiz Özkan…

İyilik bulaştıran proje: Küçük Eller

Cengiz Özkan’dan miniklere sürpriz

Enstrümanları topladık, çıktık yola. Gönüllü öğretmenlerin eğitim verdiği müzik sınıfında onlarca çocuk meraklı gözlerle kapıdan içeri giren Cengiz Özkan’a baktı. Daha dikkat çekeni omuzlarındaki enstrümanlardı elbette. Bir alkış koptu. Üstat ağır ve kalender duruşuyla selamladı çocukları.

Başka bir telaş… Ağacın altından kalkıp nefes nefese koşan üç küçük müzisyen; Buse, Ayaz ve Hatice… Neydi bu kalabalığın sebebi? Kapıdan içeri girdiler, Cengiz Özkan ‘’Gel Buse’’ dedi. Buse koştu yanına Cengiz Özkan’ın, ona uzattığı bağlamayı aldı utangaç bir edayla. Ayaz koştu sonra… Önce Cengiz Özkan’a, ardından bağlamasına sarıldı. ‘’Çok güzel, çok beğendim.’’

İçinde fırtınalar kopan, hayal ettiği bağlamaya kavuşan Ayaz’ın ağzından iki kelime döküldü sadece ama gözlerindeki ışık bu iyilik ormanının yolunu aydınlattı.

İyilik bulaştıran proje: Küçük Eller

O ağacın altında, uzun sap süpürgeden çıkan türküyü bir kez daha duyduk hep bir ağızdan, Cengiz Özkan’ın vurduğu bağlamanın tellerinden… Bu defa ne onlar çalmış gibi yaptı ne de biz duymuş gibi yaptık. Uzun ince bir yolda hep beraber yürüdük.

O gün bir kez daha anladım ki sanat birleştiricidir, aydınlatıcıdır ve üstadın da dediği gibi ‘’ İyilik bulaşıcıdır.’’

[UHA Haber Ajansı, 13 Ekim 2021]

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.