enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
00:44 Türkçe düşünür, Türkçe rüya görürüz Türkçe yazar okuruz, ama, Türkçeyi bilmeyen okumuşlarız !!!
00:43 Hollanda’da Türkish Professional Network (Türk Profesyoneller Ağı) Dikkat Çekiyor: Direksiyonda yine kadınlar var!
00:42 Suriye Türkiye’de iç siyasi dengelere nasıl yansıyor?
00:32 Kocaeli Ticaret Odası’dan: İşletmelerin Hibe ve Fonlara Erişimini kolaylaştırma
00:21 İlklerin Adı: Kocaeli Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi
12:15 Türkiye’de 15 yaş altına sosyal medya yasağı geliyor
07:41 Yazar Peren Birsaygılı Mut: Suriye Devrimi’nin Filistin davası açısından taşıdığı tarihsel ve stratejik önemi
07:14 Avrupa’da ABD’siz savunmanın formülü: Avrupai NATO
00:55 Tokat’ın Niksar ilçesinde araç muayenesinde kredi kartı komisyonu yasal bulunmadı
00:48 Akif Çağatay Kılıç: İran ekseninde gerilimin çözülmesi için çabalarımız devam edecek
00:43 Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında toplanan Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısı sonrası bildiri yayınlandı…
00:39 Bakan Göktaş’tan İBB kreşindeki iddialara ilişkin açıklama
00:38 Terörsüz Türkiye ve Bölge Hedefinin Geleceği
00:29 ABD’nin Güney Kahkasya Stratejisi: Zengezur, Enerji Hatları ve Bölgesel Güç Dengeleri
00:26 Türkiye’nin bölünmüş yol ağı 30 bin kilometreye ulaştı
00:20 İran Dışişleri Bakanı Arakçi, Steve Witkoff ile temas kurmadığını söyledi.
00:18 Irak’ta ABD’nin karşı çıktığı Nuri Maliki kimdir?
00:08 Davos’ta geç gelen itiraf
00:02 “Gaziantep’in Genç Yıldızları Ödül Töreni”nden notlar!
00:01 UHA / İnternational News Agency’ndan ‘Körfez Haberleri…
TÜMÜNÜ GÖSTER →

İşgal zindanında tutulan gazetecinin şahitlikleri: İşkence, cinayet, cinsel tecavüz

İşgal zindanında tutulan gazetecinin şahitlikleri: İşkence, cinayet, cinsel tecavüz
19 Ağustos 2024
42
A+
A-

Gazze’deki tutuklulara yönelik işlenen sadist suçları ortaya çıkaran gazeteci Muhammed Arab, Sidi Teyman Hapishanesi’nde yaşanan dehşet verici olayları birinci ağızdan aktardı. İşgal güçlerinin işlediği bu suçlar arasında öldürme, tecavüz, işkence, aşağılama ve uyuşturmadan organları kesme gibi çok farklı insanlık dışı uygulamalar yer alıyor.

UHA Haber’in Filistin Enformasyon Merkezi’ne dayandırdığı haberine göre, geçtiğimiz birkaç ay içerisinde serbest bırakılan tutukluların yaşadığı korkunç tecrübeler de bu gerçeği gözler önüne seriyordu. Ancak bu seferki şahitlik, ölüm hücrelerinden doğrudan gelerek, uluslararası toplumun sessizliği karşısında işgal güçlerinin işlediği korkunç suçları gözler önüne seriyor.

Avukat Halid Mehacine, Mart ayında geniş çaplı saldırı sırasında Gazze’deki Şifa Hastanesi’nde tutuklanmadan önce El-Arabi TV’nin muhabiri olarak çalışan ve 100 gündür esaret altında tutulan gazeteci Muhammed Sabr Arab’ı (42 yaşında) ziyaret etme imkanı buldu.

Neredeyim?

Esir Kulübü’nün ve Esirler Komitesi’nin verdiği bilgilere göre ziyaret, işgalci askerlerin sıkı denetimi ve gözetimi altında gerçekleşti. Esirin avukata ilk sorusu ise “Ben neredeyim?” oldu. Çünkü Muhammed kendisinin Sidi Teyman Hapishanesi’nde tutulduğunu bilmiyordu.

Avukat Mehacine, gazeteci Muhammed Arab’ın bundan önce serbest bırakılmış esirlerin dehşet verici şahitliklerine eklenen şahitliklerini doğrudan olayları yaşayan ve gören kişinin dilinden aktardı. Esirlerin içinde bulundukları insanlık dışı şartlar, maruz kaldıkları korkunç muameleler, içlerinden bazılarının işkence yüzünden şehit olmaları, aşağılayıcı uygulamalar, maruz kaldıkları cinsel tecavüzler hakkında verilen bilgiler gerçekten korkunç nitelikteydi.

Muhammed Arab’ın verdiği bilgilere göre, askeri kamp yönetimi tutukluları 24 saat boyunca bağlı ve gözleri kapalı tutuyor. Arab, elli gündür kıyafetlerini değiştiremediğini; ziyaret öncesinde sadece pantolonunu değiştirmesine izin verildiğini, ancak ceketini elli gündür değiştirmediğini belirtti.

Ölümle sonuçlanan işkence

Arab’ın ifadesine göre, tutuklular sürekli işkence, aşağılama ve çeşitli şekillerde saldırıya maruz kalıyor. Bu saldırılar arasında cinsel saldırılar ve tecavüzler de bulunuyor. Yapılan işkenceler tutukluların şehit olmasına da neden oluyor. Arab, işkencenin yanı sıra tutukluların birbirleriyle konuşmasının yasak olduğunu, konuşanların şiddetli bir şekilde dövüldüğünü belirtti. Tutuklular kendi kendilerine konuşabiliyor, tesbih çekip dua edebiliyor, ama namaz kılmalarına ve dini ibadetlerini yerine getirmelerine izin verilmiyor.

Hasta ve yaralı tutukluların durumuna da değinen Arab, bazı tutukluların uzuvlarının kesildiğini ve bedenlerine giren kurşunların uyuşturma yapılmadan çıkarıldığını belirtti.

Tutukluluk şartları

Arab, tutukluluk şartları hakkında daha geniş bilgi vererek, tutukluların sürekli elleri bağlı ve gözleri kapalı tutulduklarını, çevrelerinde sürekli polis köpeklerinin olduğunu ve tuvaleti bir dakika içinde dört tutuklunun kullanmasına imkan tanındığını, bu süreyi aşanların cezalandırıldığını belirtti. Tutuklular yerde uyuyor ve ayakkabılarını yastık olarak kullanıyor. Banyo yapma süreleri haftada bir dakika ile sınırlı ve gündüzleri uyumalarına izin verilmiyor. Kendisine ellinci günden sonra saçlarını kestirme izni verildiğini belirtti. Yemek olarak ise bir öğünde sadece birkaç kaşık yoğurt, bir parça salatalık veya domates verildiğini ifade etti.

Arab, avukatı aracılığıyla dünya ve uluslararası insan hakları kuruluşlarına seslenerek, maruz kaldıkları muamelelerin Gazze’deki halkının maruz kaldığı soykırımdan farksız olduğunu ve acil müdahale edilmesi gerektiğini belirtti.

Esirler Komitesi ve Esir Kulübü, bu ziyaretin tutukluların işgal altındaki hapishanelerde maruz kaldığı korkunç zulümler hakkındaki bilgileri teyit ettiğini ve özellikle Gazzeli esirlerin soykırım savaşının başlangıcından bu yana maruz kaldığı esaret şartlarının ne olduğunu ortaya koyduğunu belirtti.

Bu ziyaret, son dönemde avukatların Gazzeli esirlerle görüşme düzenlemelerinde yapılan değişikliklerden sonra gerçekleşti.

Zorla saklama

İsrail işgal güçleri, Gazzeli esirlere yönelik olarak zorla saklama politikası uygulayarak, onların akıbetini, sayılarını ve nerede tutulduklarını açıklamayı reddetti. Ancak çeşitli kurumların büyük zorluklarla yürüttüğü çabalar sayesinde, Gazzeli esirlerin durumu hakkında bazı detaylar öğrenilebildi. Bazı esirlerin nerede tutulduğunun bilinmesi, işgalin Gazze’den toplanan esirleri tutmak için gizli hapishaneler kurmuş olabileceği gerçeğini ortadan kaldırmıyor.

Esirler Komitesi ve Esir Kulübü, işgal güçlerinin ve onları destekleyen ülkelerin Gazze halkına karşı devam eden soykırım savaşında tutuklananların ve esir alınanların akıbetinden tamamen sorumlu olduğunu belirtti. Komite ve Kulüp, bu günlerde tespit edilen tüm politikaların ve suçların, işgalin yıllar boyunca kullandığı sabit ve sistematik politikalar olduğunu, tek değişikliğin yoğunluklarında olduğunu belirtti.

Esirler Komitesi ve Esir Kulübü, işgal altındaki hapishanelerde tutuklulara karşı işlenen ağır suçlar ve ihlaller hakkında tarafsız bir uluslararası soruşturma açılması çağrısını yeniledi. Bu çağrı, uluslararası hukuk sisteminin karanlık durumu ve soykırım savaşının başlangıcından bu yana işlenen suçlara karşı sergilediği dehşet verici acizlik göz önünde bulundurularak yapıldı. Bu suçlar, tüm insanlığa karşı işlenmiş suçlardır.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.