ref: refs/heads/v3.0
enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
09:48 Tüketiciler ‘aldatılmaya’ karşı koruma altında
09:31 Şapta 3. doz aşısı vaka sayısında düşüş getirdi
00:58 “Gazze’deki soykırıma, katliama daha fazla ses vermeliyiz”
00:50 Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’ndan, “kadınlara yönelik finansal okuryazarlık eğitimleri”
00:46 PTT’den emeklilere yüzde 20 indirim
00:39 Irak’ın kuzeyinde 4 terörist etkisiz hale getirildi
00:38 Güney Afrika ev sahipliğinde 15. BRICS zirvesi
00:34 Alanyalı Akademisyen Diren DOĞAN’ın ilk kitabı
00:31 Bahçeli: Şartlar ne olursa olsun Cumhurbaşkanımızın yanında olacağız
00:30 Bürokratik Vesayet Girişimini Bertaraf Edebilecek Bir Devlet Yapımız Var
00:30 Türkiye’nin Yeni Anayasa Arayışı ve Eski Anayasalara Referanslar
00:29 Cumhurbaşkanı Erdoğan, astronot Atasever’i kabul etti
00:28 Prof. Dr. Mühip Kanko, Kocaeli Üniversitesi Umuttepe Hastanesindeki Servis Sorununu Meclise Taşıdı!   
00:24 Çelik: Cumhur İttifakı kararlılıkla yoluna devam etmektedir
00:15 Adalet Bakanı Yılmaz Tunç: Önemli olan orta yolu bulmak
10:09 Adalet Bakanlığı’ndan ‘Çevre Dostu’ uygulamalar
06:57 Konya’nın Karatay Belediyesi, Türkiye’nin Paris İklim Anlaşması ile İklim Değişikliği Mücadelesine katıldı
00:57 Türkiye’nin Turkuaz Motifli “Tek Çin” Diplomasisi
00:54 Ak Parti’nin Kızılcahamam’da gerçekleştirdiği istişare kampı, TRT 1 ‘Enine Boyuna’ programında
00:42 Kuzey Suriye’de Seçim Hamlesi Ne Anlama Geliyor?
TÜMÜNÜ GÖSTER →

Hukukçu ve Sosyolog İlhami Sayan, “Darbe anayasası, Türkiye’ye giydirilmiş bir deli gömleğidir”

Hukukçu ve Sosyolog İlhami Sayan, “Darbe anayasası, Türkiye’ye giydirilmiş bir deli gömleğidir”
17 Eylül 2023
13
A+
A-

Hukukçu ve Sosyolog İlhami Sayan, Mevcut anayasanın darbe sonucu hazırlandığını ve toplumun değerleriyle uyuşmadığını hatırlatarak, yeni anayasanın sivil, adil ve toplumun tüm kesimleri kapsaması gerektiğini açıkladı.

TÜHA / TÜRKUAZ Europe İnternational News Agency

TÜHA Haber’in (İLKHA) kaynaklı habere dayandırdığı haberine göre, 12 Eylül askeri darbesinin üzerinden 40 yılı aşkın bir süre geçmesine rağmen, hala darbe ürünü 1982 Anayasası’nın uygulanmaya devam edilmesi toplumun her kesiminden tepki çekiyor.

Kamuoyu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından da sıklıkla dile getirilen, tüm kesimlerin ihtiyacını giderecek yeni anayasa için somut adım atılmasını istiyor.

Yeni anayasa hakkında değerlendirmelerde bulunan Hukukçu ve Sosyolog İlhami Sayan, yeni ve sivil bir anayasanın elzem olduğunu belirterek, Mevcut anayasanın darbe neticesinde yapıldığı için hukuken kabul edilebilecek makul bir anayasa olmadığına dikkat çekti.

Yasal düzenlemelerde insanların mağduriyetleri dikkate alınmıyor

“1982 Anayasası kültürümüzden bir parça taşımıyor” diyen İlhami Sayan, şunları söyledi:

“Hatta bütün kurum ve kuruluşları ile inancımıza ve kültürümüze karşı konumlanmış. Özgürlükleri savunmaktan ve korumaktan çok vatandaşların kişi hak ve hürriyetlerini devlete ve güç sahiplerine karşı korumaktan çok veya diğer toplumsal toplumsal baskılara karşı korumaktan çok nasıl sınırlandırabilirim derdinde bir anayasa var. Öncelikle bu anayasa hem yapıcıları tarafından bir darbe neticesinde yapıldığı için hukuken kabul edilebilecek makul bir anayasa değil hem de öncesinde çok yoğun bir şekilde ideolojik çatışma ve tartışmalara müdahale şeklinde gelmiş bir darbeden sonra geldiği bir manada tepkisel bir anayasadır. Soğukkanlı bir şekilde oturularak, hesap-kitap edilerek, toplumun kültürü dikkate alınarak yapılmış bir anayasa değil; tepkisel bir anayasadır. Adeta hak ve özgürlüklerden ağzının yandığını düşünen ve bu konuda çok tedbirli ve temkimli hareket eden; özgürlükleri nasıl kısıtlayablirim şeklinde düzenlenmiş bir anayasadır.”

“Bu anayasa, yasaların ve uygulamaların gerisinde kalmış ve artık atılması gereken bir kabuktur”

Bu anayasanın Türkiye’yi kaldırabilecek bir anayasa olmadığını söyleyen Sayan, adeta Türkiye’ye giydirilmiş bir deli gömleği olduğunu dile getirdi.

Hukukçu ve Sosyolog İlhami Sayan, “Sınırlı, sınırlayıcı, özgürlükten çok kısıtlama yönünde irade göstermiş bir anayasa söz konusudur. Bu iradeyi sadece açıklamakla yetinmemiş, nasıl sınırlandırabilirim; kurumsal olarak YÖK ile Milli Güvenlik Kurulu ile ve diğer bütün kurumlarıyla, seçim yöntemi ile bunları nasıl sınırlandırabilirimin derdine girmiş bir anayasadır. Bugün gelinen noktada Türkiye’nin özgürlükler açısından kat ettiği yola baktığımızda çok geride kalmış bir anayasa” olduğunun altını çizdi.

İlhami Sayan, “Bu hükümet çeşitli yasalarla yaptığı değişikliklerle anayasayı özgürlüklere bakış yönüyle çok geride bırakmış fakat bütün kanun ve uygulamalar anayasaya aykırı olmamak zorunda olduğu için bu sebeple bu anayasa yasaların ve uygulamaların gerisinde kalmış ve artık atılması gereken bir kabuktur.” dedi.

“Kardeşlik hukukunu gözeterek, herkesin hak ve hürriyetini güvence altına alacak şekilde yeni bir anayasa yapılmalıdır”

Yeni anayasanın nasıl olması gerektiği hakkında da değerlendirmelerde bulunan Hukukçu ve Sosyolog İlhami Sayan, Yeni anayasanın öncelikle kapsayıcı ve kuşatıcı olması gerektiğini hatırlattı.

İlhami Sayan, şöyle devam etti:

“Aslında her anayasa; özgürlükleri güvence altına almak, yol kazalarına yol açmamak, kimsenin özgürlüğünü başka birinin, başka bir grubun ve organizasyonun tekeline bırakmamak açısından yapılır. Yeni anayasada şu husus dikkate alınmalı; şu anda özgürlükler ve haklar açısından devlet erkinden çok küresel güçler çok daha büyük tehlike arz etmektedirler. Yeni anayasada vatandaşı ve insanların hak ve özgürlüklerini devlet olgusundan veya sadece ulus devletten çok küresel güçlerden de koruyan bir düzenleme yapılmalıdır. Hak ve özgürlükler esas alınmalı ve bu anayasa çalışmasına bir sınırlama getirmeksizin; kimse kimseyi kınamadan, o partiyle görüşmem, şununla uzlaşmam, şunun fikrine değer vermem gibi kompleks ve kaprislerden uzak durarak herkesle görüşerek, herkesin fikrini alarak ve herkesi asli unsur sayarak, fakat milli varlığı ve ülkenin bütünlüğünü dikkate alarak, kardeşlik hukukunu gözeterek herkesin hak ve hürriyetini güvence altına alacak şekilde birini kayırarak öbürünü dışlayarak değil; kimseyi ötekileştirmeden bu memleketin esas unsurlarını, yerlilerini, varlığını buranın varlığına bağlamış ve buranın var olmasında emeği olan herkesi katarak yeni bir anayasa yapılmalıdır.”

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.