enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
20:27 Gazeteci İlhan AKÇAY’dan Düzeltme ve Özür: Lale GÜL haberindeki Büyükelçi sözleri şahşıma aittir
09:49 Avrupa Birliği’nde Diplomatik Kariyerde Cinsiyet Eşitsizliği: Bir Özet ve Türkiye Persfektifi
09:17 Bazı bölgelerde barajlar dolmuyor, Su sürekli azalıyor !
06:00 Bakanı Bayraktar, “2026’da en az 2 bin megavat kapasiteli YEKA yarışmaları yapmayı hedefliyoruz”
00:57 Trump yönetiminden Fed Başkanı Powell’a suç duyurusu tehdidi
00:57 AB’den İran’a yeni yaptırım sinyali
00:54 Halep krizi tamamen bitti mi? Suriye’yi şimdi ne bekliyor?
00:33 ABD’nin Grönland’ı alması NATO’nun sonu olur
00:31 Hamas: Yeni Filistin komitesi göreve başlayınca Gazze yönetimini feshedeceğiz
00:25 TÜRKİYE-AZERBAYCAN kardeşliği ve dostluğu ebedidir
00:23 Bazı erkeklerin daha çekici bulunmasının ardındaki ‘basit’ özellik ortaya çıkarıldı
00:17 Eski Fransa Başbakanı: İran’a dış müdahale durumu daha da kötüleştirir
00:16 Van Büyükşehir Belediyesi soğuk günlerde yiyecek bulmakta zorlanan kuşlar için doğaya yem bıraktı…
00:11 AK Parti Sözcüsü Çelik, “Suriye Kürtleri, Suriye’nin eşit ve ayrılmaz parçasıdır”
00:08 Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’den 2025’te 4 bin vatandaşa hasta karyolası
00:08 Türk ve müslümanlara saldıran Lale Gül’ü yazdım, Lahey Büyükelçiliğimiz devam etti
00:04 İranlı Gazeteci Azar MAHDAVAN: Trump, İran’a karşı Amerikan ordusunun seçeneklerini değerlendiriyor
17:55 Bakan Fidan, Gazze barış planının ikinci aşamasına ilişkin toplantıya katıldı
06:50 Brüksel’den Yükselen Uyarı: Türkiyesiz Güvenlik Olmaz
00:55 Türk Dünyası’nın Kültürel Mirasını ve Küresel Etkileşimini öne çıkaracak ‘Viyana’da Türk Haftası’ bugün başlıyor…
TÜMÜNÜ GÖSTER →

Dış politika gündeminin şifreleri

Dış politika gündeminin şifreleri
18 Haziran 2023
27
A+
A-

ajle

Cumhurbaşkanı Erdoğan, seçim sonrası ilk resmi yurtdışı ziyaretlerini her zaman olduğu gibi Kıbrıs ve Azerbaycan’a yaptı. Dönüşte de yeni dönem dış politikanın sinyallerini verdi. Anladığım kadarıyla Erdoğan, kaldığı yerden ve gayet rahat bir konumdan dış politikayı şekillendirmeye devam edecek.

Türkiye üzerindeki seçim baskısı kalktığından artık Türkiye’nin eli dış politikada çok daha rahat. Erdoğan’ın gitmesine ayarlanmış ülkeler ise tedirgin. Bunların başında da İsveç geliyor. Ben İsveç diyeyim, siz ABD anlayın. Zira Cumhurbaşkanı Erdoğan da konuşurken İsveç demiş, ben söylediklerinden hep Amerika anladım.

Erdoğan, İsveç’in olumlu adımlar atmakta yetersiz kaldığını söylemiş. Hatta Stoltenberg’le İsveç meselesini seçim sonrası Dolmabahçe’de görüşürken bile Stockholm’de terör gösterilerinin devam ettiğini anlatmış. “Bunlar devam ettikçe kimse bizden İsveç’in üyeliğini onaylamamızı beklemesin” demiş. Ama daha ilginci, hemen ardından Irak ve Suriye’deki terör varlıklarını da işaret ediyor Erdoğan. Burada kolluk kuvvetlerinin tedbir alması gerektiğini dile getiriyor. Bahsi geçen özne tabii ki İsveç değil. Bu bölgelerde PKK ile ilişkisi olan ABD.

Bu nedenle ben artık müzakere sürecinin çoktan İsveç’i aştığını, Amerika’yla yürütüleceğini ve çoğunlukla da Irak ve Suriye’yi ilgilendireceğini düşünüyorum. Olması gereken de aslında bu. İsveç’in NATO üyeliğini İsveç’ten çok ABD istiyor. O nedenle de müzakere edilmesi gereken tarafın ABD olduğu da çok açık. Hele seçim sonrasında çok daha rahat bir pozisyonda konuşan Erdoğan artık bu çıtayı doğal olarak yükseltecektir.

Bunu yalnızca el yükseltme ve hesapsız bir itişme siyaseti olarak görmeyin. Siz konumunuzu güçlendirmişseniz o zaman müzakereyi daha yüksek bir noktadan başlatabilirsiniz. Elde edeceğiniz sonuçlar farklılık gösterebilir ama önemli olan altı ay önceki konumda olmadığımızı bilmek.

ABD eğer İsveç meselesini dile getirdiği kadar önemsiyorsa bazı alanlarda Türkiye’nin beklentilerini yerine getirmek zorundadır. Bu boş bir kabadayılık hikâyesi de değil. Aksine yeni şartlara uygun bir müzakere tekniği.

Zaten Erdoğan’ın dış politikaya dair birçok açıklamasında aynı çizgiyi görüyoruz. Soğukkanlı, iyi niyetli ama istediğini de kopartıp alacak bir kararlılık ve rahatlık içinde. Uzun zamandır söylemeye çalışıyorum. Türkiye güvenlik ve dış politika alanında krizli dönemleri çoktan başarıyla atlattı. Kuşatmaları yardı. Artık zaman Türkiye’nin lehine. O nedenle de hiçbir müzakerede acele etmesine gerek yok. Hele de seçimler sonrası Türkiye’nin beklentilerini elde etmek için en rahat döneme girdiğini söyleyebiliriz.

Bir muharebede eğer kuşatmayı yarmışsanız, seçim sonrası olduğu gibi gücünüzü de toplamışsanız, artık o yarıktan içeri sızıp semereleri de toplamanız gerekir.

Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın – PNPForum

Prof. Dr. Hasan B. YALÇIN & İstanbul Ticaret Üniversitesi 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.