enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
14:40 Uluslararası Esnaf Birliği (UEB), Türk dili konuşan ülkeler başta olmak üzere, ülkemizde ve dünya’da hızla büyüyor
11:04 Narkotikte “Avcı” dönemi: Yapay zeka destekli ilk operasyonda 305 gözaltı
10:45 Ticaret Bakanlığı’ndan , gümrük idarelerinde işlem gören teminatlara ilişkin bilgiler ve işlem süreçleri
00:47 İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, parlamentoya görüşmeler hakkında bilgi verdi..
00:47 Trump, uluslararası liderleri Barış Konseyi’nin ilk toplantısına davet etti
00:43 MKE ürünlerine Suudi Arabistan yolu görünüyor
00:43 Ankara Keçiören Belediye Başkanı’ndan Özgür Özel hakkında suç duyurusu
00:31 Türkiye, Mısır, Katar ve Suudi Arabistan’ın da aralarında bulunduğu 8 ülkeden, katil İsrail’e sert kınama
00:31 BTP Lideri Hüseyin Baş, “Milli Ekonomi Modeli insanlık için en büyük şanstır”
00:26 Bakan Yumaklı: 11 ilde tarımsal altyapıya 67 milyar liralık yatırım yaptık
00:15 Türk zırhlıları Almanya’da
00:14 Epstein Mossad ajanı mıydı? Yeni belgeler soru işaretleri oluşturuyor
00:02 Devlet Bahçeli: Terörsüz Türkiye hedefi milli dayanışmayla hayat bulacaktır
00:02 Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Mihalgazi Belediye Başkanı Akgün’e destek
17:10 Bir Terk Etme Hikayesi
13:13 Bir Geri Gidiş: Savunma Bakanlığı’ndan Savaş Bakanlığı’na
11:22 DEM Partili Gergerlioğlu’nun oğlundan Sabiha Gökçen için küstahça bir paylaşım
11:00 Kayseri Valisi Gökmen Çiçek,Kocaeli’den Gelen Spor Basınını Ağırladı
00:57 Analiz: Türkiye-Mısır Yakınlaşmasının Stratejik Anlamı
00:53 Avrupa Haberleri: AB’den Rusya’ya yeni yaptırım hamlesi: Petrol taşımacılığı hedefte
TÜMÜNÜ GÖSTER →

Dış politika gündeminin şifreleri

Dış politika gündeminin şifreleri
18 Haziran 2023
29
A+
A-

ajle

Cumhurbaşkanı Erdoğan, seçim sonrası ilk resmi yurtdışı ziyaretlerini her zaman olduğu gibi Kıbrıs ve Azerbaycan’a yaptı. Dönüşte de yeni dönem dış politikanın sinyallerini verdi. Anladığım kadarıyla Erdoğan, kaldığı yerden ve gayet rahat bir konumdan dış politikayı şekillendirmeye devam edecek.

Türkiye üzerindeki seçim baskısı kalktığından artık Türkiye’nin eli dış politikada çok daha rahat. Erdoğan’ın gitmesine ayarlanmış ülkeler ise tedirgin. Bunların başında da İsveç geliyor. Ben İsveç diyeyim, siz ABD anlayın. Zira Cumhurbaşkanı Erdoğan da konuşurken İsveç demiş, ben söylediklerinden hep Amerika anladım.

Erdoğan, İsveç’in olumlu adımlar atmakta yetersiz kaldığını söylemiş. Hatta Stoltenberg’le İsveç meselesini seçim sonrası Dolmabahçe’de görüşürken bile Stockholm’de terör gösterilerinin devam ettiğini anlatmış. “Bunlar devam ettikçe kimse bizden İsveç’in üyeliğini onaylamamızı beklemesin” demiş. Ama daha ilginci, hemen ardından Irak ve Suriye’deki terör varlıklarını da işaret ediyor Erdoğan. Burada kolluk kuvvetlerinin tedbir alması gerektiğini dile getiriyor. Bahsi geçen özne tabii ki İsveç değil. Bu bölgelerde PKK ile ilişkisi olan ABD.

Bu nedenle ben artık müzakere sürecinin çoktan İsveç’i aştığını, Amerika’yla yürütüleceğini ve çoğunlukla da Irak ve Suriye’yi ilgilendireceğini düşünüyorum. Olması gereken de aslında bu. İsveç’in NATO üyeliğini İsveç’ten çok ABD istiyor. O nedenle de müzakere edilmesi gereken tarafın ABD olduğu da çok açık. Hele seçim sonrasında çok daha rahat bir pozisyonda konuşan Erdoğan artık bu çıtayı doğal olarak yükseltecektir.

Bunu yalnızca el yükseltme ve hesapsız bir itişme siyaseti olarak görmeyin. Siz konumunuzu güçlendirmişseniz o zaman müzakereyi daha yüksek bir noktadan başlatabilirsiniz. Elde edeceğiniz sonuçlar farklılık gösterebilir ama önemli olan altı ay önceki konumda olmadığımızı bilmek.

ABD eğer İsveç meselesini dile getirdiği kadar önemsiyorsa bazı alanlarda Türkiye’nin beklentilerini yerine getirmek zorundadır. Bu boş bir kabadayılık hikâyesi de değil. Aksine yeni şartlara uygun bir müzakere tekniği.

Zaten Erdoğan’ın dış politikaya dair birçok açıklamasında aynı çizgiyi görüyoruz. Soğukkanlı, iyi niyetli ama istediğini de kopartıp alacak bir kararlılık ve rahatlık içinde. Uzun zamandır söylemeye çalışıyorum. Türkiye güvenlik ve dış politika alanında krizli dönemleri çoktan başarıyla atlattı. Kuşatmaları yardı. Artık zaman Türkiye’nin lehine. O nedenle de hiçbir müzakerede acele etmesine gerek yok. Hele de seçimler sonrası Türkiye’nin beklentilerini elde etmek için en rahat döneme girdiğini söyleyebiliriz.

Bir muharebede eğer kuşatmayı yarmışsanız, seçim sonrası olduğu gibi gücünüzü de toplamışsanız, artık o yarıktan içeri sızıp semereleri de toplamanız gerekir.

Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın – PNPForum

Prof. Dr. Hasan B. YALÇIN & İstanbul Ticaret Üniversitesi 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.