ref: refs/heads/v3.0
enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
09:48 Tüketiciler ‘aldatılmaya’ karşı koruma altında
09:31 Şapta 3. doz aşısı vaka sayısında düşüş getirdi
00:58 “Gazze’deki soykırıma, katliama daha fazla ses vermeliyiz”
00:50 Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’ndan, “kadınlara yönelik finansal okuryazarlık eğitimleri”
00:46 PTT’den emeklilere yüzde 20 indirim
00:39 Irak’ın kuzeyinde 4 terörist etkisiz hale getirildi
00:38 Güney Afrika ev sahipliğinde 15. BRICS zirvesi
00:34 Alanyalı Akademisyen Diren DOĞAN’ın ilk kitabı
00:31 Bahçeli: Şartlar ne olursa olsun Cumhurbaşkanımızın yanında olacağız
00:30 Bürokratik Vesayet Girişimini Bertaraf Edebilecek Bir Devlet Yapımız Var
00:30 Türkiye’nin Yeni Anayasa Arayışı ve Eski Anayasalara Referanslar
00:29 Cumhurbaşkanı Erdoğan, astronot Atasever’i kabul etti
00:28 Prof. Dr. Mühip Kanko, Kocaeli Üniversitesi Umuttepe Hastanesindeki Servis Sorununu Meclise Taşıdı!   
00:24 Çelik: Cumhur İttifakı kararlılıkla yoluna devam etmektedir
00:15 Adalet Bakanı Yılmaz Tunç: Önemli olan orta yolu bulmak
10:09 Adalet Bakanlığı’ndan ‘Çevre Dostu’ uygulamalar
06:57 Konya’nın Karatay Belediyesi, Türkiye’nin Paris İklim Anlaşması ile İklim Değişikliği Mücadelesine katıldı
00:57 Türkiye’nin Turkuaz Motifli “Tek Çin” Diplomasisi
00:54 Ak Parti’nin Kızılcahamam’da gerçekleştirdiği istişare kampı, TRT 1 ‘Enine Boyuna’ programında
00:42 Kuzey Suriye’de Seçim Hamlesi Ne Anlama Geliyor?
TÜMÜNÜ GÖSTER →

Dış politika gündeminin şifreleri

Dış politika gündeminin şifreleri
18 Haziran 2023
18
A+
A-

ajle

Cumhurbaşkanı Erdoğan, seçim sonrası ilk resmi yurtdışı ziyaretlerini her zaman olduğu gibi Kıbrıs ve Azerbaycan’a yaptı. Dönüşte de yeni dönem dış politikanın sinyallerini verdi. Anladığım kadarıyla Erdoğan, kaldığı yerden ve gayet rahat bir konumdan dış politikayı şekillendirmeye devam edecek.

Türkiye üzerindeki seçim baskısı kalktığından artık Türkiye’nin eli dış politikada çok daha rahat. Erdoğan’ın gitmesine ayarlanmış ülkeler ise tedirgin. Bunların başında da İsveç geliyor. Ben İsveç diyeyim, siz ABD anlayın. Zira Cumhurbaşkanı Erdoğan da konuşurken İsveç demiş, ben söylediklerinden hep Amerika anladım.

Erdoğan, İsveç’in olumlu adımlar atmakta yetersiz kaldığını söylemiş. Hatta Stoltenberg’le İsveç meselesini seçim sonrası Dolmabahçe’de görüşürken bile Stockholm’de terör gösterilerinin devam ettiğini anlatmış. “Bunlar devam ettikçe kimse bizden İsveç’in üyeliğini onaylamamızı beklemesin” demiş. Ama daha ilginci, hemen ardından Irak ve Suriye’deki terör varlıklarını da işaret ediyor Erdoğan. Burada kolluk kuvvetlerinin tedbir alması gerektiğini dile getiriyor. Bahsi geçen özne tabii ki İsveç değil. Bu bölgelerde PKK ile ilişkisi olan ABD.

Bu nedenle ben artık müzakere sürecinin çoktan İsveç’i aştığını, Amerika’yla yürütüleceğini ve çoğunlukla da Irak ve Suriye’yi ilgilendireceğini düşünüyorum. Olması gereken de aslında bu. İsveç’in NATO üyeliğini İsveç’ten çok ABD istiyor. O nedenle de müzakere edilmesi gereken tarafın ABD olduğu da çok açık. Hele seçim sonrasında çok daha rahat bir pozisyonda konuşan Erdoğan artık bu çıtayı doğal olarak yükseltecektir.

Bunu yalnızca el yükseltme ve hesapsız bir itişme siyaseti olarak görmeyin. Siz konumunuzu güçlendirmişseniz o zaman müzakereyi daha yüksek bir noktadan başlatabilirsiniz. Elde edeceğiniz sonuçlar farklılık gösterebilir ama önemli olan altı ay önceki konumda olmadığımızı bilmek.

ABD eğer İsveç meselesini dile getirdiği kadar önemsiyorsa bazı alanlarda Türkiye’nin beklentilerini yerine getirmek zorundadır. Bu boş bir kabadayılık hikâyesi de değil. Aksine yeni şartlara uygun bir müzakere tekniği.

Zaten Erdoğan’ın dış politikaya dair birçok açıklamasında aynı çizgiyi görüyoruz. Soğukkanlı, iyi niyetli ama istediğini de kopartıp alacak bir kararlılık ve rahatlık içinde. Uzun zamandır söylemeye çalışıyorum. Türkiye güvenlik ve dış politika alanında krizli dönemleri çoktan başarıyla atlattı. Kuşatmaları yardı. Artık zaman Türkiye’nin lehine. O nedenle de hiçbir müzakerede acele etmesine gerek yok. Hele de seçimler sonrası Türkiye’nin beklentilerini elde etmek için en rahat döneme girdiğini söyleyebiliriz.

Bir muharebede eğer kuşatmayı yarmışsanız, seçim sonrası olduğu gibi gücünüzü de toplamışsanız, artık o yarıktan içeri sızıp semereleri de toplamanız gerekir.

Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın – PNPForum

Prof. Dr. Hasan B. YALÇIN & İstanbul Ticaret Üniversitesi 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.