enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
18,6317
EURO
19,6402
ALTIN
1.078,02
BIST
4.962,97
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Çok Bulutlu
13°C
İstanbul
13°C
Çok Bulutlu
Cumartesi Çok Bulutlu
13°C
Pazar Çok Bulutlu
13°C
Pazartesi Hafif Yağmurlu
13°C
Salı Çok Bulutlu
11°C

Dijital TL, Para Politikasının Etkinliğini Artırabilir mi?

Dijital TL, Para Politikasının Etkinliğini Artırabilir mi?
12 Kasım 2022
0
A+
A-

Dijital paraların, paranın geleceği olacağından şüphe yok. Nakitsiz toplum (İsveç örneği) ve dijital toplum (Estonya örneği) gibi uygulamaları da pekiştirecek. Ancak, bu dijital paraların, daha adil bir gelir ve servet dağılımı, daha adil bir dünyanın inşası sürecine katkısı olacak mı orası henüz net değil.

Bilal Bağış

Bilal BAĞIŞ, SETA Proje Araştırmacı

Modern zamanların finansal düzeni, özünde kâğıt paralar üzerine kurulmuş iken, son dönemin dijital devrimi ile bu süreç ciddi anlamda dönüşme ve dijitalleşme yolundadır. Daha spesifik olarak 2008’deki yeni kripto para dalgasında, Bitcoin ile birlikte hayatımıza giren blokzincir teknolojisi ciddi ve hızlı bir finansal dönüşüme ön-ayak olmaktadır.

Türkiye de dijital TL projesi ile CBDC (merkez bankası dijital parası) diye adlandırılan merkezi dijital paralar ligine girme yolunda. Önümüzdeki yıl da dijital TL’nin ödemelerde kullanımı için testlere başlanması öngörülüyor. Peki nedir bu CBDC’ler ve para politikasının etkinliği, para politikası uygulamalarının geleceğini nasıl etkilemesi bekleniyor?

CBDC

CBDC (merkez bankası dijital parası), dijital banknot veya dijital merkez bankası parası olarak da tanımlanabilir. Ülkelerin merkez bankaları tarafından çıkarılan elektronik paralardır. CBDC, oluşturulduğu ülkenin resmi para birimini temsil eder.

CBDC’ler kripto paralar ile aynı soyağacına sahip ancak diğer merkeziyetsiz kripto paralardan farklı olarak arkasında bir kurum bulunur. Blokzincir tabanlı olanları (e-krona gibi) gibi, blokzincir tabanlı olmayanları (e-yuan gibi) da mevcuttur. Dijital TL’nin ise blokzincir tabanlı olacağı öngörülmektedir.

Kripto paralar, merkeziyetsiz birer araç iken; dijital paralar ise merkez bankası gibi tek bir merkezden çıkarılmakta ve kontrol edilmektedir. Tıpkı fiziksel paralar gibi, onlar da merkez bankası gibi bir otoritenin denetimi altında olacak. Kripto paralar gibi sınırlı arz ve bağlantılı sorunlar ise beklenmiyor.

Konvansiyonel bankacılık sisteminin borcu olarak da tanımlanabilecek mevcut elektronik paraların aksine, doğrudan merkez bankası borcu olan CBDC’ler, merkez bankalarının ve politika yapıcıların, finansal sistem üzerindeki etkilerini ve kontrollerini bir üst seviyeye çıkarma potansiyeli taşımaktadır.

Potansiyel Faydaları

Dijital paraların (CBDC), modern merkez bankalarının ana çalışma alanları olan ödeme sistemlerinin etkinliği, fiyat ve finansal istikrara katkıları ve para politikasının etkinliğine katkıları önemli bir konudur. CBDC’lerin merkez bankalarının ve para politikasının etkinliğine pozitif katkılarının olması beklenmektedir.

Ödeme sistemleri, özellikle de sınırlar-ötesi ödemelerde etkinlik ile ilgili önemli katkılar sunması beklenmektedir. Uluslararası ödemelerin daha az maliyetli ve güvenli hale gelmesi, mesai saatleri ve uzun işlem sürelerinin dijital olarak kolaylaştırılmasını sağlayabilirler.

Ulusal veya bölgesel CBDC’ler, ulusal paraların karşılıklı ticarette kullanımı süreçlerini de kolaylaştırabilir ve hızlandırabilir. Her ülke veya bölgenin kendi rezerv parasına ve sıfır faizli kredi mekanizmasına sahip olmasını da kolaylaştıracaklardır.

Uluslararası finansal sistemin işleyişi ve bununla bağlantılı modern finansal yaptırımların, bu süreçten nasıl etkilenecekleri ise ayrı ve uzun bir başka tartışmanın konusudur.

Bunların yanı sıra, modern zamanların en problemli unsurlarından olan sıfır-alt bandı (ZLB) sorununun aşımı ve para politikasının kriz dönemlerinde de etkin kullanımının önünü açabilir. Son 15 yılda, konvansiyonel enstrümanların dışında kullanılan araçlar, bu noktada etkinliği ve verimliliği önemli oranda artırdı. Ancak, 2008’deki Küresel Finansal Kriz döneminde çokça gündeme gelen bu konu, batıdaki genelde görece düşük seyreden faiz oranları göz önüne alınırsa, orta ve uzun vadede de önemli bir sorun olarak karşımızda durmaya devam edecektir.

Dijital paralar, kriz dönemlerinde insanların nakit tutma eğilimlerinin kontrol altına alınması ve bankacılık krizlerini önleme noktasında da faydalar sağlayabilir. Savaş gibi belirsizlik ve güvensizlik ortamlarında da nakdin ve bir kısım servetin güvenli transferi ve korunmasına katkılar sağlayabilir.

Finansal istikrarsızlık ile ilgili kaygılar da meselenin bir başka kritik yönüdür. Kripto paralar ve hatta stablecoinlerin büyüyen piyasası ve artan piyasa değerleri, son dönemin ciddi kripto para oynaklığında da gözlendiği üzere, finansal istikrar ile ilgili soru işaretleri oluşturmaktadır. CBDC gibi daha güvenli opsiyonlar, bu noktada istikrara ciddi katkılar sağlar.

Merkeziyetsiz ve başına buyruk kripto piyasası ve dijitalleşen finansal piyasaları regüle etme ve kontrol etme amacı taşır. Nitekim, Terra, DEI and Tether gibi stablecoinlerdeki fiyat oynaklıkları da arkasında bir devlet güvencesi olmayan kripto paralara güveni sorgulatmaktadır. Para ve maliye politikalarının uyumlu koordinasyonu ve liralaşma stratejileri kadar, dijitalleşme sürecinde atılacak adımlar da finansal istikrar ve fiyat istikrarı noktasında önem arz etmektedir.

Dünyadaki Mevcut Uygulamalar

Dijital dönüşümün bir parçası olarak, bugün, dünya üzerindeki birçok ülke ve bölgede bu tür dijital merkez bankası paralarına ciddi bir rağbet göze çarpmaktadır.

Çin, birçok konuda olduğu gibi merkez bankası dijital parası (CBDC) konusunda da (kendi dijital renminbi projesi ile) yine öncü ülkelerden biri konumunda. Büyük ekonomiler arasında da kendi dijital parasını çıkaran ilk ülke oldu. Tıpkı bundan yüzlerce yıl önce kâğıt para devriminde olduğu gibi…

Çin dışında Bahamalar (Sand Dollar), Karayip Para Sahası (DCash) ve Nijerya (e-Naira) da kendi dijital parasını çıkarmış durumda. Avro bölgesi (dijital avro), Birleşik Krallık (Britcoin) ve Estonya (Estcoin) da Çin’i yakından takip ediyor. Treni kaçırmak istemeyen ABD dahi bu sürecin ilk adımlarını atmış durumda.

Avustralya, Japonya, Kanada, BRICS ülkeleri, Tayland gibi gelişmekte olan, İsveç gibi gelişmiş birçok ülke veya bölge de bu süreçte önemli yol almış durumda. Özellikle de merkez bankalarının merkez bankası olarak da tanıtılan ve temel bankacılık, finansal kuralları da üreten Bank for International Settlements (BIS), konu ile ilgili düzenli yayınlar yapıyor.

Dijital Dönüşüm

Metaller ve fiziki paralardan, kredi kartları, ATM’ler ve elektronik para transferleri ve de elektronik kayıtlara kadar geçen uzun soluklu dönüşümdeki gibi; dijital paralara geçiş süreci de bugün doğal akışı içinde kaçınılmaz bir son gibi görünmektedir.

Öte yandan, merkez bankalarının tüm finansal piyasa ile ilgili verileri ve işleyişi düzenleyebilmesi, yönetmesi ve gözetleyebilmesi; piyasadan doğrudan izlenebilen verilere dayalı politika yaklaşımları, politika üretim süreçlerinin verimliliğini de artırmış olur. CBDC örneğindeki gibi dijitalleşme bu yüzden önemlidir.

Ancak, dijital paralar, fiziksel paraların sahip olduğu özel hayatın gizliliği gibi konularda dezavantajlara yol açar. Modern paraların enflasyon üzerinden vergilendirilmesi gibi sorunların yanında, politika yapıcılar tarafından dijital paralar üzerinden doğrudan vergilendirme kolaylığının iktisadi süreçleri nereye doğru sürükleyeceği ise ayrı bir tartışmanın konusudur.

Dijital paraların, paranın geleceği olacağından şüphe yok. Nakitsiz toplum (İsveç örneği) ve dijital toplum (Estonya örneği) gibi uygulamaları da pekiştirecek. Ancak, bu dijital paraların, daha adil bir gelir ve servet dağılımı, daha adil bir dünyanın inşası sürecine katkısı olacak mı orası henüz net değil.

***

Bilal Bağış

Proje Araştırmacısı
Dr. Bağış, İTÜ’deki mühendislik lisansının (2006) ardından; Sabancı Üniversitesi’nde burslu ekonomi yüksek lisansını tamamladı. Akademik eğitimini ABD’den aldığı burs ile University of California’da devam ettirdi ve 2014’te doktorasını aldı. Dr. Bağış, lisans eğitimi döneminden bu yana, Türkiye Cumhuriyeti yurtdışı devlet bursu, TÜBİTAK, TEV, Fulbright, İTÜ, Sabancı Üniversitesi ve University of California gibi üniversite ve kurumlardan birçok teşvik, destek, ödül ve burslar kazandı. Akademik kariyerinin yanı sıra yurt-içi ve yurt-dışı kuruluşlarda ve şirketlerde özel sektör tecrübesi kazandı. Yurt içi (Sabancı Üniversitesi) ve yurt dışındaki (University of California Berkeley) önde gelen üniversitelerde akademik ve mesleki bilgisini ders vererek aktarma fırsatı buldu. Lisans ve lisansüstü düzeyde ekonomi, matematik ve finans dersleri verdi. Aralarında Dışişleri Bakanlığı SAM ve SETA’nın da olduğu farklı kurum ve kuruluşlarda çalışmaları ve analizleri yayınlandı. Dr. Bilal Bağış, bugüne kadar, ABD ve Türkiye’de değişik üniversite ve kuruluşlarda akademisyen, ekonomist, stratejist ve danışman pozisyonlarında çalışarak; önemli tecrübeler edindi. Araştırma konuları, lisans döneminden bu yana, istikrarlı bir şekilde, ülkenin makro-finansal sorunları ve politika enstrümanlarının etkinliği

[UHA Haber Ajansı, 12 Kasım 2022]

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.