enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
18:27 Ömer Çelik’ten CHP’ye tepki: Saldırganlık bir siyaset biçimi değildir
17:55 Sosyal medyada suç örgütlerini öven 325 şüpheli yakalandı
13:55 Türkiye, Sudan konulu beşinci istişare toplantısına katıldı
10:48 100’ün Üzerinde Ülkeden Alıcılar, Bebek ve Çocuk Ürünleri İçin Geliyor
00:50 Bakan Göktaş, “Biz aynı aileye, farklı kapılardan ulaşan kurumlarız”
00:41 Ticaret Bakanlığı tüm gümrük işlemlerinde dijitalleşme ve şeffaflık konularında yeni adım attı…
00:40 Miraç Kandili bugün idrak edilecek
00:38 Türkiye, Mısır ve Katar’dan Gazze açıklaması
00:37 Hong Kong’da bulunan Sultan Boztepe, Türk Öğrenci Birliğinin kurulmasına öncülük etti…
00:26 Devlet Bahçeli: ABD Başkanı’nın savunduğu küresel çeteleşmedir
00:23 Kocaeli Ticaret Odası Başkanı Necmi Bulut: “Kocaeli ihracatta gurur kaynağımız”
00:22 Türkiye, Mısır ve Katar’dan Gazze açıklaması
00:16 Araştırma: Dişlerinizin durumu erken ölüm riskinin habercisi olabilir
00:16 Upcycle İstanbul’un İlham Verici Topluluk Buluşmaları “Salon’dayız” Etkinlikleriyle Başlıyor
00:07 Özel haber: Avrupa Parlamentosu Başkanı Metsola’dan ‘miadını doldurmuş’ İran rejimine karşı harekete geçme çağrısı
00:06 Diyanet İşleri Başkanlığı fitre miktarını belirledi
18:00 İran’daki protestolar: ABD veya İsrail’le çatışma ihtimali ne kadar yakın?
10:25 Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’ndan temassız kartlarda şifresiz işlem limiti artırıldı
00:58 Miraç Kandili perşembe günü idrak edilecek
00:57 Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, 2025’te 70 bin seyirciye ulaştı
TÜMÜNÜ GÖSTER →

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Suriye krizinde de gördük ki sabrın sonu selamettir”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Suriye krizinde de gördük ki sabrın sonu selamettir”
18 Ocak 2025
56
A+
A-

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Adana 8. Olağan İl Kongresi’nde yaptığı konuşmada, “Suriye krizinde de gördük ki sabrın sonu selamettir” dedi.

UHA / İnternational News Agency 

Erdoğan'dan Özel'e: Esenyurt'tan, Beşiktaş'tan haberin yoksa sen bu işi bırak

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi:

İl kongremizi bölgemizde tarihi nitelikte gelişmelerin cereyan ettiği bir dönemde gerçekleştiriyoruz. Suriye’de Baas rejiminin 61 yıllık zulüm düzeni ve 14. yılına giren kanlı savaş nihayet sona erdi. Suriyeli kardeşlerimiz özgürlükleri uğruna 1 milyon kişiyi kurban verdiler. Ama rejimin acımasız saldırılarına 14 yıl boyunca sabırla direnmekten bir an olsun vazgeçmediler. İnsanlığımızın ve kardeşliğimizin sınandığı bu süreçte biz de inancımıza, kültürümüze, tarihimize yakışır bir politika izledik.

Biz ne yaptık? Mazluma kucak açtık. Garibin elinden tuttuk. Yetime kol kanat gerdik. Soframıza bir tabak da muhacirler için koyduk. Misafir berekettir, rahmettir inancıyla hareket ettik. Hatırlayın, biz mazluma, muhtaca, mağdura sahip çıkarken 14-28 Mayıs seçimlerinde karşımızdaki aday çıktı, bir seçim vaadi olarak hepsini geldikleri yere göndereceğiz dedi. Sağa sola etiket yapıştırarak Suriye’deki zulümden, işkenceden, katliamdan, terörden kaçıp ülkemize sığınan bu mazlumları hedef gösterdiler. Hitlervari yöntemlerle güya siyaset yaptılar. Peki sonuçta ne oldu? Milletimiz bu merhametsizliğe, bu vicdansızlığa, bu nefret siyasetine sandıkta gereken cevabı verdi. Sonra da partisi oturduğu koltuğu altından çekip aldı. Şimdi ne kapısını çalan var ne yüzüne bakan var. Türk siyasi tarihinin tozlu raflarında kötü bir hatıra olarak unutuldu. Biz bize yakışanı yaptık. Nefret siyaseti güdenler de kendilerine yakışanı yaptılar. Neticede kazanan merhamet oldu, dayanışma oldu, kardeşlik oldu. Suriye krizinde de gördük ki sabrın sonu selamettir. Kim ki sabretti, Allah ona muhteşem bir zafer nasip etti.

“Suriye’yi üç parçaya bölerek kolayca yutulacak lokmalar haline getirme projesi çökmüştür”

İşte bugün Arap, Kürt, Türkmen, Çerkez, Hıristiyan, Dürzi, Nusayri ve diğer tüm unsurlarıyla Suriye özgürleşti. Dahası 13 yıllık hasretin ardından misafirlerimiz de yurtlarına başları dik dönüyorlar. Biz gönüllü olarak ülkelerine dönmek isteyen kardeşlerimize gereken kolaylığı gösteriyor ama kimseyi de buna zorlamıyoruz.

Ülkedeki yeni yönetim tüm dini, mezhebi ve etnik kesimleri kucaklayan mutedil bir anlayış sergiliyor. Yeni yönetimin Suriye’nin siyasi ve coğrafi birliğini sağlama yönünde gösterdiği samimi gayreti takdirle izliyoruz. Bu gelişmeyle Suriye’yi üç parçaya bölerek kolayca yutulacak lokmalar haline getirme projesi çökmüştür.

Türkiye olarak Suriye’nin yaşadığı ağır yıkımları ve acıları süratle geride bırakarak yeniden bir bütün, güçlü, müreffeh bir ülke haline gelmesi için kardeşlerimize her türlü desteği vereceğiz.

“Bizim yerimiz mazlumun yanıdır dedik”

Hem Suriye ihtilafında hem Gazze krizinde, biz mazlumdan, mağdurdan, adaletten yana tavır aldık. Batının veya emperyalist güçlerin ne dediğini değil, kendi inanç, kültür ve medeniyet kodlarımızı referans aldık. Avrupa bize ne der? Amerika bize ne der? Siyonist lobi bize ne der? Bunların hiçbirini aldırmadık, hiçbirine kulak asmadık. Bizim yerimiz mazlumun yanıdır dedik.

“Ahlaksız ve alçakça iftiralara maruz bırakıldık”

Bütün dünya sağır ve dilsiz kesilmişken, bu kardeşiniz hakkı söyledi, hiç kimseden çekinmeden hakkının yanında yer aldı. Elbette bu uğurda ciddi bedel ödedik. Haksız eleştirilere muhatap olduk. Ahlaksız ve alçakça iftiralara maruz bırakıldık. Aslını çok iyi bildikleri halde ticaret konusunda silah ve yakıt meselesine kadar ellerine ne geçerse hoyratça üzerimize fırlattılar. Sadece şahsımıza, hükümetimize değil, doğrudan Türkiye Cumhuriyeti devletine mühtan edecek kadar hırslarının esiri oldular. Bunların hiçbirini unutmadık ve unutmayacağız.

“Bunları yapanların derdi hiçbir zaman Filistin olmadı”

Filistinli ve Suriyeli kardeşlerimizin Türkiye için dua ettiği bir dönemde üç beş oy uğruna yalan söyleyen müfterileri unutmadık ve unutmayacağız. Filistin davası gibi milli bir meselede Türkiye düşmanlarının kuklası haline gelenleri unutmadık ve unutmayacağız. Bakın açık ve net söylüyorum. Bunları yapanların derdi hiçbir zaman Filistin olmadı. Bunların derdi hiçbir zaman Gazzeli masumlar, mazlumlar olmadı. Bunların derdi hiçbir zaman Suriyeli muhacirler olmadı. Sadece siyaset yaptılar, sadece mazlumları istismar ettiler. Bu insani trajedileri oy devşirmek için pervasızca kullandılar.

Şüphesiz tarih en büyük hakemdir. Zaman kimin haklı, kimin haksız olduğunu ortaya çıkarmaktadır. Gelecekte her iki meselede de Türkiye’nin nasıl izzetli, vicdanlı, yürekli bir duruş sergilediği, Allah’ın izniyle daha iyi anlaşılacaktır.”

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.