enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
06:53 Mesafe Giderek Açılıyor
06:47 İletişim Başkanlığı, Türkiye’nin ABD ile LNG anlaşması nedeniyle Rus gazı alımını sonlandırdığı iddialarını yalanladı
06:22 Normatif Güçten Sert Jeoekonomiye: Gri Alanda Kalmanın Maliyeti
06:21 Avrupa’da Yüzleşme: GKRY’nin Prestij Kaybı
06:10 Yeni bir sosyal devlet destanı yazmak için Cumartesi günü Aydın’daydık!
00:48 Soykırımcı, katil İsrail’in ateşkese rağmen yaptığı ihlaller ve katliamlar
00:34 Suriye’de PKK/YPG’nin Sonuna Doğru
00:19 Dünya Meteoroloji Örgütü’nün (WMO) raporuna göre: Su Döngüsündeki Düzensizlik Toplumları Tehdit Ediyor
00:08 Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, bugün Nizaryalı mevkidaşı Yusuf Maitama Tuggar ile bir araya gelecek
20:45 Uğur Mumcu katledilişinin 33. yılında İzmir’de de anıldı
20:10 Aydın Şehir Hastanesi hizmete açıldı
19:57 Uğur Mumcu ölümünün 33. yılında anıldı
07:43 Kitap: Avcı Kekliği ‘Evveli Aşk, Ahiri Aşk Vesselam’
07:25 Yapay Yağış ve Yağış Artırma Çalışmaları
06:42 ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci: “Uzun süredir yapılan yatırımlar 2026’da devreye girmeye başlayacak”
06:07 Türkiye ve Marmara için örnek model: İzmit Körfezi’nin geleceği “Dijital İkiz Projesi” ile şekillenecek
00:28 ASELSAN tarafından üretilen Hava Trafik Kontrol Radar Sistemi HTRS 100, Şam’da uçuş güvenliğini sağlayacak
00:07 CHP’li Meclis Üyesi İstifa Etti, AK Parti’ye Katıldı
21:49 ABD merkezli İran İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı (HRANA), “İran’daki eylemlerde ölenlerin sayısı 5 bin 2’ye yükseldi”
21:27 Meteorolojiye göre İzmir’de yağış alarmı sürüyor
TÜMÜNÜ GÖSTER →

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Suriye krizinde de gördük ki sabrın sonu selamettir”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Suriye krizinde de gördük ki sabrın sonu selamettir”
18 Ocak 2025
58
A+
A-

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Adana 8. Olağan İl Kongresi’nde yaptığı konuşmada, “Suriye krizinde de gördük ki sabrın sonu selamettir” dedi.

UHA / İnternational News Agency 

Erdoğan'dan Özel'e: Esenyurt'tan, Beşiktaş'tan haberin yoksa sen bu işi bırak

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi:

İl kongremizi bölgemizde tarihi nitelikte gelişmelerin cereyan ettiği bir dönemde gerçekleştiriyoruz. Suriye’de Baas rejiminin 61 yıllık zulüm düzeni ve 14. yılına giren kanlı savaş nihayet sona erdi. Suriyeli kardeşlerimiz özgürlükleri uğruna 1 milyon kişiyi kurban verdiler. Ama rejimin acımasız saldırılarına 14 yıl boyunca sabırla direnmekten bir an olsun vazgeçmediler. İnsanlığımızın ve kardeşliğimizin sınandığı bu süreçte biz de inancımıza, kültürümüze, tarihimize yakışır bir politika izledik.

Biz ne yaptık? Mazluma kucak açtık. Garibin elinden tuttuk. Yetime kol kanat gerdik. Soframıza bir tabak da muhacirler için koyduk. Misafir berekettir, rahmettir inancıyla hareket ettik. Hatırlayın, biz mazluma, muhtaca, mağdura sahip çıkarken 14-28 Mayıs seçimlerinde karşımızdaki aday çıktı, bir seçim vaadi olarak hepsini geldikleri yere göndereceğiz dedi. Sağa sola etiket yapıştırarak Suriye’deki zulümden, işkenceden, katliamdan, terörden kaçıp ülkemize sığınan bu mazlumları hedef gösterdiler. Hitlervari yöntemlerle güya siyaset yaptılar. Peki sonuçta ne oldu? Milletimiz bu merhametsizliğe, bu vicdansızlığa, bu nefret siyasetine sandıkta gereken cevabı verdi. Sonra da partisi oturduğu koltuğu altından çekip aldı. Şimdi ne kapısını çalan var ne yüzüne bakan var. Türk siyasi tarihinin tozlu raflarında kötü bir hatıra olarak unutuldu. Biz bize yakışanı yaptık. Nefret siyaseti güdenler de kendilerine yakışanı yaptılar. Neticede kazanan merhamet oldu, dayanışma oldu, kardeşlik oldu. Suriye krizinde de gördük ki sabrın sonu selamettir. Kim ki sabretti, Allah ona muhteşem bir zafer nasip etti.

“Suriye’yi üç parçaya bölerek kolayca yutulacak lokmalar haline getirme projesi çökmüştür”

İşte bugün Arap, Kürt, Türkmen, Çerkez, Hıristiyan, Dürzi, Nusayri ve diğer tüm unsurlarıyla Suriye özgürleşti. Dahası 13 yıllık hasretin ardından misafirlerimiz de yurtlarına başları dik dönüyorlar. Biz gönüllü olarak ülkelerine dönmek isteyen kardeşlerimize gereken kolaylığı gösteriyor ama kimseyi de buna zorlamıyoruz.

Ülkedeki yeni yönetim tüm dini, mezhebi ve etnik kesimleri kucaklayan mutedil bir anlayış sergiliyor. Yeni yönetimin Suriye’nin siyasi ve coğrafi birliğini sağlama yönünde gösterdiği samimi gayreti takdirle izliyoruz. Bu gelişmeyle Suriye’yi üç parçaya bölerek kolayca yutulacak lokmalar haline getirme projesi çökmüştür.

Türkiye olarak Suriye’nin yaşadığı ağır yıkımları ve acıları süratle geride bırakarak yeniden bir bütün, güçlü, müreffeh bir ülke haline gelmesi için kardeşlerimize her türlü desteği vereceğiz.

“Bizim yerimiz mazlumun yanıdır dedik”

Hem Suriye ihtilafında hem Gazze krizinde, biz mazlumdan, mağdurdan, adaletten yana tavır aldık. Batının veya emperyalist güçlerin ne dediğini değil, kendi inanç, kültür ve medeniyet kodlarımızı referans aldık. Avrupa bize ne der? Amerika bize ne der? Siyonist lobi bize ne der? Bunların hiçbirini aldırmadık, hiçbirine kulak asmadık. Bizim yerimiz mazlumun yanıdır dedik.

“Ahlaksız ve alçakça iftiralara maruz bırakıldık”

Bütün dünya sağır ve dilsiz kesilmişken, bu kardeşiniz hakkı söyledi, hiç kimseden çekinmeden hakkının yanında yer aldı. Elbette bu uğurda ciddi bedel ödedik. Haksız eleştirilere muhatap olduk. Ahlaksız ve alçakça iftiralara maruz bırakıldık. Aslını çok iyi bildikleri halde ticaret konusunda silah ve yakıt meselesine kadar ellerine ne geçerse hoyratça üzerimize fırlattılar. Sadece şahsımıza, hükümetimize değil, doğrudan Türkiye Cumhuriyeti devletine mühtan edecek kadar hırslarının esiri oldular. Bunların hiçbirini unutmadık ve unutmayacağız.

“Bunları yapanların derdi hiçbir zaman Filistin olmadı”

Filistinli ve Suriyeli kardeşlerimizin Türkiye için dua ettiği bir dönemde üç beş oy uğruna yalan söyleyen müfterileri unutmadık ve unutmayacağız. Filistin davası gibi milli bir meselede Türkiye düşmanlarının kuklası haline gelenleri unutmadık ve unutmayacağız. Bakın açık ve net söylüyorum. Bunları yapanların derdi hiçbir zaman Filistin olmadı. Bunların derdi hiçbir zaman Gazzeli masumlar, mazlumlar olmadı. Bunların derdi hiçbir zaman Suriyeli muhacirler olmadı. Sadece siyaset yaptılar, sadece mazlumları istismar ettiler. Bu insani trajedileri oy devşirmek için pervasızca kullandılar.

Şüphesiz tarih en büyük hakemdir. Zaman kimin haklı, kimin haksız olduğunu ortaya çıkarmaktadır. Gelecekte her iki meselede de Türkiye’nin nasıl izzetli, vicdanlı, yürekli bir duruş sergilediği, Allah’ın izniyle daha iyi anlaşılacaktır.”

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.