enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
19:35 Türkiye’den İsrail’e tepki: Yahudi işgalci terörü derhal son bulmalı
19:18 Bakan Fidan: Sorun İsrail’in barış istememesi
19:02 BM Raportörü: İsrail, Filistinlilere karşı sistematik işkence uyguluyor
17:58 Fransa’nın Lübnan’daki arabuluculuk çabalarında ortaya çıkan belgede hangi önemli maddeler yer alıyor?
16:55 “KKTC karasularındaki bir denizaltından çok sayıda füze fırlatıldı” iddiasına yalanlama
16:16 29 ilde DEAŞ operasyonu: 139 şüpheli yakalandı
10:49 Türk Dünyası’nın ortak bayramı: Nevruz
10:08 Hollanda’da Türk Gençlerine Çağrı: “İki Dil, İki Dünya” Podcast Yarışması Başladı
00:55 Kazakistan’da Anayasal Dönüşümün Yeni Safhası: Referandum ve Devlet Tasarımı
00:46 Küba’da Enerji Krizi ve Protestolar
00:01 Kocaeli’nin Gönül Köprüsü: “Kocaeli Abisi” Ramazan Bilançosunu Açıkladı!
22:45 İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, İngiltere’nin ABD’ye askeri üs sağlamasını eleştirdi
14:39 ABD, İsrail, İran savaşından son gelişmeler…UHA / İnternational News Agency’nda
13:44 Bakan Uraloğlu: “Türkiye’nin ilk hızlı tren fabrikası bu yıl içerisinde hizmete alınacak”
13:06 Haluk Özsevim: AKRA Gran Fondo, sadece bir yarış değil, bir yaşam tarzı
10:31 Rusya’dan İran füzeleri iddiası
00:31 İran Krizi ve Türkiye’nin Diplomatik Rasyonalitesi: Normsuzluk Çağında İtidal
00:04 Mısırlı Yazar-Araştırmacı Prof. Ahmed El-Cendi yazdı: İsrail-ABD, İran savaşı sürecinde İsrail Türkiye’den Ne İstiyor?
11:38 Savaş Gölgesinde Ramazan Bayramı
07:46 Türkiye’de her yıl yaklaşık bin 500 bebek Down sendromu ile doğuyor
TÜMÜNÜ GÖSTER →

Bütüncül Siyasi Analiz Eksikliği

Bütüncül Siyasi Analiz Eksikliği
18 Kasım 2024
20
A+
A-

Cumhur İttifakı içinde bir gün bir çatlak yaşanacak olsa bu herhalde “terörle mücadeleye ilişkin kararlılık” meselesinde olmayacaktır. “Terörsüz Türkiye hedefi” konusunda çatlak oluştuğunu söylemek, iki liderin konuşmalarındaki verdikleri mesajları “doğru okuyamamakla” ilgili olabilir.

Türkiye’nin saygın, güvenilir Ankara merkezli bir düşünce Doç. Dr. Nebi Miş “AK Parti Hem İç Hem De Küresel Konjonktürü ve Değişimleri İyi Okuyor, Siyasetini Buna Göre Güncelleyebiliyor”, Söyleşi Ferhat Pirinççi | Kriter DergiTürkiye’nin saygın, güvenilir Ankara merkezli bir düşünce kuruluşu olan SETA Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı Genel Koordinatörü ve Siyaset Araştırmaları Direktörü Doç. Dr. Nebi MİŞ, kaleme aldığı “Bütüncül Siyasi Analiz Eksikliği” başlıklı yazısını TÜHA Haber’e değerlendirdi.

Muhalefet partilerinin ve destek veren kamuoyu oluşturucularının siyaseti okuma tembelliği diyebileceğimiz bir alışkanlıkları var: Siyaset üreterek etki oluşturmak yerine, sürekli iktidar partisi ya da ittifakı içinde oluşacak bir çatlaktan medet ummak… Her yeni siyasi gelişmede, “Cumhur İttifakı içinde çatlak var, iktidar dağılıyor sıra bize gelecek” beklentisinin siyasette bir karşılığı yok. Böyle bir beklenti içinde olmak bir siyasi parti için en baştan acizlik göstergesidir. Kendi siyasetine güvenmemektir.

Geriye doğru bir tarama yapılınca, muhalefet aktörleri arasında gerilimlerin arttığı dönemlerde, iktidar blokunda görüş ayrılıklarının olduğu tartışmasının öne çıkarıldığını görmek mümkün. Bugüne kadar MHP Lideri Devlet Bahçeli ve Cumhurbaşkanı Erdoğan arasında görüş ayrılığının olduğuna dair farklı zamanlarda gündem oluşturuldu. Ama bugüne kadar çok önemli sınamalarda bile Cumhur İttifakı içinde ve liderler arasında ciddi bir sorun ya da çatlak yaşanmadı.

Cumhur İttifakı içinde bir gün bir çatlak yaşanacak olsa bu herhalde “terörle mücadeleye ilişkin kararlılık” meselesinde olmayacaktır. “Terörsüz Türkiye hedefi” konusunda çatlak oluştuğunu söylemek, iki liderin konuşmalarındaki verdikleri mesajları “doğru okuyamamakla” ilgili olabilir. Ya da siyaseti bütüncül bir çerçeveden analiz etmediğinizde öngörülerinizin ömrü günlük olur.

Bahçeli’nin TBMM’de DEM Partililere uzattığı elden bu yana açıklamalarına bakıldığında, terör sorunu ile Kürtlerle ilgili meselelerin birbirinden ayrı tutulmasını özellikle vurguluyor. Terörle mücadelenin kesintiye uğramaması gerektiğini de hep hatırlatıyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan da yaptığı farklı konuşma ve açıklamalarda sınır ötesi operasyonlar başta olmak üzere terörle mücadeleden taviz verilmeyeceğini tekrar ediyor. Dolayısıyla bu konuda iki lider arasında bir yaklaşım farklılığının olmadığı bu açıklamalarda görülüyor.

Buna rağmen, Bahçeli’nin açıklamalarının yeni bir siyasi iklimi mümkün kılacağı tartışmalarının öne çıktığı günlerde, DEM Partili bazı belediyelere kayyum atanması, ittifak içindeki çatlağın somut göstergesi olarak yorumlandı. Halbuki, 12 Kasım tarihli grup toplantısındaki açıklamalara bakılsa, MHP Lideri Bahçeli’nin bu konuda da net mesajlar verdiği açıkça görülür. Söz konusu konuşmasında Bahçeli, “Hem siyaset alanında boy gösterip hem de silahlı teröristlere sırt dayamak başı ezilmesi gereken gayrimeşru ve gayrihukuki menfur bir çelişkidir” dedi.

Ayrıca, “DEM’in silahtan ve terörden uzaklaşmaya yanaşmaması, azgın tahrik ve tacizlerini yaygınlaştırması, elbette Türk Ceza Kanunu gereğince ele alınmalıdır, konunun Kürt kardeşlerimle hiçbir ünsiyet, hususiyet ve illiyet yakınlığı yoktur” açıklaması ile bu konudaki tutumunu net ortaya koydu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan da Azerbaycan dönüşü uçakta gazetecilere aynı anlama gelen, “İç cephemizi sağlam tutarken aynı zamanda teröre de göz açtırmayacağız. İç cepheyi sağlamlaştırmak terör örgütlerine alan açmak, onların milletin kaynaklarını terör baronlarına peşkeş çekmesine göz yummak anlamına gelmiyor” açıklamasını yaptıHatta sorulan soruyu yanıtlarken, “Türkiye’nin geleceğinde teröre de, terör takviyeli siyasete de yer yok” sözleri ile Bahçeli ile neredeyse aynı kelimeleri kullandı. İttifak, adı üstünde farklı partilerden oluşur. Meseleleri seçmenlerine ve topluma izah ederlerken farklı siyaset tarzları ve üslupları kullanabilirler. Bu siyaset tarzı farklılıkları, ittifakın iç dinamiklerine etki edecek bir boyuta ulaşma ihtimaline karşı da liderler doğrudan görüşerek süreci yönetiyorlar. İttifak siyasetinin zorlukları olduğu kadar, kritik bazı konularda farklı imkânları da barındırdığını unutmamak gerekir.

***

Yazar hakkında

Nebi Miş

Lisans (2003) ve yüksek lisans (2005) eğitimini Sakarya Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde tamamlayan Nebi Miş doktorasını (2012) “Türkiye’de Güvenlikleştirme Siyaseti 1923-2003” başlıklı teziyle tamamlamıştır. Doktora sürecinde bir yıl süreyle Belçika Katholieke Universiteit Leuven’de araştırmacı olarak bulunmuştur. Siyasal sistemler ve kurumlar, demokratikleşme, Kürt meselesi, sivil-asker ilişkileri, Türkiye’de güvenlik siyaseti, İslamcılık ve Ortadoğu’da demokratikleşme konuları üzerinde çalışmaktadır. Ayrıca bu konularda Türkçe ve İngilizce makaleleri yurt içinde ve yurt dışında farklı akademik dergilerde yayımlanmıştır. Demokrasi Nöbetleri: Toplumsal Algıda 15 Temmuz Darbe Girişimi, Türkiye’de Siyasal Sistemin Dönüşümü ve Cumhurbaşkanlığı Sistemi, AK Parti’nin 15 Yılı: Siyaset, Turkey’s Presidential System: Model and Practices ve AK Parti ve Türkiye’nin Dönüşümü kitaplarının ortak yazar ve editörüdür. Halen Sakarya Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü’nde ve Sakarya Üniversitesi Ortadoğu Enstitüsü’nde dersler vermektedir. Aynı zamanda SETA Genel Koordinatörü görevini yürütmektedir.
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.