enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
18,8260
EURO
20,1812
ALTIN
1.131,78
BIST
4.505,34
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Çok Bulutlu
3°C
İstanbul
3°C
Çok Bulutlu
Çarşamba Çok Bulutlu
5°C
Perşembe Çok Bulutlu
5°C
Cuma Çok Bulutlu
6°C
Cumartesi Çok Bulutlu
7°C

Bugünün satranç tahtası: Suriye

Bugünün satranç tahtası: Suriye
7 Kasım 2022
0
A+
A-

Yeni Şafak Gazetesi ‘Düşünce Günlüğü’ yazarı ve İstanbul Adliyesi tercümanı Fatih Yoncalık, Arap Baharı kapsamında 15 Mart 2010 yılında Suriye’nin Dera kentinde başlayan barışçıl protesto gösterileri, Suriye rejimi güvenlik güçlerinin katı müdahalesi ile yerini 11 yıl süren bir iç savaşa, 6,6 milyonluk göç hareketine ve 1,2 trilyon doların üzerinde maddi kayba bıraktığını açıkladı. 

Bugünün satranç tahtası: Suriye

Araştırmacı-Yazar Fatih Yoncalık, bugün ise adeta küresel aktörlerin satranç tahtasına dönen Suriye’nin, terör örgütlerinin yuvalandığı bölge ülkelerinin nemalanmaya çalıştığı bir arena haline geldiğine dikkat çekti.

Öte yandan Suriye iç savaşının henüz başlarında önce Tahran yönetiminin, ardından 2015 yılında ise Moskova yönetiminin desteğini alan Beşşar Esed rejiminin iç savaşın gidişatını kendi lehine çevirebildiğini ifade eden Fatih Yoncalık, “Peki bugün Rusya-Ukrayna krizinin vuku bulduğu yıllarda desteğini kısmen de olsa çeken Moskova yönetiminin boşluğunu kim dolduruyor? Bu sorunun cevabı zor olmasa gerek. Bugün devrim ihracı politikası çerçevesinde Suriye’de iç savaşın başladığı tarihten günümüze tedricen nüfuz alanını artıran Tahran yönetimi, küresel aktörlerin satranç tahtasına dönen Suriye’de, rejime verdiği koşulsuz destekle bölgede söz sahibi olmayı arzu ediyor” dedi.

ABD'nin 18 yıl önce 'demokrasi ve istikrar' vaadiyle başlattığı Irak işgalinden geriye yıkım, kan ve kaos kaldı

GÜVENLİKLEŞTİRME STRATEJİSİ

Afganistan’da 11 Eylül sonrası Taliban’ın devrilmesi ve akabinde 2003 yılında ABD’nin Irak işgali ile bölgesel nüfuzunu artıran İran’ın, Arap coğrafyasını neredeyse tümüyle tesiri altına alan devrim dalgasını yakından takip ettiğini söyleyen Araştırmacı-Yazar Fatih Yoncalık, şunları söyledi:

ABD: İran şu anda sahada, doğrudan savaşa müdahil | Rudaw.net

“Zira ABD, anlaşılmaz bir şekilde İran’ı dengelemek için bölgede istifade edebileceği Irak ve Afganistan kartlarını kullanmak yerine söz konusu aktörleri ekarte etmiş, bu durum ise Tahran yönetiminin bölgede nüfuzunun artması ile sonuçlanmıştır. Dolayısıyla İran’ın bölgede artırdığı nüfuz, Arap Baharı eylemlerini yakından takip etmesi ile kalmamış, Tahran yönetimi bu kapsamda muhtelif stratejiler geliştirerek dalgayı yönlendirme yoluna başvurmuştur. Nitekim Tunus ve Mısır gibi ülkelerde Arap Baharı’nın getirdiği sonuçlar İran’a stratejik ve ideolojik kazanımlar sağlarken bu durum Suriye’de aynı etkiyi yaratmamıştır. Zira Suriye rejimi, İran’ın stratejik hedeflerine ulaşması noktasında önemli bir jeopolitik konumu, Tahran yönetimi lehine kontrol etmektedir. Öyle ki İran, Suriye üzerinden Lübnan ve İsrail gibi ülkelerde etkinliğini artırma fırsatı bulmuş, böylece Körfez’de ve Orta Doğu’da nüfuzunu konsolide edebilmiştir. Dolayısıyla İran, söz konusu rejimin düşmesini Tahran yönetiminin düşmesi ile eşdeğer bir konuma getirerek bölgesel stratejisinde güvenlikleştirme politikası gütmüştü.”

İran'ın Suriye'de mezhep odaklı stratejik hedefleri

Fatih Yoncalık, uzun yıllar ABD’nin iktisadi yaptırımları karşısında “Direniş Ekonomisi”ni benimseyen İran’ın, savaşın sürdüğü 11 yıl boyunca birçok kriz ile karşılaşmasına rağmen Şii Hilali’nin önemli bir parçası olan Suriye rejimine karşı koşulsuz destekleyici tutumu ve İran’ın iç politikasında eleştiri konusu olurken söz konusu desteğin karşılığının ise Tahran yönetimi tarafından alınıp alınamamasının ayrı bir tartışma konusunu teşkil ettiğini dile getirdi.

“Bu çerçevede güvenlikleştirme politikası güden İran için Suriye rejiminin düşmesi ülke milli çıkarlarını tehdit eden bir unsur haline gelecektir” diyen Araştırmacı-Yazar Fatih Yoncalık, “Dolayısıyla İran’ın ilk hedefi ve bölge üzerinde elde edeceği ilk çıkar mevcut rejimin düşmesinin engellenmesi olmaktadır. Zira Suriye, İran için Körfez’de varlığını konsolide etmesi konusunda ve bölgede desteklediği devlet dışı aktörlere sağladığı lojistik destek noktasında stratejik bir öneme sahip” olduğunun altını çizdi.

BİRER BİRER TÜKENEN PİYONLAR

Yeni Şafak Gazetesi ‘Düşünce Günlüğü‘ Yazarı Araştırmacı Fatih Yoncalık, ABD yaptırımlarına rağmen direniş ekonomisi dahilinde gelirlerinin önemli bir kısmını bölgesel nüfuzunu artırmak gayesiyle Şii Hilali’nin önemli bir parçası olan Suriye’ye yatıran İran’ın, mevcut rejime sağladığı söz konusu desteklerden fayda görmeyi ümit ettiğini belirtti.

“Zira, Syrian Economic Forum adlı düşünce kuruluşunun raporuna göre Suriye iç savaşına dahil olan İran süreç içerisinde iktisadi düzenini çöküş noktasına getirmiştir” diyen Fatih Yoncalık, bilhassa söz konusu çöküşün hızlandığı 2011-2014 yılları arasındaki veriler incelendiğinde İran’ın para birimi olan Riyal’in yüzde 62’den fazla düştüğünü, enflasyonun yüzde 50’leri aştığını, işsizlik oranının yüzde 24’lere vardığını ve GSYH’sinin ise yıllık yüzde 15.95’lik bir düşüşe neden olduğunun gözlemlendiğini dile getirdi.

İran'dan Esad'ın önerisine destek - Güncel Haberler Milliyet

Araştırmacı Fatih Yoncalık, “Dolayısıyla Suriye’deki iç savaşın bir tarafı haline gelen İran’ın muazzam bir iktisadi yük ile karşı karşıya kaldığı ifade edilebilir. Lakin İran, içerisinde bulunduğu iktisadi buhrana rağmen dün olduğu gibi bugün de Suriye’ye koşulsuz desteğini sağlayacaktır. Zira İran, ülkede uzun vadeli hedefleri doğrultusunda çıkarlarını güvence altına alma gayreti içerisinde hareket ediyor” dedi.

Suriye ekonomisini sadece potansiyel bir pazar alanı olarak görmekle kalmayan, bunun yanı sıra stratejik hedeflere ulaşma gayesi ile hareket eden İran’ın Suriye satrancında korumaya çalıştığı kale ve bu ülkeye pahalıya mal olduğunun altını çizen Fatih Yoncalık, “Hülasa İran, korumaya çalıştığı “Şah” için piyonları teker teker tüketmektedir. Zira İran’da son günlerde vuku bulan eylemler her ne kadar sosyolojik boyutta irdelense de halk, milli gelirlerin dış aktörlere akıtılması nedeniyle ülkede vuku bulan hayat pahalılığı sorununun çözülmesi konusunda yönetimden cevap beklemektedir” şeklinde kaydetti.

***

Fatih YONCALIK - İstanbul Adliyesi şirketinde Translator - İstanbul, İstanbul, Türkiye | LinkedIn

Fatih YONCALIK, Araştırmacı, Yazar

Fatih Yoncalık, Fars Dili ve Edebiyatı lisans eğitimim sürecinde gerek İran ve Türkiye ilişkileri gerekse 79 Devrimi Sonrası İran’ın Ortadoğu ve Asya’ya etkileri hususunda nitelikli konferanslara ve sempozyumlara katıldı. Lisans bölümümü, ilgi duyduğum uluslararası ilişkiler bölümünde, ihtiyaç duyacağı bölge anadilini (farsça) öğrenme amacıyla tercih ederek İstanbul Üniversitesi Yüksek Onur Öğrencisi olarak 2019 yılında başarıyla mezun oldu. Ve 2019-2020 eğitim dönemi itibariyle İstanbul Medeniyet Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Tezli Yüksek Lisans Programı ile devam etmekte. Bunun yanı sıra 2020 yılı itibariyle Uluslararası İmam Humeyni Üniversitesi Fars Dili Merkezinden başarı ile mezun olarak İran’da Fars Dili ve Edebiyatı bölümünde yüksek lisans yapmaya hak kazandı.

Gazeteci * Ataner YÜCE

[UHA Haber Ajansı, 06 Kasım 2022]

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.